Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Gladio ve Özel Harp Dairesi

  • Terfi etmesini temin etmek amacıyla KGB, Batı Almanya’da faaliyet gösteren siyasi ve böylece BND içinden daha kıymetli haberler derlemesini ajanlarından birini feda etmek zorunda bile kalmıştı. Bu durum, Sovyet Gizli Servisi içinde eşine az rastlanır bir olay olmasına karşın, örgütün ne denli acımasız olduğunu ortaya koyuyor. KGB bize, Die Deutsche Woche gazetesi yayımlayıcısı olan ve…

  • Bu ajanlar, davranışlarının kendilerini ölüme götürebileceğini bildikleri halde, görüldüğü kadarıyla sadece komünizme olan inançları nedeniyle bu suçları işlemekten çekinmemişlerdir. Şahsen ben, komünizmi daima ölümcül bir tehlike olarak görmüşümdür. Onun ideoloji (olarak) öğretilebileceğini de kabul etmem. Ancak ne olursa olsun, siyasi inançları uğruna hayatını tehlikeye atan ajanla, sadece ekonomik nedenler yüzünden bu işe giren adamı birbirinden…

  • Gerek meslek yaşamım ve gerek özel yaşamım süresince, insanlar açısından durumu değerlendirebildiğim zamanlarda, bu gibi olaylarda ahlaki yargılarda fazla sert olmamayı öğrendim. Özellikle yakın geçmişteki deneyimlerime dayanarak -espiyonaj ve ihanet de dahil olmak üzere- her hareketin, onu yöneten motiflerin ışığı altında değerlendirilmesi gereğine inandım. Bu motifler, kanun adamlarının kafalarındaki suç kavramına göre büyük farklılıklar gösteriyor.…

  • “Geleceği Tanrı veya şeytanın yardımıyla, ne de muhakeme yürütmek sure- tiyle öğrenmek mümkün değildir. Düşman hakkındaki bilgiler ancak insanların kurmuş oldukları haberalma kuruluşları vasıtasıyla öğrenilebilir.” Sun Tse, Savaş Sanatı Üzerine Bir İnceleme Sf. 221 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 221) kitabından birebir…

  • Müteakip yıllarda bu inceleme işlemini özellikle örgüte giren SS mensuplarına çevirerek yeniledik. Amerikalı yetkililerin de onayını alarak, politik yönden temiz sicile sahip bazı eski SS mensuplarını denizaşırı görevlere yolladık. Örneğin “Nazi geçmişi” olan Almanları, Arap ülkelerinin hoşgörüyle karşılamaya hazır olduklarını öğrenmiştik. Bu şekilde görev verdiğimiz insanların sayıları pek fazla değildi. Buna karşın zaman zaman, örgüt…

  • NATO ülkelerine ait servislerle olan işbirliğimizin ne şekilde geliştiği, bu işbirliğinin 1953’de Dulles’ın CIA direktörlüğüne getirilmesi ile nasıl sağlam temellere oturtulduğunu, örnekler vererek anlatma yetkisine sahip değilim. Ancak, 1953’deki Berlin ayaklanması, 1956 yılı Temmuz ayındaki Süveyş anlaşmazlığı, 1958’deki Berlin olayları (Kruşçev’in müttefik birliklerinin Berlin’den çekilmesini istemesi olayı), Küba krizi ve Asya’da meydana gelen bazı olaylar…

  • Ben de sürekli olarak, örgütün iç olaylara tarafsız olması gerektiği görüşünü savunuyordum. Ancak, Almanya’nın ilk Federal Şansölye’si benim bu davranışımı desteklemiyordu. Adenauer’in, sosyal demokrat eğilimli bir görevliyi takip ettirmek üzere, beni birçok kez bürosuna çağırdığını hatırlıyorum. Sf. 208 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 –…

  • Bu aralarda Bonn’da, şimdiye kadar Federal hükümetle birlikte Amerikalılar tarafından yönetilen Gehlen Espiyonaj Örgütü’nün, tamamen Federal denetime, yani Adenauer hükümeti sorumluluğuna geçeceği açıklanmıştır. Sf. 206 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her türlü politik görüşe sahip Batı Almanya’nın en seçkin gazete ve dergi sahipleri ile kurmuş olduğum temaslar sonucunda, bize karşı yürütülen komünist propagandasını sürdürme eğiliminde olan basın kuruluşlarını etkisiz hale getirme fırsatını buldum. Birçok kere, komünistlerden gelen propaganda malzemesini işleme eğilimini gösteren sorumsuz yayın organlarına bir karşılık verebilmek ve ihtarda bulunmak için bize yakın olan…

  • Örgütü güvenlik açısından bilinçli bir hale getirebilmek için elimden gelen bütün çabayı harcadım. Bir güvenlik önlemi olarak, Almanya içinde ve dışında yapmış olduğum seyahatlerde, değişik adlar kullanıyordum. Batı Almanya’daki her üç tali bölümde başka başka adlarla biliniyordum. Kuzeyde Dr. Schneider’dim; diğer tarafta Garner adına çıkartılmış bir Amerikan pasaportum ve Gross adına düzenlenmiş bir kimliğim vardı.…

