Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Felsefe
-
Mülkiyetin tabanında korku vardır. Korkunun kaldırıldığı toplumda cimri de özel mülkiyet de olmaz. Korkak mutlaka cimridir. Özel mülkiyet, biriktirilmiş cimriliktir. Evlilik, en gizli özel mülkiyettir. İki cinsin bir olması ancak, yaklaşımda sonsuzluk varsa, insana layıktır. Güvenli olmayanın sevme gücü yoktur. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1.…
-
(Yalçın Küçük:) Hegel’de maddenin saflaşması ancak kavrama dönüşmesiyle mümkündür. İnsan aklının algılama, anlama ve kavramlaştırma süreci, aslında, somutun çözümlemesi demektir. Kavram, bu çözümleme sürecinin en üst aşamasıdır. Bilimsel bilginin hareketi, Hegel’de en az diyalektik olandır. Marks düşüncesinin en zayıf yanı, Hegel’in hiç te diyalektik olmayan anlayışına tümüyle bağlı olmasıdır. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi –…
-
(Kürt Bahçesinde Sözleşi kitabının önsözünden, Yalçın Küçük;) Şimdilik iki halklı bir insan oldum. Kürt cephesinde yaptıklarım bir mecburi hizmettir. Türklük adına bir borç ödemesi içindeyim. Borcumu emeğimle, yüreğimle, sevgimle ödemeye çalıştım. Ben kardeşlik duygularıyla yüklüyüm; İnsanların kardeşlerini güzel görmeleri en insani niteliktir. En mutlak, mutlak bilgidir. Tanrı’nın kendisi eninde sonunda bir bilgidir. Tanrı yapmak eninde…
-
(Yalçın Küçük;) Dil ve bilim, insanlığın, en büyük ve en yaratıcı basitlemesidir. Burada basitleştirme, aynı zamanda, yoğunlaştırma anlamına geliyor. “Portakal, elma, armut sepeti” demek yerine “meyve” sepeti diyebilmek büyük bir sıçramadır. Hepsini, elma, portakal ve armudu, bir başka düzlemde, aynı sayabilmek büyük bir soyutlama düzeyini gösteriyor. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah…
-
İç savaş, devletin, en demokratik göründüğü zamanlardır. Demokrasi bir devlet durumudur. Artık yalnızca iç savaş dönemlerinde görünüyor. Eylülizm, iç savaş koşullarını ortadan kaldırma operasyonudur. Tekelsi düzeni kuruyor. Eylülizm, üniversite özerkliğini, basın özgürlüğünü iç savaş ilanı olarak görüyor. Eylülizm, kişilikleri iç savaş ilanı sayıyor. Sf. 278 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos…
-
Zamanın ölçüsünü ise dünyanın güneş etrafındaki hareketine göre ayarlamayı da bir türlü kabul edemiyorum. Bu nedenle bir yerde, güneş ışınlarının dünyaya gelişinin engellendiği zamanda, bir yapay uydu ile bu ışınları dünyaya yansıtmayı hayal ettiğimi yazdığımı hatırlıyorum. Böylece insanlığı çok basit ve kaba bir zaman ölçüsünden kurtarmış olabileceğimizi düşünüyorum. Sf. 273 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler –…
-
Arabesk, yüzeysel izlenimlerin inatçı tekrarı anlamına geliyor. Estetiğin çölün tekdüzeliğini tekrarından kaynaklanan bir yanı var. Bir yanı ise İslam’ın süsleme sanatında motifleri son derece sınırlamış olmasıdır. Arabesk, estetik, çok az motifi inatla ve bıktıran ölçüde tekrarlamaya dayanıyor. Bugünkü “arabesk müzik” de, derine inemeyen acıların yüksek haykırışlarla tekrarlanması demek oluyor. Geriye iki nokta var. Bir; bu…
-
