Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Emperyalizm

  • El Salvador’daki askeri eğitimin sonuçlarını, ülkede görev yapan Katolik rahip Daniel Santiago, Cizvit dergisi America’da canlı bir şekilde anlatıyor. Bir gün köylü bir kadın eve döndüğünde üç çocuğunu, annesini ve kız kardeşini bir masanın etrafında otururken, her birinin kesilmiş başı masanın üstünde kendi önüne özenle bırakılmış, elleri ise “sanki her ceset kendi başını okşuyormuş gibi”…

  • Doğru komutanlarla iyi ilişkiler sürdürürseniz, onlar da sizin için hükümeti devirirler. Sf.41 Kennedy yönetimi sırasında, ABD kontrolündeki Latin Amerikalı askeri güçlerin görevi “yarımküresel savunma”dan “iç güvenlik”e, yani kendi halkına karşı savaşa, kaydırıldı. Bu hayati önem taşıyan karar, 1961’den 1966’ya kadarki kontrgerilla planlamasından sorumlu Charles Maechling’in geçmişe dönük hükmüne göre, “Heinrich Himmler’in imha mangalarının usulü”nde gerçekleşen…

  • Yöntemlerimiz ise pek hoş sayılmaz. ABD emrindeki kontraların zamanında Nikaragua’da yaptığı ya da El Salvador ve Guatemala’daki terörist temsilcilerimizin yapmakta olduğu şeyler sadece sıradan öldürme değil. Burada başlıca unsurlardan biri vahşi ve sadistçe işkenceler: küçük çocukları kayalara vurmak, kadınları göğüsleri kesilmiş ve kanamadan ölmeleri için yüz derileri soyulmuş halde ayaklarından asmak, insanların kafalarını kesip kazıkların…

  • Bunlar 1999’un ilk yarısında oldu. Peki, ne oldu? Acımasız kıyımlar devam etti. Referandum 30 Ağustos’ta geldi çattı. Herkesi -bu arada beni de- şaşırtan bir sürprizle ve insanı büyüleyen bir cesaret gösterisiyle, acımasızlıklara, yok etmelere ve cinayetlere, elbette ki etnik temizliğe rağmen, hakikaten bütün nüfus oy verme noktalarına gitti. Oy verenlerin yüzde sekseni bağımsızlık için oy…

  • Evet, insan Ermeni olunca böyledir bu ve bunda hatalıyız. Onu bunu namussuz diye diğerlerinden soyutlamak hakça değil. Ermeni nasıl acı çekerse Türk de acı çeker. Saçma işte, ama bunu bilemezdim o zaman. Bilemezdim şu Türk dediğimiz insanın zorlandığı yola sapan, kendi halinde, dünya tatlısı bir biçare olduğunu. Ondan nefret etmenin, aynı hamurdan çıkma Ermeni’den nefret…

  • Türkiye politikasında, Londra’da, politikacılar ve yüksek kamu görevlileri birlikte ele alındığında, iki parti vardı; bunlardan birisi, Türkiye’de tampon devlet kurmak isteyenler ve diğeri ise Türkiye’yi tampon devlet olarak kurmak isteyenlerdi, Churchill bu ikinci partinin lideridir. Bu ikinci parti, ayrıca, Türkler ile Araplar arasına bir “tampon Kürt Devleti” gereğine inanmaktadır. Bunun çok açıklıkla ifade edildiğini görüyoruz.…

  • Anadolu Türklerine ilk komşu Türkler, Azerilerdir. Öyleyse, Sevres’deki Ermenistan ve muhtemel Kürt Devleti Projeleri’nin, Anadolu Türkleri ile Azeriler ve oradan da İç Asya Türklerinin arasına bir duvar çekme işi olduklarını kolaylıkla söyleyebiliriz. Sf. 329, 330 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 329, 330) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şunu söyleyebiliyoruz, Birinci Dünya Savaşı başladığında, Büyük Britanya, Panislamizm ve Pantürkizm’den çok korkuyordu. Tabii, Birinci Dünya savaşı sona erdiğinde, Londra, Osmanlı gücünü, bizim Kemalist tarihte okuduğumuz ölçüde görmüyordu, Sf. 329 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 329) kitabından birebir alınmıştır.

  • Profesör Olson, İngiliz ajanlarından söz ederken, a former minister in a cabinet of Mustafa Kemal’s government during the period 1921-1924, diyordu ve ezcümle, 1921-1924 yıllarında, Mustafa Kemal’in kabinesindeki bir bakanın da, İngilizler için casusluk yaptığını haber veriyor.  Mustafa Kemal Hükümeti’ndeki bu ajan-bakan, İngilizlere sürekli olarak, “Ankara never really thought of employing large military forces to…

  • Tarih rastlar mı, Koçgiri Ayaklanmasının en şiddetli olduğu tarihte, Ankara’da Meclis’te içinde “Türk” ve “Müslüman” geçmeyen bir manzume “İstiklal Marşı” olarak kabul ediliyordu, 12 Mart 1921 tarihindedir. Aynı şekilde, Musul-Revanduz’u, Özdemir Komutasındaki Türk kuvvetlerinin, Türk “Gerillaları” diyebiliriz, İngilizlerin ağır hava bombardımanı altında, teslim ile boşalttığı tarih, 23 Nisan 1923 idi ve kesintiye uğramış olan Lozan…

