Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • Ayrıca kişilerin olduğu kadar toplumların yaşamında da, tüketim furyası, bir yandan bekleyen sorunlara uzak kalma alışkanlığını ve diğer yandan da çalışma hızının ve isteğinin yavaşlaması sonucunu da beraberinde getiriyor. Bu dönemde üretimin artış hızında önemli düşüşler kaydediliyor. Sf. 244 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf.…

  • Köylülük, kapitalizmin gübreliğidir. Buharin, bir sosyalizmde kapitalist restorasyonun ideoloğu olarak ölmüştür.  Çalışmanın ürünü ile harcanan emek arasında birebir ilişki kurmaya çalışmak, başında, küçük mülk sahibi köylülüğün ahlakıdır, kapitalizmin temel ilkesidir ve emek değer yararının özüdür. Bunlara karşı çok titiz olmak gerekiyor. Sf. 211 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1.…

  • Bir noktanın altını çizmek istiyorum; önemli olan hareket değil hareketin hızındaki değişmedir. Bu, Galileo’dan beri biliniyor ya da bunun bilinmesi gerekiyor. Aynı biçimde, önemli olan sapmadır; sapmalar, düzlükten daha düşündürücü ve aydınlatıcı oluyor. Sf. 173 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan ahlakının en sarsılmaz deneklerinden birisi cinsel ahlak oluyor ve insan, önce kendi vücudunda gerçekleşiyor. Karşı cinsle bütünleşme, cinsel birleşme, insanın büyümesidir ve büyük bir özgürlük kapısı oluyor. Özgürlüğün olduğu her yerde ahlak vardır ve eylem olmayan yerde özgürlük yoktur, ahlak, eylemde davranış ilkeleri oluyor. Cinsel birleşme, insanın ilk büyük özgürlük kapısı olduğu için mutlaka…

  • Neden sinemaya ve sinemist bir kuşağa bu kadar güven? Bu kısa incelemeyi, bu alandaki görüşlerimi özetleyerek tamamlamak istiyorum. Bir: Sinema; sanatı ve dünyayı izlemenin en tembel ve en kolay yoludur. İki: Sinema, en pasif olarak izlenen sanattır. Üç: Sinema, izleyeni en çok yabancılaştıran sanattır. Bu anlamda sinema, en yalancı ve en kandırıcı sanattır. Sinema, insan…

  • Demokrasiler, hiçbir azgelişmiş denilen kapitalist ülkenin hiçbir temelli sorununu çözemez. Parlamentodan geniş halk yığınlarının büyük dert ve acılarına yönelik hiçbir çare beklenemez. Sf. 95 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bülent Ecevit’in artık iki tarihsel misyonu vardır. Birincisi, sürekli Marksizm ve devrimci aydınlara küfretmesidir. İkincisi toy ve sağa eğilimli bir politikacı olan Erdal İnönü’nün ensesinde boza pişirerek İnönü’yü daha sağa itmesi ve SHP içinde İnönü’yü vaz­geçilmez hale getirmesidir. Bunları yapıyor ve şansı yaver giderse bir askeri krizden sonra yönetici olmayı bekliyor. Alıntı: Kurtuluş Yazısı –…

  • Türkiye büyümezse küçülür. Sf. 314 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 314) kitabından birebir alınmıştır.

  • Köylerde sürüleri ağıla çekerek sokmuyorlar, gidebilecekleri bütün kapıları kapatıp sadece ağıl kapısını açık tutarak, arkalarından “ho” diyorlar. Sf. 303 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 303) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Demokrasinin yaşayabilmesi için bütün uyrukların melek, filozof ya da üstün insan olmaları, bunu yurttaşlığın gerek koşulu sayabiliriz, zorunlu görünmektedir. Güzel, fakat bunun yanında, bir de devletin sürekli büyüme ve sürekli bozma yasası var, devletin özü burada saklıdır; uyruklarını gittikçe mediocre, vasat veya aparatçik yapma zorunluluğu var, paradoks buradadır. Hâlbuki bir yaratığın aynı anda hem…

  • Güçlü ve yaygın bürokrasi olmadan despotizmi düşünemiyoruz. Sf.160 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bölücülük günahının olduğu bir yerde özgürlüklerin ve muhalefetin olabileceğini sanmıyorum. Sf. 159 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çünkü İç savaş son çözümlemede, bir coğrafyada, egemen gücün giremediği yerlerin var olması demektir. Sf. 22 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demokrasi, eninde – sonunda, devlet otoritesinin sınırlanması ve daha da önemlisi devlet coğrafyasında, devlet otoritesinin işlemediği yerler bulunmasıdır. Sf. 20 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır

  • Mutlular saate bakmazlar, mutlular için “an” sonsuzdur; başka bir deyişle “an” da sonsuzu yaşamak demektir, çünkü mutluluk, sonsuz hareketsizlik ve bu nedenle hareketsizlikte yaşamak ve aslında yaşamamaktır. Sf. 16 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün ülkede, yeteneklere, bütün kapılar ve yerler kapalıdır; öyleyse seçim ve yarış yoktur, diyebiliyoruz. Sf. 11 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrı, yönetmek içindir. Tek Tanrı yetmeyince, ikinci ve üçüncü sınıf Tanrılar icat edildiğini, antik Elenistan ve Roma’dan biliyoruz. Tekelokrasi ancak tabansızlıkla mümkündür ve bunun için Tekeliyet, aynı zamanda büyük bir tanrıcık imalathanesidir. Sf. 9, 11 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 9 ile 11 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekelokrasi en despotik rejimdir ve orada, korku, motordur. Sf. 8 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Artık üç büyük hipotezle karşı karşıyayız; Bir, 1550 – 1600 yılları arasında Türkiye bir Yahudi partisi tarafından yönetiliyordu. Bir Turko – Judaik Devletten söz etmek mümkündür. İki; Modern Cumhuriyet bir rezerv devlet olarak kuruluyordu. Ön – örneğine işaret etmiş bulunuyorum. Üç; XIX yüzyılın başından beri bu topraklarda, kanlı iç çatışmaların bir Yahudi – Hıristiyan boyutu…

  • Endogaminin nesilden nesile zekâ yitimine neden olduğunu artık hepimiz biliyoruz; bu, Sabatayistlerimizin hızla aptallaştıkları anlamına gelmektedir. İç evliliğe bir de yarışın olmaması ve deseleksiyon sürecinin rahatlığını ekleyebiliyoruz, akıllarını kullanmaya ihtiyaçları kalmıyor. Hem bütün kapıları tutmuşlar ve hem de sürekli aptallaşıyorlar; felakete yol alıyoruz. Sf. 455 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı…