Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • “1923 Yılında yapılan seçim ile ilgili olarak Mustafa Kemal Nutuk’unda; “Yeni seçime bildiğiniz ilkelerimizi ilan ederek girdik. Görüşlerimizi benimseyip milletvekili olan kişiler, önce, ilkeleri benimsediğini ve görüşlerimize katıldıklarını bana bildiriyorlardı. Adayları ben saptayacaktım ve zamanında Partimizin adını ben ilan edecektim.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi IV – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 –…

  • “Resmi rakamlara göre Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nda 2 Milyon 850 bin kişiyi silâhaltına almış, 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı zaman ancak 560 bin kişi kalmış. Ölü sayısı Larcher’e göre 500-600 bini aşmıştır. Ayrıca Doğu illerinden Ermeni ve Rumlar sayılmazsa 500 bin kadar halk da savaşa kurban gitmiştir. Nüfus 12 milyon iken 10 milyonun altına düşmüştür.…

  • “Meclis, asker kaçakları konusunu görüşürken, asker kaçaklarının ailelerinin de cezalandırılması gündeme gelince, Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Bey “… arkadaşlar Tanrı yada kul yapısı hiçbir kanun bilmiyorum ki, suçluyu değil de yakalayamadık diye evlatlarını, karısını, masum çocuklarını öldürsün, kurban etsin.. zaten biraz havada asılı bulunuyoruz ve zaten halk bizden bir şey anlamamıştır.  .. Ordu ile geçinemeyeceğiz.(anlaşamayacağız)” der. …

  • “Mustafa Kemal, Mayıs 1922’de Başkomutanlığın süresinin uzatılması konusunda, Meclis’i, zaferden sonra köşesine çekileceğine inandırmış. Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Rauf Orbay Paşalara da bu konuda söz vermiştir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İntihar ederek ölmüş olan Kara Kemal hakkında istiklâl Mahkemesinin kararı: Banka ve şirketlerinin feshi ve dağıtılmasına, idarelerinin Hükümete bırakılmasına, para, eşya ve mücevherlerinin Devlet hazinesine bırakılmasına karar verildi.“ Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 383) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Kara Kemal İttihatçıların İaşe Nazırlığını yapmış önemli bir kişi. Adalet mülkün…

  • “10 Ağustos 1926’da Cavit Bey’in sorgusu başladı. Salon dolu, ilgi büyüktü. Cavit Bey’in sorulara verdiği cevap mahkemeyi tatmin etmeyince, Mahkeme Başkanı Ali Bey:  “istiklâl Mahkemesi kanaat-i vicdaniyeye (vicdani kanaatine) göre karar verir.” dedi. Cavit Bey sorgusunun sonunda “Vereceğiniz karar mesut zamanlarınızda bir istifham (şüphe) işareti ve bir sual şeklinde vicdanlarınızı rahatsız etmesin.” dedi. Cavit Bey…

  • “26 Ağustos 1926’da İstiklâl Mahkemesi kararını verdi. Cavit Bey, Dr. Nâzım Bey (1) Ardahan Mebusu Hilmi Bey ve Nail Bey idam, Ali Osman Vehbi, Hüsnü, İbrahim Edhem, Rauf ve Rahmi Beyler onar yıl kalebentliğe mahkûm edildiler, 37 sanık berat (bağışlandı) etti. Aynı gece sabaha doğru idam edildiler.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “Eski Maliye Nazırı Cavit Bey sorgusu sırasında elini cebine koyarak konuşunca, istiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey çok kızmış, kendisine hakaret etmişti. Duruşmayı izleyen Falih Rıfkı Atay, aynı gün Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’ya “Paşam, bir adalet mahkemesi veya siyasi bir rejim mahkemesi, ikisi de olur. Adalet mahkemesi yalnız haklıyı haksızı, rejim Mahkemesi de yalnız kendi…

  • “Ziya Hurşit, İzmit Mebusu Şükrü Bey’i (1) suçlayınca Şükrü Bey Avukat tutmak istediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Ali Bey: “istiklâl Mahkemesi Dava Vekillerinin (Avukatların) cambazlığına gelmez, mahkememizin derecatı yoktur (hudutsuz bir mahkemedir, bir üst mahkemesi yoktur)” dedi.  Meclis Başkanı Kâzım Paşa (Kâzım Özalp) özellikle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyesi olan Mebusların dokunulmazlıkları olmasına rağmen tutuklanmaları karşısında yaptığı…

  • “Kâzım Karabekir Paşa Ankara’da hemen tutuklandı. Bunu öğrenen İsmet Paşa, İstiklâl Mahkemesine haber vermeden Polis Müdürüne emir vererek Kâzım Karabekir’i serbest bıraktırdı. Polis Müdürü Dilaver Bey durumu hemen İstiklâl Mahkemesi savcılığına bildirdi. Mahkeme, İsmet Paşa’nın Başbakan olarak, İstiklâl Mahkemesi’nin verdiği bir emrin uygulanmasına engel olamaya yetkisinin bulunmadığına karar verdi. Karara engel olan Başbakan’ı tutuklayıp hakkında…

