Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Gladio ve Özel Harp Dairesi

  • 73 kilise, 8 ayazma (alt kısmı kilise üstü cami olan ibadethane), 1 havra, 2 manastır, 4.340 dükkân, 110 otel ve restoran, 27 eczane, 21 fabrika, 3 Rum gazetesi, 5 Rum kulübü, 2.600 ev, 52 Rum okulu ve 8 Ermeni okulu tahrip ya da yağma edilmişti. Balıklı Rum Kilisesi’nin papazı Hrisantos Mandas olaylar sırasında öldürülmüştü. Olaylar…

  • İlk talep ve hedefler tamamen dumanlıydı: İlhak, taksim vb. Birtakım gelişmelerden sonra taraflar, başında nihayet, Kıbrıs’ta tarafsız bir Cumhuriyet kurmakta, prensip anlaşmasına varırlar. Bu karara uymakta, karşı tarafın ciddî bir inanışla taahhüde girmediğini, o gün gibi, bugün de ifade etmek mümkündür. Yunanlılarla Kıbrıs Rumlarının, artık vaktin geldiğine karar verdikleri anda, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını (Enosis) ilân…

  • İşte bu Kıbrıs davasına bağlanacaktır ki, 6 Eylül 1955’te, o güne kadar pek de adı duyulmayan “İs­tanbul Ekspres” gazetesi, Selanik’te Atatürk’ün doğduğu eve bir bomba atıldığı haberini heyecan uyarıcı manşetlerle yaydı. Evet, bu evin bahçesinde bir bomba patlamış, eve zararı dokunmamıştı. Bu olayın gerçek yönü ise, hiç bir zaman aydınlanamadı. Hatta Binadaki Türk Bekçi ile…

  • Türkiye’de bir Vilayetin ithalat yapma yetkisi yoktur ve müfettişler çok sonraları, Batman Vilayetinin ithalat ve üstelik Kaleşnikof ithalatı yaptığını ortaya çıkardılar. Parasının da Konut Edindirme Fonundan alındığı tespit ediliyordu. Batman Valisi Şarman 14 kez silah ithalatı yapmıştı. Sf. 389 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 389) kitabından birebir…

  • Bütün yayını bir “Palikarya” (Yunan askeri) ve “Kıbrıs Türk’tür” edebiyatına dayanmıştır; 6 – 7 Eylül 1955 yağmacılığında Hürriyet Gazetesi çalışanlarının sanık olarak yargılanması sadece göstergelerden birisi olmaktadır. Bu büyük yağmacılıkta, pek çok “gayrimüslim” işyeri ve ev yağmalanırken, hiçbir Yahudi yurttaşımızın malına ve mülküne dokunulmamış olması hem sevindirici ve hem de düşündürücüdür. Sf. 290 Alıntı: Tekeliyet…

  • Ayrıca, Kıbrıs Savaşına da katıldım, bu Teşkilatın (Türk Mukavemet Teşkilatı) zaman zaman, “Rumlar” yerine Denktaş Muhalifleriyle ve solcu öğretmenlerle mücadele ettiğini de biliyorum, savaş, bir liderlik realizasyonu ve bir araştırma alanıdır. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 279) kitabından birebir alınmıştır.

  • Araştırmacı Ahmet An şunları yazmaktadır; “1964 yılında Erenköy’de bulunduğu sırada, oradaki öğrencilere kendisinin Türkiye Genelkurmayına bağlı olduğunu söylemiş olan,.. Rauf Denktaş’ın; Genelkurmay Başkanlığında ise Denktaş’ın bağlı olduğu Daire’nin eski adıyla, “Özel Harp Dairesi” ve şimdiki adıyla, “Özel Kuvvetler Komutanlığı” olduğu.. Alıntı: Tekeliyet 1 (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 277) kitabından…

  • 1962-1967 arasında TMT (Türk Mukavemet Teşkilâtı) nın başkanı, büyük hizmetleri oluyor, Çeçen. Kıbrıs Türkleri üzerinde çok büyük bir korku yarattığını biliyoruz. “Bir mücahidin sakınca yaratacak disiplinsizliğini ağır biçimde cezalandırınca geri çekildi ve Generalliğe yükseltildi.” Bayraktar Soygun’dan yakınmalar çok daha kapsamlıdır. Bunları burada ele almak istemiyorum. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı…

  • Ambasadör Girgin şu bilgileri eklemektedir; “Bu bir nefsi müdafaa teşkilâtıydı. Sonraları işler büyüyünce Menderes’in onayı ve Zorlu’nun isteği ile bütün adada kolları olan TMT (Türk Mukavemet Teşkilâtı) kuruldu. Başına da Türk Albay özel harpçi Rıza Vuruşkan getirildi. Onun unvanı “Bayraktar”dır ve diğer kentlerdeki şeflere de “Serdar” denilmekteydi. Sf. 274 Dr. Fazıl Küçük “1957 yılında EOKA’nın…

  • Denktaş, çeşitli bağlantıları nedeni ile Washington’ın 1974 yılı çıkartmasına karşı çıkacağını sanıyordu; yanılmıştır. Sf. 264 Denktaş, Baf’ta doğmuştur, tarihin eski zamanlarından itibaren Baf’ta güçlü bir Yahudi Cemaati vardı, o kadar öyle ki, Havari Paul, İsevî yolu anlatmak için Baf’a da gitmişti, önceleri İsa yoluna sadece Yahudiler çağırılıyordu, Baf’ta bir Sinagogda konuşmuştu ve Sinagog olduğuna işaret…

