Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Kalabalığın bulduğu her türlü çözüm, ya tesadüfe, ya da politik sırlardan habersiz, gülünç bir takım çözümler ileri sürerek, yönetime nifak tohumları eken kalabalık çoğunluğa bağımlıdır.  Siyasetin ahlak ile hiçbir ortak yönü yoktur.  Ahlaka uygun bir şeklide yöneten yönetici usta bir politikacı değildir.  Ve bu yüzden tahtı sallantıdadır. Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç:…

  • Eğer bir devlet kendini, kendi içindeki krizlerle tüketirse, ya da kendi içindeki ihtilaflar onu dış düşmanlar karşısında zayıflatırsa, telafi edilemeyecek kayıplara uğramış ve bizim hâkimiyetimiz altına girmiş demektir.  Tamamıyla bizim ellerimizde olan Sermaye Despotluğu, ona bir saman çöpü uzatır.  İster istemez bu çöpe sarılacaktır, aksi takdirde tamamen dibe vurur.  Sf. 177 Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri…

  • Özgürlük fikri gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir fikirdir.  Çünkü hiç kimse onu aşırıya kaçmadan nasıl kullanacağını bilmez.  Halkı düzensiz bir kalabalık haline getirmek için, belirli bir süre özerklik tanımak yeterlidir.  Bunu yaptığınız andan itibaren, aralarında çok kısa sürede sınıf çatışmalarına dönüşecek olan yıkıcı bir mücadele başlar. Alıntı; Siyon Liderlerinin Protokolleri – Sergius Nilus, Ç: İsmail Tulçalı…

  • Beyan edeceğim şey, sistemimizin iki görüş noktasından hareket ettiğidir: kendimiz ve Yahudi olmayanlar. Dikkate alınması gereken bir nokta da, kötülük içgüdüleriyle dolu olan insanlarını sayısının, iyilerden çok daha fazla olmasıdır.  Bu yüzden onları yönetirken en iyi sonuçlar, soyut bilimsel tartışmalarla değil, şiddet ve yıldırma politikalarıyla elde edilir. Her insan iktidarı arzu eder ve eğer mümkün…

  • Engizisyon (Inquisition) Spinoza 1632-1677 yılları arasında yaşayan, Amsterdam’da doğup La Haye’de ölen bu genç Yahudi düşünürü, haham olmak üzere mistik eserleri tetkik etmiş ve Kutsal Kitabın yanlışlıklarla dolu olduğunu ileri sürmüş, bu hususta eserler yayınlamıştır.  Bu fikirlerinden dolayı Sinagog’dan, Yahudi cemaatinden tard edilmiştir.  Spinoza, Felsefesini Etika’da (Ethica) şöyle açıklıyor: …bazen insan görünüşü olan bir Tanrı…

  • Fritsch’in kaydettiği, “Yalancı fatihler gelip geçiyor.  Biz itaat ederiz ama ayakta kalırız.”  İfadesi çeşitli yorumlara açıktır.  …  XVII. Yüzyılda Kazaklar, İspanya’ya taş çıkaracak bir zulümle Yahudileri ezmiş, kılıçtan geçirmiştir.  Bunların da son durağı Türkiye olmuştur.  Türkler, 1571’de Kudüs’ü ve bütün bölgeyi zapt edince, Filistin’de bulunan 5.000 kadar Yahudi’ye dinî serbestlik tanınmıştır.  Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi…

  • Gnosticism: Bu terim, Yunaca “gnose” kelimesinden türemiştir.  Gnostisizm, ilahi bilgiye bütünüyle varılabileceğini savunan eklektik Hıristiyan tasavvufudur. O, M.S. II. Yüzyılında Yahudilikte Platonculuğu Hıristiyanlıkla kaynaştırmaya çalışan ilahiyatçıların bir ürünüdür.  Kabbala da bir Yahudi Gnostisizmidir.  (Dipnottur) Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 43, 44) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu, şu an geçerli olan demokratik parlamenter siste­min çifte belasıdır. Yalnızca yaratıcı başarıları engellemez, aynı zamanda ortalamanın üstündeki insanları tehdit altın­da tutarak onların gelişmesini de engeller. Ortalama ap­tallığın, yetersizliğin, korkaklığın ve kibirliliğin üstüne çıkanları çoğunluk tehlikeli bulur. Buna ek olarak demok­rasilerde, yeteneksizlerin lider olmaları yasayla gerçek­leştirilir. Sonuç olarak bu sistem, herhangi bir kuruma sü­rekli olarak…

