Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Emperyalizm
-
Osmanlı düzeni de tekelli bir düzen türünden yayılmacıdır; teknik anlamda emperyalist değil emperyal bir özellik gösteriyor. Yayılması, tekelli sermayeye dayanmıyor; önce akıncılara ve daha sonra yeniçeri birliklerine bağlı kalıyor. Yayılmasının milliyete dayalı bir söylemi ve ideolojisi bulunmuyor. Sf. 133 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 133) kitabından…
-
Avrupa ve Amerikan dünyasının insanlığın düşmanı olduğuna inanıyorum. Bunu, politik olarak değil felsefi planda dile getiriyorum. Avrupa ve Amerika’da insan sürüdür. Felsefi anlamda insan değil, Kafka’nın ünlü öyküsündeki gibi, tahtakurusudur. Tekellerin olduğu yerde insan, tahtakurusudur. Kapitalizm, kaçınılmaz olarak tekeller düzenini açıyor. Ortakçı düzen, bu nedenle, zorunluluk oluyor. Tekeller düzeni, gittikçe, insana yapabileceğinden çok daha önemsiz…
-
Marx’a göre modern devletin ortaya çıkabilmesi için sınıfların gelişmesinin ileri aşamalara ulaşması zorunludur; ben öyle düşünmüyorum. Marksist-Leninist bilgi teorisine göre tekelli düzenin emperyalist senaryoların peşinde koşabilmesi için de tekeller düzeninin önemli ölçüde gelişmesi gerekli oluyor; böyle düşünmediğim için tekelli düzenin hemen başlarında Türkiye’nin emperyalist zembereğin etkisi altına girdiğini yazabiliyorum. Sf. 119 Alıntı; Sol Müdahale –…
-
Tekelli düzen her zaman agresiftir; emperyalist düzen, her zaman kuvvet göstermek durumundadır. Bunu, tersinden ve bir tez olarak formüle etmek istiyorum: Arada bir kuvvetini en kaba biçimde de olsa göstermeyen bir emperyalist güç olamaz. Bu tezi uzatabiliyorum; emperyalizm, sadece ekonomik değil aynı zamanda politik bir nitelik taşıyor. Sf. 113 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük,…
-
Bir tez yazıyorum: Tekelli düzen çelişkileri algılayan aklı siliyor. Bir tez daha yazıyorum: Tekelli düzen insansızlaştırma sürecidir. Zor bir sözcük uydurarak, uydurmayı “telif etme” anlamında kullanıyorum, bir tez daha yazmak istiyorum: Emperyalizm düzeni, devrimcisizleştirme sistemidir. Sf. 102 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.
-
Emperyalist aşamanın ordusu profesyonel ordudur; bu, Türkiye silahlı kuvvetlerinin zaman içinde depolitizasyonunu zorunlu hale getiriyor. Politik ordu, profesyonel olamıyor; öldürme sanatının gereklerine göre değil, Türkiye soluna, askeri darbelere ve Kürtlere karşı tutuma dayalı bir liyakat ve terfi sistemine göre biçimlenmiş bir ordunun profesyonelliğinden söz etmek mümkün görünmüyor. Sf.103 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz…
-
Parazit çürür ve çürütür. Emperyalist aşamanın insanı, ilke olarak yeteneksiz ve becerisizdir. Hangi kesim, hangi uğraş, tekelli düzenin etkisi altına girerse, hızla çürüyor ve kaliteli olan her türlü niteliği kaybediyor. Tekelli düzen çürüyen kurum ve insanlar üzerine bir hegemonyadır. Sf. 97 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 1. Basım, Kasım 2007 – Sf.…
-
Amerika Birleşik Devletleri, devlet kapitalist demokrasisinin bulunabilecek en “ideal denek”i olmaya yakındı. Üstelik bu ideal düzenin baş tasarımcısı, keskin zekâlı bir siyaset düşünürüydü: görüşleri büyük ölçüde etkili olan James Madison. Madison, Anayasa üzerine tartışılırken, eğer İngiltere’deki seçimler “halkın tüm sınıflarına açık olursa toprak sahiplerinin mülkleri güvencesiz olacaktır, kısa zamanda” topraksızlara toprak verecek “bir tarım yasası…
-
Doğru düzgün bir demokratik toplumun “yönetilenlerin rızası” ilkesi üzerine kurulu olması gerekir. Bu fikir genel bir kabul görmüştür, ama hem fazla sert hem de fazla zayıf olmakla itham edilebilir. Çok serttir çünkü insanların yönetilmeleri ve kontrol edilmeleri gerektiğini öne sürer. Çok zayıftır çünkü en vahşi yöneticiler bile bir miktar ‘yönetilenin rızasına” gereksinim duyarlar ve genelde…
-
