Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
Böylece inanca ilişkin anlatı yolculuğunun sonuna varmış bulunuyoruz; ama aslında beynin inançları nasıl ürettiğine ve birer doğru gibi pekiştirdiğine dönük yeni bir anlayışın daha başındayız. Çözdüğümüz birçok gizem ve cevap bulmaya çalıştığımız birçok soru içinde özellikle biri öne çıkıyor. Homo rationatlis -verileri soğukkanlı, mantığa sıkıca bağlı ve rasyonel yaklaşımla analiz ederek bütün kararları titizlikle tartan…
-
Bir evren kendisini nasıl yaratabilir? Cevabın evrendeki toplam enerjiyle ilişkili olması gerekir; Hawking ve Mlodinow’a göre bu enerji sabit ve her zaman sıfır olmak zorundadır. Yıldız ya da gezegen gibi bir cismi yaratmak enerjiye mal olduğuna göre, lokal düzeyde sıfır olmayan enerji dengesizlikleri vardır. “Kütle çekiminin çekici olması nedeniyle, kütle çekimi enerjisi negatiftir: Dünya ve…
-
1. Evren pek de yaşama göre incelikle ayarlanmış değildir; çünkü evrenin büyük bölümü boş uzaydır ve yıldızlar, gezegenler biçimindeki sınırlı madde çoğunlukla yaşama elverişsizdir. 2. Evrenin bize göre incelikle ayarlandığı fikri, yaşamın karbon dışında bir şeye dayanamayacağı inancı anlamında Carl Sagan’ın “karbon şovenizmi” dediği yaklaşımın daha genel bir varyantı olan kozmik şovenizmden kaynaklanan bir sorundur.…
-
Richard Feynman, bir teorinin doğru mu, yoksa yanlış mı olduğunu belirlemeye ilişkin saptamasında Galileo’nun ilkesini tekrarladı: “Deneyle uyuşmuyorsa, yanlıştır. Bilimin anahtarı bu basit ifadedir. Tahmininizin ne kadar şık olduğu, ne kadar akıllı biri olduğunuz, tahmini kimin ortaya attığı ya da adının ne olduğu hiçbir şeyi değiştirmez. Deneyle uyuşmuyorsa, yanlıştır. Bütün mesele budur.” Sf. 362, 363…
-
Belirsiz ve kuşkucu bir zihin, zinde dünya görüşlerine, yeni ve sürekli değişen gerçeklikler olasılığına yol açar. Sf. 352 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 352) kitabından birebir alınmıştır.
-
Önce inançlar oluşur, ardından inançlara ilişkin açıklamalar gelir. Sf. 351 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 351) kitabından birebir alınmıştır.
-
Upton Sinclair aynı şeyi daha özlü biçimde dile getirir: “İşi, bir şeyi anlamamaya bağlı olan bir adamın o şeyi anlamasını sağlamak zordur.” Sf. 335 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsanların Tanrı’ya niçin inandığını öğrenmek üzere, rastlantısal yöntemle seçilmiş on bin Amerikalıyı kapsayacak bir anket uygulamıştık. Çeşitli demografik ve sosyolojik değişkenleri irdelemenin yanı sıra, bir yazılı soruyla deneklere Tanrı’ya niçin inandıklarını ve başkalarının Tanrı’ya inanmasını neye bağladıklarını doğrudan sorduk. İnsanların Tanrı’ya inanç konusunda belirttikleri en yaygın iki sebep “evrenin düzgün tasarımı” ve “günlük yaşamda Tanrı’nın…
-
Akıllı insanlar saçma şeylere inanırlar, çünkü akıllıca olmayan sebeplerle benimsedikleri inançları rasyonelleştirmede daha hünerli olurlar. Sf. 331 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 331) kitabından birebir alınmıştır.
