Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Evrim, Darwin
-
Doğal seçilim kuramı, her yeni çeşit ve sonunda her yeni türün, ortaya çıkarak, rekabete girdikleri üzerinde bir üstünlük elde etmesi ile yaşamlarını sürdürebilmeleri ve daha az avantajlı olan formların kaçınılmaz biçimde yok olması üzerine kurulmuştur. Sf. 321 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 321) kitabından…
-
Türlerin yok olması, hiçbir gerekçe olmadan gizemli bir karanlığa gömülmüştür. Bazı yazarlar, bireyin belli bir yaşam süresi olduğuna göre, türlerin de varoluş sürelerinin belirli olması gerektiğini düşünmüşlerdir. Sf. 319, 320 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 319, 320) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dünyadaki hiçbir hayvanın, farklı bir türün iyiliği için hareket etmediğine inanmama rağmen, yine de türler, diğerlerinin içgüdülerinden avantaj sağlamaya çalışır ve daha zayıf yapıda olanlardan avantaj sağlarlar. Sf. 222 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bütün organik varlıkların iki büyük yasaya göre oluştukları genellikle kabul edilmektedir. Tip Birliği ve Varolma Koşulları. Tip birliği, aynı sınıfın organik varlıklarındaki temel yapı birliği demektir ve yaşam alışkanlıklarından tamamen bağımsızdır. Kuramıma göre, tip birliği, türeme birliği ile açıklanmıştır. Sf. 216, 217 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi…
-
Doğal seçilim, bir türde, başka türün yararına veya zararına olan hiçbir şey üretmez; ama çok yararlı ve hatta kaçınılmaz veya diğer türler için zararlı olan parçalar, organlar ve salgılar üretebilir, ama her durumda, aynı zamanda sahibine yararlı olacaktır. Canlılarla dolu olan her bölgede, doğal seçilim, temel olarak yaşayanların birbirleriyle rekabeti ile çalışır ve sonunda, yalnızca…
-
Doğal seçilim, bir canlıda kendisine zararlı olacak hiçbir şey üretmez, çünkü doğal seçilim sadece her bireyin iyiliği için çalışır. Paley’in dediği gibi, hiçbir organ, sahibi için acı yaratması veya zarar vermesi için oluşmaz. Eğer her parçanın iyi ve kötü etkilerinin dengesine dikkat edilirse, her biri bütünde avantajlı bulunacaktır. Belli bir süre sonra, yaşamın değişen koşulları…
-
Doğa neden yapılar arasında sıçramalar yapmamıştır? Doğal seçilim kuramıyla, bunun neden böyle olduğunu anlayabiliriz; çünkü doğal seçilim, yalnızca ufak ardışık değişimlerden yararlanarak işler; sıçrama yapmaz, kısa ve yavaş adımlarla yürür. Sf. 206 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bunu şu örnekle açıklayabilirim: birisi çok dağlık bölgeye, ikincisi dar bir vadiye, üçüncüsü de tabanda geniş alanlara uyum sağlamış üç çeşit koyun ele alındığında, üçü de aynı denge ve beceriyle, seçilim yoluyla sayılarını artırmaya çalışacaklardır. Bu durumda, dağlarda veya düz alanlarda neslini artırmaya çalışanların şansı, dar alanda daha az sayıda yaşayanlara göre çok daha fazla…
-
Dölü, ebeveynlerinden en ufak biçimde farklılaştıran neden her neyse,- her birinin bir nedeni vardır- bireye yararlı olduklarında, doğal seçilimle bu farklılıkların düzenli olarak biriktirilmesi, yapıdaki en önemli değişikliklere yol açar ve böylece, dünya yüzeyindeki sayısız canlı birbirleriyle mücadele ederek, en iyi uyum sağlayanı, neslini sürdürür. Sf. 184 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan…
-
Yaşlı Geoffrey ve Goethe, aynı zamanda, gelişmenin dengelenmesi veya telafisi kanununu ortaya sürdüler veya Goethe’nin dediği gibi, ‘doğa, bir yönde harcayabilmek için, öbür tarafta ekonomi yapacaktır. Bunun, evcil hayvanlarımız için bir derecede geçerli olduğuna inanıyorum: eğer besin bir organ veya bölüme fazla akarsa, en azından başka bir bölüme fazla akmayacaktır; böylece bir ineğin hem çok…
-
Bazı yazarlar tarafından söylendiği gibi, birbirine benzeyen parçalar, birleşme eğilimindedirler; bu genellikle azman bitkilerde görülür; taç yapraklarının birleşip tüp oluşturduğu gibi, normal yapılarda da, birbirine benzeyen yapıların birleşmesinden daha doğal bir şey yoktur. Sf. 161 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kullanma ve kullanmamanın etkileri; İlk bölümde bahsedilenlerden, evcil hayvanlarımızın, belirli organlarını kullanmasının, o bölümleri büyüterek geliştirdiği ve kullanmamasının da zayıflattığı ve bu değişimlerin kalıtımsallaştığı şüphe götürmez. Sf. 153 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 153) kitabından birebir alınmıştır.
-
İklim, yiyecek vs.nin, bir bireyi ne kadar doğrudan etkilediğini bilmek çok zor. Bana göre, bu etki, hayvanlarda çok az ve herhalde bitkilerde daha çok olmalı. Sf. 151 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bölüm Özeti: Değişen yaşam koşulları altında, uzun çağlar boyunca, organik varlıkların, yapılarının bazı parçalarında değişim gösterdikleri bence tartışılmaz; sayıdaki hızlı geometrik artışa bağlı olarak, her türün, bazı çağ, mevsim veya yıllarda yaşam için çetin bir mücadeleye girişeceği de tartışılmazsa; o zaman, tüm organik canlıların, yapı, form ve alışkanlıklarda sonsuz farklılaşma yaratan, birbirleri ve varolma koşulları…
-
Unutulmamalıdır ki, bu rekabet, yapı, form ve davranışlarında birbirlerine yakın formlarda en çetin şekilde olacaktır. Sf. 142 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 142) kitabından birebir alınmıştır.
-
Az farklılaşmış bir yapıda olan hayvan cinsleri, çok farklılaşmış olanlarla rekabet edemez. Sf. 136 Ayrıca genel olan ve geniş alan kaplayan türlerin, az olan ve dar yer kaplayanlara göre daha çok değiştiklerini görmüştük. Sf. 137 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 136, 137) kitabından birebir…
-
Yine daha eski bir zamanda bir adamın daha ince, diğerinin ise güçlü ve iri atları tercih ettiğini kabul edelim. İlk farklılıklar az olacaktır; zamanla, bir üreticinin daha ince, diğerinin daha güçlü ve büyük atlar seçmeye devam etmesiyle farklılıklar büyüyecektir ve iki alt yavru cinsi oluşacaktır; yüzyıllar sonra iki farklı yavru, birbirinden açıkça ayrılabilen iki farklı…
-
Değişen ve gelişenlerle yakın mücadele içerisinde olan formlar, doğal olarak en çok olumsuz etkilenenler olacaklardır. Varolma Mücadelesi bölümünde de gördüğümüz gibi, yakın yapı, form ve alışkanlıklarda olan çok yakın formlar,- aynı türün çeşitleri, aynı cinsin türleri- birbirleri ile en çetin mücadeleleri gerçekleştireceklerdir. Sonuç olarak, her yeni çeşit veya tür, yapılanma sürecinde, en çok yakın türüne…
-
Az birey tarafından temsil edilen bir formun, mevsimin veya düşman sayısının dalgalanmalarında, nihai yok olma şansı artacaktır. Sf. 130 Alıntı; Türlerin Kökeni – Charles Darwin, Çeviren; Orhan Tuncay, (Gün Yayıncılık, Baskı Bilgisi Yok – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.