Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- MİSYONER SIDIKA AVAR’IN MUHTEŞEM BİR MESAJLA ELAZIĞ’A VEDASI
- DERSİM’İN KURALI 2/2; “BİR DÜŞMANLIK GÖRÜRSEN HEMEN SOFRALARINA OTUR VE YEMEKLERİNİ YE”
- DERSİM’İN KURALI 1/2; “YALNIZ KADINA KİMSE DOKUNMAZ. BU, BÜYÜK UĞURSUZLUK ADDEDİLİR”
- AHMET EMİN YALMAN; TÜRKİYE SİYASETİNİN SON 70 YILI
- MİSYONER SIDIKA AVAR
about
Kategori: Faşizm, Despotizm
-
Çorlu Belediye Başkanı gelip Cafer Tayyar Paşa’ya şu haberi ulaştırıyor; “Biz bütün Çorlu, sana oy verecektik, ama Vali telefon başına Kaymakamı çağırdı ve kesinlikle hiçbir taraftan bağımsızlara oy verilmemesi için tebligatta bulundu. İsmet Paşa, sabaha kadar telgraf başında Vali’ye direktifler vermiş..” Alıntı: Siyasi Dargınlıklar (Serbest Fırka Nasıl Kuruldu, Nasıl Kapatıldı?) IV – Feridun Kandemir…
-
(Hüseyin Cahit İstiklal Mahkemesinde;) “- … hiçbir suç teşkil etmeyen makalelerimden dolayı, beni itham olmuş görmesi Türk Cumhuriyetinin adliye tarihine öyle elim bir örnek olarak kayıt etmek olur ki, tarihi bir mahkeme gördüğünü açıklayan yüce mahkemenizin tarihin huzuruna elinde böyle bir kararla çıkmaktan sakınacağından şüphem yoktur. Herhalde böyle bir muhakemede ben, hâkim olmaktansa, mahkûm durumunda…
-
(27 Temmuz 1955’de Halkçı Gazete’de, Hüseyin Cahit Bey’in “Atatürk Devri” isimli hatıraları yayınlanıyor bu yazıda anlattığına göre; Çorum’dan dönüşte İsmet Paşa’ya uğrayıp onunla uzlaşıyor:) “-Güçlü bir kalem, ateş püskürerek yazıyordu, öyle bir sırada bizi nereye doğru götürdüğünü bilemediğimiz bu güçlü kalemi serbest bırakamazdık. Fakat artık geçmiş silinmiştir. İstediğiniz gibi çalışabilirsiniz, hiçbir husumete (düşmanlığa) maruz değilsiniz.”…
-
(Tanin’i kapatmak Hüseyin Cahit’in aklından geçiyor ama sonra okuyucuya, bunu yapamayacağını düşünüyor. Son köşe yazısında şunları yazıyor;) “Tanin, bundan sonra sadece haber gazetesi olarak yaşamak girişiminde bulunacaktır…. Eğer siz almazsanız bu gazete batar, dolayısı ile Tanin sizin ellerinizle kapatılmış olur.” diyor. (1) (Bu arada Terakkiperver Partinin evrakları, Ankara İstiklâl Mahkemesince incelemeye alınıyor, çünkü Şeyh Sait…
-
İsmet Paşa’nın ilk işi alelacele hazırlattığı Takriri Sükûn Kanunu’nu (susturma kararları kanunu) BMM’ne vermek oldu. Bu kanun üç maddeden ibaretti. Kanunun amacını belirten birinci madde şöyleydi; “-Gericiliğe ve isyana ve memleketin sosyal düzenini, huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini bozmaya sebep bütün örgüt, tahrikçi, teşvik eden, teşebbüsat (yeltenen) ve yayını, hükümet, Cumhurbaşkanının onayı ile…
-
Recep Peker Meclis’te konuşuyor; “-… İstanbul Gazetelerinin memlekette ne kadar kurum ve makamlar varsa hepsini tahrike geçtiklerini görüyorum. Genç Olayı’nın (Şeyh Sait İsyanının) en birinci müsebbibi (sebebi) bunlardır. … ve hepsi saralı salgıları ile yalnız tahrip ediyorlar. İşte biz bu yılan yuvalarını tahrip (harap etmek) etmek ve susturmak azmindeyiz. Bu yılanlar, bu zehirli yuvalar,…
-
BAKKAL’IN NOTU (1995): Recep Peker: İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı olduğu dönemde Başbakan olarak Eskişehir’de, “Açız!” diyen vatandaşlara “Açsanız bok yeyin!” diyen kişidir. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar III – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. ) kitabından not alınmıştır.