-
1.İnsanlar arasında cüsse, kuvvet, hız, çeviklik, eşgüdüm ve diğer özellikler bakımından açık ve nicel farklılıklar, bazılarının ötekilerden daha başarılı olmasını getirir; bu farklılıkların en az yarısı kalıtımla geçer. 2.İnsanlar arasında bellek, sorun çözme yetisi, kavrayış hızı, matematiksel yetenek, mekânsal akıl yürütme, sözel beceriler, duygusal zekâ ve diğer özellikler bakımından açık ve nicel düşünsel farklılıklar, bazılarının…
-
1-İncinme / gözetme: bağlanma sistemlerine sahip memeliler olarak geçirdiğimiz uzun evrimle ilişkilidir ve başkalarının acısını hissetmeyi (ve bundan hoşlanmamayı) sağlayan bir yetidir. İyilik, yufka yüreklilik ve duygusal destek gibi ahlaki erdemlerin temelinde yatan şey budur. Sf. 301 2.Hakkaniyet / karşılıklılık: “Sen beni kollarsan, ben de seni kollarım,” anlayışıyla karşılıklı fedakâr olmayı getiren evrim süreciyle ilişkilidir.…
-
Einstein’ın Tanrı üzerine en ünlü görüş beyanı, soruya en fazla elli kelimeyle cevap vermesinin istendiği bir telgrafta karşımıza çıkar. Cevap istenenden de kısaydı: “Spinoza’nın var olan her şeyin geçerli uyumunda kendisini açığa vuran Tanrı’sına inanıyorum; ama insanların yazgılarıyla ve davranışlarıyla uğraşan bir Tanrı’ya inanmıyorum.” Sf. 236 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni…
-
Tanrı’nın varlığı konusunda kişisel vahiy gibi yan savlara yönelirler; oysa vahiy, tanım gereği kişiseldir ve vahiy deneyimini paylaşmamış olan ötekiler açısından kanıt yerine geçmez. Sf. 230 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sadece bu dünya varsa; .. şu anda, değer verilen özler olarak, önem taşıdığı bir ortamda, yaşamımız, ailemiz, dostlarımız, sosyal çevremiz ve başkalarına davranış biçimimiz ne kadar da anlamlı hale gelir. Sınırlı zaman ve mekân içinde hep birlikte yaşamın seyrinden geçerken, yani kozmosun oyununda anlık bir sahne alışı yaşarken, bu gerçekliğin farkında olmak hepimizi daha yüksek…
-
Önce öbür dünyaya inanış oluşur; onu, inancın rasyonel sebepleri izler. Sf. 188 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnançlılar rastlantısallıkta daha büyük anlam bulurlar. Sf. 106 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları, 2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.
-
Merkezî sinir sistemimizin her noktasında D vitamini reseptörleri bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca D vitamini hem beyindeki nörotransmiter üretmeye ve sinirlerin büyümesini sağlamaya yarayan enzimleri hem de beyin-omurilik sıvısını dengelemektedir. Sf. 214 Birçok araştırmada D vitamini eksikliğiyle Parkinson hastalığı riski ve multipl sklerozun (MS hastalığı) nüksetmesi arasında bir bağlantı olduğu kanısına varılmıştır (ayrıca kanda bulunan D vitamini…
-
Kolesterol üretimi karaciğeri yoran, çok basamaklı ve karmaşık bir biyolojik süreçtir. Vücut kolesterolünü kendisi üretmektense “dışarıdan almayı” tercih eder. Vücudumuzun ihtiyacı olan kolesterolü mümkün olduğunca besinlerden alması çok önemlidir. Sf. 112 Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları, 3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 112) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kolesterolün beyin sağlığı açısından öneminin net bir biçimde anlaşılması, beni ve birçok meslektaşımı statinlerin (milyonlarca insanın kullandığı kolesterol düşürücü ilaçlar) beyin hastalıklarına neden olduğunu ya da mevcut hastalıkların belirtilerini şiddetlendirdiğini düşünmeye itmiştir. Sf. 106 Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları, 3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 106)…
-
Kolesterol güçlü bir beyin antioksidanıdır. Beyni serbest radikallerin yıkıcı etkilerinden korur. Östrojen ve androjen gibi steroid hormonların ve D vitamininin de öncü maddesidir. D vitamini yağda çözünen çok önemli bir antioksidandır ve vücudu, yaşamı tehdit eden birçok hastalığa neden olabilecek enfeksiyon kaynaklarından koruyan güçlü bir antienflamatuvardır. D vitamini aslında gerçek bir vitamin değildir ve vücutta…