İlk sorunun yanıtı hayli açık. Batı Avrupa’nın dışında, iki büyük bölge kalkındı, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya -yani, Avrupa’nın sömürgeleştirmesinden muaf kalan iki bölge. Japonya’nın sömürgeleri bir başka meseledir, her ne kadar Japonya acımasız bir sömürgeci güç idiyse de, sömürgelerini soymadı ve neredeyse Japonya’nın kendisini kalkındırdığı oranda kalkınmalarını sağladı. Sf. 22 Alıntı; Halk Üzerinden Kazanç…
-
Filipinler’i işgal eden Amerikan güçlerinin uyguladığı mezalim, özgürlüğe dair retorikler ve devlet suçuyla sonuçlanan “kutsal niyet” karşısında donakalan Mark Twain’in elleri kolları bağlanmış, en güçlü silahı olan hicvi kullanamaz hale gelmişti. Öfkesinin odağında meşhur General Frederick Funston vardı. “Funston ile ilgili yapılmış hiçbir hiciv mükemmelliğe erişemez, çünkü Funston’ın kendisi bizzat o mertebeyi işgal etmektedir… O,…
-
Nir Rosen geçen günlerde Current History dergisinde “Irak’ın Ölümü” adında bir yazı yayımladı. “Irak bir daha asla ayağa kalkamayacak şekilde öldürüldü,” diye yazmıştı Rosen, “Amerikan işgali, 13. yüzyılda Bağdat’ı yağmalayan Moğol işgalinden çok daha yıkıcı olmuştur.” Iraklılar da aynı şekilde düşünüyor. “Şimdi ‘çözümden’ bahsetmek komiktir. Sf. 56 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam Chomsky, Ç; Gökhan…
-
Nürnberg Mahkemeleri’ndeki ABD’li başsavcı ve Yüksek Mahkeme Yargıcı Robert Jackson, eğer mahkemenin ilkelerini kendimize de uygulayamazsak mahkemenin sadece bir komedi olacağını ısrarla söylemişti. Iraklıların aksine ABD, hatta genel olarak Batı dünyası, Nürnberg’de ilan edilen yüce değerleri reddediyor. Bu da, meşhur “medeniyetler çatışması”nın özünde yatan düşüncenin ilginç bir belirtisi. Sf. 49 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam…
-
ABD’nin Hindistan karşısındaki müphemliği kimi zaman oldukça çirkin bir hal aldı. Bağımsızlıktan hemen sonra, 1950’lerin başlarında, Hindistan milyonlarca insanın öldüğü çok ciddi bir kıtlık yaşadı. ABD iç kayıtlarından anlaşıldığına göre, çok büyük bir gıda fazlalığımız vardı, ama Truman biraz olsun göndermeyi kabul etmedi, çünkü Nehru’nun bağımsızlığı hoşumuza gitmiyordu. Nihayet biraz gıda gönderdiğimizde ise, bağlayıcı koşullar…
-
Milton Friedman, kapitalizme uzaktan yakından benzeyen bir şeyin hiçbir zaman olmadığını, olsa bile -özellikle iş dünyası buna izin vermeyeceğinden- üç saniye dayanamayacağını bilecek kadar akıllı. Şirketler güçlü hükümetlerin kendilerini piyasa disiplininden koruması konusunda ısrarcı, ayrıca kendilerinin yalnızca varlığı piyasalara bir saldırı. Sf. 281 Hollanda’daki iki teknik iktisatçı, Fortune dergisinin listesindeki en büyük yüz uluslaraşırı şirketten…
-
Adam Smith’in kullandığı bir sözcüktür, kendisi de bu aralar revaçta. Seçkinler efendilerdir ve Smith’in “alçak kaide” dediği şeyin peşindedirler; ne varsa bizim olsun, başka kimseye bir şey kalmasın kaidesidir bu. Sf. 165 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi, 2. Baskı Temmuz 2014 –…
-
İki süper güç de kendi birincil düşmanını -kendi halkını- diğerinin işlediği (oldukça gerçek) suçlarla korkutarak kontrol altında tutuyordu. O halde soğuk savaş, birçok önemli bakımdan, Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir çeşit örtük anlaşmaydı ve bu anlaşmayla ABD, Üçüncü Dünya’ya karşı savaşlarını yürütürken Avrupa’daki müttefiklerini idare ediyor, aynı anda Sovyet yöneticiler de kendi…
-
ABD’nin Hindiçin’deki savaşları da aynı genel örüntüye dâhildir. Ho Çi Minh liderliğindeki Fransız karşıtı direnişin Vietnam’ın asıl milli hareketi olduğunu Dışişleri Bakanlığı 1948’den önce gayet açıkça kabul etti. Fakat Viet Minh kontrolü yerel oligarşiye teslim etmedi. Bağımsız kalkınmadan yanaydı ve yabancı yatırımcıların çıkarlarını önemsemiyordu. Viet Minh’in başarılı olabileceğinden korkuluyordu. Başarılı olması durumunda -planlamacıların senelerdir kullandıkları…