  • Yahudilerin en fazla husumet duydukları kavim, Elenler’dir. Kıbrıs’ın bir “milli dava” hâline getirilmesi de Sedat Simavi’nin (Hürriyetin kurucusu) marifetidir. Sf. 245 Kurtuluş Savaşı yıllarında bir Yunanlı Esir anlatıyor; “Sabahleyin 5.000 esir toplandık, Türk mahallesinden geçiyorduk, Yahudilerinkinden de geçtik. Yahudiler bize Türklerinkinden de kötü davrandı.” Diyor. Sf. 246 6 – 7 Eylül olayları da Hürriyet Gazetesinin…

  • Türkiye solu Denktaş’ı hep “emperyalistlerin adamı” olarak nitelendirmiştir; hem savaş sırasında ve hem sonrasında, “Denktaş gitmeden Kıbrıs’a özgürlük ve refah gelmez” görüşü, yetmişli yıllar Ecevit Hükümeti bakanlarının ortak düşüncesiydi. Ecevit Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı, Dektaş’ın yerine lider aradıklarını ve hazırladıklarını, bana, pek çok kez söylemiştir. Bulunamadı mı, yoksa görüş mü değiştirildi, soru ortadadır. Araştırmacı Ahmet An…

  • Büyükelçi Girgin “Kurmay Albay Vuruşkan çok değerli hizmetler gördü, gençleri yetiştirdi”, demektedir; daha sonra ayrıldığına işaretle “diğer subaylar geldi” diye devam etmektedir. Bu sırada., diplomat Girgin de Lefkoşa’da görevli idi ve anılarında şu son değerli değerli bilgiler de yer almaktadır: “1962 sonbaharında ben oradan ayrılırken de Kurmay Albay Kenan Çoygun elçilik kadromuzda Ataşe Kemal Coşkun…

  • Ambasadör Girgin (1), hemen bunu izleyen sayfada şu bilgileri eklemektedir: “Bu, bir nefsi müdafaa teşkilatıydı. Sonraları işler büyüyünce Menderes’in onayı ve Zorlu’nun isteğiyle bütün adada kolları olan T.M.T. (Türk Mukavemet Teşkilâtı) kuruldu. Başına da Türk Albay özel harpçi Rıza Vuruşkan getirildi.…” Doktor Küçük: (Girgin’den alıntıya devam ediyor) “1957 yılında EOKA’nın tedhiş faaliyetleri hakkında Ankara’ya bilgi…

  • Hürriyet’in ortaya çıkışı ile Türkiye’de şimdi adı “Özel Kuvvetler Komutanlığı” olan organın kurulması, aynı zamana denk düşmektedir; zamanın Bayar – Menderes Hükümeti, Türkiye için bir Kıbrıs sorununun varlığını kabul etmezken, Hürriyet bunu Milli Mesele yapıyordu ve Özel Kuvvetlerin ilk ciddi sınırdışı ve “gayrinizâmi harp” tarzı faaliyeti Kıbrıs’ta gerçekleşiyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük , (YGS…

  • Sol ile ilgili olarak üç gelişmenin izlendiğini çıkarabiliyoruz; birincisi, içinden ve birden bire kavgaların başlamasıdır. İkincisi, solda önemli bir yer tutan Sabetayistlerin, sol’u, yavaş yavaş boşaltmasıdır. Üçüncüsü; dışından çok acımasız ve öldürücü bir baskı ile karşılaşmasıdır. Her üçünün de zamana yayıldığını ve 1973 İsrail – Arap savaşından sonra da şiddetlendiğini görüyoruz.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın…

  •  12 Mart 1340 (1924) tarihinde İçtima: 10, Celse:1, Reis Ali Fethi Bey 1340 (1924) Yılı Dâhiliye Vekâleti Bütçesi; (Askerlik şubelerinin durumu tartışılıyor, çok adam çalışıyor, Nüfus Dairelerine bir şube verip Askerlik Şubelerini kapatalım diyorlar. Paşalar şiddetle karşı çıkıyorlar. Çünkü Askerlik Şubeleri aynı zamanda istihbarat da yapıyormuş.) Rüşdü (Rüştü) Paşa (Erzurum); “Ahzı asker (asker alma) şubeleri…

  • MİT’in çok ciddi başarısızlığı söz konusu. Düşünün yani, iki yıl biz adeta MİT’in parasıyla politika yaptık. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan anlatıyor:) (1) “Onu altı ay boyunca, bilinçli olarak yanıltıyorum; 1977’nin 3 Haziranı’ndan sonra Pilot’u bilerek yanlış yönlendirdim.”    “Kesire, Dersimliydi,  Çok güçlü, oldukça zekiydi.  .. Önderlikten anlayan birisi.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 140) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1) (1996): Pilot…

  • “Sosyalizmden çılgınca korkmak burjuvaziyi despotizmin kucağına atar.”   Mussolini ve Hitler ve sonu gelmeyen bir diktatör ordusu, Komünizm aleyhtarlığının popüler çekiciliği olmasaydı iktidara gelemezlerdi. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.