Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • TMK’nin 1. maddesinin de, bir fiilin terör suçu olması için birden fazla kişinin silahlı olarak örgütlenip cebir ve şiddet içeren eylemler yapmasını şarta bağladığını anımsatan üst düzey emniyetçi, “Bu nedenle Cemaat örgütlenmeleri TMK kapsamına da girmez. Sf. 142 Alıntı; İmamın Ordusu – Ahmet Şık,  (Kırmızı kedi Yayınları,  2. Baskı Haziran 2017 – Sf. 142) kitabından…

  •  “İster Mülkiye’de çalışan arkadaşlarımız olsun, ister Adliye’de çalışan arkadaşlarımız olsun herkes için söz konusudur bu. Sivrilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitmek. Mutlaka riayet edilmesi lazım. Müslümanların belli bir noktaya ve kıvama gelecekleri âna kadar bu şekilde hizmete devam etmeleri şarttır. Erken vuruş diyeceğim çıkışlar yaparlarsa, dünya Cezayir’deki gibi başlarını ezer. Zayiata meydan verilmemeli.” Sf. 113…

  • Otomobil üreticisi Henry Ford, 1919’da işçilerinin günlük asgari yevmiyelerini beş dolar artırdığında hissedarları tarafından mahkemeye verilmişti. Mahkeme, Ford’un çalışanlarına yönelik insani duygularının hoş olduğuna ama işletmesinin hissedarlar için kâr üretmeye devam etmesi gerektiğine karar vermişti. Sf. 604, 605 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları, …

  • Mucitlerin sahiplik haklarını koruyan patent ve öteki telif hakları yasalarıyla çağdaş Batı’da yeniliklere kanat gerilirken çağdaş Çin’de bu tür bir korumanın olmaması yenilik heveslerini kırıyor. Sf. 294 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her yerdeki halklar için istikrarlı, yaşamdaki sürekliliği sağlanmış ve barışın hâkim olduğu bir dünya amaçlıyoruz. Sf. 364 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri; Cihat Taşçıoğlu, (A.P.R.İ.L. Yayınları,  10. Baskı Mart 2015 – Sf. 364) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ticari kuruluşların demokratik ve şeffaf hal almasında diretmeliyiz. Kararların tümünün birkaç çok varlıklı kişi tarafından verildiği ve paranın çoğunun o ellerde toplandığı ve bunun çoğunlukla gizli yöntemlerle yapıldığı emperyalist kapitalizmi artık istemiyoruz. En kutsal belgelerimizde özenle vurgulanan adalet, eşitlik ve şefkat ilkelerine uyulmasını, gelecek nesiller için barışı ve istikrarı kurma amacının bir an olsun göz…

  • Ünlü hukuk yorumcusu ve insan hakları savunucusu Anthony Lewis, “masum sivilleri” öldürmenin münasip olduğunu, “aksi takdirde katil devletlerin karşılık görmekten korkmayacağını” kaydetmiştir. Şüphe yok ki “ulvi idealizmimiz” sivillerin elimizden sağ kurtulmasına olanak verecek kadar ulvi değildir. Sf. 10 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları,  1. Baskı 2019…

  • Yapılan en yaygın karıştırmalardan biri, değerler ile değer yargılarını karıştırmaktır. Bu karıştırmanın teorik olumsuz sonuçları olduğu gibi, yaşamda da bol bol değer harcamalarına yol açıyor. Ahlâkla ilgili değer yargıları, bir grupta belirli bir süre geçerli olan iyi ve kötü olana ilişkin yargılardır; “şu iyidir”, “bu kötüdür” yargıları ya da gruptan gruba fark gösteren, aynı grup…

  • Etik değerler eğitiminden beklenenler arasında: kişilerin, değerlendirmelerde bulunurken, değerlendirdikleri “şeyi”, yalnızca kendileriyle ilişkisi bakımından değerlendirmelerinin çıkmazını göstermek; geçerli kültürel normlar açısından ona değer biçmenin çoğu zaman nasıl değer harcamalarına yol açtığını örneklendirmek; etik değerin ve etik değerlerin ne olduğunu bilerek ve bu bilgileri hesaba katarak yapılan değerlendirmelere dayanan eylemlerin özelliklerini göstermek ve bu tür değerlendirmelerin…

  • Acaba şiddeti ve öldürmeyi bunca doğallaştıran nedir? Benim görebildiğim ana nedenlerden biri, kitle iletişim araçlarının sorumsuzca kullanılması: insan öldürmeyi ve dövüşmeyi yaşamın doğal bir parçası olarak, sıradan bir davranış, bazan da kahramanlaştıran bir davranış biçimi olarak sunulmasıdır. Başka önemli bir etken, internet oyunları – örneğin oynayan kişinin öldürdüğü insan kadar puan alması (!) ve sanal…

