Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- “NASIR, İHVAN’I YASADIŞI İLAN ETTİ… BELLİ BAŞLI ÖNDERLERİNİ İDAM ETTİRDİ”
- “DİN’İN, SÖMÜRÜNÜN TEMELİNİ OLUŞTURDUĞU BİR DÜNYADA, UMUDA YER OLABİLİR Mİ”
- CIA’NIN KASIM’A YÖNELİK SUİKAST EKİBİNDE SADDAM HÜSEYİN DE VARDI
- PETROL İÇİN IRAK VE İRAN’A ABD DARBELERİ
- ABD’Lİ BİR CIA AJANININ YANİ ÇAKAL’IN ANLATIMI
about
Kategori: Felsefe
-
Yeni insan ateist olmak durumundadır. İnsanın yücelmesi içindeki Tanrı düşüncesini dışarı atmasıyla mümkündür. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.
-
İsimler başta ayırmak için kullanılıyor ve bu nedenle sürülerin isimleri olmuyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.
-
Lenin, “Demokrasi bir devlet biçimidir, hâlbuki biz Marksistler devletin her türüne karşıyız. Devlet, sınıflar var olduğu sürece duruyor ve demokrasi hep sınıfların varlığında ortaya çıkıyor.” Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 292) kitabından birebir alınmıştır.
-
Marks; … “Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre” ilkesine geçilebileceğini ileri sürüyor. Böyle bir tarife katılmadığımı ifade etmek durumundayım. Yeteneğine göre ödüllendirme, somutta iş yapma farklılıklarının kabulünü de beraberinde getiriyor. Engels Anti Dühring’de ısrarla buna karşı çıkıyor… Değil hamal ile mimar arasında farklı ödemeye, bunların ayrı insanlar olarak varlığına bile karşı çıkıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye…
-
Yazı, sıcaklıktan yoksundur ve güven vermiyor; dil güven veriyor, güven kaynağıdır. Politika dille yapılır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 311) kitabından birebir alınmıştır.
-
Batı insanı sürüleşti; batı insanına insan demekte güçlükler çekiyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 323) kitabından birebir alınmıştır.
-
Demokrat yılgın ve yılışık insan türüdür. Ancak “Devrimci” demokratın kıymeti harbiyesi vardır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çocukluğu, kural bilmez olarak tanımlıyorum. .. Yüz yaşında olsa bile kural bilmeyen yaratık çocuktur. Kural bilen adam uygar adam demektir. Bir insan kendi gücünü görüyor ve bunu abartıyorsa romantiktir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.
-
Savaş, teorik eylemdir. Savaş psikolojik süreçtir. Dünya yeniden felsefeye ihtiyaç duyuyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye’de yeni bir iç savaş dönemine girildiğini gösteren işaretler beliriyor. İç savaş, devletin egemenlik coğrafyasında otorite yetmezliğini görmesidir. Birinci iç savaş; .. 15/16 Haziran 1826 tarihinde zamanın düzenli ordusu Yeniçeri Ocağının lağvedilmesiyle sona eriyor. İkinci iç savaşın tamamlanma tarihi 1926 sayılabilir. Üçüncüsü, eğer 1968 yılından başlatılırsa 1978 – 1980 yıllarında sona eriyor ya da…
-
Değişmenin kendisi gelişmedir. İç savaş, insanı değiştirerek geliştirme sürecidir. İnsanı iş yapmaya alıştırma dönemidir. İnsanın ufkunu genişletme zamanıdır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 244) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye’de şiddetin beş alanı vardır; Kürt alanının şiddet alanı olduğu kesinleşmiştir. Entelektüel şiddet ikinci alandır. Üçüncü şiddet alanı, gençlik ve özellikle üniversite gençliğidir. Dördüncü şiddet alanı, işçi sınıfı. İslami radikalizm, bir yeni şiddet alanı yaratmaya çalışıyor. İslam bütün dinler içinde şiddete en çok eğilimlisidir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 –…
-
… insanlarımız, iç savaş koşullarında yaşadıklarını bilmek durumundadır. Her iç savaş bir dış savaştır. Her düzen sıçraması bir iç savaşla geliyor. Saptayabildiğim birinci iç savaş; Üçüncü Selim ile başlıyor. Üçüncü Selim Nizamı Cedit kurma girişiminden çıkıyor. Tanzimat, önce Türkiye’de ilerici sayılmalıdır. Kemalizm, kendisine çok benzediği için reddediyor; Türkiye solculuğu, Kemalizm’i solculuk olarak da yaşatmak istediği…
-
İnsan aklı insanın en büyük silahıdır; yanılmaya sürekli bir eğilim taşıyor. Tarih insan aklının en büyük kaynağıdır; insan aklı, en çok tarihte yanılıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir; Misakı Milli Türkiye’de bitmiştir. İki; Demokrasi bitmiştir. % 26 ile hükûmet kurma hesaplarının yapıldığı bir Türkiye’de, milletvekillerinin nerede ise tombala kurallarıyla belli olduğu bir ülkede, demokrasiden bahsedilemez. Üç; CHP bitmiştir. Bir acizler topluluğudur. Dört; Partiler bitmiştir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.
-
Reddetmeyen, gelişemez. Bizler Avrupalı gibi giyinmekle doğru mu yaptık? Bu soruyu soruyorum. Burada yaşayan Türk ve Kürt kardeşlerime sesleniyorum; giysilerinizi değiştirmeyin. Puşilerinizi, şalvarlarınızı çıkarmayın, stilize edin. Güzelleştirin. Ancak öz biçimini korumaktan çekinmeyin. Bu benim yeni görüşümdür. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsan, mücadele eden yaratıktır. Mücadele etmeyene sürü deniyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 153) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sanık olmak, özgürlük alanını genişletmenin yollarından birisidir. Berat etmek, alanı genişletmek anlamına geliyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilim, en küçük ile en büyüğü birlikte düşünebilmektir. Limit ve türevi matematiğe hediye eden Liebnitz ile birlikte Newton oluyor. Newton’un bilimi, düşünülebilecek en küçük ile kozmostaki cisimlerin hareketi türünden düşünülemeyecek kadar en büyüğü bir arada almaya dayanıyor. Marks’ta böyleydi; fabrika teknolojisindeki minimal değişmelerle, insanlığın tarihsel gelişmesi Marks’ta, bir arada yer alıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye –…