Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Emperyalizm

  • Diktatoryalar, halksız düzenlerdir, tabansız düzenlerdir ve aynı zamanda hak’sız düzenlerdir. a) Bu düzende, karar yeri, parlamentolardan, oligarşinin bürolarına kaymıştır. .. Tekelokrasi benim icadımdır. Bu, bilimsel bir tespittir u-parlamenter sistemde karar yeri bürolardır. Yalnız bir de daha da utanç vericidir, büroların büyük bir kısmı Brüksel’de, IMF ve Washington’da ve Bağdat İşgal Kuvvetleri Karargâhındadır. b) Yönetim yüksek…

  • Büyük keşiflerin, Türklerin İstanbul’u alarak Doğu yollarını kesmeleri üzerine zorunlu hâle geldiği iddiası ciddiyetten uzaktır; bir kez İstanbul’un Fethi sembolikti ve Türkler o zamana kadar yeterli ölçüde ilerlemişti. İkincisi; Türkler hiçbir zaman ticarete engel çıkartmadılar ve kapitülasyonlar vermek te dâhil her yolla özendirmişlerdir. Üçüncüsü asıl zenginliğin Hindistan’da olduğu çok önceden biliniyordu, karayolu hem çok pahalı…

  • Şimdi korsan ambasadör’u (elçi) düşünebiliriz, sanıyorum fazladır ve tüccar= ambasadör uygundur. Bunun, tüccar ambasadörün belki de ilk işaretini Adam Smith’te buluyoruz; Ekonomi Politik’in kurucusu sayılan Smith namdar (namlı, ünlü) kitabında .. Levant Kumpanyasına, Turkey Kumpanyası da demektedir ve demek ki tarihte ilk ambasadörlerden bir tanesinin ya da netlikle bilinen ilk devamlı elçiliğin İngiltere tarafından İstanbul’da…

  • 1950’li yılların sonlarına doğru, Londra, Çift Enosis denilen Ada’nın Paylaşılması Projesini ortaya koymuştu ve sonra bir ara Filistin için düşündüklerine benzer Ortak Cumhuriyet Planına döndüler. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halk İngiliz Sefiri (Büyükelçisi) Sir G. Lawtern’in arabasının hayvanlarını sökerek, arabayı ta sefarethaneye kadar bizzat çektiler.   Alıntı: Hatıralarım – Ali Haydar Mithat, (Sf. 198) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2004): Mithat Paşa’nın oğlu Ali Haydar Mithat: Meşrutiyetten sonra halk İngilizlere büyük itibar etmiş, bunda Abdülhamit’in Almanya yanlısı oluşu önemli idi diyor.

  • Büyükelçi Girgin “Kurmay Albay Vuruşkan çok değerli hizmetler gördü, gençleri yetiştirdi”, demektedir; daha sonra ayrıldığına işaretle “diğer subaylar geldi” diye devam etmektedir. Bu sırada., diplomat Girgin de Lefkoşa’da görevli idi ve anılarında şu son değerli değerli bilgiler de yer almaktadır: “1962 sonbaharında ben oradan ayrılırken de Kurmay Albay Kenan Çoygun elçilik kadromuzda Ataşe Kemal Coşkun…

  • Rusya kolonyalizmi türkofon kavimlerin yaşadığı topraklara yayılmasına başta Büyük Britanya olmak üzere Fransa’nın cevabı Türkist cereyanları güçlendirmek ve Türkoloji’yi kurmak olarak ortaya çıkıyordu, Tarihlerde de tam bir uyum görüyoruz. Akçuraoğlu Yusuf, ihmale uğramış ancak pek yararlı çalışmaları “Türklerin Tarihi”inde, “Bilinmektedir ki, 1860 yıllarına doğru Rusların Asya’da yayılmaları İngilizleri ürkütecek kadar hızını arttırmıştı”, diye yazıyordu; Macar…

  • 1934 yılında Sovyetler Birliği’nden aldığı ilk kredinin arkasından Britanya’nın ve daha sonra Fransa’nın otuzlu yıllarda Türkiye’ye sürekli kredi açtıklarını görüyoruz.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 190) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şeyh Sait başkaldırısı nedeniyle Seyit Abdülkadir’in ve İzmir suikastı nedeniyle Mehmet Cavit’in idamları üzerinde çok kısa olarak durmakta yarar var; Şûra-ı Devlet üyesi Abdülkadir’in Sait’in başkaldırısı ve Cavit’in de suikast ile bir ilgilerinin olmadığı, o zaman da biliniyordu ve bugün ise kesin sayılmaktadır. Ancak Şeyh Ubeydullah’ın çocuklarının, Abdülkadir çocuklarından birisidir, Bedirhan’ın çocuklarının Fransa’ya bağlılıklarının karşısında,…

