Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Marksizm’in temeli materyalizmdir. Yani Marksizm tüm gerçekliğin özünün madde olduğu, bilincin maddeyi değil maddenin bilinci yarattığı fikrinden hareket eder. “Bilinç”, yani düşünce ve düşünce süreçleri, beynin bir ürünüdür ve beynin kendisi de, dolayısıyla fikirler de, canlı maddenin gelişmesinin belli bir aşamasında ortaya çıkmıştır. Yani o da maddi dünyanın bir ürünüdür. Alıntı; Marksizm, Diyalektik, Materyalizm –…

  • Üçüncü tavsiyem ki bunun en önemlisi olduğuna inanıyorum, olumlu düşünmektir.     Daha önce de anlattığım gibi, olumlu düşünmek genlerimizi “açarak”, beynimizi ve bedenimizi yararlı hormonlar üretmek üzere harekete geçirebilir. Kendi deneyimlerimden bunun doğru olduğundan eminim.   Her şey karşıtıyla var olur: Ön-arka, gece-gündüz, güç-güçsüzlük gibi. Bir şey ne kadar tek yanlı, ötesi yokmuş gibi görünürse görünsün, karşısında…

  • Bence, sırf kendi gücümüz ve maharetimizle yaşamadığımızı, yaşamın bize doğa tarafından sunulan paha biçilmez bir armağan olduğunu hatırlamanın yararı vardır. Sırf yaşıyor olduğumuz için bile şükredebiliriz.    Darvin’in evrim kuramı çağdaş toplumda geçerli olan bir kuramdır. Bu kurama göre; bizler doğal ayıklama ve mutasyon yoluyla evrimleştik ve sâdece yaşamaya en uygun olanlarımız hayatta kaldı. “En uygun…

  • Bu inanç doğrultusunda hareket etmeye başladıktan sonra, hayatımda niyetimin takdir edildiğine kesin gözüyle bakmamı sağlayan olaylar gelişti. Gayretlerimiz “Büyük bir şey”in bizi kolladığını duyumsamama yol açacak biçimde meyve verdi. Genleri incelerken yaşadıklarım sayesinde eğer iyi genlerimizin “anahtarını” çevirerek yaşamayı öğrenebilirsek, içimizde saklı gücü normal sınırların bizi çok ötesine götürecek şekilde açığa çıkarabileceğimizi fark ettim.     …

  • İnsan türünün tarihini şereflendiren olağanüstü dehâlar vardır. Bu dâhilerin evlatlarının dünyaya aynı sıra dışı özelliklerle gelmemiş olmaları birçok insanı hayrete düşürür. Örneğin, Goethe’nin oğlu hem zayıf bünyeliydi, hem de ortalamanın altında bir zekâya sahipti. Mozart’ın birçok çocuğu olmuş, ama çoğu daha bebeklik çağındayken ölmüştü. İki oğlundan biri besteci olmuşsa da, babasının düzeyine asla ulaşamamıştı.    Dâhiler…

  • Ver-ver” ilkesinin uygulanması genleri harekete geçirmenin etkili bir yoludur;  En iyisi hayata karşı “ver-ver” yaklaşımının benimsenmesidir. “Ver-ver” ilkesinin en tipik örneği anne-çocuk ilişkisidir. Anne çocuğuna hiçbir karşılık beklemeden, sürekli verir. Bilinçli olarak beklediği bir ödül olmamakla birlikte, yaptıklarıyla huzur ve mutluluk bulmakta, yaşadığı sevinç ve coşku yararlı genlerini de harekete geçirmektedir.      Benim görüşüme göre;…

  • Yaşamak için her gün vücudumuzdan dışarı atmamız gereken; dışkı, idrar, ter ve sümük gibi maddeler vardır. Saçımızı ve tırnaklarımızı da belli aralıklarla kesmemiz lazımdır. Boşaltım ve salgılama yapmaksızın bir gün bile yaşamamız mümkün değildir. Ancak, dışarıya attığımız bir madde vardır ki, bizde hiçbir zaman tiksinti uyandırmaz: Gözyaşı Hipokrat gözyaşını bir atıktan çok, beyinden gelen bir…

  • Japoncada “hastalık zihinden ileri gelir” diye bir özdeyiş vardır. Düşündüklerimiz genlerimizin işleyişini etkiler, hastalanmamıza ya da iyileşmemize yol açar. Hâttâ bâzı bilim insanları, genlerimizin ve işleyişlerinin mutlu bir yaşam sürüp sürmeyeceğimizi belirlediğine bile inanmaktadırlar.   Mutluluğu yöneten genler, herkesin içinde gizlidir, sâdece devreye alınmayı beklerler.   Bilebildiğimiz kadarıyla; genlerimizin yalnızca % 5-10’luk bir bölümü gerçek anlamda çalışmaktadır.…

