Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • “Hareket Ordusu Kumandanının şöhretinden halas olmak (kurtulmak) ve Enver Paşa’ya harbiye Nazarlığının yolunu açmak için, Mahmut Şevket Paşa’yı güpegündüz kurşunlayıp öldürdüler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bizi muhafazaya memur müfrezenin komutanı Fethi Bey (Okyar) söz anlar, aklı başında bir subaydı. (1) “Bu biraderimin emri midir?” “Ordu ve Hükümetin sizden ricasıdır efendim.” “Peki, çoluk çocuğum ne olacak?” “Zat-ı Devletinizin ve evlâdı iyâlinizin (çocuklarınızın ve yakınlarınızın) hayat ve maişetleri devlet ve ordunun kefaleti altındadır.” Cevap verirken Ordu ve Devleti ayırdığına dikkat etmiştim. Ordu,…

  • “Meclis-i Mebusan Kamil Paşa hükümetini düşürmeye karar verince, her teşebbüs (girişim) öylece kaldı. Bu celsenin (meclis oturumunun) nasıl yapıldığı malumdur (bilinen şeydir). Başta Enver Bey olduğu halde, bir sürü subay ve er resmi ve sivil elbise ile Millet Meclisinin içini tutmuşlar ve bir zırhlıyı Meclisin hizasına (yanına) getirmişler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet…

  • “Osmanlı Tarihini anlayanlar bilirler ki: Bu ülke kuvvete dayanarak değil, adalete dayanarak kurulmuştur. Eğer Osmanlı orduları gittikleri yerlere adalet değil zulüm götürselerdi bu imparatorluk kurulmadan çekirdek halinde parçalanırdı. Adalet, meşruiyetin (haklılığın) temelidir. Meşruiyet, hükmetmenin mesnedidir (dayanağıdır). Kuvvet meşruiyetin müeyyidesidir (yaptırımı, sağlamlaştıranıdır). Bu halde kuvvet meşruiyete, hükmetme adalete dayanmak zorundadır. Ordu gayesi içinde elindeki gücü kullanırsa…

  • “.. Üstelik tutumu da meşrutiyetten çok despotluğa yakındı. Mithat Paşa’yı tanıyanlar rey’inde (tercihlerinde) ve tutumunda ne kadar müstebit (diktatör, istibdatçı) olduğunu saklamazlar.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • “15 Teşrinisani (Ekim) 1931 İstanbul’da radyo moda imiş. Her yer gibi gece yarısı kapanıyormuş. Fakat bazen Mustafa Kemal gece yarısından sonra istiyormuş. Polisler sanatçıları evlerinden toplayıp çaldırıyorlarmış. .. Zonguldak madenini ve Mühendis Okulunu kapatmışlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ yayınevi,1967- Sf. 1744) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında,…

  • “Bir gün Büyükada’da kulüpte oturuyorlarmış Birçok kalabalık varmış, tarihçi Ahmet Refik de Mustafa Kemal’in masasına oturmuş. Mustafa Kemal bu adama pek kızgın imiş. Sebebi de Yavuz Selim’i övücü yazılar yazdığı içinmiş. Mustafa Kemal Ahmet Refik’e “Sen cahilsin, eşeksin, hayvan!” diye söylenmiş. .. Nihayet “Şu masa üzerine çıkacaksın, Cahilim, eşşeğim, diye bağıracaksın!” demiş. Ahmet Refik çıkmış,…

  • “Yakup Kadri 28 Nisan 1931 tarihli Milliyet’te bir makale yazmış; Başlığı “Plan”. “CHP’yi programsızlıkla suçlayanlar Büyük Lider’in geçen günkü beyannameleri sırasında dillerini tutmuş olsalar gerektir. Bu veciz (önemli ve değerli söz), vakur (ağırbaşlı), ve civanmerdâne (mertçe, açıkça) beyanname, yalnız alelâde (sıradan) bir parti programı değil, bir ülkeyi yeni baştan bina etmekte olan dehai bir mimarın…

  • “Yahya Kemal (Beyatlı) Ankara’ya gelmiş. İsmet’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. İsmet “Bunları Gazi’ye de söyle, seni ona götüreyim.” demiş. .. İçilmiş, aptal Yahya Kemal Mustafa Kemal’e yolsuzluklardan şikâyet etmiş. Mustafa Kemal dinlemiş, dinlemiş sonunda “Sen bir şairsin, böyle şeylere karışma!” deyip kıçını dönmüş. Yahya Kemal oteline dönmüş, sabah olup ayılınca çok korkmuş. Beni bu adam asar…

  • 2 Kânunusani  (Ocak) 1931 tarihli Milliyet geldi. Bir türbeye mum diktiklerinden otuz kadın tevkif edilmiş (tutuklanmış). Genelkurmay’a ait MAH adında İngilizlerin gizli servisi gibi bir teşkilât yapmışlar. Bir de Mustafa Kemal yaveri Rasuhi Bey’in başkanlığı altında ayrıca böyle bir casus ve katil teşkilâtı (kurumu, örgütü) yapmışlar. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım VI – Rıza Nur (Altındağ…

