Kategori: Ermeniler
-
“93 Harbinde (1877) Ruslar Erzurum’a kadar gelince Ermeniler telaşlandılar. Çünkü onlar muhtariyet (bağımsızlık) istiyorlardı, Rus idaresine girmektense Osmanlıyı daha çok tercih ediyorlardı. Nitekim 17.3.1878 günü Ermeni Patriği Nerses, İstanbul’da İngiliz Sefiri Layard’ı ziyaretinde bunu belirtiyor. Hatta eğer İngilizler bu sorunlarına ilgisiz kalırlarsa Büyükelçiyi taşlayabileceklerini söylüyor. Sefir Layard Patrik’e Ermenistan ile neyin kastedildiğini soruyor. Patrik, Van,…
-
“Abdülhamit 1891 yılı başında Ermeniler için bir genel af ilan etti.” Alıntı: Ermeni Dosyası, Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf.189) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Abdülhamit, Ermenilere hep iyi davranmış, Yahudilerin devleti tekrar ele geçirmesi tehlikesine karşı böyle davranmış olmalı. O dönemde devlette dil bilen ve ekonomiden sanattan anlayanlar, Yahudi, Ermeni ve Rumlardı. Belki…
-
“13.07.1878 Berlin Kongresine Ermeniler bir proje sunuyorlar; “Osmanlı Ermenistan’ı; Erzurum ve Van İlleri ile Diyarbakır’ın kuzey kısmını, yani Harput Sancağının kuzey kısımlarını (Dersim’i) ve batı yönündeki Fırat Nehri hudut tutularak, Ergani Sancağı, Siirt’in kuzey kısımları ki bunlar Büyük Ermenistan’ın Türkiye kısımlarını meydana getirirler ve Trabzon ile Batum arasındaki ticaret ve ihracat için gerekli olan Rize…
-
“27.04.1894’te Patrik Aşıkyan’a İstanbul’da suikast düzenlendi. Saldırgan Ermeni tutuklandı. Patrik istifa etti.” Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 191) kitabından birebir alınmıştır.
-
“MS 600 Yıllarında Ermeniler, kabileler halinde şehir devletleri gibi yaşıyorlar.” Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992 – Sf. 2) kitabından birebir alınmıştır.
-
Berlin Kongresinin 61. Maddesi; “Babı Âlî, Ermenilerin oturdukları Vilâyetlerin mahalli şartları dolayısı ile muhtaç oldukları ıslahat ve düzenlemeleri gecikmeden yapmayı ve Kürtler ile Çerkezlere karşı (bunların saldırılarına karşı) emniyet ve huzurlarını korumayı taahhüt eder.” Ermeniler Kürt ve Çerkez gibi göçebelerden büyük rahatsızlık duyuyorlardı. Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 123) kitabından…
-
“13. Asrın birinci yarısında Moğollar Ermenistan’dan geçerek Kilikya’ ya (Adana, Mersin, Antalya) yaklaştılar. Ermeni kralı Hetım Moğol Kralı Göyük Han ile (1247) ve onun halefi Mangu Han ile anlaştı. Bu arada Eyyubiler dağıldı Kürtlerin atası olan Memluklular yükselmeye başladılar. Ermeniler Moğollarla birlikte Eyyubileri yendiler. Moğollar 1260’da Memluklulara yenildi. 1266 yılında Memluklular Ermenileri katlettiler, geriye kalan…
-
“Yabancı kaynaklara göre Osmanlı’daki Ermeni Nüfusu 1.500.000 ile 2.000.000 arasındadır.” Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Fatih Sultan Mehmet 1461 yılında Bursa’daki Ermeni Piskoposu Hovakim’i İstanbul’a getirerek ona, Ermeni Patriği unvanını verdi.” Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1992): Patrik; Ermeni ve Ortodoksların ruhani liderine verilen isim.
