Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • İnsanların hep yücelmesini istiyorum. Doğanın en güzel ve en çok özene lâyık yaratığının insan olduğuna inanıyorum. Sf. 6 Alıntı; Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1989 – Sf. 6) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kapitalist rejim şuna inanmak istiyor: Kemalizm bir çözümdür. Eğer okullarda ve üniversitelerde Atatürkçülük, üstelik başlangıçtaki sınırlı radikalizminden uzaklaştırılmış haliyle bile, okutulursa, Türkiye’de sosyalist düşüncelerin yeşermesine imkân kalmaz; Eylülist Rejim de buna inanmak istiyor. s. 119 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s. 119) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan güzel bir yaratıktır. İnsana en zor gelen kendisine ihanet’tir. İnsan işkenceye dayanabiliyor; insanın kendi kendisine ihanetine dayanması çok zor olmalıdır. s. 67 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.67) kitabından birebir alınmıştır.

  • Korku, insanlık durumu’dur; kuşku duymuyorum. Ancak hem tarihsel ve hem de bireysel anlamda insanlık, korkudan arındığı sürece gelişiyor. İnsanlar, korktuklarını kabul etmiyorlar. İnsanların korktuklarını kabul etmemeleri, korku’nun kendisi kadar bir insanlık durumudur. s.56 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Korkudan kurtulmanın bir yolu, korku kaynağı düşüncelerden kurtulmaktır; çıkarmaktır. Korkanlar, korku kaynağını hatırlatan nesne ve olaylara çok kızıyorlar. Sf. 48 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.

  • İtiraf, yüksek hızda çözülmedir.                  Düşük hızda çözülme her zaman var; buna itiraf denmiyor. s.25 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.25) kitabından birebir alınmıştır.

  • O halde, beğenmek veya beğenmemek hürriyeti var, ancak, “cumhuriyet” varsa, kamusal işlerin yürütülmesinde yavaşlık şarttır. Ve işlerin daha hızlı yürütülmesinde ve ölçeklerin büyütülmesinde, hiçbir zaman, erdem bulamıyoruz. “Küçük her zaman güzeldir”, demeyi sürdürüyoruz ve tabii sürdürüyorum. Sf. 132 Cumhuriyet, neden çöktü? Montesquieu’nün cevabı çok kısadır; Roma çabuk büyüdü. Gerçi Roma büyümek için kuruldu ve yasaları…

  • Kadın’a, anlam yüklenmeden koşmak, öldürmek’tir. Anlam’sız sarılmak, boğmaktır ve çok sarılmak çabuk öldürmek, demek’tir. Daha geriye gitmiyorum, Caligula bir hedonist idi ve Roma kadınsız kalmıştır. Sf. 115 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki ileri safhada sara varsa, entelektüel kapasitesinin çok büyük ölçüde bozulmuş olduğunu görüyoruz; böylelerinin, dikkati çok zayıf ve ahlaki kontrolü pek eksiktirler. Bunlar hep kavgacı, huzursuz ve uyumsuz bir çocukluk geçirmişse, bu tür epileptik hastalar, olgun yaşlarda kriminal eğilimler sergiliyorlar. Entelektüel zafiyetin her türlüsünü gösterebiliyorlar ve hayvani davranışlar bunlar arasındadır. Sf. 109 Alıntı; Caligula…

  • Despotizm ile irtica el eledir.        Birisi varsa diğeri mutlaka oradadır; Augustian dönemin incelemesinden bunu çıkarıyoruz. Şunu görüyoruz, halka dayalı rejimler, eninde-sonunda akılcıdırlar ve ayrıca geniş tabanı var; ulûhiyet’e ihtiyaç duymamaktadırlar. Şöyle de söyleyebiliriz, cumhuriyet ile sofuluk birbirinin düşmanıdırlar. Sf. 87 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf.…