  • “1 Şubat 1931 Bugün gelen Milliyet’te Divan-ı Harp, Menemen 1. Kısım Mahkemesinin bittiği, Mustafa Kemal’in İzmir’de olduğu, Divan-ı Harp Başkanı Mustafa Paşa’nın İzmir’e gidip Gazi’ye saygılarını bildirdiğini yazıyor. Anlaşıldı. Mustafa Kemal kararın arifesinde Divan-ı Harp Reisini yanına çağırdı, şunları ve şu kadar insanı as diye emir verdi. .. 4 Şubat 1931 Bugünkü Paris gazeteleri dün…

  • “İttihatçılarda tek adam değil, bir heyet diktatördü.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1635) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur, yurtdışında, bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Şeyh Sait’in vakasından sonra, Kürdistan daima isyan içinde idi. Hükûmet bunu halktan gizliyor, gazetelere de yazdırmazdı. Meğerse olaydan bir yıl sonra, büyük çapta bir tarama hareketi de yapmışlarmış. .. Fakat bu tarama çok başarılı olamamış. Kürtlerin sadece hayvanlarını almışlar, köylerini yakmışlar. Bu ne vahşi tedbirlerdir? Bu bir tedbir değil, eşkıyalıktan ibarettir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…

  • “Bu çiftlikte Marmara Havuzu adıyla ve o şekilde bir havuz yapmış, boyu 280 metredir. Suyunu uzak bir gölden getirtti. Müthiş masraf oldu Ankara’daki çiftliği, zorla halkın elinden arazisini alarak yaptı. İki yerli aileden Alişanzadeler bizzat bana anlattılar. Bozok Salih gelip, çiftliklerinin Gazi’ye satılmasını söylemiş. Onlar razı olmamışlar. Bir gün Salih tapu memuru ile gelmiş “Çiftliğiniz…

  • “Mustafa Kemal bir Fransız yazarına açıklamada bulunmuş, demiş ki; “Benim şakam yoktur. Şimdi beraber yemek yediğim en iyi arkadaşımı, sofradan darağacına yollarım.” Fransız bunu burada yayınladı.”” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1472) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Mahmut Siirt Paris’te Mustafa Kemal lehinde biz yazı yazmıştı. La Presse gazetesi 09.09.1928 sayısında bir makale ile cevap vermiş. “Biz senin Mustafa Kemal’ini biliriz. Doğuda onun gibi acımasız firavun nadir hüküm sürmüştür. Cumhuriyet bizdedir, sizdeki değil. Teessüf olunan budur ki, bu zulümde milletinizde yükselen bir tek ses yok. .. Bir memlekette ki başına Hükümetin istediğini…

  • “Bundan 60-70 yıl önce İstanbul basınında Latin harfi leh ve aleyhinde tartışmalar olmuştu. On yıl önce de oldu, iki yıl önce de oldu. Bütün düşünürler, üniversite profesörleri ile birlikte Latin harfi aleyhinde oy verdiler. Her yaz bir inkılâp yapıyor. Bu hal bir tür delilerde olur. Mustafa Kemal alkolik, frengilidir. Bunlar böyle şeyler yaparlar. Bir gün…

  • “Samsun şimendiferinden (demiryolu) milyonlarla vurgun yapıldı. Nemlizâdeler de yaman şeylerdi. Çarşamba’ya şimendifer yaptılar. İflas ediyorlardı. Kârsız bir şimendifer, baktılar ki iş kötü. Hükümete fahiş fiyatla sattılar. Bu işi yapan sırf İsmet’tir. Devletin şimendifer yükü zaten haddinden fazla. Bu belayı da aldı. Kim bilir kendisi bu işten ne rüşvet aldı?” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV –…

  • “Bu adam önemli bir martavalcı idi. Çok cahildi, fakat zekice, cevval (atak), cüretkâr ve çok dalavereci idi. Meclis Başkanı Kâzım’ın en baş avanesi idi. Ankara’da büyük rezaletler yapmıştı. Bir gece yarısı Taşhan’daki garson çocuğu (erkek) almak için oteli basmış, polis müdahale etmiştir. Kastamonu İstiklâl Mahkemesi Reisi iken bir çocuğu “kardeşim” diye yanında gezdirmişti. .. Cavitleri…

  • “.. Bence haberi (Suikastın Mustafa Kemal’e haber verilmesi) Meclis Başkanı Kâzım vermişti. Mustafa Kemal de intikam almak ve yeni bir terör yapmak, bu vesile ile önce yok edemediği diğer bütün ittihatçıları ve muhalifleri imha (yok etme) için bir vesile bulmuştu. .. Suikastçı kaçmayı değil sadece suikastı daha iyi yapabilmeyi düşünmelidir. Böyle olursa başarı % 100…