Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Felsefe
-
“Gözlerimiz ve kulaklarımız bizim öğretmenlerimizdir. Doğa gözlenmeyi sever, sırlarına sokulabilmek gerek. .. Çevrenize bakın; her şey hareket ediyor, her şey akıyor. Bir ırmağa iki kere girilmez. .. Hiçbir yerde durgunluk, hiçbir yerde huzur yok…” Sf. 63 Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi – (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsan haklarını gözetmeyen bir hukuk anlayışının hiçbir meşru temeli yoktur. Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.
-
Resmi ideolojiye göre yapılan bir yargılama, bilimsel düşüncenin resmi ideoloji tarafından yargılanması, hukuksal bir yargılama değildir. Sf. 209 .. Bu davada düşünce ve bilim yargılanmıştır. Davanın sanığı düşünce ve bilimdir. Ben değilim. Sf. 230 Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 209 ile 230 arası)…
-
Gözlediği ve izlediği olguları oldukları gibi algılayan, algıladığını olduğu gibi yansıtan bir kişi özgürdür. Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi – (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Beşikçi savunmasını yapıyor:) Kişiler toplumsal yaşantı içinde çok değişik kişilerle ve kurumlarla görüş ayrılığı içinde olabilirler. .. Fakat mahkeme ile hâkimler ile düşünce ayrılığı içinde olan bir sanığın duruşması ceza ile sonuçlanabilir. Bu da adalet adına gerçekten korkunç bir durumdur. “Vahim” dir. ..benim, yargılamanın ve mahkemenin meşru olduğuna dair en ufak bir güvencim yoktur. Sf.…
-
Toplumsal bilince, tarih bilincine sahip olmayan kişiler, her yeni duruma rahatlıkla uyarlar. Yeni siyasal ve toplumsal düzenlemelere karşı eleştiri yapamazlar. Sf. 60 Alıntı: Zihnimizdeki Karakolların Yıkılması (Yargılama Süreleri ve Özgürleşme) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Kasım 1991 – Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.
-
… ideolojiler, olgulara; yararlıdır, zararlıdır, sakıncası vardır, sakıncası yoktur biçimine yaklaşım gösterirler. Sf. 46 .. bilim adamları kendi iradelerine uygun davranırlar. .. ideolojik yaklaşımlarda, kişi, kendi iradesine uygun hareket edemez. … daha önceden hazırlanmış bir kalıba göre düşünmek zorundadır. İdeolojiler katı sistemlerdir, eleştirilemezler, tartışılamazlar, yenilenemezler. İdeolojiler sadece öğrenilir, kabul edilir. Bilim ise dinamik bir yöntemdir.…
-
(Gözlem; Alikân Aşireti) Ailelerin yıkılması çok zor hatta imkânsızdır. Boşanma diye bir hâdise yoktur. Evlilik dışı zina gibi ilişkiler gayet azdır. Böyle bir aileye Prof. Zimmermann Cemaatler Ailesi demektedir. İslami ailenin Anadolu’nun pek çok yerinde görülen ezici tesiri göçebelerde yoktur. Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı –…
-
.. değişmenin hareket noktası alışkanlıklar ve zihniyetteki yöneliş tarzları ile yakından ilgilidir. … icatlar kendi başlarına bir değişme meydana getirmezler. Değişme ancak toplumun o icadı uygulaması sayesinde meydana gelir. Sf. 53 Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilimsel çalışma her şeyden önce, doğru soru sormakla başlar. Doğru soru sormanın vazgeçilmez özelliği ise; kuşkuculuktur. İşte yuvarlak sözler söylemek doğru soru sormayı engelleyen çok önemli bir hastalık olarak beliriyor. Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 4) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kültür, bir toplumun yaşayış tarzının bütünüdür. Sf. 48 Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.
-
1 Mart 1341 (1925) tarihinde İçtima: 67, Celse:1, Reis Kâzım Paşa Yüzellilikler İçerisinde Kitap Yazmış Olanların Kitapları Neşredilmesin (Yayımlanmasın) Diye Recep Zühtü Takrir Vermiş; Naim Hazım Efendi (Konya); “Efendim! Teb’it olunan (terbiye edilen, cezalandırmak maksadı ile sürgün edilen) eşhasın (kişilerin) tebidinden (sürgünlerinden) evvel neşredilen asarı (eserleri) buna dâhil midir? Maddelerin tarz ve tertibi heyeti…
-
5 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 14, Celse:1, Birinci Reis Vekili Mehmet Sabri Bey Dârüleytamlar (Yetimhaneler) Hakkında Kanun Teklifi Görüşülüyor; Tunalı Hilmi Bey; “- .. Bir karış toprak için can veririz, hayvan için topraktan az kavga ederiz ve insan için hayvandan daha az kavga ederiz, bilhassa insan yavrusu için kılımızı kıpırdatmayız.” Sf. 469 Bu Cildin…
-
(19 Ekim 1920 tarihinde 86. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi. (Memur Kadrosunda Islahat Yapılması Konusu Görüşülüyor;) Dr. Abidin Bey (Lazistan); “- Muhterem arkadaşlar, tab’ı beşer (insan yaratılışı olarak) müstebittir (despottur, zorbadır), beşeriyette (insanoğlunda) istibdat (zorbalık, despotluk) vardır. Binaenaleyh (bundan dolayı) biz arzu ederdik ki küçülelim ve halka, yani, köylülere yaklaşalım. Yoksa öyle…
-
“Kanun insanca yorumlanmalıdır.” Hâkim Moknard; “İyi kurulmuş bir toplumda, kendi kusuru olmaksızın, insanın yaşama olanağını kaybetmesi, teessüf edici bir haldir.” Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.
-
Altyapı aslında üst yapıyı belirleyen faktör olarak şekilleniyor. Fakat üstyapı meydana geldiği zaman, üstyapı ortaya çıktığı zaman altyapıdaki çekişmeleri de alt yapının ileriye doğru aşamalar yapmasını da önlüyor. Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 100) kitabından…