En çok, yapılan işin insanı değiştirdiği ve insanın yüzüne yansıdığı yolundaki düşüncemin doğrulanmasına seviniyordum. Çünkü benim gördüklerim diğerlerine benzemiyordu. Yoksul köylü genci, karşılaşabileceğini rüyasında bile görmediği soru ve sorunlarla boğuşuyordu. Apo, onlara, kendisinin de bilmediklerini öğretiyordu. Galiba en çok da öğrettiğini sandığı bir zamanda öğreniyordu. En çok eylemli öğrenmenin insanı değiştirmesini gördüm. Sf. 262 Alıntı;…
-
Doğru, insanı en çok kendisi için üzülenler üzüyor. Nezaretçi polisleri de düşünüyorum. Benim için çok üzülüyorlar. Beni en çok benim için üzülenler üzüyor. Dayanamıyorum. Üzülmemeleri için ikna etmeye çalışıyorum. Nasıl? “Dervişler var, bilir misin?” Gerçekten de biz Doğulu insanların derviş geleneği var. Biz Doğu insanlarının derviş geleneği bilincine en çok Einstein’in varmış olması bir rastlantı…
-
Tekelsi düzenin, sürekli olarak, korku üretmeden yaşayamayacağına kesinlikle inanıyorum. Çünkü insanın aklının çalışmasını durdurmanın ve tümüyle bozmanın en kestirme yolu korku üretmektir. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1996): Doğru bir tespit, ABD – SSCB gerginliği çok yapay bir gerginlikti.…
-
Ortadoğu Teknik Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptım, anadilimizin dışında bir dille ders verirken Türk çocuklarına Türkçe ders okutamazken içim yanıyordu. Anadilde konuşma, kendisini ifade etme ve yazma özgürlükleri elinden alınmış kimselere hep içim yanar. Bu dünyada zaman zaman içi yanmayana, ben, insan ve aydın demem. Bu topraklar üzerinde Kürt kardeşlerimizin Kürtçe konuşma ve yazma haklarının ellerinden…
-
“Bu tür iddianameler yazılabildiği sürece, ben Değerli Mahkemenizin önüne daha çok gelirim. … Önünüze bu kadar çok gelmekten utanıyordum. Artık hiç utanmıyorum. … Artık sanık olmayı bir görev saymaya başlıyorum. Eğer böyle iddianameler hazırlanabiliyorsa, bu toplumun bana ve benim türümden bir sanığa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra da, bir kamu görevlisi düzenliliğiyle huzurunuza geleceğime ve…
-
Filozof Kant da söylüyor; “İnsanoğlu için iyiyi dilemek kadar büyük bir iyilik ve erdem yoktur.” Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük’ün Devlet Güvenlik Mahkemesindeki savunması;) “Artık sanık olmayı bir kamu görevi saymaya başlıyorum. Artık bundan sonra toplumsal bir görevim olduğunu, bundan böyle bir mesleğimin bulunduğunu düşünüyorum. Eğer böyle iddianameler hazırlanabiliyorsa, bu toplumun bana ve benim türümden bir sanığa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra da, bir kamu görevlisi düzenliliğiyle huzurunuza geleceğime ve görevimi yapacağıma inanıyorum.”…
-
Kürtlerde dağ insanının kahramanlığı kadar, çöl insanının ihaneti iç içe gidiyor. Kürtler kahramanı kadar haini de çok bir halktır. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tarih, toplumsal bilimlerin anasıdır. Bilimsel yöntemlerin çıkartılmasında tarihin incelenmesi ve tarihsel bilginin etkileme sürecinin rolünün büyük olduğunu düşünüyorum. Tarihin insanı etkileme süreci ile insan aklının dinamiği arasında tıpkı insan aklı ile gökyüzündeki fiziksel hareketlilik arasında olduğu gibi bir etkileşim bulunduğundan kuşku duymuyorum.. Tarihin yasalarının etkili olması için çıkarılıp yazılması gerekmiyor. Yasa, formüle edilmiş biçimi ile…