Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Felsefe
-
“Kanun insanca yorumlanmalıdır.” Hâkim Moknard; “İyi kurulmuş bir toplumda, kendi kusuru olmaksızın, insanın yaşama olanağını kaybetmesi, teessüf edici bir haldir.” Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.
-
Altyapı aslında üst yapıyı belirleyen faktör olarak şekilleniyor. Fakat üstyapı meydana geldiği zaman, üstyapı ortaya çıktığı zaman altyapıdaki çekişmeleri de alt yapının ileriye doğru aşamalar yapmasını da önlüyor. Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 100) kitabından…
-
.. Toplumsal kanunlar parlamentolarda yapılanlardan daha ağır basar ve önemli olan bu kanunları saptayabilmektir. Bu sosyal anlaşmazlıklar yani toplumsal kanunların parlamentolarda yapılan kanunlardan daha ağır basması, toplumsal yapının parlamentolarda yapılan kanunlarla bütünleşmesine kadar devam eder. Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2.…
-
Toplumsal ve siyasal süreci, tarihsel geçmişi kavramamızı engelleyen en önemli etken ideolojilerdir. .. Bilimde doğrunun temel ölçütünün olgular olduğunu belirmiştik. İdeolojilerde ise doğrunun temel ölçütü ileri sürülen düşüncelerin, o ideoloji tarafından ileri sürülen görüşlere uygun olup olmadığıdır. İnanç, ideolojilerin bir özelliğidir. İdeolojiler eleştiriden uzak sistemlerdir. Katı donmuş düşüncelerdir. Bilim ise dinamik bir sistemdir. İdeolojiler tarihsel…
-
Bilim olgulardan hareket eder. Olgular arasındaki ilişkileri açıklayıcı varsayımlar kurar. Bu varsayımları tekrar, olgular aracılığıyla sınar. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.
-
Aksi konuşulamayan aksinin konuşulması yasak olan önermeler bilimsel olamazlar. … Sadece ideoloji, slogan olurlar. Bütün bunların ötesinde eğer görüşler eleştirilemiyorsa, sizi eleştirenler cezai müeyyide ile karşılaşıyorsa, aslında sizin de özgür olduğunuz söylenemez. Çünkü o zamana kadar söylediklerinizi ve yazdıklarınızı tekrarlamaktan başka bir yolunuz yok demektir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu –…
-
.. Her resmi ideoloji kuşkusuz egemen ideolojisidir. Fakat her egemen ideolojinin resmi ideoloji olduğu söylenemez. Bu farklılıktaki en önemli kriter cezai müeyyide kriteridir. Resmi ideoloji cezai müeyyide içerir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.
-
Giriş; Bir toplumda düşünce hayatının gelişmesi ve bunun seviyesi eleştiri kurumunun varlığına veya yokluğuna bağlıdır. Yanlışlığı ileri sürülemeyen, eleştirilemeyen bir önerme bilimsel olamaz. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 9, 14) kitabından birebir alınmıştır.
-
Resmi ideolojiyi eleştirmediği sürece, bilimin gelişmesi olasılığı yoktur. Resmi ideolojiyi eleştiremeyen bilimin, saygınlık kazanması da olanaksızdır. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eleştirinin olmadığı bir yerde tarafsızlık gerçekleşemez. Tarafsızlığı ancak, eleştiri kurumunun rahat ve sağlıklı işliyor olması doğurabilir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.
-
Olgulardan sadece birine bile bilimsel olarak bakmak engellenince, o olgunun ilişkiler içinde bulunduğu bütün de kavranılamaz. Olgulardan birisinin tabu olarak tutulması, öteki olgulara bilimsel yaklaşmayı da engeller. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) I – İsmail Beşikçi (Sf. 205) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tek parti döneminde CHF’nin Doğu ve Güneydoğudaki görevlilerinin tümü istihbarat ajanıydı. Örneğin Elazığ’da, Diyarbakır’da, Bitlis’te, Hakkâri’de, Mardin, Ağrı, Tunceli, Muş, Bingöl, Urfa, Siirt’te parti teşkilatı bile yoktu. CHF’nin Genel Başkanı Büyük Şef Gazi Mustafa Kemal Paşa, TBMM’nin yenilenme zamanı geldiğinde buralara da mebus tayin ediyordu. Bu tayin işlemi, daha sonra Milli Şef ve değişmez genel…
-
.. Sanayileşmiş, şehirleşmiş, ileri teknoloji kullanan, farklılaşmış, sınıflar arasındaki farklılaşma belirginleşmiş, politik bütünleşmelerini gerçekleştirmiş toplumlarda, iç dinamikler belirleyici ve tayin edici bir fonksiyona sahiptirler. Bu özellikleri göstermeyen veya bu özelliklerin aksini gösteren toplumlarda ise, dıştan etkileşimin daha temel, daha belirleyici ve tayin edici bir fonksiyonu vardır. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) –…
-
Esasen sorunlar, çözümü için gerekli potansiyeller belirmeye başladığı zaman ortaya çıkarlar ve bilimsel incelemeye konu olurlar. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) – İsmail Beşikçi (Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.
-
.. Doğadaki, tarihteki, toplumdaki bütün olgular ve şeyler biri biriyle ilişki halindedirler. Bu olgu ve şeyler biri birinden bağımsız değildirler. Geniş, karmaşık ve yoğun bir ilişkiler sistemi içindedirler. Hiçbir olgu ve şey durağan değildir. Değişir. Bu da bilim yöntemi ile ilgili temel bir özelliktir. Bu özelliğe göre bütün toplumsal bilimlerin tarihsel olma durumu vardır. Toplumsal…
-
(Öcalan’ın Kürt çözümlemesi:) “Kürtlerin, din, felsefe, sanat gibi çeşitli alanlardaki durumu, hem var hem yok arasıdır. .. Demek ki Kürt gerçekliği kaygandır. Demek ki bir yerden bir başka yere akıyor. Ve henüz oturmamıştır. İşte burada, bu çözümlemede, sınır tanımaz Kürt ihanetinin çıkması kaçınılmaz ve bunu tartışmak mümkündür. Halkım için; “Kendisine en çok ihanet eden halk!”…
-
(Yalçın Küçük anlatıyor:) Tembellik inançsızlıktır. Tembellik, yeni düzene inanmamaktır. Tembellik, eski düzene bağlılıktır. Az çalışkan, ufku dar, sınırlı çalışkan, güvensiz olandır. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 358) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük anlatıyor:) İnsanın ancak sürekli direndiği zaman güzel ve insan olabilmesi, çağın acımasız cilvelerinden biridir. Apo’yu sevginin kaynağını aramaya çıkmış olarak gördüm. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan anlatıyor:) “Kemalizm, Türk halkını, aynı anda dev yapan ve aynı anda pire gösteren bir aynadır.” “Türk Halkı her gün, dev’lik ile pirelik arasında gidip gelmede sonsuz yorulan bir halktır.” “Kemalist formülasyonların motoru korkudur. .. Bir şahsı bu kadar abartacaksın, ondan sonra Türk insanının büyüklüğünden bahsedeceksin. Bu, büyük bir çelişkidir. … Eğer kurtarılacak bir Türklük…
-
(Yalçın Küçük;) “Feodalitede yiğitlenme ile alçaklık yan yanadır. Kibir ile yaltaklanma, zaman zaman aynı vücuttadır.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 261) kitabından birebir alınmıştır.