-
“1892 Yılında İstatistik Umum (genel) Müdürlüğü Kurulmuştur. (1) İlk Başkanı Fethi Fronko (Musevi), sonra Mıgırdiç Şınabyan (Ermeni), Daha sonra Rober (Amerikalı). 1893 Yılında ilk Nüfus Sayımı Sonuçları açıklandı; Müslüman 12.500.000 Ermeni 1.000.000, 1905 yılında; Müslüman; 15.500.000, Ermeni;1.110.000, 1914 yılında; Müslüman; 15.000.000, Ermeni; 1.220.000″ Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 119 ile 122…
-
“İstanbul 19. asrın başında 150.000 Ermeni nüfusu ile dünyanın en kalabalık Ermeni şehri olmuştu.” Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1883’ten sonra Rusların Ermenilere karşı tutumu sertleşti, bu durum İngilizlere yaradı.” Alıntı: Ermeni Dosyası – Kâmuran Gürün (4. Baskı 1992, Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1992): Rus çarlığı, Şovenist bir yapıya bürünen ve kendisine zarar verebilecek olan Ermeni isyanı ile ilişkisini kesti. Bu boşluğu bu sefer 1880’li yıllarda İngilizler doldurdu, bu kez de…
-
“İstanbul’da Singer Makineleri şirketinde çalışan Belçikalı anarşist Jores suikastı en ince ayrıntılarına dek hazırladı. Rusya Ermenilerinden Hristofer Mikaelyan ve Konstantin kızıyla birlikte Jorse’in yardımcısıydı. .. Ölüme mahkûm edilen Jores ve bütün bu işle ilgili olanlar sonradan affa uğradılar.” Alıntı: Kutsal İsyan II – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Patrikhanenin kurduğu en korkunç siyasal örgüt, Pontus Kurulu idi. Karadeniz kıyılarını Sinop’tan Batum’a kadar kapsayan bu hayal ülkesi için en korkunç ve en vahşice cinayetler işlenmeye başlanmıştı. … Pontus hükümetinin merkezi Samsun olacağından Pontus çetelerinin en azgınları, en beceriklileri ve en iyi kasapları hep bu bölgede toplanmış, … en korkunçları Bafra bölgesindeki Nebyan çeteleri idi.…
-
“Mustafa Kemal, Samsun’a geçeceği sıralarda, Topal Osman Giresun Belediye Reisiydi. Yalnız bu görevi, bileğinin gücüyle ele geçirmişti.” Alıntı: Kutsal İsyan II – Hasan İzzettin Dinamo (1992 – Sf. 361) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Topal Osman Ermeni ve Rum tehcirlerinde (zorunlu göçürülmelerinde) yaptığı katliamlardan dolayı yargılanacağını anlayınca 150 kadar adamı ile birlikte dağa çıkıyor.…
-
“Türklerin antropolojik olarak kafataslarının % 85 oranında yuvarlak (brakisefal) olduğu tespit edilmiştir. Kurmanç ve Zazalarda da bu oran aynı. Oysa Arian (Aryani) ırk uzun başlı (Dolikisefal) dir. İkisinin ortası olan mezosefal Türk, Kürt ve Zazalarda % 15 tir. Zazalar iki büyük bölüme ayrılabilirler; Zazalar ve Dümbeliler. Zazalar da kendi arasında Şeyh Hasanlılar (bunların da Seydanlılar…
-
“Ermeniler ve Firikler Anadolu’ya MS 600 yıllarında gelmişlerdir. Tunceli merkezinin (Kalan) kurulduğu köyün adı Mamikân dır. (1) Şerefname’ye göre bütün Kürtler, Kurmançlar Bokht ile Becen (Peçen) adlı iki kardeşten türemişlerdir. Bamus Peçeneklerde şahıs adı, Diyarbakır’da bir köy adı.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978, Sf. 56) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.…
-
İngiliz elçisi “Daha ne kadar Ermeni öldüreceksiniz?” Abdülhamit; “Şu gün, şu saatte, Karadeniz’in falan limanına yaklaşıp, karaya, Ermenileri Türklere karşı silahlandırmak için, şu kadar sandık malzeme çıkaran ve komitacılara teslim eden İngiliz gemisinde, Türk başına kaç silah bulunuyorsa, tam o kadar Ermeni öldüreceğiz.” Alıntı: Ajan Okulları, Necdet Sevinç (s.126) kitabından alınmıştır.