Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Birkaç gün sonra sofrada, Kılıç Ali, Recep Zühtü, Atatürk’ün çevresini çevirmişler, şuradan, buradan konuşuyorlardı. Bir ara Recep Zühtü, Atatürk’e: -“Paşam”, dedi. Reşit Galip’e biri demiş ki: “Hitler bugün konuşacak. Bunun üzerine Reşit Galip de şu cevabı vermiş: Bizim Hitler her gün konuşur.” Atatürk bu lafa kızmak şöyle dursun, kahkahalarla gülmüştü. Sf. 79 Alıntı;  Atatürk’ün Uşağı…

  • Toplantının en kıvamlı anında Atatürk, kapıda duran askerlerden ikisini çağırdı ve güreştirmeye başladı. Çoğunluk böyle yapar, gezilerinde olsun, Köşk’te olsun, yiğit Mehmetçiklerden birkaçını yanına çağırarak güreştirir, Türk gücünün nelere yettiğini gözleriyle görmek isterdi. Hatta yanında bulunan çok sevdiklerini, bu Mehmetçiklerle, istemeseler bile güreş tutuşturur, onların hırpalanışını hazla seyrederdi. Birkaç keresinde Mehmetçikleri kendisiyle güreşe davet etmiş,…

  • Bunun üzerine Atatürk’le Reşit Galip arasında şu tartışma geçti: -’’Yahu nasıl olur? Bu adam beni okutmuştur. Kültürü yerinde, ilme vukufu vardır. Soframda hocam hakkında böyle konuşmanı istemem. Beni okutan adam, nasıl Maarif Vekili olamazmış?” -“Değil seni okutmak, senin Allah’ını okutsa yine bu adam Maarif Vekili olamaz” O devirde dalkavukların yanında böyle medeni cesaret sahibi, sözünü…

  • Şapka Devrimi’nden sonra fes bir kenara atılmış, herkes şapka giymeğe başlamıştı. Şapkayla beraber, bunu giyecek olanların kafa ölçüleri de ortaya çıkmıştı. 1930 yılında Ankara’dayız. O zamanın Milli Eğitim Bakanı olan Dr. Reşit Galip elindeki bir makineyle herkesin kafatasını ölçüyor. Dolikosefal mi, Brakisefal mi? Yani biz hizmetkârların konuşmalarına göre hayvan mı, yoksa insan mı? Hatırımda kaldığına…

  • Bursa’da bir hafta kaldıktan sonra otomobillerle Yalova’ya gittik. Otomobiller deyince sanmayın yüzlerce otomobil vardı. Sadece sekiz tane. Biri açık yazlık, biri kapalı iki Lincoln, üç Buick bir Benz Mercedes. İkinci Cumhurbaşkanı zamanında bu sayı on sekize çıkmıştı. Oysa ismet İnönü, Rusya’ya yaptığı geziden döndüğü zaman, Sovyet yönetiminin etkisinde kalarak bakanların altından arabalarını aldırmak istemişti. Tevfik…

  • Listenin başında Liceli işadamı ve PKK’nın yayın organı olmakla itham edilen Özgür Gündem gazetesinin ortağı Behçet Cantürk vardı. Listede yer alan diğer isimlerin de kimler olduğu konuşulurken Başbakan Tansu Çiller, İstanbul Holiday Inn Oteli’nde adeta cinayetlerin başlangıç işareti olan şu açıklamayı yaptı: “Türkiye, milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. PKK’nın…

  • 50 kişi idam edildi. 650 bin kişi gözaltına alındı. 30 kişi işkencelerde öldürüldü. Sf.298 Alıntı;  Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 298) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ankara 1 Nolu Askeri Mahkeme 1985’te Türk hukuk tarihine geçen bir karar verdi: “Sanık İbrahim Çiftçi’nin maktul Doğan Öz’ü taammüden öldürdüğü mahkememizce sabit görülmüş, ancak Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararları mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğundan sanık İbrahim Çiftçi hakkındaki 7/8’lik oyçokluğuna dayanan bozma ilamına uyularak, sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle sanık İbrahim Çiftçi’nin beraatına karar verilmiştir.”…

  • (Bülent Ecevit Anlatıyor;) “Onun için Genelkurmay’dan bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım. ‘Özel Harp Dairesi için’ dediler. O güne kadar böyle bir dairenin adını bile duymamıştım. Daha önce onlara parayı ABD veriyormuş. Bir anlaşmazlık çıktığı için ödeneği kesmişler. Özel Harp Dairesinin nerede bulunduğunu sordum “Amerikan Yardım Heyetiyle aynı binada” yanıtını aldım. Ecevit, duydukları…

  • MSP’nin lideri Necmettin Erbakan’dı. Darbeyle Milli Nizam Partisi’nin kapatılmasından sonra Erbakan yurtdışına çıkmıştı.  Ama 12 Mart darbesini gerçekleştirenler olası seçimde AP’nin tek başına iktidara gelmesini önlemek için Erbakan’ı Türkiye’ye geri çağırdılar. Bunun için Muhsin Batur ve Turgut Sunalp İsviçre’ye gidip Erbakan’a gelmesi durumunda kendisini koruyacakları güvencesi verdiler. Bu güvenceyle dönen Erbakan I972’de MSP’yi kurdu. Sf.…

