Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Faşizm, Despotizm
-
Başpiskopos Stepinac da Vatikan’a düzenli aralıklarla rapor gönderiyordu. 8 Mayıs 1944 tarihli resmi bir belgede başpiskopos o güne dek, “244 bin Ortodoks Sırp’ın” zorla “Tanrı’nın Kilisesi’nin bünyesine girmeyi kabul ettiğini papaya büyük bir sevinçle bildiriyordu. Sf. 79 Alıntı; Vatikan Sırları (Para, Cinayet ve Mafya Üçgeninde) – Paul L. Williams, Ç: Handan Eğlence, (Güncel Yayıncılık, 2.…
-
Çok iyi eğitim almış Katolikler de bu işin içindeydi, örneğin Herzogovina, Siroki Brijig’deki Franciscan Koleji’ne atanan ünlü hukuk öğretmeni Peter Brzica bunlardan biriydi. 29 Ağustos 1942 gecesi Jesenovie’deki toplama kampında yeni gelen mahkûmlara yer açmak için toplu katliam yapılması emredildi. Peter Brzica ve arkadaşları aralarında bir yarışma düzenlediler. Belirlenen zaman diliminde en fazla kurbanı katleden…
-
Yapılan zulmün bir başka türü olarak, Ustachi askerleri baltalarla parçalamadan önce 331 Sırp’ı kendi mezarlarını kazmaya zorlamıştı. Bir Ortodoks papazına, oğlu gözlerinin önünde parçalanırken, ölüm duası yapması emredilmiş; ardından papaza akıllara durgunluk veren bir işkence yapılmıştı. Askerler papazın sakalı yüzünden ve saçlarını da kafa derisinden soyup, gözlerini oyarak onu o şekilde canlı bırakmışlardı. Ustachi askerleri,…
-
Bütün toplu taşıma araçlarının üzerinde ve parkların girişinde, “Sırplar, Yahudiler, Çingeneler ve köpekler giremez!” yazısı yer alıyordu. Ancak bu tür uygulamalar Yeni Hırvatistan rüyasının gerçekleşmesi için yeterli değildi. “İstenmeyenler” in hepsinin toplu bir şekilde katledilmesine karar verildi. Hint-Avrupa kökeninden gelmeyen ya da Roma Katolik Kilisesi’nin üyesi olmayan herkes “istenmeyenler” listesindeydi. 2 Haziran 1941’de Adalet Bakanı…
-
Birlikte yaşadığı Dona Rachele ile Kilise’de evlendi. Yortu günlerine ve dini törenlere katılmaya başladı. Çocuklarını vaftiz ettirdi ve Tanrı’dan korkan bir ebeveyn olarak “şeytana ve tüm şeytani işlere karşı olacağına” yemin etti. Dindarlığını başka yollarla da göstermek için çocuk yapmayan çiftlere vergi zorunluluğu getirdi, zinayı şiddetle yasakladı, frengiye yakalananları cezalandırdı. Ayrıca mayo ve mini etek…
-
16 Ekim 1922’de Mussolini 40 bin yandaşıyla birlikte Roma sokaklarında yürüdü. 100 binden fazla vatandaş faşizme olan desteklerini göstermek için sokakları doldurdu. İtalya’nın kral vekili olan eski Kral Emmanuel, bu manzara karşısında o kadar korkmuştu ki faşistlere hemen yeni bir hükümet kurma sözü verdi. Bir gece sonra Mussolini içişleriyle ilgili tüm bakanlıkları ele geçirdi. Dışişleri,…
-
Mussolini, Kilise’ye bağlı dindar bir adam değildi. Dindar olması şöyle dursun, 1910 yılında Tanrı Yoktur adlı kışkırtıcı bir kitapçık yayınlamış ve Kardinalin Metresi adında bir de roman yazmıştı. Bu da yetmiyormuş gibi geleneksel Katolik değerlerini aşağılamak için eski bir Marksist olan Dona Rachele ile evlenmeden birlikte yaşamaya başlamış ve bu ilişkiden birkaç çocuğu olmuştu. Mussolini…
-
ABD Başkanı George Washington 17 Eylül 1796 tarihinde siyasî hayattan çekilirken yaptığı veda konuşmasında bakın neler diyordu: “Belirli bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız. Başka bir ülkeye nefret yahut sevgi duyguları beslemeyi âdet edinen milletler köleleşirler, kendi görev ve çıkarlarını unuturlar. Zira bir millet ortaklık hayaline kapılarak başka bir millete bağlandı mı, bu İkincisinin kavgalarına boşu…
-
“Mustafa Kemal Paşa, düğünler, dernekler kuracağı, şereflendireceği Antalya’ya küsmüştü. Çünkü Milli Emniyet görevlileri Antalya’da dönen dedikoduları ona anlatmışlardı. Güya Mustafa Kemal Paşa, Antalya’nın üç güzel kızını, Cahit’i, Konya güzelini, bir de Afife’yi alıp götürecekmiş. Sf. 291 Gazi bir an durdu; ‘Efendiler’ dedi ‘Bu kız olsa olsa ancak benim öz kızım olabilirdi.’ Dedi.” Sf. 293 Alıntı;…