  • Büyük teşkilat yavaş yavaş da olsa kavga yeteneğini yitirir.  …  Bir hareketi tehdit edebilecek en büyük tehlike, çok çabuk elde edilen bir başarıdan sonra üyelerinin anormal bir şekilde artmasıdır. Sf. 507 …  Bir hareket devamlılığını sağlayabilmek için, zafer kendi lehine neticelenir neticelenmez, sonu gelmeyen kalabalığa kapısını kapamalıdır.  Ancak bu şeklide davranırsa, kendini meydana getiren taze…

  •  Terörden yardım gören felsefi bir fikir hiçbir zaman idari yöntemlerle mağlup edilemez. Sf. 465 …Büyük hırsızlar serbest ve cezasız kaldıkları sürece küçük hırsızlar yakalanmamalıdır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 473) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Halk toplulukları, filozoflardan meydana gelmiş değildir.  …  Dinin yerine başka bir şey konulamaz. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 229) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her fikir hatta en kusursuzca olanı bile, yaratılışında kendini bir amaç sanırsa, büyük bir tehlike haline gelir.  Çünkü gerçekte o fikir, amaca ulaşmak için yalnızca bir araçtır.  …   Görevimiz milletimizin çocuklarını beslemek, kanın temizliğini, vatanın bağımsızlığını korumaktır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 183) kitabından…

  • Sağlam bir manevi temelden meydana gelmeyen her baskı ve şiddet kesin sonuç vermez. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyanın büyük devrimleri hiçbir zaman kalemlerin bayrağı altında olmamıştır!  …  Bütün büyük hareketler, kişisel hırsların ve ruh haletlerinin volkanı andıran patlamalarıyla olmuştur.  Milletlerin kaderini yalnız yakıcı bir ihtiras fırtınası değiştirebilir. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 95, 96) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019); Hitler,…

  • Bir millet gerçek bir devlet adamını uğurlu günlerde ortaya çıkarır, …  Halk seçkin dehalara içgüdüsel olarak düşmandır.  …  Dünya kurulduğundan bu yana olağanüstü ne varsa, tümü bireysel girişimlerin sonucudur. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Yöneticiler) Samanla dolu kafalar arasında, bir değer taşıyan bir kafaya tahammül edemezler ve ona karşı ortak bir kinle saldırıya geçerler.  Bunun sonucu şudur ki, yönetici sınıf gitgide akıl yoksulluğuna düşer. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Yükselmenin anlatılmaz eziyetlerini, sükûtun öldürücü dehşetini kim anlayacak? ..  İnsan için kendisini Allah’la ölçen bir benlik duygusunu yaratmak, uluhiyetle çarpışan, uluhiyeti mas’ eden bir varlığı temsil etmek ne anlatılmaz, ne insanüstü, ne ilâhi bir haz ve saadettir.” Sf. 234 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 234) kitabından notlar alınmıştır.

  • Yahudilerde de hayır ve şer Tanrı’dandır. Hıristiyanların inandıkları gibi, kötülüklerin Şeytan’dan gelişi düşüncesi Yahudilikte yoktur. “Ne ki olduysa, olacak olan odur,” Sf. 296 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Önerme şudur: İnsanlar bütün davranışlarında kendi başlarına buyruktur, onlar için, kendilerini bir erdeme ya da bir kusura yöneltecek, dışarıdan gelme bir zorlama ya da bir etki söz konusu değildir. Sadece onda, bir şeyi zor ya da kolay hale getiren bir eğilim vardır; ama onun bir şeyi yapmaya zorunlu oluşu ya da onu yapamayışı asla gerçek…

  • Filhakika, İzafiyet, Kübizm, Marksizm, Daha Müşahhas Mûsikî, Mücerret Sanat, Psikanaliz ve zamanımızın iki büyük hâdisesi olan Sovyet ihtilâli ile Nükleer Fizik hep Yahudilerin eseridir. Sf. 207 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.