  • “29 Aralık 1925’de Ankara’ya döndüler, Tren istasyonunda, askeri bir törenle, Başbakan İsmet, Meclis Başkanı Kâzım Paşa, Mebuslar ve Cumhurbaşkanı Yaveri (emir subayı, sekreteri) karşıladılar. Ankara’daki idam hükümlerini meclis binasının önünde uyguladılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 314 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Meclis’e de gözdağı vermek gerekiyor,…

  • “Şapka Kanunu’ndan önce uygulama başlayınca, Kasım ayı başında Malatya’da olay çıkmış, 14.11’de Sivas, 22.11’de Kayseri ve Erzurum, 25.11’de Rize, 26.11 Maraş, 4.12. Giresun, ayaklanmalar oldu. 25 Kasım’da Şapka kanunu çıktı, 26 Kasım’da Meclis, istiklâl Mahkemesine Meclis onayı olmadan idam cezası verip uygulama yetkisi verdi.  İstiklâl Mahkemesi 25 Kasım 1925’de Sivas’a geldi, Sivas’ta şapka aleyhine duvarlara…

  • “İstiklâl Mahkemesi 30.9.1925 günü İzmir’e geldi. Başkan Ali Bey açıkladı: “… Yörede asayişin iyi olduğunu ancak bazı zararlı davranışların bulunduğunu bunların yok edileceğini belirtti.”  9 Ekim’de Antep’teler, Cumhuriyet aleyhine konuşan birisine 2 yıl hapis cezası verdiler. 10-11 Eylül’de Maraş’talar, Çuhazade Mehmet Bey ve hamile karısını öldüren 10 kişi vicahen (yüzlerine karşı), iki kişi de gıyaben…

  • “İstiklâl Mahkemesi başkanı Ali Bey’in 17.8.1925 günü, Hâkimiyet-i Milliye gazetesindeki beyanatında (açıklamasında): “…bütün Cumhuriyet ve gelişme düşmanlarının bu sayede yok edileceği…” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu mahkemelerin yaptıklarının bir hukuk cinayeti olduğunu belgeleyen bir beyanat.

  • “Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1925 günü Kastamonu – İnebolu’da “Başa giyilecek olan serpuşun (başlığın) adına şapka derler. .. Bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verilir” dedi.”  Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.    BAKKAL’IN NOTU (2007): Bugün kasket dediğimiz siperlikli şapkadan bahsediyor.…

  • “Tarikat-ı Salahiye” örgütü mensuplarından 11 kişi idam edildi. Lütfü Fikri Bey’de bu davada yargılanıyordu, Mustafa Kemal Mahkeme’ye gönderdiği yazı ile hukuk-u şahsiyeleri ile (kişisel hukuku ile) Mustafa Kemal’e hakaret ile)  ilgili olan dava için feragat (hakkından vazgeçme) ettiğini bildirmiş olduğundan, mahkeme bu sanığı berat ettirdi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 267)…

  • “3 Haziran 1925’de Şeyh Sait duruşmalarının başlangıcına kadar, Şark İstiklâl Mahkeme’leri 389 kişiyi yargıladı, 49 idam, 47 beraat 47 kişi mahkûm olmuş diğerlerinin davası sürmekte idi. Kürt Teali Cemiyetinden, Seyit (Seyit, Peygamber soyundan olan kişi) Abdülkadir ve arkadaşları, İstanbul’dan Diyarbakır’a getirilip yargılanarak asıldılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 155) kitabından birebir…

  • “Urfa Siverekli Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kâtibi Emekli Yarbay Fethi Bey’in mahkemesinde: Hatıra Defteri incelenmiş, defterde “bakla, mercimek, şalgam” gibi kelimelerin şifre (gizli yazı) olmasından şüphe edilmiş, Fethi Bey bunu reddetmiş. Bu ayaklanma ile bir ilişkisinin olmadığını söylemiş, hatta Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının programındaki dine hürmetkârlık umdesini (kuralını) da beğenmediğini söylemiştir. Yine de 5 yıl kürek cezasına…

  • “Savcı Süreyya Bey ile hâkim Lütfi Müfit Bey, görev alanları konusunda tartışıyorlar. Savcı İstiklâl Mahkemelerinin sadece “İstiklâl Mehâkimi (Mahkemeleri) Kanunu” kapsamındaki suçlarla ilgileneceğini, hâkim ise daha geniş kapsamlı düşünüyor. Ve “Bizim belli bir amacımız vardır. Ona varmak için ara sıra kanunun üstüne de çıkarız” diyor. Zaten Mustafa Kemal, 16.01.1923’de İzmit’teki basın toplantısında “İnkılâbın kanunu mevcut…

  • “Şark istiklâl Mahkemesi İsmet Paşa’ya başvurarak bu ayaklanmada bazı Milletvekillerinin de adlarının geçtiğini, bunları sorgulamak için Hükûmetin bir formül bulması gerektiğini yazıyor. Hükümet, Meclis’in toplanıp ta karar vermesinden başka yolu yok, diyor.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 136, 137) kitabından birebir alınmıştır.