Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: Faşizm, Despotizm
-
Dünyada her şey bir başka şeye itaat etmek durumundadır. İnsana değilse, şartlara, kendi karakterine, ama her durumda daha güçlü olana. Bu yüzden iyilik uğruna daha güçlü olacağız. … İsrail kralı, Avrupa’nın kendisine sunduğu tacı başına giydiği zaman, dünyanın atası olacaktır. Kaçınılmaz olarak kurban etmesi gerekecek olanların sayısı, Yahudi olmayan hükümetlerin büyüklük düşkünlükleri yüzünden yüzyıllar boyu…
-
Gerektiğinde Masonları dahi, kardeşliğin korunmadığı gibi gerekçelerle idam ederiz. Sadece ölümle cezalandırdıklarımız değil, gerekirse hepsi normal bir hastalıktan ölmüş gibi ölürler. Sf. 234 İktidar halemiz (acaba “kalemiz” mi demek istedi) mükemmel şöhretini pekiştirmek adına en küçük bir başkaldırıyı dahi zalimce cezalandırmaktan kaçınmayacaktır. Sf.236 Günümüzde Yahudi olmayanları hâkimleri, tam bir görev anlayışına sahip olmadıkları için, her…
-
Yahudi doğası otokratiktir. Demokrasi tüm dünya için en uygun yöntemdir, fakat Yahudi, olduğu her yerde şu veya bu şekilde otokrasiyi kullanır. Demokrasi sadece Yahudi tahrikçilerin baskı altında kaldıkları zaman, eski serbestliklerine kavuşmak için kullandıkları bir sözcükten ibarettir. Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı – (Nokkitap 1. Baskı Temmuz 2004 – Sf.…
-
Avrupa kıtası üç yüz yıldan beri İngiltere’nin siyasi emellerinin egemenliği altına girmiş ve böylece kalmıştır. Sf. 531 İngiltere Fransa’yı karada birinci devlet durumuna getirmişti. Birleşik Amerika’yı da denizlerde kendisine denk bir devlet olarak kabul etmek zorunda kalmıştı. … Almanya’nın ittifak kurma imkânları incelenince, yapabileceğimiz şeyin İngiltere’ye yaklaşmak olduğunu çabuk anlarız. Sf. 535 Şu durumda filan…
-
Ne mecliste ne de senatoda hiçbir zaman oy verilmeyecektir. Bu heyetler çalışma organlarıdır. … Karar verme yetkisi ve hakkı yalnız lidere aittir. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 383) kitabından birebir alınmıştır.
-
Propaganda, gerekliliği ve zorunluluğu oluşturmadığı için, afişlerde olduğu gibi, çoğunluğun dikkatini çekmelidir, bilimsel bilgi sahibi olanlara ya da bu bilgiyi edinmek isteyenlere seslenmelidir. Her propaganda halkın anlayacağı biçimde yapılmalıdır ve hitap ettiği toplumda en dar kafalıların bile anlayacağı bir seviyede olmalıdır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004…
-
Eğer herhangi bir devlet meselesinde bir karar almaya birkaç uzmanın aklı ve bilgisi yeterliyse seçimle gelen beş yüz adama ne gerek var? İşte meselenin aslı budur. … Demokrasinin bu şekli, gizli planlar hazırlayan ve eskiden olduğu gibi aydınlıktan korkan Yahudi ırkının en çok sevdiği duruma düşmüştür. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda…
-
(Yöneticiler) Samanla dolu kafalar arasında, bir değer taşıyan bir kafaya tahammül edemezler ve ona karşı ortak bir kinle saldırıya geçerler. Bunun sonucu şudur ki, yönetici sınıf gitgide akıl yoksulluğuna düşer. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarih okumak, tarihi olayları doğuran ve gerektiren şeyleri öğrenmek ve araştırmaktır. Asıl beceri şuradadır; önemli olanı saklamak, ayrıntıları ise unutmak. Tarih dersinin öğretim ve sınavlarında bunu anlamış bir hocanın öğrencisi olmam, benim genç yaşta ihtilalci olmama neden olmuştur. Sf. 22 … Alman ırkının kurtuluşu, Avusturya’nın yok olmasına bağlıydı. Milli duyguyla, bir hanedana bağlılık arasında hiçbir…
-