  • Sait’in de bir “İngiliz ajanı” olmadığını, geniş kütlelere, göstermek bana kalı­yordu. Zamanın Britanya diplomatik belgeleri artık açıktır ve bunlarda, Sait’in İngilizler ile temasına dair bir işarete rastlamıyoruz; öte yandan, Türkiye’ninki, daha önce Bulgarların ve daha önce de Elenlerinki dâhil, bütün nasyonalist hareketlerde az veya çok, bir dinsel boyut olmuştur. Muhtemelen, Şeyh Sait baş­kaldırısının dinsel yanı…

  • Suriye Millî Meclisi’nin bağımsız Suriye Devleti’ni ilânı, 8 Mart 1920 tarihindedir.. Bu sırada, yine 1920 başında, San Remo’da, emperyalist devletler, Suriye’yi Fransa’nın ve Irak’ı ve Filistin’i de Büyük Britanya’nın mandasına verdiklerini ilân ediyorlardı.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Elen kökenli, Türkiye’de yetişme, Fransız yazar Yerasimos, Elenler’in “yalnızca, Irak mandası işinin iç sorunlarını çözmek için gerekli zaman süresince Türk Ordusu’nu meşgul etmek” amacıyla, Büyük Britanya tarafından, Anadolu’ya çıkarıldığından hiç kuşku duy­mamaktadır. Yerasimos’un hipotezine göre, Elenler, hep bir “oyun” içinde ve hem de Irak’taki Britiş emperyalizmi niyetleri çerçevesinde, gemilere bindirilerek, İzmir’e çıkarılmışlardır.  Alıntı: Sırlar –…

  • Osmanlı yıkıntısı içinde, yirminci yüz­yılın başlarında, hiçbir emperyalist gücün Türkiye’nin bugünkü sınırları içinde kalan topraklara talip olmaması ve bölge halklarından gelen manda yalvarmalarına ise kulak vermemesi var.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Kemal’in Doğu Halkları Kurultay’ındaki adamı İbrahim Tali, Moskova’dan Ankara’ya bir rapor gönderiyordu, bu raporda; ”Eğer bir sene daha İngilizlerden ve Komünistlerden memleketi masun (korunmuş) tutabilirsek halas (kurtuluş) muhakkaktır.” Deniliyordu.   Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Kemalizm, kendisini, Panturanizm’i ve Osmanlı Emperyal heveslerini tümüyle terk düşüncesine dayanarak forme etmektedir. Bu, Büyük Britanya emperyalizmi için, son derece câzip bir gelişmedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 112, 113) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Kemal Paşa liderliğindeki yeni otorite, Ön Kafkasya’nın, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ın sovyetizasyonu konusunda, Bolşeviklerle net iş birliğine girmiş ve aynı zamanda, şaşırtıcı bir diyalektik ile kendi içindeki, her türlü sol gücü tasfiye etmiştir. Bu, bir anlamda Anadolu rezistansından İngiliz karşıtlarının kırılması anlamına da gelmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002,…

  • Kemal Paşa’nın tarihsel misyonuna, başlamış olan mukavemet hareketlerini dağıtmayı görev kabul ederek çıkmış olduğu, tarihsel kayıtlara göre kesindir; kuşkusuz, burada, hırslı ve tarihsel şansını denemek için uzun yıllar beklemiş Paşa’nın, İstanbul’dan Samsun’a üstelik güven verecek geniş bir maiyet ile gelebilmek için, böyle bir hilei şeriye’ye muhtaç olduğunu ileri sürmek mümkündür.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük,…

  • Roy, (1)… Enver’in İngiliz üniformaları içinde öldüğünü ekliyor, bu, başka hiçbir kaynakta olmayan bir iddiadır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.   BAKKAL’IN NOTU (1) (2022): Manabendra Nath Roy (1887-1954); bilinen adıyla Roy, Bengal kökenli Hint devrimci, anarşist ve aktivist. Meksika ve Hindistan Komünist Partileri’nin…

  • 1921 Mart ayına geldiğinde, (Rusya) İran, Türkiye ve Londra ile ticaret ve dostluk anlaşmaları yapmış durumdadır; metinlere yansımasa bile, özellikle Londra’da imzalanan imzalaşma ile birlikte, Sovyet iktidarının Afganistan ve Hindistan dâhil pek çok coğrafyada, devrimci ideolojik mücadeleden vazgeçmeyi taahhüt ettiği hep ileri sürülmüştür ve sürülmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs…

  • .. her emperyal yayılmacılık ideolojik bayraklara muhtaçtır, kolonyalizmde bu, Hristiyan uygarlığını götürme, İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan emperyalizmi için hürriyeti savunma, şimdi insan haklarını müdafaa veya demokratizmi yayma, hepsi hepsi, emperyal ekspansiyonun aletleridir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 555) kitabından birebir alınmıştır.