Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Faşizm, Despotizm
-
(1.12.1920 günkü aynı oturumda konuşmasına devam; ) “İşte o zaman Efendiler, bir Paşanın başkanlığı altında, üçü Hıristiyan olmak üzere on altı memur, on bilgin ve iki askerden kurulu bir heyet Babıali’de toplandı (Elindeki Kanun-u Esasi’yi, esas kanunu, 1876 yılında kabul edilmiş olan Anayasa’yı gösterip) ve bu kitabı yazdı… Bu kitap düşmanlarımızı geçici de olsa memnun…
-
(11.8.1921 Komisyon kararı görüşülüyor. Kemal Paşa;) “Efendiler, 107 imzalı olan bu önerge içeriğinin bilhassa ikinci maddesi Başkumandanlığa aittir. Böyle bir önerge verilebilmesi için önce Başkumandanlık Kanununun lağvedilmesi (ortadan kaldırılması) gerekir. Bu kanun mevcut (vücut bulmuş, var) iken böyle bir madde okunamaz, böyle bir madde görüşülemez.” “… ben ifayı vazife ederken (görevimi yaparken) şöyle böyle heyetlerle…
-
(24.11.1921 ile 1.12.1921 tarihleri arasında Hükûmetin yetki ve sorumluluğu ile ilgili kanun teklifi görüşülüyor, Kemal Paşa konuşuyor:) “Bir bakanlar kurulu ki; halkın iradesinin temsilcisi olacaktır, ispat edeceğim ki onun eline salahiyet (yetki) verdiğiniz zaman o istediğini yapacaktır ve haberiniz olmayacaktır. Sorarım size; bakanlar kurulu sizin buradan dağıtılmanıza karar verirse ne yaparsınız? Gülemezsiniz! İstanbul Meclis-i Mebusan’ına…
-
BAKKAL’IN NOTU (1993): Halit Paşa, yıllarca İstiklâl Mahkemesi başkanlığı yapan Ali Çetinkaya’nın Meclis’te öldürdüğü, çok asabi bir mebus. Mustafa Kemal Paşa, Halit Paşa’yı Trabzon’a Tümen Kumandanı yapmak istiyor, bu tayinin kendisinin başını ağrıtacağını düşünen Kâzım Karabekir Paşa karşı çıkıyor. Ayrıca Karabekir, Halit Paşa’nın Ermeni tehcirinde Ardahan’daki tutumundan dolayı sicilinin bozuk olduğunu da biliyor. Mustafa Kemal…
-
“Trabzon’a yazılan bir yazıda Mustafa Kemal; “Maksat diktatörlük kurmak ise, buna artık bu memlekette imkân düşünülemez.” diyor.” Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber II – Mazhar Müfit Kansu (TTK yayını, 3. Baskı 1988 – Sf. 356) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Yıllar sonra, gazetecilere “evet ben bir diktatörüm” diyecektir.
-
“Mustafa Kemal Paşa, Kastamonu’ya gönderilen Miralay Osman Bey’e Heyet-i Temsiliye adına telgraf çekiyor; “Bizzat Valilik vekâletini üzerinize alınız. Bütün mülki (sivil – idari) ve askeri kuvveti emriniz altına almaya tamamıyla salâhiyettarsınız (yetkilisiniz) Gelecek Valiyi tevkif ettiriniz. İcraatınıza (yapacağınız bu işlere) fiilen muhalefet edecek olanlara karşı tereddütsüz silah kullanınız. Bolu ve Sinop Mutasarrıflıklarına da Heyet-i Temsiliye…
-
“18 Temmuz 1923’de Trabzon’dan gelen haberler, Mustafa Kemal Paşa’nın canını çok sıktı. Ali Şükrü Bey cinayeti, gazete sütunlarında kendisine atfolunuyordu (yakıştırılıyordu). Trabzon hakkında, Sivas Kongresi sırasında da çok sert hareket etmek istedikleri zaman da mani (engel) olmuştum. Mustafa Kemal Paşa bana şunu söyledi; “Trabzon’da kaynayan bir kazan var.. Sen bunu zamanında söndürmedin, şimdi de yeniden…
-
“Kâzım Karabekir anlatıyor, 1923 seçimlerinden önce, yer; Ankara TCDD Gar’ı; “Gazi’nin ilk teklifi şu oldu; Millet bana güvenoyu versin Milletvekillerinin seçimlerini bana bıraksın,” dedi. Bu teklifine itiraz ettim. Gazi; “Ben muhalefet istemiyorum”…. Diyor ve sadık adamlarını seçimde aday gösteriyor.” Alıntı: Kâzım Karabekir Anlatıyor – Uğur Mumcu (1993 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Trabzon mebusu Ali Şükrü’yü boğarak öldüren, Mustafa Kemal’in muhafız birliği komutanı Topal Osman Ağa, 2 Nisan 1923’de öldürülüyor, 4 Nisan’da Meclis kararı ile Meclis’in önüne asılıyor.” Alıntı: Kâzım Karabekir Anlatıyor – Uğur Mumcu (1993 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu insanlık ve hukuk dışı uygulamalar, pek çok insanımız tarafından, o dönemin…
-
“14 Ocak 1923 günü Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir ve Fevzi Paşa ile birlikte İzmir’e gider. Gazi o gün çok öfkelendi, öfkesinin nedeni de Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in (1) çıkaracağı gazete için Ankara’ya matbaa makinesi getirmesidir. Karabekir anlatıyor; Gazi pek asabi idi, “Muhaliflerden Ali Şükrü Bey Ankara’ya matbaa makinesi getirmiş, Tan adında bir gazete çıkartacakmış,…
-
(Despot Menderes’in Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, kürsüde konuşurken CHP’li milletvekili Cahit Tabak’ın güldüğünü zannettiği için ona seslenerek) “-Gülme! Bizim ödevimiz, Amerika’yı küçük devletlerin yardımına teşvik etmektir. Sen gülüyorsun. Bu hareketinle vatana ihanet ediyorsun!” Sf. 1661 Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1661) kitabından birebir alınmıştır.
