Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Emperyalizm
-
En mühim kararlar Enver Paşa ile bu üç alman (Bronzart) arasında düşünülüp veriliyordu. Bunlar içinde Türkler hakkında hiçbir muhabbet beslemeyen Liman Paşa ile Toveney en meş’um (kötü, uğursuz) rolü oynamışlardır. Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kapitülasyonlar, 10 Eylülde (1914) lağvedildiği (yürürlükten kaldırıldığı) zaman Almanya’nın bile bizim aleyhimizde bir tavır alması da memleketimizde hiç kimsenin hoşuna gitmemişti. Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
-
İngiliz sefiri bunları Londra’ya bildirmiş, …aldığı talimat üzerine Cemal Paşa’ya şu cevapları vermiş: Kapitülâsyonların adlî kısmı şimdi ilga edilemezmiş, mali kısımlarından bazılarının ilgasına, diğer müttefikleri razı olmak şartıyla, İngiltere muvafakat edebilirmiş. Adalar ve Mısır meseleleri harpten sonra görüşülebilirmiş; Rusların Türkiye’ye şimdilik tecavüz niyetleri yokmuş, bu cihetten pek ziyade emin olmaklığımız lazım imiş. Alıntı; Harp Hatıralarım…
-
Bazı işlerde Almanların bizden ziyade Enver Paşa’ya yakın olduğunu hissediyorduk. Gizli kararlardan biri de, büyük kıtalar, birlikler kumandanları Alman olursa Erkânıharp Reisinin Türk olacağını ve kumandan Türk olursa Erkânıharp Reisinin Alman olacağına dairmiş. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 180) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
..bana gelen bazı mektuplarda Hüseyin Cahit’le diğer bir muharririn, British Council’den yedişer bin İngiliz Lirası aldıklarının rivayet olunduğunu, … Peyami Safa’nın neşrettiği bir makalenin sonunda şu fıkralar ibret ile okunmuştu: “Herkes gibi kendisi de bilir ki yabancı bir memleketten para aldığı en çok söylenen muharrir, bizzat Hüseyin Cahit Yalçın’dır.” Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan…
-
General Bronzart, muhtelif vaziyetlere göre sefer planlarımızı hazırlamış; Genel Kurmay Reisi olan Enver Paşa da bunlarla hem fikir olduğunu beyanla aynen kabul ve tasdik etmiş. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 170) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sefer planlarını bizzat Genel Kurmay Reisi yapacaktı. Bizim Genel Kurmay Reisimiz, Erkânıharbiye-i Umumiye Reisimiz Enver Paşa idi. O böyle şeylerle meşgul değildi. Harbiye Nezareti (Savaş Bakanlığı) ve parti işleri, onu daha çok meşgul ediyordu. General Bronzart, Genel Kurmayın Birinci Reisi Sanisi (ikinci reisi) ise de hakikatte Genel Kurmay Reisliğini yapıyordu. Şu halde sefer planlarımızı da…
-
1-2 Ağustos gecesi Yeniköy’de Sadrâzam ve Hariciye Nazırı Sait Halim Paşa’nın yalısında toplanan ve Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat, Cavid ve Halil Beylerden mürekkep bir kısım vekiller heyeti hemen vaziyeti müzakere ile (durumu görüşerek) Osmanlı ordusunun seferber hâle vaz’ına (duruma getirilmesine) ve aynı zamanda; Umumî Harb’de Türkiye’nin bitaraf kalacağının .. karar verdi. … 2 Ağustos…
-
Türkiye’deki Alman askerî heyeti başında bulunan Müşir Liman Von Sanders Paşa, bizi Almanya’ya sıkı bağlamak istiyordu. Alman sefiri Von Wangenheim ise, bir Türk-Alman dostluğu ve hatta ittifakı düşünüyordu. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her türlü borçlanma, devletin zayıflığını ve yetkilerin anlaşılmasındaki eksikliği ispatlar. Sf. 255 Dış borçlar sülük gibidir. Kendi kendilerine düşmedikçe ya da devlet onları koparıp atmadıkça, devletin kanını emmeye devam ederler. Sf. 256 Yahudi olmayanların katıksız hayvan beyinlerindeki düşünce gücünün ne kadar az gelişmiş olduğu, bizden faizle borç almaları ve bu borçların tamamının ve üstelik faiz…
-
..tüm dünyanın finansmanı Yahudiler’in kontrolündedir. Onların verdikleri kararlar, düzenledikleri oyunlar bizim ekonomik kurallarımızı oluşturur. Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.