  • İçi boş bir insanın çok sevilmesi, çok bozucudur. Sevgiyi de absorbe etme kabiliyet ve kapasitesi var. İçi boş bir insanın işkenceden ve seyrinden hoşlanması da çok bozucudur. Caligula, işkence seanslarının seyrine doyamıyordu. Sf. 39 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlığın bütününü hedef almayan hiçbir kurtarıcı, kurtarıcı değildir. Sf. 172 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • Felsefe ile şaka’nın bir ilişkisi var mı? Belki de “şaka”, şiddeti olmayan felsefe denemesidir. Belki de bu nedenle, ben, şiddetli eyleme dönüşmeyen faaliyetlerimde, yazı ve konuşmalarımda, “şaka” öğesini çok kullanıyorum; bir de, gülmenin insan yüzüne dans etmek ve inanmak ile birlikte, en çok yakışan üç renk olduğuna inanıyorum. Sf.125 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış…

  • Ülkemizdeki pisliğin dibinde en saldırgan, en kan içici, en sömürgen, en ahlaksız, en kumarbaz, en cahil üç sektör var; pisliği üreten, tekstil, inşaat ve turizm sektörüdür. Sf. 119 Şimdi başlığını veriyorum Bir “TİT sendikacılığın son bulduğu alandır. İki, Tit te bilgiye gerek yoktur. Üç Tit, orospu ahlakının alanıdır. Dört; Son zamanlarda “dünya evine giren, bütün…

  • Tarih bütün toplumların bir tür içten patlamalı motor olduğunu anlatıyor. Osmanlı mede­ni yasası olan Mecelle ise “sıkışırsa genişler” kuralını getiriyor. Türkiye’ye, “beş Humeyni şiddetinde”, ancak tamı tamına anti-humeynist yönde bir patlama geliyor. Mezarlıkların boşaltılması gerekiyor, almayacağa benziyor; İstanbul Boğazı’nın üstü yine cesetlerle örtülü görünüyor. Tarih söylüyor ve ben tarih düşüyo­rum. Sf. 62 Alıntı; Tarihçe –…

  • Saptamalarım önemli mi? Sonuçları, çok önemli ve çok kanlıdır. Bir: Yobazlar, bunu biliyorlar ve Kürt sorununu kesinlikle çözmezler. Bu toplumda, sosyalist mücadele ve Kürt Yükselişi olduğu sürece yobazlara yer açılıyor ve bunu biliyorlar. İki: Şimdi sosyalist kanadımız zayıftır ve Kürt Mücadelesi bittiği anda, yobazların tasfiye edileceği kesindir. Çok kanlı bir biçimde, İkinci Mahmut’un yeniçeri güruhunu…

  • Yasalarımızı unutmamak durumundayız: yobazlık, ülkemizde devletin ve generallerin politikasıdır. Kemalizm’in bir ideoloji olarak bitmişliği en çok generallerin gizli tarihinde yazılıdır. Bu yüzden sosyalizmi ve Kürt mücadelesini durdurmak için, yobazlığa muhtaçtır. Şimdi generallerin sorunu, yobazlığın, kendinden bağımsız ve kendi adına “iş” yapmaya kalkmasıdır. Sf. 40 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf.…

  • Bu fiil, “seçim”, eğer “seçkin” olanı çıkarmıyorsa, “seçim” yoktur. Sf. 469 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 469) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün tarikatlar, akla ve aklın yoluna düşmandırlar; gerçeğin akıl yoluyla bulunamayacağı, bütün tarikatların olmazsa olmaz, koşuludur. Tarikatlarda akıl yolu kapalıdır, bir Müslüman ise aklın yoluna inanıyor, ancak aklın Kur’an’da olduğunu iddia ediyor. Tarikatlar, akıl ile gerçeği bulmayı tamamen reddediyorlar, ayrı bir yerdeler. Sf. 401 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı…

  • Dinsellik mi, eninde-sonunda öğrenme kabiliyetini tüketmek olmalıdır. Tarikat mı, eninde-sonunda dini bozmak’tır, demeliyiz. Diyoruz. Sufizm mi, tasavvuf da diyebiliriz, eninde-sonunda akıldan çıkmaktır. Sürekli vecd ya da nöbet halidir.  Tasavvuf mu, Türkiye’de, eninde-sonunda İslam’ı judaize yoludur. İslamo-judaik bir tarik arayışıdır, öyle telakki ediyoruz. Az-çok kabal’dır  ve yerindedir. İslamizasyon, eninde-sonunda, Türkiye’de insanı bozmak operasyonudur. Bozuculukta, şimdi, magazin…