  • Dolly’nin doğumu gerçekten de tarihsel bir olaydı. Dolly, yetişkin bir koyunun memesinden rasgele alınmış, üretkenliği olmayan bir hücreden, koçun hiçbir katkısı olmaksızın oluşturulmuştu. Bu demektir ki; insan vücudunun herhangi bir yerinden alınacak herhangi bir hücreden genetik kopya üretilmesi, teorik olarak mümkündür. Genel olarak, döllenmiş yumurtanın “birey” olma kabiliyeti vardır. Bu, hücre bölünmesi sonucu bağımsız bir…

  • Genler, hücre bölünmesi ve belirleyici özelliklerin ana babadan çocuğa aktarımını sağlamalarına ek olarak; çok daha dolaysız işlevleri hiç durmaksızın yerine getirirler. Genler, gündelik hayatımızın tahmin ettiğimizden de fazla içindedir.  Bir çocuk için yetmiş trilyon gen kombinasyonu olasılığı vardır. Dolayısıyla, güzel bir kadınla zeki bir adamın evliliğinden her zaman yakışıklı bir dâhi doğmaz.          Bir zamanlar,…

  • Bilinmezi bilmeye, anlaşılmazı anlamaya çabalamak, insanın doğasında vardır. “Yeni ne var?” sorusu; bilim insanına, evrimleşmenin bilimin kaderi olduğunu anlatan bitmeyen nakaratıdır. Doğamızda var olan bu merak etme hali değişime uğramadığı sürece, bilim de ilerlemeye devam edecektir. Alıntı; Genetik Zekâ (Yaşamın İlahi Sırları) – Kazuo Murakami, (Kozmik Kitaplar, 2008 – Sf. ?) kitabından birebir alınmıştır.

  • Papa 2. Paul ve Vatikan’ın 7 kardinali kilisenin bir günahını dile getirip insanlıktan özür diliyor. Bu günahları şöyle sıralıyorlar: 1. Dinler arası savaşlarla başka kök ve soydan gelen kitlelerin halkları yaralanmış, onların kültür ve inançlarına saygısızlık edilmiştir. Bu savaşların en büyüğü, kuşkusuz, Müslümanlara karşı sürdürülen Haçlı Seferleri’dir. Kudüs’e doğru yürürken her yâni yağmalamış, yakıp yıkmışlardır    …

  • Halifelerin Mutezile çizgisinden uzaklaşmaları Gazali’yle başlamıştır. Gazali…  “Aristo felsefesini aktarırken, hem bu filozofları hem de onların İslam filozofları arasındaki İbn-i Sina ve Farabi gibi yandaşlarını imansızlar olarak addetmeliyiz. .. Örneğin, bir parça pamuğun ateşte yandığını ele alalım. İnançsız akılcı düşünürler, pamuğu yakan şeyin ateş olduğunu savunacaklardır. Bunu inkâr ediyoruz ve diyoruz ki: o pamuğu yakan…

  • Ata’nın oğlu Vasıl’ın önderliğinde kurulan Mutezile mezhebi, … Emevilerin koyu karanlık baskıcı yönetimine karşı çıkarak; “Ümmet imamını seçebildiği gibi onu azl edebilir de” görüşünü savunanlarca oluşturulmuştur. Emevilerin kan dökücü, baskıcı, korkunç yönetimi altındaki Müslümanlar arasında, biri katlanıcı boyun eğici sufilik (tasavvuf)  akımı, diğeri akla dayalı, bilimci, başkaldırıcı, Mutezilecilik olmak üzere başlıca iki akım ortaya çıkmıştı……

  • Araplar, Aristoteles’in yapıtlarıyla karşılaşınca… Büyük İskender’in öğretmeni olması nedeni ile kâfirlik, dinsizlik diye nitelemeksizin çevirtip okumuş ve dahası ona Muallim-i Evvel adını vermişlerdir. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki Müslüman Araplar, ilk elde özellikle Bizans’ın Hıristiyanlık açısından yıkıcı sayıp yayılmasından korkarak yasakladığı Eski Yunanca yazmaları, Bizans’ı yıpratmak amacıyla çevirtmiş ve Hıristiyanlığa karşı kullanmışlardır. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 330) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aristoteles, Büyük İskender’in öğretmeniydi ve İskender ordusuyla birlikte gittiği her ülkeden o ülkenin bilgi birikimini, kitaplarını toplayıp Aristoteles’e iletmiştir. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bunlar (mutezile inananları) insan iradesinin özgürlüğü (irade-i cüzziye) anlayışını getirmişlerdir. Onlara göre biricik belirleyici güç, insan aklı ve mantığıydı. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2008); Mutezile bizde çizgi dışı, Fransızcada Marjinal demek.

  • “Duyabileceğimiz en güzel şey, hayatın esrarlı yanıdır. (Evren nasıl var oldu sorusu vb) .. Hayatın sırları ile karşı karşıya gelmek, korku ile de karışarak dinleri yaratmıştır.” Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 126, 127) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sartre tanrıtanımaz varoluşçuluk akımının öncü düşünürü. … Varoluşçuluk Tanrının yokluğunu ispata çalışmaz. … O daha çok şuna bakar: Tanrı var olsaydı yine bir şey değişmeyecekti. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.