Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Ya da 21’nci kromozomun bir fazlası herkesin bildiği down sendromuna neden olur. Demek ki ruh dediğimiz duyum dünyamız moleküllerin dizilimleri olarak ortaya çıkmaktadır. Sf. 21 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kutsal kitapların hemen hepsi insana ayrıcalıklı bir yer vererek onu eşrefi mahlûkat {yaratılanların en şereflisi) olarak tanımlamışlardır. Aslında Tanrı insanı kendi özünden, nefesinden (soluğundan) yaratmıştır; ama hiç kimse bu özenle yaratılan insana en azından 9000 çeşit kalıtsal hastalığı neden verdiğini tutarlı bir mantıkla açıklayamamaktadır. Kalıtsal hastalık kişinin kendi elinde olmadığı gibi, yaşam tarzı ve daha…

  • Siz yaratılış mitini bilimsel bir olgu olarak benimsemişseniz, yani dünyadaki canlıların tümünün Tanrı tarafından ayrı ayrı yaratıldığına, farklı zamanlarda yaratıldığına inanmışsanız, bu bitkileri isteğiniz doğrultusunda değiştirmenize, geliştirmenize giden yolu ta başında kapatmışsınız demektir. Yapabileceğiniz tek şey, “bu Tanrı’nın bize lütfudur” diyerek bu zenginliklerin üzerine oturmak olur. Ancak bu kör inat nedeniyle oturduğunuz kuluçkadan hiçbir zaman…

  • Bu topraklarda daha önce ıslah yapıldığına ilişkin önemli bilgiler var, sonra her nedense son 2000 yıldan bu yana bu ıslaha ara verilmiş; çünkü canlıyı her şeyiyle bütün olarak tasarlayanın Tanrı olduğuna inanılmış ve bu nedenle de Tanrı’nın işine belki de karışılmak istenmemiş. Anayurdu Anadolu olan üzüm, ceviz, vişne, kiraz, buğday, elma, badem, çavdar, nohut, bakla,…

  • Evrim, aslında değişimin kurallarını inceleyen bir bilim dalıdır. Evrende hiçbir şeyin sabit kalmadığını, her an mimarisini değiştirdiğini, bu nedenle bugünün geçmişe benzemediğini, benzeyemeyeceğini öngörür. Yani geçmiş tıpatıp örnek alınamaz; ancak gelecek için bilgi sağlanmasına hizmet eder. Amacıysa sosyalleşmiş insanı merak sahibi yapmak ve en önemlisi “A” olarak girdiği bir ortamdan, eğitim sisteminden ya da çevreden…

  • Eğer sizden sonra insanlar sizin için “iyi ki böyle birisi bu dünyaya gelmiş” diyorsa, kalıtsal mirası taşımaktan öte bir şeyleri bu dünyaya bırakmışsınız demektir. Sf. 161 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, “insanı insan yapan özelliklerinden biri”, biyolojik işlevleri son bulurken kendinden sonra gelecek kuşaklara, biyolojik materyallerinden dışında bir şeyler bırakabilmesidir. Dilerim bu kitabı okuyan herkes bu hazzı tadar… s.149 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beynimizin mercimekten biraz daha büyük amigdale denen uzantısı, bireyin ölümü kendine yakıştırmasına izin vermiyor. Evrim sürecinde kazanmış olduğumuz korunma ve savunma içgüdüsü, ölüm olayında da kendini gösterir ve bireyi “Sen ölümden sonra da yaşayacaksın” sanısı yaratarak bireyin rahatlamasını sağlamaktadır. Sf. 145 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 –…

  • Ömür uzunluğu kısa olan canlılar; buğdaygiller, tavukgiller, böcekler vs çok daha hızlı evrimleşerek çeşitlenmiş, uzun ömürlü türler, filler, kartallar yok olma sürecine girmişlerdir; çünkü kısa yaşayanlar çeşit değiştirme şansını daha çok yakalar. s.64 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Canlılar dünyasına içgüdüsel olarak giren ilk korku açlık korkusudur, ölüm korkusu değil… Sf. 41 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanoğlunun tarihi yukarıdan aşağıya haksızlıklarla doludur. Çok az insan, özellikle dinlerin temeli atıldığı dönemlerde ya da daha önceki tarihlerde hakkını bu dünyada alabilmiştir. Ezilmiştir, horlanmıştır, aşağılanmıştır… Bu dünyada hakkını alamayan kişi, hıncını öbür tarafta alacağını söyleyen düşüncelere adeta tapmıştır. İşte dinleri ayakta tutan, insanoğlunun bu hıncı olmuştur. Sf. 31 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy,…

  • Tutum araştırmacıları, barajın aşağısında yaşayan insanlara barajın yıkılma ihtimalinden ne kadar kaygı duyduklarını sorsa, barajın yıkılması korkusunun uzak yerlerde en düşük, baraja yakın yerlerde ise en yüksek olması şaşırtıcı olmaz. Ne var ki barajdan sadece birkaç mil aşağıya indiğinizde barajın yıkılması korkusu en yükseklere çıkıyor, baraja yaklaştıkça ise sıfıra doğru iniyor! Yani, barajın hemen altında…

  • Bariz bir problemi çözmeye çalışırken görülen irrasyonel başarısızlığa ilişkin son değineceğim spekülatif sebep, psikolojik inkârdır. Bu terim, bireysel psikolojide tam olarak tanımlanmış bir anlamı olan teknik bir terimdir ve popüler kültürde hayli yaygındır. Algıladığınız bir şey sizde acı dolu bir duyguya yol açarsa, katlanamayacağınız acıyı önlemek için algılarınızı bilinçdışı bir şekilde bastırıyor ya da inkâr…

  • Bariz bir problemi çözmeyi irrasyonel bir şekilde reddetmenin diğer olası sebepleri, daha spekülatiftir. Biri, “sürü psikolojisi” adıyla bilinen kısa vadeli bir karar alma olgusudur. Geniş bir bütüncül grubun ya da kalabalığın, özellikle de duygusal açıdan heyecanlı bir grubun üyesi olan bireyler, normalde tek başlarına düşünme şansı verilse karşı çıkacakları bir grup kararını desteklemeye meyilli olabiliyor.…

  • Bariz problemleri çözmeye çalışırken kısmen irrasyonel davranışlardan kaynaklanan başarısızlıklar da, aynı bireyin kısa vadeli ve uzun vadeli güdüleri arasındaki çatışmalardan doğuyor. Ruanda ve Haiti köylüleri ve bugün dünyadaki milyonlarca insan, inanılmaz seviyede yoksul ve tek düşüncesi ertesi günün yemeğini bulabilmek. Sf. 545 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri;…

  • Belki de bir toplum olarak başarı ya da başarısızlığın dönüm noktası, şartlar değiştiğinde hangi temel değerlere bağlı kalınacağını ve hangilerinin yenileriyle değiştirileceğini bilmektir. Son altmış yıl içinde dünyanın en güçlü ülkeleri, eskiden ulusal imajlarının merkezinde yer alan uzun soluklu değerlerini terk edip başka değerlere bağlandılar. Sf. 545 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl…

  • Kişinin temel değerlerini, hayatta kalmasını engelleyecek derecede dezavantajlı hale geldiklerinde terk etme kararı alması oldukça zor bir davranıştır. Bireyler olarak hangi noktada taviz vermek ve yaşamaktan ziyade ölmeyi tercih ediyoruz? Modern zamanlarda milyonlarca insan gerçek manada, kendi yaşamını kurtarmak için arkadaşları ya da akrabalarına ihanet etmeye, kötü bir diktatöre boyun eğmeye, tam bir köle gibi…

  • Rasyonel davranışlara dayalı problemlere karşıt olarak, bariz problemleri çözememe örnekleri arasında, sosyal bilimcilerin “irrasyonel davranış”, başka bir deyişle herkes için zararlı davranış olarak tanımladığı durumlar vardır. Bu tür irrasyonel davranışlar genelde, her birimizin bireysel olarak değerler çatışması içinde olduğumuz durumlarda ortaya çıkıyor: Bazen kötü bir statükoyu, sırf derinden bağlı olduğumuz bir değer tarafından desteklendiği için…

  • “O balığı ben tutmazsam ya da koyunlarımı o çayırlıkta otlatmazsam başka bir balıkçı ya da sürü sahibi bunu yapacak, bu yüzden aşırı balıkçık ya da aşırı otlatmadan kaçınmam için bir sebep yok.” O halde, doğru rasyonel davranış, nihai olarak ortak kaynaklar yıkıma uğrasa ve tüm tüketiciler zarar görse bile, bir sonraki tüketici yapmadan önce kaynakları…

  • Çok özel bir menfaatler çatışması örneği, “mahkûmun ikilemi” ve “kolektif eylem mantığı” adlı çatışmalarla yakından ilişkili “ortak malların trajedisi”dir. Çok sayıda tüketicinin toplumun sahip olduğu bir kaynaktan faydalanması, örneğin balıkçıların okyanusta balık tutması ya da koyun yetiştiricilerinin topluma ait bir çayırlıkta koyunlarım otlatması gibi bir durum düşünün. Herkes kaynakları aşırı kullandığında, aşırı balıkçılık ya da…