Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Türkiye çareyi Batıya yetişmekte buluyor. Çare, Batıya yetişmekten geçmiyor. Çare batıyı aşmakta yatıyor.  Batı, doğuya yetişmeye çalışmadı. Doğu’yu aştı. Taklit etmeyi denemeden yetişmek mümkün değil.  Bugün çaresizliği ve yetersizliği yaşanan Eurosantrik dünya bilimidir.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 555, 556) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eşitsiz gelişme .. Kapitalist gelişmenin iç dinamiğidir.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 558) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Yasa; Sanayideki dallardan birinde bir radikal gelişme olursa, onunla ilişkili diğer sahalarda bir takım dengesizlikler ortaya çıkacaktır.  Sonra geride kalan bölüm de radikal bir değişimi zorlayacak ve sistem…

  • Yeni bilgi ya hiç dokunulmamış bir alana düşer veya kendisine yeni bir alan arar. Hiç dokunulmamış alan pek az olmalı. Bu yüzden yeni bilginin tek yolu, mevcut bilgi envanterindeki yanlışlıkları ortadan kaldırmaktır. Bu ise ancak tartışmak ve eleştirerek olur.  Yine bu yüzden tartışmadan ve eleştirmeden hiçbir zaman bilgi üretilemez. Bilim adamı için özgürlük, tartışmak ve…

  • Kültür Devrimi içinde Türkiye’nin bilim adamları bile bilimsel bir dille yazıp okumayı unuttular.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 485) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siyaset, eylem halinde felsefedir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 530) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir yazıda, “ki”lerin çokluğunun bir anlamı var; sözler içten değil, düşünce özgün değil, demektir.   Birleşik cümle ise, teorik ve entelektüel anlatımın vazgeçilmez birimleridir.  Türkçe de birleşik cümle kullanımı son derece sınırlıdır.     Ki bağlacı dilimize Farsçadan girmiştir. İngilizce teorik bir zenginliğe kavuşturulmuş, bileşik cümlesi, compound sentense, son derece yaygın bir dildir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat…

  • Teknolojik temeli yoksul bir ülke en ileri teknolojileri daha kolaylıkla alabilir.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 574) kitabından birebir alınmıştır.

  • Üniversitede, yeni bilgi üretmenin gerekli koşullarından olan mevcut bil­gi envanteri yapılır ve verilir. Bu, tekrar ediyorum, bilgi üretmek için kesinlikle gereklidir; ancak kesinlikle yeter­li değil. Neyin bilindiğini bilmek, mevcut bilginin sınırlarını tanımak demektir. Yeni bilgi üretmek ise bu sınırları kırıp aşmaktır. Tanımak statik, kırıp aşmak dinamiktir. Sf. 459 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük,…

  • Kapitalizm, devlet müdahalesini ortadan kaldırmıyor; daha da kaçınılmaz yapıyor. Kapitalizmin anarşik yapısı veri alındığında, kapitalist ekonomiyi devlet müdahalesi olmadan işletmek mümkün olmuyor. Sf. 456   Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 456) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ulusal düzeyde evrenseli aşmadan evrensel olmak mümkün değil. Sf. 387 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 387) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilimsel yasalar ve bilimsel zorunluluklar, bizler farkına varmasak ta vardır.  Farkına varmamak yalnızca yanlış yapmayı garanti eder; yoksa yasalar ve zorunlulukların ortadan kaçmasına yol açmaz.  Kapitalizm devlet müdahalesini ortadan kaldırmıyor; daha da kaçınılmaz yapıyor. Kapitalizmin anarşik yapısı veri olarak alındığında, kapitalist bir ekonomiyi devlet müdahaleleri olmadan işletmek mümkün olmuyor. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın…

  • Neyin bilindiğini bilmek, yeni bilgi üretebilmenin ilk şartıdır.  Mevcut bilginin sınırlarını tanımak demektir. Yeni bilgi üretmek ise bu sınırları kırıp aşmaktır. Tanımak statik, kırıp aşmak dinamiktir.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 460) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çünkü tarih, zenginlik demek. Tarihsizlik, yoksulluk demek. Ve sormak gerek: Türkiye’nin kaç tane yazılmış edebiyat tarihi var? Yazılmış edebiyat tarihi olmayan bir ülkenin dışarıya edebiyatçı çıkarmaya çalışması bir ham hayaldir. Bir reklâmdır. Şimdi sormak gerek: Türkiye’nin kaç tane yazılmış düşünce tarihi var? Sistematik olmaktan çok uzak, çözümsel derinlikten çok yoksun, Hilmi Ziya’nın Çağdaş Düşünce Tarihi,…

  • Kemalist aydın Tanzimat aydınının devamıdır. Teorik geleneği olmayan aydın bukalemun özelliği gösterir.   Aydın, tepkinin çocuğudur. Türk aydını Batı’dan sanıldığı kadar ve yeterli ölçüde etkilenmemiştir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 442, 443) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çaresizlik, düşünmenin anası sayılmalı. Sf. 379 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 379) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihsizlik yoksulluk demek. Ve sormak gerek; Türkiye’nin kaç tane yazılmış edebiyat tarihi var. Yazılmış edebiyat tarihi olmayan bir ülkenin dünyaya edebiyatçı çıkarmaya çalışması bir ham hayaldir.  Bir reklamdır.  Türkiye’nin kaç tane yazılmış düşünce tarihi var? Sistematik olmaktan çok uzak, çözümsel derinlikten çok yoksun Hilmi Ziya’nın Çağdaş Düşünce tarihi yakın zamanlara kadar ancak Hacı Bayramdaki MSP…

  • Neden mi? «Çapkın erkek» erkeklerin karikatürü, en ilkeli, en az gelişmişi ve en yoksulu olduğu için. «Çapkın Erkek» tipinin ne kadar sığ, ne kadar fakir ve komik ol­duğunu algılayabilmek için Aşk-ı Memnu’da Behlül’ü göz­ler önüne getirmek yeter. «Çapkın erkek» mutlak eksikli bir insandır ve çapkınlıkla kendisini kanıtlamaya çalışmaktadır. Hâlbuki yaptığı, gelişmemiş kişiliğini tüketmek­ten başka bir…

  • Hamam böce­ği atölyesi açmak için bir binanın bir katını tutmak ye­tiyor: Birkaç masa, birkaç sandalye ve bir telefon. Bu üretim araçları sağlanınca hamam böceği üretme tek­nolojisi çok basit oluyor. Her sabah saat ondan akşam yediye kadar bir odada oturup hiç hareket etmeden, bir yemek arası ve bol sigara ile sürekli olarak telefona bakmak yetiyor. Böylece…

  • Ne kadar onursuz ve ahmakça bir aşk! Çünkü içinde şiddet yok, başlangıç aşaması olan ilgide ise tenkit yok. Tam tembel ve ahmaklara göre bir aşk. Sf. 261 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’de en taze ve en ön sırada yer alan yeteneklerin tıp, mimarlık, mühendislik, işletme türünden alanlara gitmesi 1990’lar Türkiye’sini karartan bir eğilimdir. Bu alanlarda etkin olabilmek için fazla yetenekli olmaya hiç gerek yok. Fakat yetenekli olanlar matematik, fizik, tarih ve filoloji türünden alanlara gitmeli.. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985…