-
BAKKAL’IN NOTU (1993): Osmanlı Devletinin en büyük düşmanı olan Rusya ve Yunanistan en büyük dostlarımız olurlar. İngiltere Dışişleri Bakanı olan Eden 14 Eylül 1937’de “Türkiye, küçük devletlerin lideri” diyor. Varılan nokta, şahsiyetli devlet politikasının ya da devlet adamlarımızın başarısı olmalı! Zekeriya Sertel; Celal Bayar ve Tevfik Rüştü Aras’ı kaynak göstererek Mustafa Kemal’in vasiyetini şöyle yazar:…
-
“Türk Parasının Değerini Koruma Yasası” hükümete ekonomik yapıya müdahale imkânını çok genişletiyor. Bu yasa Devletçiliğin en önemli yasal dayanağıdır. Çay, kahve, şeker ithalatı devlet tekeline bırakıldı. İlk 5 Yıllık Plan 1933’de Sovyet uzmanlarının katkısı ile gerçekleştirildi. 1937 yılında Özel Ormanlar devletleştirilmiştir. 1935 yılında Köy Enstitüleri kurulmuştur.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin…
-
“Deniz Bakanı ve Eski istiklâl Mahkemesi Başkanı Topçu İhsan Yavuz-Havuz davası olarak bilinen yolsuzluktan dolayı Yüce Divan’da ifade verirken: “Hepiniz, başta Başkanımız, olmak üzere, zenginleşmek gerektir, demokrasi zenginliğe dayanır, demiyor muydunuz? Hepiniz aynı işlere girmediniz mi? “ der. Ama bu savunma onu mahkûmiyetten kurtarmaz.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5.…
-
“Mustafa Kemal Kastamonu’da yanında başı açık duran Müftüye kılık değiştirmesinin nedenini sorar, Müftü: “Ateşe tapan bir kimseden alınan bir inek, yeni sahibine kendini (sütünü) sağdırmazsa, yeni sahibi ateşe tapanların kılığına girebilir.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 1358) kitabından birebir alınmıştır.
-
“4 Mart 1925 tarih ve 578 Sayılı Kanun. İsmet bu yasanın devrimler için bir araç olduğunu beyan eder. Mustafa Kemal Nutuk’ta, bu yasa ile ne tür devrimler yaptığını açıklar: Şapka Devrimi. Tekke, Zaviye ve türbelerin kapatılması ve bütün tarikatlarla, şeyhlik, dervişlik, müritlik, çelebilik, falcılık, üfürükçülük, türbe bekçiliği gibi bir takım unvanları kaldırma devrimi. Medeni Kanunun…
-
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (Gelişmeci Cumhuriyet Partisi) Kâzım Karabekir Paşa Başkanlığında kuruluyor. Bazı ilkeleri: Ekonomik alanda serbest meslek (liberal görüş), Gümrük tarifeleri inecek, Adam-i Merkeziyet (yerinden yönetim, merkeziyetçi olmayan yönetim şekli) ilkesi kabul edilecek, parti dinsel inanış ve düşüncelere saygılı olacak. . 25 Şubat 1925’de Başvekil (Başbakan) Fethi Bey (Okyar), Kâzım Karabekir, A. Fuat Cebesoy ve…
-
“Baro Başkanı Lütfü Fikri: “Kurtuluş Savaşına katılanların % 99’unun, bu savaşın Cumhuriyetle biteceğini bilmediğini.” söyler. Topçu İhsan Başkanlığındaki İstiklâl Mahkemesi İstanbul’a gider 10 Aralık 1923’te sadece Lütfü Fikri Bey’i bu sözünden dolayı yargılayıp 5 yıla mahkûm eder bu cezayı Meclis affeder.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 –…
-
“Ekim 1923’te CHP gurup toplantısında, Atatürk’e rağmen, Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’dan boşalan Meclis 2. Başkanlığına Rauf Paşa, İçişleri Bakanlığına da Erzincan eşrafından eski Vali Sabit Bey (Sağıroğlu) seçilir. Bunun üzerine de Mustafa Kemal, Sadrazam Damat Ferit Paşa’ya yaptığı “Telgraf Darbesi” gibi bir darbe ile Cumhuriyet darbesini yapar. .. Mustafa Kemal Fethi Bey’in (Okyar) Hükümetini istifa…
-
“Cavit, İttihat ve Terakkinin (Birleşme ve yücelme) göze görünür lideri hükmünde idi. Cavit bir komiteci (gizli örgütleyici) değildi. Uygar bir adamdı. Onu, Lozan’dan beri muhalefete sürükleyen nedenler şunlardır. Ona göre, Büyük Avrupa Devletlerinin yardımı olmaksızın ve bu yardımı sağlayacak ödünler verilmeksizin, Anadolu’nun ortasında tek başımıza bir devlet kurup yaşayamazdık. İstanbul’dan ayrılmamalı idik. Mustafa Kemal de…