Kategori: Felsefe
-
Halktan çok daha rahat bir hayat sürdürürken halkın desteğini kazanmak için bir seçkinin ne yapması gerekir? Hırsızkratların tarih boyunca başvurdukları dört çözüm yolu vardır: 1.Halkı silahsızlandırmak, seçkinleri silahlandırmak. Mızrakların, sopaların evde kolayca yapılabildiği çağlara göre, yüksek teknoloji silahlarının yalnızca sanayi kuruluşlarında üretilebildiği ve seçkinlerin tekelinde olduğu günümüzde bu çok daha kolaydır. 2.Toplanan haraçların çoğunu herkesin…
-
Daha sonraki beş etmen ekonomiyle ve toplumun örgütlenme biçimiyle ilgilidir: (1) Klasik çağlarda kölelerin emeğinin ucuz olması görünüşe bakılırsa yenilikleri baltalıyordu, oysa şimdi ücretlerin yüksek oluşu ya da insan emeği açığı, teknolojik çözüm arayışlarını kamçılıyor. Sf. 294 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı…
-
Toplumlar arasında yeniliğe açıklık farkları nasıl ortaya çıkıyor? Birincisi ortalama ömür uzunluğudur. Yani ilke olarak, olası mucitlerin gerekli teknik bilgi birikimini sağlayabilmeleri için zamana gereksinimleri vardır; Sf. 294 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ama bizi ilgilendiren soru, dâhi bir mucit belli bir zamanda, belli bir yerde doğmamış olsaydı acaba dünya tarihinin seyri önemli derecede farklı olur muydu sorusu. Yanıt açık: Hiç böyle bir mucit olmadı. Mucit olarak bilinen bütün ünlü kişilerin yetenekli öncülleri ve ardılları vardı, onlar getirdikleri yenilikleri toplum onların ürününü kullanabilecek hale geldiği zaman getirdiler. Sf.…
-
Aslında icatların pek çoğu ya da büyük çoğunluğu, sırf merak ya da tamircilik aşkının etkisiyle harekete geçen kişilerin eseriydi, onların kafalarındaki ürüne başlangıçta hiçbir talep yoktu. Bir şey icat edildikten sonra mucidin o şey için bir uygulama alanı bulması gerekiyordu. Ancak uzunca bir süre kullanıldıktan sonra tüketiciler o şeye “ihtiyaçları” olduğunu hissetmeye başlıyorlardı. Sf. 285…
-
Farklı kıtalarda teknoloji niçin farklı hızlarda gelişti? Tartışmamıza bir deyişle, o deyişte dile getirilen bir görüşle başlayacağız: “İcadın anası ihtiyaçtır.” Yani varsayımsal olarak icatlar toplumun giderilemeyen bir ihtiyacı olduğu zaman yapılır: Bir teknolojinin yetersiz ya da sınırlayıcı olduğu herkesçe kabul edilmektedir. Olası mucitler, para ya da ün kazanma umuduyla güdülenerek o ihtiyacı saptar ve karşılamaya…
-
Yine de bir başka görüşe göre bu iş bireysel icatçılık sorunu değildi, toplumların bütün olarak yeniliklere açık olup olmamasıyla ilgiliydi. Bazı toplumlar fena halde tutucudur, içe dönüktür, değişikliğe düşmandır. Üçüncü Dünya halklarına yardım etme girişiminde bulunan ve cesaretleri kırılan Batılıların izlenimi böyle. Sf. 284 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond,…
-
İcatların bu şekilde bir yerden bir yere yayılış biçimleri geniş bir yelpaze oluşturur. Yelpazenin bir ucunda “kopyalamak” vardır: Elinize geçen şeyin kopyasını çıkarır ya da onda değişiklikler yaparsınız. Yelpazenin öteki ucundaysa “temel düşüncenin yayılması” bulunur: Temel düşüncenin biraz fazlası size ulaşmıştır, ayrıntıları yeniden icat etmeniz gerekir. O şeyin yapılabileceğini bilmek sizi de o şeyi yapmaya…
-
Bir yerde yerleşik olmak doğum aralıklarının kısalmasını sağlayarak nüfus yoğunluğunun artmasında rol oynar. Yaban hayvan ve bitkilerle geçinen toplumun üyesi bir anne, bir yerden bir başka yere göçülürken birkaç eşyasının yanı sıra ancak tek bir çocuk taşıyabilir. Çocuğu göç sırasında kabileye ayakbağı olmayacak kadar hızlı yürümeye başlamadan ikinci bir çocuk sahibi olmayı göze alamaz. Sf.…
-
İnsanlık tarihi bundan yaklaşık 50.000 yıl önce, benim Büyük Sıçrama dediğim şeyle birlikte başladı. Bu sıçramanın ilk kesin işaretini Doğu Afrika’da, bir örnek taş el aletlerinin ve günümüze kadar ulaşmış ilk süs eşyalarının (deniz kabuğu kolyelerin) bulunduğu yerleşim yerinde görüyoruz. Sf. 34 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker…
