Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Felsefe
-
Yalnız “bozmak için bozulmak gerekir” teoremimizin burada da işlediğini teşhis edebiliyoruz; çünkü sadece cahiller, sürü imâl edebilirler ve dolayısıyla, profesörlerin öğrencilerinden daha câhil oldukları bir yüksek aşamadayız. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ahmet Rasim’e göre Şeyh Bedrettin İslamlıkla Hristiyanlığı birleştirip böylece ortaya yeni bir din atmak istiyordu. Tarihçi Ahmet Raşid’e göre; “Osmanlı liberallerinin kafilebaşı saymak gerekir.” Besim Nihat Kaygusuz, “Şeyh Bedrettin Simavnevi” adlı eserinde “Tarih sahnesine 400 yıl önce gelmiş bir sosyalisttir. Alıntı: Şeyh Bedrettin ve Türkiye’de Sosyalizm Hareketleri – Abdurrahman Cerrahoğlu, (Sf. 44, 45) kitabından birebir…
-
Bedrettin esas vaazlarına göre; a) Hangi dine mensup olursa olsun bütün insanlar kardeştirler. b) Bir yanda göz kamaştırıcı servet yığınları bir yanda kapkara yoksulluk olamaz. c)Bütün insanlar din ve mezhep ayrılığı gözetilmeksizin bir tutulmalı, her şey, kadınlar müstesna, ortaya konmalıdır. Servet ve mahsulâtı arziye (yerden çıkan ürünler) cümlenin müşterek malıdır. İnsanlar müsavidir (aynı seviyededir, eşittir).…
-
Türkler’in, son derece paradoksal bir niteleme ile yüzeyde dindar oluşları ya da sık sık din değiştirmeleri, bir kapıdır; bilimsel bir kışkırtıcılığı var ve cezbediyor. Türkler’in teorileri, en yakın pratikleridir. Türk dilinin dehasını da somuta karşı durdurulamaz bir eğilimde görüyoruz; pratiği teori bilmeleri ile tutarlıdır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002,…
-
Aydınlar ve akademisyenler niteliksel bir düzendir, “ordre” anlamında kullanıyorum; ürkütmek, susturmak, belleklerini silmek ve misyonlarını unutturmak için kütlesel bir muameleye ihtiyaç olmuyor, tekil örnekler, geriye kalanları former etmek (şekillendirmek) için yeterli oluyordu ve olmuştur. İstanbul Üniversitesi için bir Aybar yetmez mi? Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük – (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 250)…
-
Hapis ve sürgün, eğer insanı bozmazsa, kurnaz yapıyor ve bu bir savunma içgüdüsü olarak gerekiyor. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsanın zaafsız insanı sevdiği görülmemiştir ve insan, zaafsız insan karşısında hep korkmuştur; hâlbuki Türkiye insanı, en korkunç olduğu zamanda bile Nâzım’ı sevmiştir. Türkiye’nin bu en “Büyük” çocuğu bu sevgiyi hak ediyordu. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 213) kitabından birebir alınmıştır.
-
Özgürlük endeksinin yükseldiği zamanda siyasî kan akıtmanın da artması çok üzücü olmakla birlikte, teorik düzeyde, hiç de şaşırtıcı görünmemektedir. Çünkü özgürlük, eninde sonunda, devlet zoru ile temas alanlarındadır; devlet zorunun ortadan kalkması ile özgürlük arasındaki sınırı tanımlamak da çok zordur. Öyleyse ve eğer özgürlük, devlet zoru ile zıtlık ilişkisi içindeyse, iç savaş ile yakınlık hâlindedir;…
-
Burada kullandığım “özellik” sözü de tesadüf olmamıştır; özellik, tanımı zor bir sözcüktür ve bu açıdan “hürriyet” sözcüğüne benzemektedir. Hürriyet de, mutlak tanımı imkânsız sözcük ve kavramlar arasında ve belki de başında yer alıyor; taş’ın hem özgür ve hem de esir olduğunu söylemek mümkündür ve bu hürriyetin anlatılmasındaki zorluğa işaret etmektedir. Hareket istek veya alışkanlığını kaybetmiş…
-
Bütün putlaştırma çabalarında bilmekten bir korku vardır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.
-
Darwin; “Halkın sesi hakkın sesi değildir.” Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eleştiri anlamaktır ve yorum, anlamanın ifadesi olmaktadır. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 588) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eğer bilim maddeyi anlamaksa, sezgi, maddenin içine girebilmektir. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 548) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şiir’i ekonomik sözde erimiş müzikli felsefe olarak anlasam da, şairin filozof olmadığı ve olamayacağını biliyorum. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 546) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eleştirmeyen ilgiyi ve şiddeti içermeyen sevgiyi anlamakta güçlük çekenlerdenim. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2014): Sevgisinde şiddet, ilgisinde tenkit olmayan ahmaktır sözü de Hoca’nın.
-
İnsanın yaşamı ikilidir; birisi aklının içindedir. Aklının içinde yaşayan insan, dünyevî yaşamdan çok daha kalabalık, çok daha zengin ve hiç kuşkusuz çok daha gerçektedir ve ölümü duyması imkânsızdır; çünkü her “an” biraz daha gençleşiyor… Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sormak; söylenene tereddütlü yaklaşmaktır. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 489) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Parti” taraf olmak demektir, bir görüşe, bir fikre bir tarafa ayrılmak, bu tarafı çoğaltmak, güçlendirmek ve iktidar yapmak anlamındadır ve bu işe de siyaset diyoruz, Arapça “seyis” kelimesi ile aynı kökten geliyor, alıp götürmeyi içermektedir. Sf. 489 Lenin, bir partinin gücünü yayınlarının tirajı ve topladığı aidatlarının miktarı ile ölçüyordu. Bu tarife göre CHP, kesinlikle parti…
-
Bilim, somut’ta gizli soyut’u görebilmek değilse nedir; herhâlde “zâhirî olanla değil “batınî” ile ilgilidir. Mutlaka, bilim, eninde sonunda bir görüş ve “bakış” hüneri olmalıdır; bunun için pek çok somut olguyu yan yana getirebilmek gerekir. … bazı zaman kesitleri var, tekil somut olgu bile, çok büyük soyut kavram ve ilişkileri, derhal haber verebiliyorlar; sanki somut olgu…