Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Evrim, Darwin

  • Örneğin, erken safhadaki bir insan embriyosu, sadece diğer memelilerin (köpek, inek, fare) embriyolarına değil, daha erken safhalarındayken sürüngenlerin, amfibilerin ve balıkların embriyolarına bile çok benzemektedir. Sf. 52 Ayrıca, embriyo evrelerinin incelenmesi çoğunlukla, ortak bir atasal evrenin atasal ağaçta nasıl yavaşça farklı dallara ayrıldığım gösterir. Bu, evrimin nasıl bir yol izlediğinin çok daha iyi kavranmasını sağlar.…

  • Bunun, ortak köken prensibiyle açıklanabileceğim gösteren kişi Darwin’di. Bir cinsin tüm türlerinin ortak bir atası vardır ve bu durum bir ailenin tüm türleri veya hiyerarşideki herhangi daha üst bir kategorinin tüm türleri için de geçerlidir. Sf. 46 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 –…

  • Bu çıkarımlar zinciri, Darwin’i dünyadaki tüm organizmaların ortak bir atadan geldiği ve tüm hayatın muhtemelen tek bir kökene dayandığı nihai sonucuna götürmüştü. Sf. 45 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu olay belki de, insanoğlunun gördüğü en büyük düşünsel devrimdi. Sadece dünyanın değişmezliği ve yeniliğine olan inanca değil, organizmaların dikkate değer uyarlanma sebeplerine ve en şaşırtıcısı da, insanın canlılar dünyasındaki benzersizliğine meydan okuyordu. Darwin, evrimi varsaymakla ve meydana gelişiyle ilgili ezici kanıtlar sunmakla kalmamış, evrim için herhangi bir doğaüstü güce bağlı olmayan bir açıklama da…

  • Lamarck, Evrimin, basitten karmaşığa, alttakinden üsttekine giden bir değişimden ibaret olduğunu söylemiştir. Aslında evrim, değişimdi ama yönelimli bir değişim, mükemmeliyete doğru giden bir değişimdi, o zamanlarda söylendiği şekilde mevsimler gibi döngüsel olmayan ya da buzul çağı veya hava koşulları gibi düzensiz olmayan bir değişimdi. “Evrim, organizma popülasyonlarının özelliklerinde zaman içinde meydana gelen değişimdir.” Diğer bir…

  • Bu üçüncü görüşe göre, dünya uzun ömürlüdür ve daima değişmekte, evrilmektedir. Bu, biz modern insanlara bile garip görünebilir; evrim kavramı Batılı düşünceye ilk önceleri yabancı gelmiştir. Sf. 26 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yunan düşünürü Aristoteles, dünyanın daima var olduğuna inanıyordu. Bazı düşünürler, bu ezeli ve ebedi dünyanın hiç değişmediği, hep sabit kaldığı kanısındaydılar; diğerleri ise, dünyanın farklı aşamalardan (“döngülerden”) geçtiğine ama nihayetinde daima önceki aşamaya geri döndüğüne inanıyorlardı. Bununla birlikte, ezeli ve ebedi bir dünya inancı hiçbir zaman pek de popüler olmamıştır. Sf. 23, 24 Alıntı; Evrim…

  • Evrim, bireylerin fenotipleriyle, popülasyonlarla, türlerle ilgilenir; “gen sıklıklarındaki bir değişim” değildir. Evrimin en önemli iki birimi şunlardır: birey (yani seçilimin esas hedefi) ve popülasyon (yani çeşitlendirici evrim aşaması). Benim incelememin esas konulan bunlar olacaktır. Sf. 17 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları,  3. Basım 2018 – Sf.…

  • Tüfek, Çelik ve Mikrop yazarı Jared M. Diamond’un önsözünden;  “Yine de evrimin, sadece bilim insanları tarafından değil, halk tarafından da anlaşılması gereklidir. Evrim hakkında biraz olsun bilgi sahibi olmadan, etrafımızdaki canlıları, insanın eşsizliğini, genetik hastalıklar ile bunların muhtemel tedavilerini, genetiğiyle oynanmış ürünlerle bunların olası tehlikelerini anlama şansı yoktur.” Sf. 10 Sonunda Darwin, yaşamın büyülü dünyasının,…

  • Bir hayvanı tanımlayan hedef, genlerini bir sonraki kuşağa aktarmasıysa yaşamını bir başka canlı için riske atmasının gerekçesi ne olabilirdi? Darwin’in soruya bulduğu çözüm, akraba seçilimiydi: Hayvanlar biyolojik akrabalarını korumak için özverili davranışlarda bulunurlardı. Wilson’ın başı çektiği evrim biyologları da buna paralel bir görüşün çevresinde toplaştılar: Ortak genler ne kadar fazlaysa akraba seçimi olasılığı da o…