-
Gazi’nin kızlarının hiçbirini sevmediğimi biliyorum. Öğrenci arkadaşlarını da sevmezlerdi; bu bir dönemdir. O zamanlar Cahit Üçok’un anıları yoktu, şimdi, rahatsızlığımızın nedenlerinden birisini bulmuş haldeyiz. Bir yerde şunları, yazıyordu: “Antalya’da henüz 14-15 yaşlarında bir kızken Gazi Mustafa Kemal Paşa ile sekiz saat konuşmuş, onunla dans etmiş,., manevi evladı Afet Hanım’a arkadaşlık etmiştim. Hoş olmayan, dedikodular sonucunda,…
-
Sabatay Sevi’den önce Deli İbrahim dönemini ve Dördüncü Murat despotizmini görüyoruz; Dördüncü Murat’ı, kan dökmede, bizim tarihlerimizde, reformatör sayılan Köprülü Ailesi tiranlığı ile mukayese edebiliriz. Tarihimizin belki de hiçbir döneminde bu karanlık yüzyılda olduğu kadar, keyfi olarak, kelle uçurulmamıştır; Murat mı Köprülüler mi öndedir, bunun için ayrı etütleri bekliyoruz. Sf. 96 Alıntı; İsyan I –…
-
Resmi tarihlerde kanlı diktatoryalara “reform” demek usuldendir. Sf. 38 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bayezid’e göre babası fetihçilikte fazla ileri gitmiştir. Sf. 149 Bayezid II kendisini Sünni şeriatın koruyucusu görüyor, dinin toplum içinde güçlenmesi için Fatih’in kapattığı vakıfları açtırıyor ve Fatih’i kötülüyor, dinsiz diyor. Sf. 148 Fatih’in oğlu İkinci Bayezid’ın Sarayında uzun yıllar geçirmiş olan Gion Maria Angiotella, Bayezid’in babası Mehmet için; “Babam müstebitti (despottu) ve Peygamber Muhammet’e inanmazdı.”…
-
Padişahlar, Fatih Sultan Mehmet devrine gelinceye kadar müstebit (baskıcı) bir hükümdar değillerdi. Sf. 122 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yüksek Adalet Divanı, Bayar, Menderes, Zorlu ve Polatkan’ı oybirliğiyle idama mahkûm etmişti. Refik Koraltan, Rüşdü Erdelhun, Baha Akşit, Bahadır Dülger, Zekâi Erataman, Agâh Erozan, Emin Kalafat, Osman Kavrakoğlu, İbrahim Kirazoğlu, Nusret Kirişoğlu ve Ahmet Hamdi Sancar hakkında oy çokluğuyla ölüm cezası verilmişti. 15 idam kararı çıkmıştı. Tesadüf mü: 1926’da Atatürk’e yapılması planlanan suikastın İzmir’deki dava…
-
Refik Koraltan 30 Aralık 1959 tarihli günlüğüne bakın ne yazmıştı: “Fatin Rüşdü Zorlu’nun zorlayarak kurmak istediği hırsızlık şebekesinin korkunç manevrası devam ediyor. Adnan (Menderes [S. Y.]) bilmeyerek bu hırsızlık şebekesinin kurucusu oluyor.” Koraltan, 9 Ocak 1960 tarihli günlüğünde ise iddiasına tanık gösteriyordu: “Bugün Meclis Riyaset makamına Mükerrem Sarol geldi. Umumi hasbıhal sırasında çok dikkate değer…
-
CHP’yi “siyasi sapık” diye itham eden Başbakan Menderes’e yanıt, Ulus gazetesi yazan Şinasi Nahit Berker’den gelmişti: “İyi ama muhterem efendim, herkes de cinsi sapık olacak değil ya!” Berker sekiz ay hapse mahkûm edildi. DP’yi eleştiren gazeteciler; Metin Toker, Ülkü Arman, Nihat Subaşı, Fethi Giray, Beyhan Cenkçi, Bedii Faik, Ali Ihsan Göğüş, Kurtul Altuğ, Cüneyt Arcayürek…
-
73 kilise, 8 ayazma (alt kısmı kilise üstü cami olan ibadethane), 1 havra, 2 manastır, 4.340 dükkân, 110 otel ve restoran, 27 eczane, 21 fabrika, 3 Rum gazetesi, 5 Rum kulübü, 2.600 ev, 52 Rum okulu ve 8 Ermeni okulu tahrip ya da yağma edilmişti. Balıklı Rum Kilisesi’nin papazı Hrisantos Mandas olaylar sırasında öldürülmüştü. Olaylar…
-
Menderes teşekkür konuşmasında, “Aslanlar gibi insanlarsınız, siz isterseniz hilafeti bile geri getirirsiniz!..” dedi. Sf. 482 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 482) kitabından birebir alınmıştır.
-
Menderes’in dört yıllık hükümeti döneminde, kabinesi bir türlü istikrara kavuşamadı. DP’li bakanlar, Başbakan Menderes’in “diktatoryal” yönetimi nedeniyle sık sık istifa ettiler. Öyle ki, dört yıllık süreçte İçişleri bakanlığı beş, İşletmeler bakanlığı beş, Çalışma bakanlığı beş, Ulaştırma bakanlığı dört, Gümrük ve Tekel bakanlığı dört kez el değiştirmişti. Başbakan Menderes “sözünü dinleyecek” ve her dediğini “emir telakki…