(Dede Yakup Cemil;) “Ermenilerin Van’daki saldırıları artınca Van Valisi Cevad Bey şehirdeki Türklerin başka illere göç etmelerini emretti. 30 000 Türk göç etmek zorunda kaldı.” Sf. 231 … “İstanbul’daki Ermeniler yerlerinden edilmemişti. Şehirde 77.000 Ermeni yaşıyordu ve sadece 3.000’e yakını sürülmüştü. … Ruslar, özellikle Ermeni Ortodoksları kışkırtıyordu. İstanbul’daki Katolik ve Protestan Ermeniler bu kışkırtmalara hiç…
-
(Dede Yakup Cemil anlatıyor;) Bölgedeki bazı görevliler, Teşkilatı Mahsusa’nın Kafkasya sorumlusu Bahaeddin Şakir, Trabzon Valisi Cemal Azmi ve benim hakkımda “Ermenilerin katledilmelerine ve yağmalanmalarına göz yummaktadırlar.” diye İstanbul’a jurnal telgrafları gönderiyorlardı! Hakkımızda tahkikat açılmasını istiyorlardı. Sf. 211 … Yeni görev yerim Bitlis’ti. Alayın kumandanı Afyonkarahisarlı Kel Ali’ydi (Çetinkaya). … İttihat ve Terakkinin gözü pek fedailerinden…
-
(Dede Yakup Cemil;) Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı. Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi. Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak…
-
Çok konuşan bir adam değildi Enver Paşa. Onun hayatında beyanatlara, nutuklara rastlamazsınız. O emir veriri gibi kısa ve kesin konuşurdu. Sessiz, sakin, hatta çekingendi. Ancak bu dış görüntüsünün altında sükûn bulmaz bir ihtiras adamıydı. … “…Harbiye Nazırı olmasına hiçbir sebep yoktur.” diyor. Ve hemen bizi şikâyet ediyor: “O yanındaki eli silahlı işsizler Enver Bey’i kışkırtıyor.” …
-
(Dede Yakup Cemil İttihatçı terörünü anlatıyor;) 11 Haziran 1913’te Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa’nın otomobili silahla taranıyor. Kurşun sesleri ortalığı birbirine katıyor. Sf.161 … Suikastı tertip edenlerden Prens Sabahattin, Gümülcineli İsmail Hakkı Bey yurtdışına kaçmışlardı. Sf. 162 … Amaçları ihtilal yapıp İttihat ve Terakki hükümetini yıkmak, kendi hükümetlerini işbaşına getirmekmiş. Sf. 163 … …
-
(Dede Yakup Cemil darbe ve sonrasını anlatıyor;) Enver Bey hep kısa konuşurdu. Hürriyet ilan edildiğinde de ancak ısrarlar üzerine birkaç söz söylemişti. … Babıâli binasının önünde Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin otomobili duruyordu. Hemen ona atladık. Şoförü tehdit ederek Dolmabahçe’ye gitmesini emrettik. Saraya giderken tabancamdaki boş yerlere kurşun doldurdum! Sf.140. … Zatışahane’nin huzuruna çıkmak istediğimizi Başmabeyinci Halit…
-
(Dede Yakup Cemil 1913 darbesini anlatıyor;) “Enver Bey, Doktor Abidin Bey’e “Kapıları derhal kapayınız. Vazifelilerden başka içeri kimse girmesin” emrini verdi.” (Dipnot: Dr. Abidin Bey, 1926 yılında Atatürk’e İzmir’de yapılan suikasta karıştığı iddiasıyla idam edildi. İttihat ve Terakkinin öncü gücünün birini subaylar oluşturuyorsa, diğerini tıp doktorları oluşturuyordu.) Sf. 135 “Bir yanda Erkânıharbiyeyi Umumiye reisinin (Genelkurmay…
-
(Dede Yakup Cemil Enver Paşa’nın hükümet darbesini anlatıyor;) “23 Ocak 1913 hükümet Dolmabahçe sarayında toplanacak. Toplantıyı Sadrazam Kamil Paşa istemiş. … Kamil Paşa İstanbul’u kurtarmak için Edirne ve Çatalca’yı Bulgar’a verecek! … Gabriel Noradunkyan’ın hazırladığı Fransızca sulh metni elimize ulaşınca iyice kanaat getirdik; bunlar vatanı satıyordu! Biz fedailer; Babıali’deki Meserret Kıraathanesi’nde ara sıra bir araya…
-
(Dede Yakup Cemil Trablusgarp günlerini anlatıyor;) İtalyanlara karşı savaşmak için İstanbul’dan, kızgın çöllere giden gönüllüler arasında ben de vardım. Kimler yoktu ki; Enver Bey, Mustafa Kemal, Fethi (Okyar) Bey, Rauf (Orbay) Bey, Sapancalı Hakkı, İzmitli Mümtaz, Ömer Naci, Abdülkadir, Cevad Abbas, Atıf, Süleyman Askerî, Doktor Refik (Saydam), Kuşçubaşızade Eşref, Afyonkarahisarlı Ali (Çetinkaya), Enver Beyin kardeşi…