Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Faşizm, Despotizm
-
“Bir aralık CHP Genel Sekreteri Recep Peker, “Liberal demek vatan haini demektir.” demiştir.”” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Devlet Partisi olan CHP’nin genel Sekreteri olması, hatta daha sonra Başbakan bile olması işi daha da vahim kılıyor. Aynı kişi, sanırım Başvekil iken Eskişehir’de “açız”…
-
“Cumhuriyetin idame (devamı) ve muhafazası (korunması) için yapılacak bir hareket, ne kadar şiddetli bile olsa doğrudur.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Rauf (Orbay Paşa) “Padişaha bağlı kalmak borcumdur, Halifeye bağlılığım ise gördüğüm eğitim gereğidir.” … Önce padişahlığı kaldırmaya karar verdiğim zaman, ilk yaptığım işlerden biri de hemen Rauf Bey’i meclisteki çalışma odama çağırmak oldu. Rauf Bey’in, Refet Bey’in evinde sabahlara kadar dinlediğim kanı ve düşüncelerini hiç bilmiyormuşum gibi, ayakta, şunu istedim; “Halifeliği ve Padişahlığı biri birinden…
-
“Rauf Bey dedi ki “Sınırsız ve koşulsuz milli egemenlik ilkesine dayanan bir yönetimi, demokrasi denilen halk yönetimi ilkelerini kökleştirmek için, bu ilkelere dayanarak ulustan milletvekilliği görevini aldık. Birtakım arkadaşlarımız şu ya da bu makama, Meclis’i kapatmak ve yasaları geri çevirmek gibi yetkiler tanıyarak ulusun egemenlik hakkını Meclis’ten alıp başka makamlara vermek anlayış ve eğilimi gösterdiler.…
-
“Baylar, ulusumuzun başında, bilgisizlik, aymazlık ve bağnazlığın, yenilik ve uygarlık düşmanlığının simgesi gibi görülen fesi atarak, onun yerine bütün uygar dünyaca başlık olarak kullanılan şapkayı giymek ve böylece, Türk ulusunun, uygar toplumsal yaşamda anlayış bakımından hiçbir ayrılır yanı olmadığını göstermek bir gereklilik idi. Buna Takrir-i Sükûn (Sessizleştirme kararları kanunu) yasasının yürürlükte olması da kolaylık sağladı…
-
“Daha 1950’lerde İstanbul Belediye Başkanı halk tarafından seçilmedi, Vali aynı zamanda Belediye başkanı idi.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.
-
“23 Nisan 1923’te Lozan’da Barış Konferansı ikinci defa toplandıktan sonra ben de yeni seçimlerle uğraşıyordum. Yeni seçimlere bilinen ilkelerimizi açıklayarak girdik…. Milletvekili olmak isteyen kişiler, önce, ilkeleri kabul ettiklerini ve bu görüşe katıldıklarını bana bildiriyordu. Adayları ben saptayacaktım… Çünkü yapılacak seçimlerde ulusu kandırarak, değişik ereklerle milletvekili olmaya çalışacakların çok olduğunu biliyordum. Bütün ulus açıkladığım ilkeleri…