Bir yargıcın, yargıcın bu özgürlüğünden yararlanabilmesi, dolayısıyla yargıçlık işlevini amacına uygun yerine getirebilmesi ise, onun kişi olarak etik özgürlüğüne ve bilgisel donamını ile yeteneklerine bağlı görünüyor: Bu yargıcın hukuk bilgileri dışında, doğru değerlendirmeler yapılabilmesine; başta hak, değer, adalet ve bu gibi, işiyle doğrudan doğruya ilgili kavramların açık felsefî bilgisine sahip olması, dolayısıyla farklı olanaklılıkların bilgisine sahip olmasına v.b….
Yargıçlık eğitiminde bu donanımı ne kadar sağlayabiliyoruz acaba? Sf. 111
Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın