Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Bu model gelecekten gelen turistlerin akınına uğramamış olmamızın nedenini açıklar. Ancak geriye yine de pek çok paradoks bırakır. Bir rokete atlayıp gittiğiniz yerden daha roket ateşlenmeden önce dönmenizin mümkün olduğunu varsayın. Henüz fırlatma rapmasındayken roketi havaya uçurmanızdan ya da başka bir şekilde ilk başta yola koyulmaya mani olmanızdan sizi ne alıkoyabilir? Sözgelimi geçmişe gidip henüz…

  • Bir başla deyişle kuantum kuramı enerji yoğunluğunun bazı yerlerde negatif olmasına, söz konusu yoğunluğun başka yerlerde pozitif olması koşuluyla izin verir. Kuantum kuramının enerji yoğunluğunun negatif olmasına izin verebilmesinin nedeni Belirsizlik İlkesine dayanıyor olmasıdır. Belirsizlik İlkesi belirli niceliklerin, sözgelimi bir parçacığın konumu ve hızının aynı anda iyi tanımlanmış değerlere sahip olamayacağını söyler. Bir parçacığın konumu…

  • Pek çok bilim insanı bilginin kaybolmaması gerektiğini düşünmekteydi, ancak yıllar boyunca hiç kimse sürdürülebilir bir mekanizma ileri sürmedi. Bilgi paradoksu olarak bilinen söz konusu görünür bilgi kaybı, bilim insanlarını geçtiğimiz kırk yıl boyunca meşgul etti ve hâlâ kuramsal fiziğin çözülmemiş en büyük problemlerinden biri olmaya devam etmekte. Sf. 117 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar –…

  • Kuantum mekaniği bilindiği gibi Belirsizlik İlkesini içerir. Bu ilke, herhangi bir nesnenin hem konumunu hem de hızını aynı anda ölçmenin imkânsız olduğunu ifade eder. Bir cismin tam olarak nerede olduğu ölçülürse, bu durumda söz konusu cismin hızı belirsizdir. Aynı şekilde bir cismin hızı ölçüldüğünde de, cismin konumu belirsizdir. Pratikte bu, herhangi bir şeyin yerini tayin…

  • Her ne kadar kütleçekim doğanın bilinen kuvvetleri arasında açık ara en zayıfı olsa da diğer kuvvetlere nazaran iki hayati avantaja sahiptir. Bu avantajlardan ilki uzun mesafelerde etkili olmasıdır. Dünya, Güneş tarafından yaklaşık yüz elli milyon kilometre, Güneşse galaksinin merkezinden aşağı yukarı 10.000 ışık yılı uzaklıkta yörüngede tutulur. İkinci avantajsa çekici ya da itici olabilen elektrik…

  • Nihayetindeyse parçacık yukarı doğru hareketine son verip aşağı düşmeye başlayacaktır. Ancak başlangıçtaki yukarı doğru hız, kaçış hızı adı verilen belirli bir kritik değerden büyükse kütleçekim hiçbir zaman parçacığı durduracak yeğinlikte olmayacak ve böylece söz konusu parçacık kütleçekim etkisinden kaçmayı başaracaktır. Kaçış hızı Dünya için saniyede 11 kilometreden biraz fazla ve Güneş içinse saniyede yaklaşık 617…

  • Dolayısıyla Tanrı bile bu noktada Belirsizlik İlkesine bağlı görünür ve bir parçacığın konumunu ve hızını aynı anda bilemez. Tüm kanıtlar Tanrı’nın olası her durumda zar atan müzmin bir kumarbaz olduğunu gösteriyor. Sf. 98 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 98) kitabından…

  • Gelgelelim pratikteyse geleceği öngörebilme kabiliyetimiz denklemlerin karmaşıklığı ve bunların genellikle kaos adı verilen bir özelliğe sahip olması dolayısıyla oldukça sınırlıdır. Sf. 94 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.

  • Laplace’ın esasında söylediği şey, evrendeki tüm parçacıkların konumunu ve hızını tek bir anda bildiğimiz takdirde söz konusu parçacıkların geçmiş ya da gelecekteki başka bir anda hareketini hesaplayabileceğimizdir. Laplace ile Napolyon arasında geçen muhtemelen sonradan uydurma bir hikâye vardır: Buna göre Napolyon, Laplace’a Tanrı’nın bu sisteme nasıl uyduğunu sorar ve Laplace da buna “Efendim bu varsayıma…

  • Gelgelelim insanlar yavaş yavaş doğanın davranışındaki belirli düzenlilikleri fark etmeye başladı. Söz konusu düzenlilikler ilkin gökcisimlerinin hareketinde en açık şekilde kendini göstermişti. Böylece astronomi gelişecek olan ilk bilim olarak ortaya çıktı. Sf. 93 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 93) kitabından…

