Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- “NASIR, İHVAN’I YASADIŞI İLAN ETTİ… BELLİ BAŞLI ÖNDERLERİNİ İDAM ETTİRDİ”
- “DİN’İN, SÖMÜRÜNÜN TEMELİNİ OLUŞTURDUĞU BİR DÜNYADA, UMUDA YER OLABİLİR Mİ”
- CIA’NIN KASIM’A YÖNELİK SUİKAST EKİBİNDE SADDAM HÜSEYİN DE VARDI
- PETROL İÇİN IRAK VE İRAN’A ABD DARBELERİ
- ABD’Lİ BİR CIA AJANININ YANİ ÇAKAL’IN ANLATIMI
about
Kategori: Felsefe
-
“Dil, büyük bir soyutlamadır; Zengin. Dejenerasyon dili daraltmakla bir arada gidiyor. Bir toplumun bilimsel ve teorik zenginliği, dilinin zenginliği, cümle kuruluşunun gelişmişliği ve sözcüklerinin çok anlamlılığıyla paralel oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 525) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Soyutlayamamak ve kavramlaştıramamak köylülüktür. Köycülüğün babası Köylü İsmail Hakkı Baltacıoğlu tam bir aydın düşmanı. Katıksız aydın ve bürokrasi düşmanlığı köylülüktür.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 538 ile 540 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fetişler, kendilerini yaratan insanları eziyorlar. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 443) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kütle tabanının daralması da ihtilalci yöntemleri ön plana çıkartıyor. Kütlesellik yakın iktidar perspektifi ile birleştiği zaman daha çok, mutlaka bir ödün vermeyi içeriyor. Kütle tabanının küçülmesi, kütlelere gitmenin pratik kanallarının tıkanması, ödün gereğini ortadan kaldırıyor ve ihtilalci yöntemleri gündeme getiriyor. Sf. 242 Kütlesellikle ihtilal yöntemleri birbirini ortadan kaldırır. Teorik sığlık, kütle tabanı dar olan örgütlenmelerde,…
-
“Verimlilik zamanın tersidir; verimliliği arttırmak zamanı kısaltmaktır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 247) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ezilen, doğrudan doğruya, hiçbir zaman kurtarıcı olamıyor; Ezilmeyi kabul etmemeyi bir yaşam biçimi haline getiren kütle kurtarıcı olabiliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir ulusun tarihindeki her dış savaş aynı zamanda bir iç savaştır. Bu en çok kurtuluş savaşları için doğrudur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 213) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Fetiş, ilkelin teori ihtiyacına karşılık veriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İnziva kişiliğin öğretmenidir.” Ne kadar doğru! Einstein Doğuluların bunu çok eskiden beri bildiklerini de ekliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Aydın, aklını kullanarak inatla mücadele eden yaratıktır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Pratik ne kadar zengin olursa olsun, mutlaka, yaştır eğilir. Bilim ise ne kadar coşku verici olursa olsun kurudur, bükülmez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Geçiciyi, günceli yaşayan kişi dâhi olamaz.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye’de aydından çok aydın mezarı var. Çünkü Türk aydınında inat yok.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Eylemden doğan eylemlerin derine inme gücü az, kalıcılık özelliği zayıf oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 627) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir akımın kişilik kazanabilmesi için, iki yönden ayrışması gerekiyor. Bunlardan birisi, daha sonradan o akımı oluşturan canlıların kendilerini “ayrı” düşünmeleri oluyor. Bu, akımın “ayrışma bilincidir” . Bir de toplumun diğer canlılarının bu akımı “ayrı” düşünmesi zorunludur. Bu ise bir akımın kişilik kazanması için gerekli toplumsal bilinçtir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin…
-
Engels ve Diyalektik Materyalizm, düşünüş ile ruhu ve varlık ile tabiatı birbirine benzetirler. Hâlbuki düşünüş ruhun bir faaliyetidir, tamamen aynı olamazlar. Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 46) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.
-
“Ahlaklı olabilmek için mutlaka kavga etmek gerekiyor, çünkü kavga bir hareketi içeriyor. Duran bir nesnenin ahlaklı olup olmadığına karar vermek imkânsızdır: çünkü ahlak mutlaka bir harekette ortaya çıkıyor. Ancak her hareket de, ahlak araştırmasının alanına girmiyor, yalnızca iradi (bilinçli) olan hareketler bir ahlak sisteminin içinde oluşuyor. Ahlak iradi hareketlerin başlatıcısıdır. Ahlakın kaynağını akılda bulmak imkânsızdır. …
-
“Ahlak yalnızca harekette vardır. Hareketsiz olanın ahlakı yoktur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.