Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Evrim, Darwin

  • Bu durum ülkemizde bir sorun olduğu kadar Amerika’da da benzer bir durumda. Her ne kadar dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birisi ve bilimsel çalışmaların merkezi konumunda olsa da Amerikan halkı ile Türk halkının profili bu bağlamda birbirine çok benziyor. Türk halkının evrimi kabul etme oranları % 25 – 30 düzeylerinde iken Amerika’da bu oran, % 40…

  • Analitik düşünceyi öğretmek zorundayız. Ancak bu sayede dünyayı anlamada ve anlamlandırmada sezgisel düşüncenin ve akıl dışı dinsel yorumların boyunduruğundan çıkıp asıl güvenilir yol gösterici olan bilimsel yaklaşımı benimseyebiliriz. Ve ancak bu sayede nereden gelip nereye gittiğimiz konusunda elimizdeki en geçerli cevabı veren yaklaşım olan evrim teorisinin müfredatta hak ettiği yeri almasını sağlayabiliriz. Evrim teorisi ve…

  • Araştırmalar dini hatırlatmanın ahlaki duyarlılığı artırmasına paralel bir şekilde bilimi hatırlatmanın da ahlaki duyarlılığı artırdığını gösteriyor (Ma-Kellams & Blaskovich, 2013; Yilmaz & Bahçekapili, 2015). Yani bilim, ahlaki yol göstericilik bakımından da dinin bir anlamda rakibi konumuna gelmiş durumda. Sf. 23 Bunların yanında insanları daha çok veya daha az dindar yapan zihinsel unsurların otomatik olarak onları…

  • Yani sadece gerektiği zaman sürü halinde dolaşmak avantajlıdır. Bunun ötesinde sürüler, bireylerin evrimsel başarısına zarar verebilir. Sf.20 Endler, vücudunda ortalama 11-12 beneğin bulunduğu lepistesleri toplayıp yüksek avcı ve düşük avcı baskılarının olduğu nehirlere bırakmıştır. Sadece 20 ay içerisinde bu balıkların ortalama benek sayısı değişmiş, balıklar evrim geçirmiştir. Düşük avcı baskısının bulunduğu sularda lepisteslerin benek sayısı…

  • Kolombiya Yer Sincapları. Yani bir önceki iddiamızın başrol oyuncularıyla benzer hayvanlar… Deney de yine beslenme ile alakalı… Ancak Dr. Ritchie’nin peşinde olduğu özellik bambaşka bir özelliktir. Bu sincaplar, iki farklı bitki türüyle beslenirler: tek çenekliler (monokotlar) ve çift çenekliler (dikotlar). Bu farklı besin türlerinin farklı avantajları ve dezavantajları vardır. Monokotlar, daha serttirler ve onları kırıp…

  • Popülasyonlar, hayatta kalma mücadelesi de veriyor olabilir. Peki, kalıtılabilir çeşitlilik, hayatta kalma mücadelesine etki ediyor mu? Yani kıtlık zamanındaki sincapların gerçekten de genetik çeşitliliklerinden ötürü hayatta kaldıklarını nasıl bileceğiz? Belki de sadece şanslıdırlar? Ve eğer sadece şans nedeniyle hayatta kaldıklarını nasıl bileceğiz? Belki de sadece şanslıdırlar? Ve eğer sadece şans nedeniyle hayatta kalıyorlarsa, bu durumda…

  • Bazı fındık ağaçları her sene fındık dökmezler, iki senede bir ürün verirler. Ancak fındık ürettikleri zaman, her sene düzenli olarak üreten fındık ağaçlarından kat kat fazla üretimde bulunurlar. Bilim insanları, iki senede bir defa üretim yapan fındık ağaçlarının neden böyle bir yönteme başvurduğunu merak etmişlerdir. Sf.19 Gerçekten de yapılan gözlemler, sözünü ettiğim ağaçların ürettiği fındıkların…

  • Bu sayıların ne anlama geldiğini biraz daha netleştireyim: Örneğin, insan popülasyonu içerisindeki IQ çeşitliliğine bakacak olursanız, geniş bir yelpazede dağılım gösterdiğini görürsünüz. Ortalama IQ’nun 100 olarak kabul edildiği bir skalada, Dünya üzerinde %40-50 civarında IQ’ya sahip bireyler bulabileceğiniz gibi (yani bunlar, ortalamanın yarısı veya daha azı kadar analitik zekaya sahiptirler), 200-230 IQ’ya sahip kişiler de…

  • Darwin, evrimle ilgili dört temel iddiada (postulatta) bulunmuştur. Bu iddiaların her biri doğrulandığında (postulatlar sağlandığında), evrimin gerçekleşmek zorunda olduğunu ileri sürmüştür. Bu dört iddia şu şekilde sıralanabilir: 1.Türler içerisinde kalıtsal çeşitlilik bulunmaktadır 2.Türler, hayatta kalma mücadelesi verirler 3.Söz konusu kalıtsal çeşitlilik, hayatta kalma mücadelesindeki başarıyı etkiler (arttırır veya azaltır). 4.Doğal Seçilim, bu başarıya bağlı olarak…