  • “Emrediniz, dünyanın en iyi insanı ve en cömert düşmanı olurlar, emrediniz, babalarını döverler, annelerinin bağırsaklarını deşerler ve bütün bunları da sükûnet içinde yaparlar, sanki bir iş yapmıyorlar ya da çok iyi bir iş yapıyorlar, bu havadadırlar. Umutsuzluktan kaynaklanan ya da sıtma-vurmuş insanda görünen bir ataletleri var; en dayanıklı ve şevksiz askerler işte bunlardır.” Lawrence, Türklerden…

  • Burada bir “gizli tarih” sırrı ile karşılaşabiliyoruz, Churchill, Eylül 1921 memorandumunda, Mustafa Kemal’in makul ve uzlaşmaya hazır olduğunu ifade ediyor ve bunu, Londra’da müzakereler yapan Dış İşleri Vekili Bekir Sami’nin yaklaşımından çıkarıyor; buradan hareketle bir tarihsel karanlığı açmamız mümkün görünüyor. Çünkü biz resmi tarihimizde, Bekir Sami’nin, Londra’da, kendi inisiyatifi ile fazla tavizkâr olduğu şeklinde yazıyor…

  • Toynbee’nin çok güzel yakıştırmasıyla büyük hırsız mı; hırsızların en büyüğü, hırsızlık ortaklarından çalandır. L. George, savaş öncesi Osmanlı topraklarını paylaşım antlaşmalarını bir kenara bıraktı ve Akdeniz sahillerini İtalyanlardan, Musul’u, Fransızlardan çalmakta hiçbir beis görmedi; Sf. 277 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.

  • Balfour Deklarasyonu’na kadar, Siyonizm bayrağı Almanya’daydı ve Londra, politika ve edebiyatta, İttihat ve Terakki’yi bir Yahudi Partisi olarak görüyordu. Romanda, Enver’e, “Polonyalı bir Maceracı” ve iktidardaki hükümete de, a collection of Jews and Gipsies, “Bir Yahudi ve Çingene Tayfası”, deniyordu. Türkçe’de bunlar temizlenmiştir. Çünkü şimdi tarihimizdeki ve içimizdeki Yahudiliği gizlemek esas iştir. Sf. 274 Alıntı; Çöküş…

  • Lloyd George Elenleri terk etti. Büyük Taarruz’un evvelindeyiz. Çok parlak bir politikacıydı, çok enerjikti ve çok büyük bir hatipti, büyük bir devlet adamı oldu; emperyalist aşamanın başlarında, devlet adamı olmak, Büyük Britanya emperyalizmini yaşatmak ve güçlendirmek demekti ve bunun için de reform gerekiyordu, Lloyd George, bu anlamda, reformisttir. İşçi sendikalarını hükümet daireleri ile yakınlaştırdı, tekeliyet’te…

  • Soner Yalçın şu bilgiyi de veriyor: “İngiliz belgelerine göre, Özbekler Tekkesi postnişini Şeyh Süleyman Efendi, 1821-1890, konuk olarak dergâha gelen kişilerden topladığı istihbaratı, İngiliz Büyükelçisi Henry Layard’a, para karşılığı veriyordu.” Bu bilgi ile ilgili olarak benim iki işaretim var, birincisi, Özbekler Tekkesi de henüz araştırılmayı beklemektedir. Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1.…

  • Karapet Tozluyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Zeytun) İki-üç gün sonra o adam yeniden geldi; onun iki öküzü ve iki ineği daha kudurmuştu. O hayvanları da bize verdi; onları da pişirdik ve yedik. Sonra, köydeki Arapların inekleri de kudurdu. Onlar bize: “Ermeniler gelin! Bizim kudurmuş hayvanlarımızı vadiye götürüp kesin ve yiyin” dediler. O kudurmuş ineklerin kulakları, kuyrukları…

  • Karapet Tigrani Kelekyan’ın Tanıklığı (D. 1904, Everek) Köpeklerin, yol üzerindeki Ermeni çocukların cesetlerini yediğini kendi gözlerimle gördüm. Sf. 560 Bir gün Andranik Paşa Adana’ya geldi; onun şerefine büyük resepsiyonlar verildi, pencerelerde üç renkli Ermenistan Bayrağı dalgalanıyordu; sokaklarda Ermenice şarkılar söyleniyordu. Fransız Ordusu’nda görev yapan Ermeni lejyonerler Bay Damatyan’la birlikte Hükümet Binası’na gittiler ve binaya üç…

  • Hayrik Manuki Muradyan’ın Tanıklığı (D; 1905 Şatakh (Çatak) Cınuk Köyü) “Göç yolunda bize Kostantin Hambardzumyan liderlik ediyordu. Bizim 5.000 kişilik bir ordumuz vardı. Ordu birkaç bölüme ayrıldı; bir tabur vadinin sol tarafından, diğeri önümüzden, sonuncusu da arkamızdan ilerledi. Böylece kırk bin Ermeni Van’ı terk ettik. Biz, İttihatçıların Simko’nun çetesine rüşvet verdiğinden haberdar değildik. Onlar yolumuzu…

  • (Genelkurmay Baş Karargâhı Askerî-Eğitim Komitesi Kançılaryası Başkâtibi Albay Jilinskiy’in Akerî-Eğitim Komitesi Başkanı’na Gönderdiği 11 Ocak 1895 Tarihli Rapor.) Fuad Paşa’nın sözlerine göre, bu ülkedeki kargaşalar, ciddi boyutta olmayıp yabancı müdahaleyi de gerektirmemektedir. Birlikte yaşayan iki yabani halk olan Kürtlerle Ermeniler, otlaklar ve sulama yerleri gibi küçük ekonomik sorunlar yüzünden çok sık kavga ediyorlar. Özellikle Ermeniler…