  • İlk çağlarda dünya insanlara son derece rastlantısal görünüyor olmalıydı. Seller, salgın hastalıklar, depremler ve volkanik patlamalar gibi felaketler muhtemelen hiçbir uyarı ya da görünür neden olmadan gerçekleşiyormuş gibi görünüyordu. İlkel insanlar bu türden doğa olaylarım kaprisli ve keyfi bir şekilde davranan tanrı ve tanrıçalara bağlamıştı. Sf. 93 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking,…

  • Belki de zekâ evrim kronolojisinde beklenmedik bir gelişmedir; zira tek hücrelilerden zekânın zorunlu bir öncülü olan çok hücrelilere geçiş çok uzun bir süre —iki buçuk milyar yıl- almıştır. Bu, Güneşin patlamasından önce mevcut olan toplam zamanın hatırı sayılır bir dilimini oluşturur, dolayısıyla yaşamın akıllı varlıklar geliştirme olasılığının düşük olduğu varsayımıyla tutarlıdır. Bu durumda galakside pek…

  • Bu arada UFO’ların uzaydan gelen varlıklar içerdiği iddialarını dikkate almıyorum, zira uzaylılar tarafından gerçekleştirilen herhangi bir ziyaretin bundan çok daha aşikâr ve muhtemelen de oldukça nahoş olacağını düşünüyorum. Peki neden hâlâ ziyaret edilmedik? ‘Belki de yaşamın kendiliğinden ortaya çıkma olasılığı o kadar düşüktür ki, galakside -ya da gözlemlenebilir evrende- bunun gerçekleştiği yegâne gezegen Dünyadır. Bir…

  • Yine de yirmi birinci yüzyıl bitmeden insanların hem zekâyı hem de saldırganlık gibi içgüdüleri nasıl yenileyeceklerini keşfedeceğinden eminim. Bu noktada muhtemelen insanlar üzerinde genetik mühendislik çalışmalarına karşı yasalar yürürlüğe girecektir. Fakat bazıları sözgelimi hafızanın büyüklüğü, hastalıklara karşı direnç ve yaşam süresi gibi insana ait özellikleri geliştirmenin cezbediciliğine karşı koyamayacak. Böylesi üst-insanlar ortaya çıktığında mücadele etme…

  • Boyun eğdirmek ve başka insanları öldürüp kadınlarına ve yemeklerine el koymak biçimindeki saldırganlık, günümüze kadar şüphesiz sağkalım avantajı sağlamıştır. Fakat halihazırda bu saldırgan içgüdü, insan ırkının tamamını ve onunla birlikte Dünyadaki yaşamın çoğunu yok edebilir. Nükleer bir savaş hâlâ karşı karşıya olduğumuz en doğrudan tehlike; fakat bundan başka tehlikeler de mevcut: sözgelimi genetik olarak işlenmiş…

  • İnsanlar gitgide daha sınırlı ve spesifik alanlarda uzmanlaşmak durumundalar. Bu durumun gelecekte insanoğluna büyük bir sınırlama getirme ihtimali oldukça yüksek. Sf. 88 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu durum yeni bir evrim aşamasına girdiğimiz anlamına geliyor. İlk başta evrim doğal seçilimle, rastlantısal mutasyonlarla gerçekleşti. Söz konusu Darwinci aşama yaklaşık üç buçuk milyar yıl sürdü ve bilgi alışverişi yapmak adına dili geliştiren varlıkları, eşdeyişle bizleri meydana getirdi. Fakat son 10.000 yıldır adına dışsal iletim aşaması diyebileceğimiz bir aşamada bulunuyoruz. Bu sürede DNA’daki başarılı…

  • Dolayısıyla genlerimizdeki toplam kullanışlı bilgi miktarı muhtemelen yüz milyon bit kadardır. Bir bit bilgi, bir evet/hayır sorusuna yanıttır. Diğer yandan ciltli bir roman iki milyon bit bilgi içerebilir. Dolayısıyla bir insan, yaklaşık elli adet Harry Potter kitabına eşdeğerdir. Bununla birlikte büyük bir milli kütüphane bünyesinde aşağı yukarı beş milyon kitap ya da diğer bir deyişle…

  • Büyük Patlamadan yaklaşık bir dakika sonra sıcaklık aşağı yukarı bir milyar derece – Güneşin sıcaklığının yüz katı kadar- düştü. Bu sıcaklıkta nötronlar, daha fazla protona bozunmaya başlarlar. Eğer durum tamamen bundan ibaret olsaydı, bu durumda evrendeki maddenin tamamı çekirdeğinde tek bir proton bulunduran en basit elementten, eşdeyişle hidrojenden oluşurdu. Sf. 80 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa…

  • Zaman kavramı yalnızca evrenimizin içinde ve onunla birlikte vardır. Sf. 72 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 72) kitabından birebir alınmıştır.