  • Evrenin dokusundan ötürü vardırlar ve bu doku değişmedikçe, kanunlar da değişmezler. Ancak kanunlar, bizlere bilgi vermek konusunda son derece kısıtlıdırlar. Bize sadece bir şeyin “ne” olduğunu söyleyebilirler; “nasıl” yada “neden” olduğunu izah edemezler. Teoriler ise, doğa yasalarının, yani kanunların çalışma biçimlerini izah eden bilgi bütünleridir. Açıklayıcı güçleri son derece yüksektir. Kanunların “neden” ve” nasıl” o…

  • Tahıl Beyin’in ana fikirlerinden biri metabolizmamızın tercih ettiği yakıtın, karbonhidrat değil de yağ olduğu ve tüm insanlık evrimi boyunca bunun geçerliliğini koruduğuydu. Sf.29 İnsanlar sürekli olarak “yağsız”, “az yağlı”, “çok tahıllı”, “tam tahıllı” etiketleri olan gıdalara, beyne ve bedene karşı saldırıya geçen içeriklere sahip besinlere yönelmeyi sürdürüyor. Sf. 29 İnsanların beslenmesinde karbonhidrat ihtiyacı neredeyse sıfırdır.…

  • Son araştırmalar Amerikalıların yüzde doksan dokuzunun Tanrı’ya inandıklarını söylediklerini ortaya koymaktadır. Sorun, hangi Tanrı’ya inandıklarını düşündüklerindedir. Sf. 23 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf.23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Biyolojide anksiyetenin eğrisel olduğu genel olarak kabul edilir. Orta miktar, organizma için iyidir; zinde, savunmaya ya da kaçmaya hazır durumda tutar. Çok azı, organizmayı yırtıcılara ya da diğer tehlikelere açık hale getirir; çok fazlası, aşırı strese neden olarak organizmayı tehlikeyle daha az baş edebilecek hale getirir. Sf. 72 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl…

  • Darwin’in kendi başarısını dehasına değil “inatçılığı”na atfetmesi ünlüdür. Sf. 39 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlarda 100.000’den fazla beden dili ifadesi sınıflandırmış olan Ekman, tıpkı ondan önce Charles Darwin’in yaptığı gibi, cinsiyetten ya da kültürden bağımsız olarak, yedi surat ifadesinin, yani mutluluğun, korkunun, tiksinmenin, aşağılamanın, öfkenin, şaşkınlığın ve üzüntünün bilinçli algısının fiilen herkes için aynı anlama geldiğini gösterebilmişti. Sf. 493 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan,…

  • Crick, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra biyoloji alanına ilk girdiğinde, iki büyük meseleyi yanıtlamanın, bilimin kabiliyetlerini aştığı düşünülüyordu: Canlılar dünyasını cansızlar dünyasından ayıran şey nedir? Bilinçliliğin biyolojik doğası nedir? Crick önce, daha kolay olan meseleyi canlı maddeyi cansız maddeden ayırt etme meselesini ele aldı ve genin doğasını araştırmaya başladı. Sadece iki senelik bir işbirliğinin ardından 1953’te…

  • Freud’un işaret ettiği gibi, normal bir endişe, zorlu koşullara hükmetmeye, dolayısıyla kişinin büyümesine katkıda bulunur. Normal endişenin, iki ana biçimi mevcuttur: İçgüdüsel endişe (içgüdüsel, yani doğuştan gelen korku) organizmanın yapısında vardır ve sıkı bir genetik denetim altındadır; öğrenilmiş endişeye (öğrenilmiş korku) organizma genetik yatkınlık gösterebilir fakat temelde bu endişeyi deneyimle edinir. Daha önce gördüğümüz gibi,…

  • Öğrenme ve bellek altyapısını oluşturan hücresel mekanizmaların muhtemelen evrimde muhafaza edildiği, dolayısıyla da yapay tetikleme biçimleri kullanılsa bile basit hayvanlarda bulunabileceği fikrini sınıyordum. Sf. 215 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu gibi tartışmalar, bilimciler arasında rekabetin özellikleri olan hırsın, kibrin ve kindarlığın da, tıpkı cömertlik ve paylaşım gibi mevcut olduğunu gösteriyor. Bunun sebebi açık. Bilimin amacı, dünyayla ilgili yeni gerçekleri keşfetmektir ve keşif yapmanın anlamı, ayrıcalık kazanmaktır, hedefe ilk varan kişi olmaktır. İyon hipotezini oluşturan Alan Hodgkin’in, kendi yaşam öyküsüyle ilgili denemesinde belirttiği gibi, “eğer…

  • İlk Homo Sapiens’in Doğu Afrika’da yaklaşık 150.000 yıl önce ortaya çıkışından beri beynin yapısı ve boyutu değişmemiş olsa da, tek tek insanların öğrenme kabiliyetleri ve tarihsel bellekleri, öğrendiğini paylaşmak, yani kültür aktarımı sayesinde yüzyıllar içinde güçlendi. Sf. 28 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016…