Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Rasyonel kötü davranışların sık görülen türlerinden biri şudur: “Benim için iyi, senin için kötü, herkes için de kötü.” Açıkça ifade etmek gerekirse “bencil” davranışlar bu türe girer. Sf. 537 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 537) kitabından birebir…

  • Yol haritasındaki üçüncü durak, en sık görülen, en şaşırtıcı ve çok geniş bir yelpazede görüldüğü için en etraflı tartışmaları gerektiren bir başarısızlık türü. Joseph Tainter ve neredeyse herkesin bekleyeceğinin aksine, toplumlar bir problemi tespit ettikten sonra dahi çözmeye girişmeyebiliyorlar. Bu başarısızlığın sebepleri, iktisatçıların ve diğer sosyal bilimcilerin “rasyonel davranış” adını verdikleri, insanlararası menfaat çatışmalarından kaynaklanan…

  • Toplumların bir problemi algılayamamasına neden olan en yaygın koşul belki de, yukarıdan aşağıya geniş dalgalanmalarla gizlenen yavaş bir trendin oluştuğu durumdur. Modern zamanların bu konudaki en birincil örneği, küresel ısınmadır. Bugün, dünya çapında sıcaklıkların, büyük oranda insanların yol açtığı atmosfer değişiklikleri sebebiyle son birkaç on yıldır yavaş yavaş arttığını biliyoruz. Öte yandan iklim her yıl,…

  • Bir problemi, oluştuktan sonra hâlâ algılayamamanın bir diğer yaygın sebebi, büyük toplumlar ya da işletmelerde sıkça görülebilen uzak yöneticilerdir. Örneğin bugün Montana’nın en büyük özel arazi sahibi ve kereste şirketi eyalet içinde değil dört yüz mil ötedeki Seatde’da bulunmaktadır. Sf. 533, 534 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri;…

  • Bir toplumun bir problemi gerçekleşmeden önce öngörmesi ya da öngörmemesinin ardından, yol haritamdaki ikinci durakta, gerçek manada oluşmuş bir problemi algılama ya da algılayamama konusu var. Bu tür başarısızlıkların en az üç sebebi bulunuyor ve bunların tümü iş dünyasında ve akademide yaygın olarak görülüyor. Birincisi, bazı problemlerin kökenleri gerçek anlamda fark edilemez oluyor. Örneğin toprak…

  • Ayrıca şu soruyu da yönelttiler: insanlar ne sıklıkla kasten ya da en azından olası sonuçlarını bilerek ekolojik zararlara yol açıyorlar? İnsanlar ne sıklıkla bunu hiç istemeden ya da cehaletten yapıyorlar? Sf. 528 Toplumların feci kararlar aracılığıyla kendilerini neden yok ettiği sorusu, yalnızca benim UCLA’daki lisans öğrencilerimi değil, profesyonel tarihçileri ve arkeologları da şaşırtıyor. Sf. 528…

  • Eğitim, farklı roller oynadıkları düşünülen iki tür katılımcıyı içeren bir süreçtir: öğrencilere bilgi aktaran öğretmenler ve öğretmenlerden bilgi edinen öğrenciler. Aslında her açık fikirli öğretmen, eğitimin aynı zamanda, öğretmenlerin varsayımlarına meydan okuyarak ve öğretmenlerin daha önce aklına gelmeyen soruları sorarak öğretmenlere bilgi aktaran öğrencileri de içerdiğini keşfeder. Sf. 527 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da…

  • Güneydoğu Asya’da Ürdün’ün kuzeyinden Türkiye’nin güneydoğusuna ve ardından doğuda İran’a kadar uzanan hilal biçimli o alanda, Bereketli Hilal’in sınırları içinde ya da yakınlarında geliştiğini hatırlayın. O bölgede dünyanın ilk ürünleri ve evcil hayvanları yetiştirildi, ilk tekerlekli taşımacılık kullanıldı, bakır ve ardından bronz ve demir elde edildi, kasabalar ve şehirler, şeflikler ve krallıklar ve örgütlü dinler…

  • Toplumların çöküşü üzerine “bilimsel” bir çalışma yürütmek mümkün mü? Bilim genelde, “laboratuvarda tekrar edilen kontrollü deneylerle elde edilen bir bilgiler bütünüdür,” şeklinde yanlış tanımlanıyor. Aslında, bilim bundan çok daha fazlasıdır: Dünya hakkında güvenilir bilgi elde etmektir. Kimya ve moleküler biyoloji gibi kimi alanlarda laboratuvarda tekrar edilen kontrollü deneyler işe yarar ve uzak ara en güvenilir…

