Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • Bu arada Ali Bey (Kılıç Ali) tabancasını çıkararak ateş etmiş ve kurşun Halit Paşa’nın karnına isabet etmişti. Halit Paşa kazadan sonra alınan bütün tedbirlere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Savcının yaptığı inceleme sonunda Ali Bey’in tabancasını, nefsini koruma maksadıyla ateşlediği anlaşıldı, suçlu görülmedi, böylece mahkeme edilmeden serbest bırakıldı. Sf. 35 Alıntı; Atatürk’ten Anılar  – Kazım Özalp,…

  • (Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Ali Fuad Paşa’nın şimdi biraz daha yakından benim işle ilgileneceğini ben de tahmin ediyorum ama kendisi komutanlık, fırka liderliği, milletvekilliği ve bakanlık ettiği halde ben memleketimi ondan daha iyi tanıdığımı sanıyorum, bu sebepten ötürü de biraz daha bekleyeceğini tahmin ediyorum. Bakın, size tuhaf bir şey söyleyeyim, insan bir suç işler, suç…

  • (10.03.1950 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Açlığını duydum. Doğruluğuna inanamadım. Doğru ise bana en büyük kötülüğü yapıyorsun. Benim başım için vazgeç. Vazgeçtiğini hemen telle. Sf. 366 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 366) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2024); 1950 yılında DP’nin iktidara gelmesi söz konusu…

  • (5.03.1950 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kemal, kardeşim, Şimdi Emine Alev geldi. Senin açlık grevi yapmaya karar verdiğini söyledi. Çok üzüldüm, üzülmekten fazla bir şey, tepem attı, hatta fena halde öfkelendim sana. Çok rica ederim, eğer bana karşı ufak bir sevgin varsa bu yersiz teşebbüsten vazgeç. Böyle bir işe girişmen herhangi bir suretle faydalı da…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Kemal, Mektupla derdimi anlatamayacak kadar, milletime ve insanlarıma sevdalı, hayran ve öfkeliyim. Bu bahis burada bu kadarcıkla kalsın. Sf. 280 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 280) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Sonra başımdan bir tuhaf hadise de geçti. Şöyle ki: Revire sıhhiye vazifesini görsün diye bir mahkûm verdiler. Almanya hesabına casusluğa teşebbüsten ceza yemiş bir teğmen. Geçenlerde, akşamüstü, hakkında dedikodu yapıyormuş diye bir başka mahkûmu dövmek istedi. Bilirsin ki ben insan dövülmesine tahammül edemem. Ayırmak için aralarına girdim. Bay bu sefer bana…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Dayı Paşadan mektup aldım. Özeti şu: Biraz daha sabret, oğlum, adalet tecelli edecek, hürriyetine kavuşacaksın. Ben elimden geldiği kadar senin işinle uğraşıyorum. Bu mektup tabii durup dururken gelmedi. Bir gün aklıma esti, kendisine oldukça acı bir mektup yazdım. Onun karşılığı. Sf. 263 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Bizim buraya bir Alman casusu, daha geliyormuş. Alaaddin’i saymazsak — o Romanya casusu — Almanınkiler üçleşecekler. Bakanlığın Alman casuslarını Bursa Cezaevi’ne biriktirmekten çekinmediği halde, seninle benim gibi iki Türk yurt ve halk severini, iki sahici, yüzde yüz ve katıksız demokratı, biraz daha rahat geçinebilmeleri için, bir araya getirmekte mahzur görmesine şaşıyorum,…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Her ne hal ise. Seni Bursa’ya getirmek için elimizden geleni yapacağız. Buraya harıl harıl Alman casuslarını naklediyorlar da — şimdi burda üçleştiler, galiba dördüncüsü de gelecekmiş — bir tek namuslu insanı neden nakletmezler? Elbette edecekler. Sf. 261 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 –…

  • (Ekim 1949 Çorum Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sinop’taki kardeşinden mektup almamana şaşmadım. Belki senin mektubun ellerine geçmemiştir. Çünkü benim başıma böyle bir iş geldi. Bilirsin ki ben onlara yıllardan beri hep “Merhaba çocuklar” diye hitap ederek mektup yazarım. Bu sefer son yazdığım mektupta — Sinop’un herhalde değişen müdürü — bu hitabımı beğenmemiş, “Merhaba” ne demek,…