  • Tekrardan kaçınma, insan kültürünün temelidir. İnsanlar tarihin tekerrürden ibaret olduğunu sıkça söylerler ama pek doğru değildir bu. Tarih en fazladan, Mark Twain’in ifadesiyle “kafiye oluşturur”. Benzer şeyleri farklı zamanlarda yapmayı dener ama ayrıntılar hiçbir zaman aynı değildir. Her şey evrim geçirir. Yenilik zorunludur. İnsanlar yeniliğe gerek duyar. Yani bir denge gösterisi söz konusudur: Beyin bir…

  • Bize gururlanarak, “sahipsiz eser yoktur” diyorlar. Her dakika, dünyanın kendi kendine oluşmadığını tekrarlıyorlar. Ancak evren bir etkendir, asla bir sonuç değildir. Bir sanatla yapılmış uydurma bir şey değildir. O asla yoktan var edilmemiştir. Evren hep var olmuştur; varlığı zorunlu ve gerekli bir varlıktır. Etkeni kendisindedir. Kendi kendisinin yaratıcısıdır. İçyüzü hareket etmek ve oluşturmak olan doğa,…

  • Geçmiş şimdiden, şimdi ise gelecekten daha az entropi içerir. Sf. 80 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hume, yaptığı çözümlemede tüm felsefi bağıntıların temelinde yer alan belirlenimciliğin (determinizmin – gerekliliğin) aşağıdaki özelliklerini tespit etmiştir -Etki ile tepki, uzay ve zamanda ardışıklık veya bitişiklik (contiguous) özelliği gösterir. -Etki, tepkiden uzay (uzak, yakın vb.) ve zamanda (önce, sonra vb.) daha önce gelir. -Etki ile tepki arasındaki ilişki sabittir. -Aynı etki daima aynı tepkiyi üretir,…

  • Doğanın birbirine indirgenemeyen ancak birbirine bağımlı iki yüzü vardır. Bunlardan bi­rincisi parçacık, diğeri dalgadır. Doğa, sonsuza değin bölünebilir değildir; bir takım temel parçacıklardan müteşekkildir. Sf. 37 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrenin başlangıcından beri yeterince zaman geçtiği hâlde bu yok edici senaryonun niçin gerçekleşmediği klasik mekaniğin yanıtlaması gereken önemli bir sorundur. Yanıt belki şudur: Evren, şimdiye kadar kendi üzerine çökmediğine göre, atomlar kendileri olarak kalmaya devam ediyor olabilirler. Belki de şudur: Elektronların hem salınım yapmasına izin veren hem de çekirdeğe düşmelerini önleyen başka bir model vardır…

  • Newton saat gibi tıkır tıkır çalışan, yaratıcı tarafından harekete geçirildikten sonra kaçınılmaz tek bir yol izleyen bir evren öngörmüştü. Bu görüş özgür iradeye yer bırakmaz, dolayısıyla bilimin soğuk ve katı olduğu inanışının ilk kaynaklarından biri olabilir. Bu görüş aynı zamanda radyo, televizyon, radar, cep telefonu, ticari uçak, iletişim uyduları, insan yapımı elyaf, plastik ve bilgisayarı…

  • Farklı türlere ait canlılar çiftleştiğinde kendi aralarında üreyebilen yavrular doğuramadığından, türlerin kaynaşması mümkün değildir. Goriller şempanzelerle, zürafalar fillerle, köpekler kedilerle birleşemez. Sf. 103 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap  Yayınları, 1. Baskı Eylül 2018 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kadim avcı toplayıcı topluluklar yine de peşi sıra gelen insan toplumlarından daha eşitlikçiydi çünkü malvarlıkları çok azdı. Malvarlığı uzun süreli eşitsizliğin önkoşuludur. Tarım Devrimi’ni takiben çoğalan malvarlığıyla beraber eşitsizlik de arttı. İnsanlar toprak, hayvan, bitki ve aletlerin mülkiyetini edinince servet ve iktidarın büyük kısmının seçkin azınlıklar tarafından nesilden nesile daha çok tekelleşen hiyerarşik toplumlar oluştu,…

  • 1.Bilinç bir şekilde organik biyokimyaya bağlı olduğundan inorganik sistemlerde bilinç yaratmak asla mümkün olmayacak. 2.Bilinç organik biyokimyaya değil zekâya bağlı ve bilgisayarlar bilinç geliştirebilir, belli bir zekâ seviyesine erişmek için de bilinç geliştirmeleri gerekir. 3.Bilinçle organik biyokimya ya da üstün zekâ arasında bir bağlantı olması şart değil. O yüzden bilgisayarlar bilinç geliştirebilir ama bu şart…