Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Evrim, Darwin
-
“Her hangi bir nebuladan bize ulaşan ışığı prizmadan geçirerek kendi tayflarına ayırırsak, tayf çizgilerinin kırmızıya çalan bir mahiyet arz ettikleri görülür. Bu normal olarak bir “Çifte Tesir”in varlığını gösterir. Yani ışık kaynağının aynı zamanda dünyadan da uzaklaşmakta olduğu şeklinde yorumlanmasını gerektirir. Eğer bu kırmızıya kayma yorumu isabetli ise, nebulaların bizden uzaklaşmakta oldukları ve bize uzaklıkları…
-
BAKKAL’IN NOTU (2007): Evrenin kanunlarını anlamaya çalışan Termodinamik bilimi, sıcaklığın dinamiğini inceler. Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası; “Eğer iki sistem birbiriyle etkileşim içerisinde iken, aralarında ısı veya madde alışverişi olmuyorsa bu sistemler dengededir” der. Cisimlerde sıcaklık, elektronların titreşimi ve birbirlerine çarpmaları sonucu oluşur. Elektronları daha çok titreşen cisimler diğerlerine göre daha sıcak cisimlerdir. Öte yandan elektronlar titreşirken…
-
“Bir sıcaklık miktarının, artık faydalı bir enerjiye dönemeyeceği anlamına gelen bu ölü sıcaklık olayı (entropi) dolayısı ile kâinatın öyle bir duruma gitmesi gerekecektir ki, bütün enerjinin ısıya tahavvül etmesi (dönüşmesi) ve bunun da eşit olarak kâinata dağılması halinde bu ziyan (enerji eksilmesi) yüzünden dünyamızın bütün makro fizik olaylarının durmuş olması gibi bir durumla karşılaşılacaktı. ..eğer…
-
“Diyalektik Materyalizme göre; tarihin başlangıcında insan, tabiatın bir kölesi idi. Tabiat kanunlarını öğrendikçe bu esaretten (kölelikten) kurtulmaya başladı. Fakat bunu toplum hayatındaki bir esaret takip etti. Toplum sınıflara ayrılınca, bu sefer de insanlar kendi içtimai (toplumsal) ilişkilerinin kölesi oldular. Bu durum kapitalizmde en yüksek seviyesine erişti ve bunun çaresini de Marks buldu. Ve Marks “bütün…
-
“Materyalist tarih anlayışına göre; Dünyayı idare eden güç ilahi ve tabiatüstü değildir. Bu anlayışın savunucuları ya Darwin’in canlıların kökeni ve yaşamak için mücadeleleri görüşünü esas alarak, toplum ve devletler tarihinde tıbbi, biyolojik etkenlerin tesirini belirlemek isterler veya Karl Marks’ın ileri sürdüğü Ekonomik etkenlerin etkisini belirlemek isterler. Materyalist tarih anlayışına göre (Marks, Engels, Lenin’ e göre)…
-
Yerleşik tarım hayatına geçmeden önce insanlar köpekten başka evcil hayvan beslemeksizin bitkileri toplayarak ve hayvanları avlayarak yaşadıkları bir tarım öncesi devir geçirmişlerdir. Bunlar ancak kendi imkânları içindeki bölgede avlanıp istismar ediyorlardı. Onun için bu devrin insanlarına “mikro çevre istismarcısı (sömürücüsü)” denir. Alıntı: Köy Sosyolojisi – Amiran Kurtkan (s. 16) kitabından alınmıştır.