-
Avrupa kıtası üç yüz yıldan beri İngiltere’nin siyasi emellerinin egemenliği altına girmiş ve böylece kalmıştır. Sf. 531 İngiltere Fransa’yı karada birinci devlet durumuna getirmişti. Birleşik Amerika’yı da denizlerde kendisine denk bir devlet olarak kabul etmek zorunda kalmıştı. … Almanya’nın ittifak kurma imkânları incelenince, yapabileceğimiz şeyin İngiltere’ye yaklaşmak olduğunu çabuk anlarız. Sf. 535 Şu durumda filan…
-
Gottfried Feder’in sermayenin faizinin meydana getirdiği tutsaklığın çürütülmesi hakkındaki ilk dersini izlediğim zaman… en zor mücadelenin en zor milletlere değil, sermayeye karşı olacağını görüyordum. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yahudiler Alman milletinin kanını yavaş yavaş emmeye başlamışlardı. … 1916-1917 kışından itibaren üretimin hemen hemen tamamı Yahudilerin kontrolüne girmişti. … Halk Prusyalılar aleyhine kışkırtılıyordu. Böylece halkın dikkatini kendi üzerlerinden uzaklaştırarak başka noktalara çeviriyorlardı. …. tam bu sırada Almanya’da genel grev patlak verdi. … İngiliz, Fransız ve Amerikan gazeteleri “Almanya, ihtilalle burun buruna!” Alıntı; Kavgam –…
-
(Dede Yakup Cemil;) “Ermenilerin Van’daki saldırıları artınca Van Valisi Cevad Bey şehirdeki Türklerin başka illere göç etmelerini emretti. 30 000 Türk göç etmek zorunda kaldı.” Sf. 231 … “İstanbul’daki Ermeniler yerlerinden edilmemişti. Şehirde 77.000 Ermeni yaşıyordu ve sadece 3.000’e yakını sürülmüştü. … Ruslar, özellikle Ermeni Ortodoksları kışkırtıyordu. İstanbul’daki Katolik ve Protestan Ermeniler bu kışkırtmalara hiç…
-
Şerif Hüseyin, ömrünün son yıllarını vaktiyle İngiliz altınlarından yapmış olduğu hatırı sayılır serveti sayesinde refah içinde geçirdiği Kıbrıs’ta eski KKTC Devlet Başkanı Rauf Denktaş’ın babası Raif Denktaş’la dost olmuşlar. O vakitler küçük bir çocuk olan Rauf Denktaş, babasıyla zaman zaman Şerif Hüseyin’in evine ziyarete gidermiş. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2.…
-
Musul petrolleri için 6 Nisan 1889’da, Bağdat petrolleri için de 21 Eylül 1898’de çıkarılan irade-i seniyyeye (ikincil emir, tanrı emrinden sonra gelen ikinci sırdaki emir yani padişah emrine) göre, her ikisi de Hazine-i Hassa’ya devredilerek, yabancı müdahalesine kapatılması amaçlanmıştı. Bir işgal durumunda dahi bunlara özel mülk oldukları için dokunulmayacağı düşünülüyordu. Ama İngiltere’ydi bu. Kuralı kendisi…
-
Mısır’da Hahambaşılık yapmış Hayım Naum İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Gurzon ile Mustafa Kemal arasında aracılık yapıyor ve 1922 yılında Lozan’daki delegelerimize şunları teklif ediyor; 1-Hilâfetin lağvı. 2-Osmanlı Hanedanının vatandan kovulması, mal ve mülklerinin müsadere edilmesi. 3-Türkiye ile diğer bütün Müslüman ülkeler arasındaki ilişkilerin kesinlikle kesilmesi. 4-Şer’i ve adli bütün kanunların laiklik esasına göre değiştirilmesi. Sf.…
-
Yahudi – Bolşevik ihtilal-inkılâbını profesyonel Yahudi ihtilâlcilerinin’ (Lenin, Troçki, Kamenev, Zinovyev, Stalin, ilh…) yaptığını ve lüzumlu finansmanı da Jacob Schiff, Warburg, vs. gibi iri Yahudi sermayedarlarının yüksek- maliyecilerinin sağladığını biliyoruz. Komünizmin büyük katliam (Komünizmin sâdece Sovyetler‘deki insan maliyeti 110 milyondur), büyük tahribat pahasına tahakkuk ettirilmesi, zatındaki zaaf vs. hükmedilen insan yığınlarının köle gibi çalıştırılmasına, geniş…
-
Kuyumculuk piyasası ABD’de İtalyanların kontrolündedir. Son birkaç yıl içinde Türk markaları yaptıkları ataklarla piyasada ciddi bir yer kazandılar. Altını yalnızca klasik tipte işlemeyip platin, pırlanta gibi değerli taşlarla süslemeyi başardılar. Yine bilenler bilir ki, dünyada değerli taş ticareti halâ Anvers ve Rotterdam’daki bazı Yahudi ailelerin elindedir. Onlarla iyi geçinmeyen, onlardan “onay” almayan “müteşebbisler” dünya piyasalarında…