  • 5 Mart 1953’de Stalin’in ölümü, Batı Almanya ile olan sorunları nedeniyle Sovyetler’in işgal bölgelerindeki askerî çalışmalarını doruk noktasına ulaştırdıkları döneme rastlar. Sonradan Moskova’nın bile lanetlediği bu diktatörün ani ölümü, komünist imparatorluk içinde, Sovyetler’in diğer Doğu ülkeleri üzerinde oluşturmuş olduğu baskının kalkacağı şeklinde algılamaya sebep oldu. Stalin’in ölümünü izleyen aylarda, Almanya’nın Sovyet işgali altında bulunan bölümünde,…

  • Böylece, Doğu sessizliğini korurken, örgütün durumunu ortaya atan, Batılı bir gazeteci oldu. 17 Mart 1952’de, tanınmış gazeteci Sefton Delmer, Londra’da yayımlanan Daily Express gazetesinde Hitler’in Generali Şimdi Dolar Uğruna Casusluk Yapıyor başlıklı bir makale kaleme aldı. Sf. 188 Örgütümüzün durumunu ortaya çıkarırken, 1952 antlaşmasından bu yana özgür bir dünyanın menfaatleri için çalışan birkaç kuruluştan birine…

  • 1950 yılı sonundan itibaren, her iki haftada bir, Başbakanlık’ta Dr. Globke’ye brifing vermeye başladım. Artık fiilen, biri Bonn’da, diğeri de Washington’da oturan iki patrona hizmet ediyorduk. Sf. 183 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Personelimin çok azı beni şahsen tanırdı. Benimle, bir iş için görüşseler dahi, gerçekte kiminle görüştüklerini bilmezlerdi. Güvenliğe önem veren zihniyeti geliştirmek amacıyla, personelin birbirlerine yalnızca takma isimleri ile hitap etmeleri şartını koymuştum. Zaman zaman, güvenliğe verdiğim önem olağanüstü sonuçlar doğuruyordu. Bir defasında, Vüzberg istasyonunda bir ekspres trene binmiştim. Aynı kompartmanda iki gazeteci ve bir diğer…

  • En büyük güvenlik ilkemiz “Su geçmeyecek derecede kompartmantasyon”du. Yani, bir grup veya birimin elemanları, kendi birimleri dışında kimseyi tanımıyordu. Sf. 181 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 181) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Her an tetikte olan bir güven…” Bu benim çok hoşuma gitmişti. Sf. 175 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bavyeralı yetkililer ve özellikle Başbakan ve İçişleri Bakanı ile görüşmelerimi geliştirme olanağını sağladı. 12 Ekim 1949’da Ritter von Lex’i ziyaret ederek (kendisi o sıralarda Federal İçişleri Bakanı olmuştu), Bonn hükümeti ile kişisel olarak temas kurdum. Daha sonra, dönemin bakanlarından Rr. Güstav Heinemann (bu anıların kaleme alındığı sırada cumhurbaşkanı)’la görüştüm. Sf. 174 Arkadaşlarım, karşılık beklemeden yapmış…

  • Bizi, içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntıdan kurtaracak bir tek yol vardı: Gehlen Örgütü, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolünden derhal alınmalı ve 1947’de kurulan CIA’in yönetimine katılmalıydı. Biz; CIA’in politik, ekonomik ve askerî istihbarat toplama yönünden etkin bir güce sahip olduğuna inanıyorduk. Bunun uygulanması halinde, istihbarat çalışmalarındaki Alman-Amerikan işbirliği, çok daha uyumlu bir duruma gelecekti. Sf. 169, 170…

  • Bir önlem olarak, fonları artırmak amacıyla, özel bir birim oluşturdum. Bize ayrılan 125 bin dolar ile Amerikalılardan alabildiğimiz kadar kakao aldık ve bunları Mknih bölgesinde -genellikle karaborsa bölgesi olan Möhlstrasse’de- sattık. Böylece, ödeneğimizi üç katına çıkarmış olduk! Karaborsacılık yapan personelimiz yakayı ele verdiğinde, Amerikalıların kendilerine verdiği kimlikleri gösteriyor ve böylece hemen serbest bırakılıyorlardı. Amerikalılar ise,…

  • Daha sonra, komünist ekonomi ve silah endüstrisindeki gelişmeleri takip edebilmek için espiyonaj çalışmalarına başladık. Amerikan istihbarat servisleri bu alana (ekonomik istihbarata) daha yeni yeni giriyorlardı. Onlara bu konuda oldukça sağlıklı ve verimli bilgiler sağladık. Sf. 164 Alıntı; Hitler’in Sığınağından Pentagon’a (Anılar) – Reinhard Gehlen, Çeviri; Bilinmiyor, (İleri Yayınları, 1. Baskı Ekim 2005 – Sf. 164)…