  • Çöküş yaşayan toplumlar (Mayalar gibi) budala ve ilkel değil, kendi çağlarının en yaratıcı ve (bir süreliğine) en ileri ve başarılı toplumlarıydı. Sf. 27 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim insanları sanki şöyle diyormuş gibi oluyor: “Atalarınız topraklarına öyle kötü davrandılar ki mülksüzleştirilmeyi hak ettiler.” Sf. 26 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ya o zamana değin problemleri çözeceğiz ya da bu problemler Somali’yi aşarak Birinci Dünya toplumlarını da etkisi altına alacak. İnsan soyunun yok olması veya endüstriyel medeniyetin temelli çöküşünü öngören bir kıyamet senaryosundan ziyade ciddi oranda düşük yaşam standartları, kronikleşmiş yüksek riskler ve bugün temel değerlerimiz olarak gördüğümüz birçok şeyin yok oluşunu “içeren” bir gelecek söz…

  • Bazı ekonomistler bazı ülkelerin niçin zengin, bazılarının niçin yoksul olduğunu kurumlarla açıklayabileceğimizi söylüyor. Sf. 544 Önem sırasına göre dizmeden alfabetik sırayla verdikleri listede şunlar var: Enflasyonun denetim altında tutulması, eğitim fırsatları, etkili yönetim, sözleşme zorunluluğu, ticari engellerin bulunmaması, kapital yatırımlarını özendiricilik, yatırıma uygun olmak, yolsuzlukların olmaması, suikasta uğrama riskinin düşük olması, serbest kambiyo, özel mülkiyet…

  • Bazı ekonomistler ulusal zenginliği, insanlara ait kurumlar olarak adlandırdıkları şeylere bağlıyorlar: Yasalar, davranış kuralları, toplumlarımızda geçerli olan ilkeler, yönetimler ve ekonomiler giriyor bunların arasına. Sf. 543 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her bir buzul, nebula, kasırga, insan toplumu, biyolojik tür, hatta cinsel ilişkiyle çoğalan her bir türün her bir bireyi ve hücresi benzersizdir, çünkü onları etkileyen o kadar çok değişken vardır ve kendileri o kadar farklı parçalardan oluşmuşlardır ki. Oysa fizikçinin her temel parçacığı ve izotopu için, kimyacının her molekülü için o varlığın bütün tekleri birbirine…

  • Bir aşırı görüş, tarihçi Thomas Carlyle’ın görüşü: “Evrensel tarih, insanın bu dünyada neler başardığının tarihi, temelde dünyada başarılı olmuş büyük adamların tarihidir.” Tam ters uçta, Carlyle’nin tersine, siyasetin iç işleyişleri konusunda ilk elden deneyimleri olan Prusyalı devlet adamı Otto von Bismarck’ın görüşü yer alıyor: “Devlet adamının görevi tarihin koridorlarında yürüyen Tanrı’nın ayak seslerini duymak ve…

  • Bütün insan toplumlarında yaratıcı insanlar vardır. Ancak bazı yaşam çevreleri başka yaşam çevrelerine göre bize daha fazla başlangıç malzemesi ve icatları kullanmak için daha olumlu koşullar sunar, hepsi bu. Sf. 517 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 517) kitabından…

  • Ben Yali’ye şu yanıtı verirdim: Farklı kıtalardaki halkların uzun dönemli tarihleri arasındaki farklar, söz konusu halkların insanları arasında doğuştan gelen farklardan kaynaklanmaz, yaşadıkları çevrelerin koşulları arasındaki farklardan kaynaklanır. Sf. 513 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 513) kitabından birebir…

  • Kısacası Avrupalılar Afrika’yı sömürgeleştirdiyse bunun, beyaz ırkçıların sandığı gibi, Avrupalı halkların Afrikalı halklardan farklı olmasıyla bir ilgisi yok. Daha çok coğrafi ve biyocoğrafi rastlantılarla ilgisi var, özellikle de kıtaların yüzölçümleri, eksenleri, yaban bitki ve hayvan türü takımları arasındaki farklılıklarla. Yani, Afrika ile Avrupa’nın tarihsel yörüngeleri arasındaki fark taşınmaz mal varlıkları arasındaki farktan kaynaklanıyor. Sf. 481…

  • Kısacası Avrupalılar Afrika’yı sömürgeleştirdiyse bunun, beyaz ırkçıların sandığı gibi, Avrupalı halkların Afrikalı halklardan farklı olmasıyla bir ilgisi yok. Daha çok coğrafi ve biyocoğrafi rastlantılarla ilgisi var, özellikle de kıtaların yüzölçümleri, eksenleri, yaban bitki ve hayvan türü takımları arasındaki farklılıklarla. Yani, Afrika ile Avrupa’nın tarihsel yörüngeleri arasındaki fark taşınmaz mal varlıkları arasındaki farktan kaynaklanıyor. Sf. 481…