Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • Çoğunluk, ahmakları olduğu kadar alçakları da temsil eder.  Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.

  • Saygı duymak için bilmek şarttır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Önerme şudur: İnsanlar bütün davranışlarında kendi başlarına buyruktur, onlar için, kendilerini bir erdeme ya da bir kusura yöneltecek, dışarıdan gelme bir zorlama ya da bir etki söz konusu değildir. Sadece onda, bir şeyi zor ya da kolay hale getiren bir eğilim vardır; ama onun bir şeyi yapmaya zorunlu oluşu ya da onu yapamayışı asla gerçek…

  • Ancak 23 Aralık 1930’da Asteğmen Kubilay’ın şehit edildiği isyanı teşvik suçundan oğlu Mehmed Ali Erbilî’yle birlikte gözaltı­na alındı. Bir ay sonra İstiklal Mahkemesi baba ile oğul hakkında idam cezası verdi. Yaşı altmış beşten büyük olduğu için Şeyh Esad Erbilî’nin cezası müebbet hapse çevrildi; oğlu Mehmed Ali Erbilî 28 kişiyle birlikte idam edildi. İdam edilen 29…

  • İnsanoğlunun en büyük yaşatanı ve en büyük zehiri, alışmaktır. Domuzlar, burunlarını pislikten, güzel oldukları için değil, alıştıkları için koparamıyorlar. Ve meraksızlık, isyansızlık’tır. İsyansızlık ise insansızlık’tır. Türkçe’nin düşmanları, hepsi, bizim de düşmanlarımızdır. İnsana en büyük ceza, insan’dan çıkarmaktır. Sf. 123, 124 Hep sevdiklerinden kopmuş olanlar, hep ve hiç gülmezler. Sf. 125 Alıntı; Gizli Tarih I –…

  • Tanrı’yı, güvensizler yarattılar. Peygamberler de güvensizdiler. İleriye atılmadılar. Hepsinde bir hicret var. Sf. 79 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiç kimsenin zor’u, her yere işlemiyordu, boşluklar vardı; zor’un işlemesinde boşluk haline “iç savaş” diyoruz. İç savaş, anarşi’ye yakın bir hal’dir. Bu demokrasi’ye çok yakın olduğu, anlamındadır. Demokrasi ile anarşi aynı eşiktedirler. Sf. 64 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Savcılar, Türkçe “peygamber” demektir, Tanrı’ya neden muhtaçtırlar; Tanrıları hep peygamberlerin kelamından tanıyoruz. Şüphesiz, bu kelamın, Tanrı katından indiğini, bizzat peygamberler söylüyorlar; müminler de hep “peygamberimiz efendimiz buyurdular ki” demektedirler. Kaldı ki, İslam’daki ünlü kelam gerçekten önemlidir; “la ilahe illallah” sözünde, ilk bölüm, “Allah yoktur” anlamındadır. İkinci bölüm ise “benimkinden gayri” demek oluyor ki, biz yine…

  • İktidar oyunu, eninde-sonunda bir korkutma sanatı’dır, bir daha temaşa ediyoruz. Sf. 59 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrılar mı peygamberleri, yoksa peygamberler mi Tanrıları seçtiler; İnönü, Atatürk’e ve Lenin Marx’a ne kadar muhtaçtılar, sorabiliyorlar. Belki de peygamberler, Tanrısız, kendilerini güvende hissetmiyorlar. Sf. 23 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Daha önce de not etmiştim, alışkanlık, insanın en büyük dostudur; yaşamı kolaylaştırıyor. Zaman zaman ise en büyük düşmanı oluyor ve direnci azaltıyor; bu da insani damarların zayıflaması anlamındadır. Sf. 14 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan, bir tarifler bütünüdür. Tariflerden çıktığı zaman ise sürü’dür. Sf. 8 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemalizm bizi ileriye götürmez. Biz Kemalizm’den geriye gitmeyiz. Sf. 202 Alıntı; Bir Soran Olursa – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ağustos 1987 – Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çünkü yalnızca Marx’ın sistemi değil, tümüyle bilim ile Tanrı birbirinin rakibidir. Tanrı, inananlar için, bir düzenleyicidir; bilim, Tariki İlim’e girenler için, bir doğada ve toplumdaki düzencilikleri arama ve bulma çabasıdır. Hem Tanrı’ya inanmanın ve hem de bilime güvenmenin mümkün olmayacağını düşünüyorum. Sf. 110 Alıntı; Bir Soran Olursa – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ağustos 1987 –…

  • Üçü de zekâ bakımından parlaktır ama. Akıl demiyorum, ayırıyorum. Zekâ çok çeşitli elemanları hızla bir araya getirir. Akılda ise tutarlılık vardır. Ben Vedat Dalokay’a Çetin Altan’a, Aziz Nesin’e tutarlılık yüklemiyorum. Eksikleri tutarlılık. Sf. 38 Alıntı; Bir Soran Olursa – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ağustos 1987 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihini değiştiremeyenler, talihini değiştiremezler. Sf. 8 Alıntı; Bir Soran Olursa – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ağustos 1987 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünya materyalisttir; maddî kırım gerekiyor. Orta çağ antik kentleri yıktı. Orta çağ, antik kültür ve bilimi gömdü. Orta çağ, antik kültür ve bilimi taşıyan aydınları gömdü. Orta çağa geçmek için yıkım gerek. Petrol bunalımının kent yaşamında yarattığı şoku, böyle bir yıkım olarak algılıyorum. Bu çalışmama, bu bunalımın Washington ya da Ankara’nın günlük yaşamında yarattığı katastrofik…

  • Baskı, candan çok beyinle ilgilidir. Baskı, ölümden daha çok, beyazlaştırılmış beyinlere yeni yazımları amaçlıyor. Korku, ölüme çare olmuyor; yeni yazımları kolaylaştırıyor. Korku, güvenini yitirmiş, saflığını koruyamamış, bembeyaz olmuş beyinleri, her türlü «yanlış» düşünceye hazır hale getiriyor. Sf. 45 Alıntı; Quo Vadimus? Nereye Gidiyoruz? – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 45) kitabından…

  • Korkan insanın yüzü bembeyazdır; öyle görünür. Doğrudur; tüm görüntüler türünden eksik kalıyor, eksikli doğru oluyor. Korkan insanın, aynı zamanda, beyni de bembeyazdır. (Tabula rasae) (beyaz tabla, temiz levha); korku beyni siliyor. Osmanlıca bir sözcük ile «tebyiz» ediyor. Korku, beyni siliyor. Korku, beyni, yeni ve kolay yazımlara hazır hale getiriyor. Sf. 45 Alıntı; Quo Vadimus? Nereye…

  • Güven, kesinlikle, kendine güven’dir. Güven, başkasına güvenmemektir. Güven, kendi gücünü saf tutabilmek oluyor. Korku, güven’in düşmanı durumuna geçiyor. Korku, güven’i eritiyor. Güven ve korku: Birisi varsa diğeri yok oluyor. Bunalım, her zaman korku saçıyor. Bunalım, eğer işsizlik ve ölüm yumaklarını sağarak yürüyorsa, korku bir yaşam biçimine dönüşüyor ve her tarafa siniyor. Sf. 43 Alıntı; Quo…