  • Sunalp, Ziverbey Köşkü’ndeki işkenceli sorgulardan sorumlu isimlerden biriydi. Emekli olduktan sonra gazetelere verdiği demeçlerde sorgulara katıldığını kabul etti. Sf. 161 Sunalp anlatıyor; “Uygulanan sorgulama yöntemi özel bir teknik aslında özel olarak yetişmiş insanlardır bunlar… Bir kıza copla tecavüz edildiği iddia edilmişti. İddia eden kız da ciddi şekilde ağır derecede komünistti. Özür dileyerek söylüyorum, taş gibi…

  • Özel Harp Dairesi’nin kuruluşunda aktif görev almayan Faik Türün de, Alparslan Türkeş gibi “öğretmen” olarak kamplara katıldı. Amerikalılardan öğrendiği özel harp tekniklerini o da “öğrencilerine” aktardı. Sf. 159 Alıntı;  Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ziverbey Köşkü’nde işkence görenlerden biri de Doktor Memduh Eren’di. Fenerbahçe’de oynayacak kadar iyi bir futbolcu olan Eren, psikiyatristti. Eren, günlerce süren Ziverbey Köşkü’ndeki işkence sorgulamalarının birinde tanıdık ses duydu. Günlerce kendisine işkence yapmayı sürdüren bu kişinin kim olduğunu bir türlü çıkartamıyordu. Ama sesi çok iyi tanıyordu. Sf.157 Mahkemede kendisin savunurken. “Bir Galatasaray – Fenerbahçe maçında…

  • 21 Nisan 1967 günü solun iktidara gelmesini engellemek için genç subaylardan oluşan faşist cunta darbe yaptı. Ancak darbe bu kez Türkiye’de değil, komşusu Yunanistan’da oldu. Darbenin arkasında CIA vardı. Gizli ordusunun kurulması ve güçlendirilmesi, Türkiye’yle paralellik gösteren Yunanistan, darbe sürecine özel harp metoduyla sokulmuştu. Çok geçmeden aynı yöntem Türkiye’de de uygulandı. Sf. 154 Alıntı; Özel…

  • Peki, Tıp Fakültesi’ni basan ülkücüler silahları nereden bulmuştu? Silahların ordu malı olduğu tespit edildi. Cinayette kullanılan “6815296” seri numaralı tabancanın jandarma Teğmen Fehmi Altınbilek’e, “6815248” seri numaralı silahın ise yine jandarma Teğmen Mustafa İlerisoy’a ait olduğu ortaya çıktı. Katil İbrahim Doğan bunu itiraf etti: -“Olaydan önce biri Teğmen Mustafa İlerisoy’a, diğeri arkadaşı Teğmen Fehmi Altınbilek’e…

  • 25 Eylül 1969 günü 68 kuşağının liderlerinden Taylan Özgür öğle saatlerinde Beyazıt Meydanı’nda silahlı saldırıya uğradı. ABD Büyükelçisi Robert Kommer’in arabasını ODTÜ’de yakan solcu öğrenciler arasında yer alan Taylan Özgür olay yerinde yaşamını yitirdi. Saldırgan ise polisin gözü önünde yürüyerek çekip gitti. Tanıkların ifadelerinden Taylan Özgür’ün katilinin kim olduğu aynı gün belirlendi: Polis memuru Lisan…

  • Militan örgütlenmeye giden ülkücüler, komünizme karşı şiddeti “meşru” sayıyorlardı. Onlara göre, devlet komünistlere karşı pasifti. Yükselen sol dalgayı önlemek için polis hiçbir şey yapmıyordu! O zaman onlar yapmalıydı! Bunun için 1967 yılının yaz başından itibaren “komando kampları” açtılar. Komando kampları fikri ise Özel Harp Dairesi’nin ilk başkanı Daniş Karabelen’e aitti. Ülkücüler bu kamplarda “eski subaylar”…

  • 1 Ağustos 1965’te yapılan olağan kongrede Türkeş de aday oldu. 698 oy alan şahin Türkeş CKMP’nin (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) yeni genel başkanı oldu. s. 140 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 2007 – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tüm bunlar Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay’ı ve yeni ordu kadrosunu korkutuyordu. Harekete geçen Cevdet Sunay, devleti kurtarma planlarını yürürlüğe koydu! Devleti ellerinden kurtarmaya çalıştığı ise komünistlerdi! Bunun için bir genelge yayınlayarak Komünizmle Mücadele Metotları’nın askeri okullarda ders olarak okutulmasını istedi. Bu metotların tüm silahlı kuvvetler mensupları tarafından da okunmasını emretti. Ve devletin komünistlere karşı yeni…

  • Yolgeçen, saldırılar başlamadan önce Taksim Meydanı,  Sıraselviler, Rum Kilisesi Aya Triada önünde kısa konuşmalar yaparak yağmacıları topladı. Her konuşmasında kendisini farklı derneklerin başkanı olarak tanıtan Yolgeçen konuşmaları boyunca omuzlarda taşındı. Yağmalamalar başladığında yine en önde o vardı. Sonunda 7 Eylül akşamı diğer öğrenci dernekleri ve Kıbrıs Türk’tür Cemiyeti’nin yöneticileriyle birlikte yakalandı. Burada, “Askerlik görevini yapmamış,…