-
2 Mart 1925 (1) BMM İsmet Paşa ve Recep Peker’in tahrikleri ile CHF olağanüstü toplanıyor. Başbakan Ali Fethi Bey, “..durum izam olunduğu (zannedildiği) kadar önemli değildir, yakın bir zamanda hükûmet duruma hakim olacaktır”, diye açıkça söylemesine rağmen, müfritler verdikleri önerge ile memleketin her tarafında şiddetli tedbir alınmasını istiyorlar. Ali Fethi Bey; “-Bir olay çıktığı zaman,…
-
Fethi Bey; (Son derece üzgün ve yumuşak); “Açıkladığım sebepler beni, Partinizi bırakarak, yine eskisi gibi birlikte çalışmamız gereğini ifadeye mecbur ediyor. Durumumun hassasiyetini takdir edersiniz..” Kâzım Karabekir Paşa, hayretler içerisinde; “-Anlamadım! … Yani partimizi fesih mi edelim diyorsunuz?” “-Maalesef evet!” “-Buna imkân var mı Fethi Bey? Partimiz, emirle kurulmamıştır. Emirle kapatılamaz. Parti ne benim…
-
21 Şubat 1925 tarihinde birden bire Şeyh Sait İsyanı patlak veriyor. .. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası mensupları bu isyanı yerel bir eşkıyalık olarak görüyorlar. Fakat CHP’liler bu hareketi siyasi amaçlar güden büyük bir isyan telakki ediyor. Başbakan Ali Fethi Bey, Halkçı müfritlerin (aşırıların) bu fikrine katılmıyor, İsyanı normal şartlar altında alınacak kesin tedbirlerle bastırmak imkânı olduğunu kabul…
-
(1) .. Bu sırada Kozan Mebusu Ali Saip Bey .. Basına gem vurulmasını sağlayacak bir yasa tasarısını teklif etti. Hüseyin Cahit’in Tanin’deki tepkisi; “-Şu sırada kamuoyu, iki partinin programını inceleme ve karşılaştırmak ile meşgul olduğu bir zamanda, Halk Partisi tarafından böyle hürriyetperverlikle değil, sıradan bir muhafazakârlıkla bile açıklanamayan gerici ve baskıcı bir kanun tasarısının ortaya…
-
(Muhalefetten bunalan CHF, doğal ayrımlara, Türkçülüğe yöneliyor. Türkçülüğün sözcülüğünü de Falih Rıfkı Atay yapıyor. Hüseyin Cahit Yalçın ona cevap veriyor:) “..yayınların şekline göre tüm CHF’nin kanaati ve mesleği (siyasi anlayışı, ideolojisi) olarak şunları kabule zorlanıyorum. Teşkilatı Esasiye Kanunu (anayasa) Türkiye hudutları dâhilinde yaşayan bütün vatandaşlara Türk demiştir. Fakat bu zahiri (görünür) bir şeydir. Gayri…
-
Bursa’daki seçimde Nurettin Paşa kazanmıştı. Ama bir müddet sonra Meclis’e gelen seçim mazbatası, Kanunun tayin ettiği belirli zamanda, askerlikten istifa ederek adaylığını koymadan, kanuna aykırı bir şekilde seçilmiş olduğu için, reddedilmiş ve böylece Nurettin Paşa’nın Mebusluğu da kabul edilmemişti. Alıntı: Siyasi Dargınlıklar III – Feridun Kandemir (Ekicigil Tarih Serisi 1955 – Sf. 55 ile 57…
-