  • (8.08.1944 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Vekil benim portreleri pek beğendi. Yani demek istediğim, evvela, sana gönderdiğim o resim bir vatandaşın bir vatandaşa gönderdiği fotoğrafıdır. Hangi kuvvet, bir Türk vatandaşını başka bir Türk vatandaşına kendi resmini göndermekten alıkoyabilir ve hangi kuvvet bir Türk vatandaşından arkadaşının resmini müsadere edebilir? Şaştım. Sf. 237 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden…

  • (8.08.1944 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sinop’taki arkadaşların uğradıkları gadre sebep olanlar Türk milletinin, Türkiye’nin namuslu halkının kanı ve alın teri pahasına kazanılan ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında en iyi ne varsa, en ileri ne varsa, en adaletli ne varsa onları çiğnemiş, vatan ve millet hainliğinin bir örneğini daha vermiş oluyorlar. Arkadaşların Adliye Vekâlet’ine başvurmaları nasıl…

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Evvela seni birinci derecede bir aktüalite olarak ilgilendirecek bir haber vereyim: Benim istidaya red cevabı geldi. Bu cevap beni pek de şaşırtmadı, seni de şaşırtmaz elbette. Sf. 230 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.

  • (4.12.1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Bugün 4. 12. 43 tarihinde saat on iki sularında annemden kocaman bir taahhütlü zarf aldım, içinde Dayı Paşa’nın bir mektubuyla iki istida sureti vardı. Dayı Paşamız (1) bu istidaları derhal temize çekip, imzalayıp, kendisine göndermemi söylüyor. İstidalar iade-i muhakeme talebi için Askeri Temyiz’e müracaat. Gayet vakur ve kanun bilgisiyle…

  • (17 İkinciteşrin, Kasım ayı 1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Hapishane idareleri tarafından kontrol edilen ve bir hapisteki arkadaşıma yazdığım mektuplardan neyi öğrenmek istiyorlar? Bu hususta neler düşündüğümü vaktiyle Adliye Vekiline, hatta bizzat Reisicumhura yazmıştım ve nasıl rezilce bir gadre uğratıldığımı ve uğratıldığımızı, Türkiye’nin her namuslu kanun adamı bilir. Yoksa mektuplarımdan öğrenilmek istenen şey, memleketime…

  • (1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Sana gayet enteresan bir haber vereyim; Ankara’da biri Alman, biri Macar iki casus varmış. On beşer yıl ceza giymişler. Ama cezalarını Bahçelievler mahallesinde kiraladıkları bir bahçeli hususi evde, bir gardiyan ve bir jandarma refakatinde ve çoluk çocukları, ahbap ve arkadaşlarıyla geçiriyorlarmış. Ne âlâ memleket. Casuslar cezalarını bahçeli evlerde çekerler;…

  • (4.12.1942 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Halifei rûyi zemin ve padişahı âlem’i tekrar tahtı bahtı Osmanî’ye çıkarmak için mektep müdürlerini ve hocalarını bizzat isyana teşvik eden ve bu yüzden As. Cz. K. 94’üncü bedbaht maddesiyle 24’er seneye mahkûm edilen iki mürteci yobaz, softa, divane Harbiye talebesini — bu hadise altı yıl kadar önce olmuş sanıyorum…

  • (20.05.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Kardeşim Kemal, Sırasıyla: Parasızlıktan şikâyet eden, içime hançer gibi giren telgrafını aldım. Malatya’ya nakledileceğin telgrafını aldım. Sf. 69 Ben de Baha’ya, Cezaevleri Müdürüne ve bizim enişte olacak Adliye Vekiline yazım. Sf. 69 Dayı Paşadan haber alıyorum. Yakında hürriyetinize kavuşacaksınız diyor. Sf. 70 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım…

  • (13.03.1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Yeni Adliye Vekili Hasan Bey acaba şu bizim teyzenin, Münevver Hanımın damadı olan eski Adliye Müsteşarı Hasan Bey mi? Merak ettim. Öğreneceğim. Eğer bu Hasan Bey, o Hasan Bey ise herhalde akrabalık makrabalık diye iyiliği dokunur… Sf. 51 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2.…

  • (16 Ocak 1941 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Semiha’dan arka arkaya iki mektup aldım. Kendisine Bayramdan önce mektup yazmış ve dayımı görerek konuşmasını rica etmiştim. Seni inandıracağını değil, fakat alakadar edeceğini sandığım pasajlarını aynen naklediyorum : “7. 1. 1941 – Mektubunuzu aldığımın ertesi günü pazardı. Ancak pazartesi faaliyete geçebildim. Pek yakında hürriyetinize kavuşabileceğinizi dayınız bana…