Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Felsefe
-
Tanrı’nın cinsiyeti yoktur denilse de eril ve dişil sözcüklerin kullanımından da, kendisini gösteriyor. Müslüman’ın tanrısı Arapçadaki eril sözcüklerle anlatılıyor. Fransızcada da İngilizcede de yine öyle. Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 44) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu açıdan bakıldığında ideoloji ile din arasında kurulan paralelliği reddetmemek, tam tersine, kabul etmek gerekiyor. İdeolojiler insanoğluna büyük bir kolaylık ve dinler de sonsuza yakın bir rahatlama sağlıyorlar. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf.22) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilimsel ideolojiyi yerleştirmek için şiddete gerek olduğunu düşünemiyorum. Fakat bilimsel olmayan ideolojinin ortadan kaldırılması kendiliğinden olmuyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019): Katılmıyorum; ideoloji bilimsel olamaz, bir inançtır! Değişmiyor çünkü eleştiriye kapalı!
-
İdeoloji, basitleştirilmiş, karşı ve düzeltici eğilimlerinden arındırılmış, halklaştırılmış anlamında vulgarize edilmiş, bilim olarak ortaya çıkıyor. Kütlenin, en kestirme ve en bulandırılmamış bir biçimde dünyayı görmesini sağlıyor. İnsanoğlu ve halk ideolojiye muhtaçtır. İnsanlık var oldukça ideolojilerin var olacağı anlaşılıyor. Zaman, tekelli düzenin eline geçirdiği geniş olanaklar, insanların ideolojiye olan bağlılığını azaltmıyor arttırıyor. İdeoloji görmek içindir. Her…
-
Ben Atatürkçü değilim.. Hiçbir şeyci değilim ben! Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.
-
Din, insanoğlunun kafasının, duyularının prangasıdır. Hem de zincirinden kurtulmuş olanlara saldırtır. En iyi uyuşturucudur, …. İnsanlığın bir şanssızlığıdır. Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 76, 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
İdeolojiler insanoğluna büyük bir kolaylık ve dinler ise sonsuza yakın bir rahatlama sağlıyorlar. Dinler, mücadele etmeyen insanoğlunun ideolojisi oluyor. Sf. 22 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bütün sonuçlarına razıyım; bu toplumun sorumluluğu da, onuru ve hapisleri de bizimdir. Bu yalnızca bir kişisel ve toplumsal sorumluluk sorunu değildir. Bu sadece bir aydın sorumluluğu olmaktan da uzaktır. Bu bir politik görevdir. Sf. 29 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.
-
Resmi ideoloji ile halklar arasında, etnik guruplar arasında, mezhep gurupları arasında birlik ve beraberlik kurulamaz. Resmi ideolojiyi uygulamak ancak, devlet terörü aracılığı ile gerçekleştirilebilir. Alıntı: Kürt Aydını Üzerine Düşünceler – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın Aralık 1991 Baskısı – Sf. 168) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kendi ulusu için layık gördüğü hakları, başka bir ulus için layık görmeyen kişiyi “ırkçı” olarak değerlendirmek mümkündür. Alıntı: Kürt Aydını Üzerine Düşünceler – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın Aralık 1991 Baskısı – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.
-
İdeolojiler hep çifte standartlı tavır ve davranışlar üretirler. Alıntı: Kürt Aydını Üzerine Düşünceler – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın Aralık 1991 Baskısı – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarihe her zaman sınıf mücadeleleri açısından bakmak, etnik gurupların istek ve iradelerini gözden uzak tutmak, olayları her zaman çözümleyici olamıyor. Alıntı: Devletlerarası Sömürge Kürdistan – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın Aralık 1991 Baskısı- Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bizler, Bizans – Osmanlı tarihinin mirasçılarıyız. Bizler Roma Türk geleneğinin sahipleriyiz. Bizans – Osmanlı geleneğinde üç sınıf var; Mülkiye, ilmiye, seyfiye. Birbirlerinden usulleri ve giyimleriyle ayrılırlar. Ben bu mirasın sahibiyim. Geliştirmeye çalışırım, geriye götürülmesini, kolaylıkla kabul etmem. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 626) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her yerde ve kuşku yok, en başta bilimde, gelişmenin dinamiğini ayrılık noktalarında aramak gerekiyor. Ders kitapları ortak noktaları abartarak bilimsel düşüncenin gelişmesine kanserojen etki yapıyor. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 594) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tesadüf düzeni, hukuk ve yönetim düzeni ve düzeyi değildir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 619) kitabından birebir alınmıştır.
-
Temel ilke şudur, ne hareket ediyorsa, başka bir güç tarafından harekete getiriliyordur. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 586) kitabından birebir alınmıştır.
-
Siyaset, eylem hâlinde felsefedir. Sf. 530 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 530) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gezegenleri harekete getiren nedir? Bilim tarihinin en önemli sorusunu Kepler sordu. Kepler, ancak bu soruyu sorabildi ve hareketin matematik ifadelerini ortaya koyabildi. Bu soruya ilk cevabı Newton verdi; yer çekimi. Yer çekiminin astronomi ve fizikte oynadığı rolü, siyasi iktisatta kişisel çıkar, Marks’ın vizyonunda sınıf çelişkisi üstlendi. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…
-
Bilim, büyük ölçüde yöntemdir, bilimde her büyük katkı aynı zamanda mevcut yönteme katkıdır. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 590) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye çareyi Batıya yetişmekte buluyor. Çare, Batıya yetişmekten geçmiyor. Çare batıyı aşmakta yatıyor. Batı, doğuya yetişmeye çalışmadı. Doğu’yu aştı. Taklit etmeyi denemeden yetişmek mümkün değil. Bugün çaresizliği ve yetersizliği yaşanan Eurosantrik dünya bilimidir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 555, 556) kitabından birebir alınmıştır.