-
Gazeteciler yazarlardan koca bir kitabı bir tek cümleyle özetlemesini isterler her zaman. İşte bu kitap için o cümle şu: “Tarih farklı halklar için farklı yönde gelişti ama bu, çevresel farklardan dolayı böyle oldu, o halkların biyolojik farklılıklarından dolayı değil.” Sf. 17 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,…
-
Yaklaşık 9.000 yıl önce Anadolulu çiftçiler İstanbul Boğazı’nı geçip Yunanistan’daki yerel avcı/ toplayıcılarla evlendiler. Evlatları Avrupa’da İrlanda’nın batı kıyıları ve güney İsveç’e kadar tarıma müsait her yere yayıldılar. Diğer Bereketli Hilal çiftçileri güneybatıya yönelip Kuzey Afrika’ya yayıldılar ve piramitleri ve hiyeroglif yazılarıyla ünlü Mısır Medeniyetini kurdular veya tetiklediler. Yine başka bir grup Bereketli Hilal çiftçisi…
-
Dünya üzerinde evcilleştirilmeye müsait, en fazla ve en değerli yabani bitki ve hayvan türünün ana vatanı, günümüzde Türkiye, Irak, İran, Suriye, Lübnan, Ürdün ve İsrail’i kapsayan Güneybatı Asya coğrafyasıdır. Bu bölge eğimli, hilal ay şekline benzediği için, her ne kadar inanılmaz bereketli tarım alanlarına sahip olmasa da Bereketli Hilal olarak bilinir. Sf. XV Bereketli Hilal…
-
Bunun yerine İngilizce konuşuyorum. Çünkü İngilizcenin atası, günümüz Türkiye’sinde yaşamış ve Avrupa’yı istila etmiş çiftçilerin dilidir! Sadece İngilizce de değil, Bask ve diğer dört dil haricinde modern Avrupa’daki dillerin tamamı Anadolu’da yaşamış antik çiftçilerin dillerinden gelir. Aynı zamanda İran, Pakistan, Hindistan, Bangladeş ve Sri Lanka’da konuşulan diller de. Nasıl oldu da Anadolu’da yaşayan çiftçiler dillerini…
-
Bu noktada öğretmenim Dikran Tahta’ya geri dönmem gerek. Zira eğitimin geleceğinin temeli okullarda ve ilham verici öğretmenlerde olmalıdır. Ancak okullar zaman zaman ezbere dayalı öğrenmenin, denklemlerin ve sınavların çocukları bilimden soğutabildiği temel bir çerçeveden fazlasını sunamaz. Sf. 181 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak…
-
İşim hâlâ şeylerin nasıl çalıştığını anlamak, tek değişen yalnızca bu işin ölçeği. Artık oyuncak trenleri parçalamıyorum. Bunun yerine fizik yasalarını kullanarak evrenin nasıl çalıştığını anlamaya uğraşıyorum. Bir şeyin nasıl çalıştığını biliyorsanız onu kontrol etmeniz mümkündür. Sf. 180 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019…
-
Fakat bana kalırsa, oldukça karmaşık kimyasal moleküller insanların akıllı varlıklar olmasında iş görebiliyorsa bu durumda eşit ölçüde karmaşık elektronik devreler de bilgisayarların akıllı bir şekilde eylemde bulunmasını aynı şekilde sağlayabilir. Ve akli niteliklere sahip oldukları takdirde büyük ihtimalle daha karmaşık ve daha akıllı bilgisayarları tasarlamaları da mümkün olacak. Sf. 150, 151 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa…
-
Sonuç olarak hızlı uzay seyahati ve zamanda geriye yolculuk mevcut anlayışımıza göre göz ardı edilemez. Ancak bunlar büyük mantıksal problemlere yol açacaktır, dolayısıyla umut edelim ki insanların geçmişe gidip anne ve babalarını öldürmelerine engel olacak bir Kronoloji Koruma Yasası olsun. Fakat bilimkurgu hayranlarının hevesinin kaçmasına gerek yok. Çünkü M-kuramı bize hâlâ bu konuda umut veriyor.…
-
Bu, adına Kronolojinin Korunması Varsayımı dediğim şeydir: Bu varsayıma göre fizik yasaları makroskobik bir ölçekte zaman yolculuğunu engellemek için bir arada çalışır. Sf. 133 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.
-
David Deutsch alternatif geçmişler yaklaşımına desteğin fizikçi Richard Feynman’ın ortaya koyduğu geçmişler toplamı anlayışında saklı olduğunu iddia eder. Geçmişler toplamı düşüncesi, kuantum kuramı uyarınca evrenin yalnızca tek bir özgün geçmişe sahip olmadığını söyler. Daha ziyade evren, her biri kendi olasılığını içeren olası tüm geçmişlere sahiptir. Her ne kadar olasılığı düşük olsa da Ortadoğu’da barışın hâkim…