“… Halk Fırkası ile Fırkamız programları arasında bir fark yoktur, kişisel ihtiraslarımıza tabi bulunduğumuz iddiasındalar. Hâlbuki Halk Partisinin yazılmış bir programı bile yoktur. Onlar “Bizim programımız icraatımızdır, biz yazmayız, yaparız.” diyorlar. Dokuzuncu maddede, devlet görevlerini en az düzeye indireceğimizi söylüyoruz. Yani halka geniş ölçüde girişim imkânları bırakıyoruz. Memlekette adaletin istikrarı için hâkimlerin azledilemez olması gerekir.…
-
“Gazi Hazretleri 26 Ocak 1925’te Konya’da; “Yeni partinin muhafazakâr olmasını isterdim ki, bizim için de düzenleyici olsun. O zaman onlara yardım borcumdu. Halbuki bizden daha gelişmeci olduğunu söylüyorlar .. Onun için de muarız (karşıt)durum almak zorundayım.” Zamanın Adliye Bakanı da, doğuda Kürt olayı vesilesiyle Bursa’da verdiği açıklamada; “Muhalifler gizli ve sinsi çalışmışlardır. Muhalefet suikast yapmıştır.…
-
“-Meğer bu Halk Partisi, ne müthiş bir fısk-ı fücur (günahkârlık, sefihlik kaynağı) kaynağı imiş. Her devre göre dönen fırıldakçılardan, siyasi dırdırcılara, siyasi tavcılara, siyasi karmanyolacılara, hatta vatan hainlerine kadar bütün memleket şerirleri (şirretlileri) buraya sokulmak imkânını bulmuşlardır.” (Hüseyin Cahit Halk partisinden istifa etmiş olan 11 kişiye yapılan saldırıları kınıyor. Bu 11 kişi daha önce bu…
-
(On bir kişinin istifası Halk Partisi içinde 10 Kasım 1924’te bazı kararların alınmasına neden oldu: ) Gensoru ancak Parti kararıyla, partide görüşülür. Gensorunun Meclis’e intikali ancak parti kararıyla olur. Parti kararı olmadan bakanlara sorulan soru, gensoruya çevrilemez. Partinin esasları ve kararları aleyhinde, parti siyasi açıklama yapamaz ve yayında bulunamaz. Ayrılmaların devamına engel olmak için ise,…
-
(1 Kasım 1924 tarihinde, Kâzım Karabekir Paşa Genelkurmay’a bir mektup yazarak, gönderdiği raporların hiç dikkate alınmamasını sebep göstererek, ordudaki görevinden istifa ediyor. 5 Kasımda Ali Fuat Cebesoy ve Refet Paşa da askerlikten istifa ediyorlar:) Bu durumdan şüphelenen Mustafa Kemal Paşa, ilk tedbir olarak, üzerlerinde mebuslukta bulunan bütün kumandanların bu sıfatlarından tecrit ederek sadece asker kalmasını…
-
(Aydın Mebusu Esat Hoca’nın İmar İskân Bakanlığını ilgilendiren bir soru önergesi, bir anda bütün hükûmet icraatını tenkide dönüyor. 5 Kasım’da İsmet konuşuyor ama ortalığı yatıştıramıyor. 6 Kasım 1924’te Dâhiliye Vekili ve aynı zamanda İmar ve İskân Bakanı Vekili olan, Recep Peker Meclis kürsüsünde köpürüyor;) “-Bir takım muğlak (net olmayan, fulü) şeyler varmış gibi gösterilmek hıyanettir.”…
-
“-…günahı ve kusuru pek çok, basit bir vatandaşım. Yüce heyetiniz nasıl bir partinin intikam aleti değilse, … şefkat mahkemesi de olmasın. Sizden merhamet ve hoşgörü istemiyorum. Sadece adalet istiyorum.” “Çünkü bu, hem benim namusumu kurtarmaya yeter hem de memleketimin.” “Hiçbir davada, kişisel selamet (esenlik, kurtuluş) ile vatanın şerefini koruma düşüncesi bu kadar kuvvetle…