  • Eylemde sınır tanımamanın örnekleridir şiddet eylemleri. Şiddete kurbanı açısından baktığımızda da şiddet hep yaşama hakkının ihlalidir, yaşama hakkının şu veya bu anlamda ihlali. Belki de bunun için bazı şiddet eylemlerine ‘insanlığa karşı suç’ adı verilmiştir. Ama öyle şiddet eylemleri vardır ki, kişinin kendisine de yönelir. Canlı bombalar buna örnektir. Birilerini yok ederken, kendilerini de yok…

  • Ne var ki şiddet eylemlerini gerçekleştiren herkes, bunları başkasına zarar verme niyetiyle yapmayabilir. Ama zarar vereceğini bilse de, bu, o anda onun için fark yaratmaz, yani bunun farkına varmanın o an etkisi pek olmaz. Bir şiddet eylemi zarar verme amacıyla yapıldığı zaman ise “vahşet” dediğimiz eylemlerle karşılaşıyoruz. Vahşet, şiddet eylemlerinin bilinçli gerçekleştirilmesidir. Bu iki noktayı…

  • Şiddetin hastalık belirtisi olduğunu söylemek, önemli ölçüde doğru olsa da, kolay bir cevaptır. Şiddet eylemde sınır tanımamanın en çarpıcı görünümüdür. Korkunun, bencilliğin, gururun endirekt tepkisidir. Etik cehaletin belirtisi olarak da düşünülebilir. Şiddet ancak insanlarda görülür. “Şiddet hayvansal yanımızla ilgilidir” deniyor. Ama hayvanların yaptıkları şiddet değildir. Onlar belirli uyarıcılara cevap veriyorlar. Şiddet dediğimiz şey insanlara özgüdür.…

  • Şiddetle savaşmak ancak dolaylı olarak, şiddet kullanmaya ihtiyaç duymayacak insanlar yetiştirmekle olur, diye düşünüyorum. Sf. 162 Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 162) kitabından birebir alınmıştır.

  • Montreal’de “Şiddet ve Birlikte Varolma” başlıklı bir konferans düzenlenmişti. Bu konferansa katılan Fransız biyolog Dr. Karli, konferansın “Şiddet hayvansal yanımızda kökenleri bulunan bir kader midir? Yoksa özgürlüğümüzün bir sonucu mudur?” başlıklı oturumunda, ekibinin 10 yıllık bir araştırmasının sonuçlarını bir bildiri olarak sundu. Bu sonuçlara göre şiddetin doğuştan olmadığını söyledi. Bu nokta çok önemlidir, çünkü şiddetin…

  • Şu anda, dünyamızın dört bucağında bazı yöneticilerin, başka yollardan başa çıkamadıkları sorunlarla savaşmak için, insan haklarını ihlâl eden hukuk düzenlemeleri yapmayı savunduğuna ve hukuku bir intikam aracına dönüştürmeye veya çıkar koruma aracına indirgeyen bazı düzenlemeler yapmaya giriştiklerine tanıklık ediyoruz. Sf. 160 Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1.…

  • Beslenme Hakkı Özel Raportörünün 2014 raporunda şunu okuyoruz: “Gıda ve tarım sektöründe, ticarî tohum ve tarım ilâçlarının global pazarı, aynı zamanda da gıda perakendecileri, yaklaşık on şirketin kontrolünde ve tekelindedir”  Sf. 157 Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1. Baskı 2019 – Sf. 144, 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • Serbest pazarın yarattığı acımasız yarışta kullanılan yollardan biri reklamlardır. Bunun için tüketim toplumuyla hesaplaşırken, üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri reklamların niteliği ve kişiler üzerindeki etkileridir. Amaç, reklamını yaptıkları malı olabildiğince çok sattırmak olan reklamların niteliğini etik bakımdan sıfıra düşüren, ama amacına ulaştırabilen bir etken de, reklamın hitap ettiği insanların çoğunda egemen -kültürlerinde yaygın-…

  • İnsan hakları bilgisiyle olan bitene baktığımızda, çıkar yol olarak -bu yolu tek cümleyle dile getirmek gerekirse-, 20. yüzyıldan beri ulusal ve uluslararası politikaların ana amacı olan, sıfatları ne olursa olsun, gelişmenin/kalkınmanın yerine, açıklıkla kavranılmış insan haklarını koymak ve ulusal ile uluslararası düzeyde gerektirdiklerini yerine getirmek görünüyor. Bu gerektirdiklerinden biri de, başta zengin olmayan ülkelerde sosyal…

  • Bu da, benim görebildiğim kadarıyla, a) kişi haklarının farklı çeşitleri arasında fark yapmamaktan, yani kişinin temel hakları ve temel olmayan hakları (sosyal ve ekonomik haklan) arasında bir fark görmemekten; ayrıca da b) iki farklı türden temel kişi haklarının farklı olan korunma yollarının karıştırılmasından ileri geliyor. Örneğin “düşünce özgürlüğü”nü koruma yolu, bir kişi hakkı olarak görülen…