Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
Olgulardan sadece birine bile bilimsel olarak bakmak engellenince, o olgunun ilişkiler içinde bulunduğu bütün de kavranılamaz. Olgulardan birisinin tabu olarak tutulması, öteki olgulara bilimsel yaklaşmayı da engeller. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) I – İsmail Beşikçi (Sf. 205) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tek parti döneminde CHF’nin Doğu ve Güneydoğudaki görevlilerinin tümü istihbarat ajanıydı. Örneğin Elazığ’da, Diyarbakır’da, Bitlis’te, Hakkâri’de, Mardin, Ağrı, Tunceli, Muş, Bingöl, Urfa, Siirt’te parti teşkilatı bile yoktu. CHF’nin Genel Başkanı Büyük Şef Gazi Mustafa Kemal Paşa, TBMM’nin yenilenme zamanı geldiğinde buralara da mebus tayin ediyordu. Bu tayin işlemi, daha sonra Milli Şef ve değişmez genel…
-
.. Doğadaki, tarihteki, toplumdaki bütün olgular ve şeyler biri biriyle ilişki halindedirler. Bu olgu ve şeyler biri birinden bağımsız değildirler. Geniş, karmaşık ve yoğun bir ilişkiler sistemi içindedirler. Hiçbir olgu ve şey durağan değildir. Değişir. Bu da bilim yöntemi ile ilgili temel bir özelliktir. Bu özelliğe göre bütün toplumsal bilimlerin tarihsel olma durumu vardır. Toplumsal…
-
.. Sanayileşmiş, şehirleşmiş, ileri teknoloji kullanan, farklılaşmış, sınıflar arasındaki farklılaşma belirginleşmiş, politik bütünleşmelerini gerçekleştirmiş toplumlarda, iç dinamikler belirleyici ve tayin edici bir fonksiyona sahiptirler. Bu özellikleri göstermeyen veya bu özelliklerin aksini gösteren toplumlarda ise, dıştan etkileşimin daha temel, daha belirleyici ve tayin edici bir fonksiyonu vardır. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) –…
-
Esasen sorunlar, çözümü için gerekli potansiyeller belirmeye başladığı zaman ortaya çıkarlar ve bilimsel incelemeye konu olurlar. Alıntı: Kürtlerin Mecburi İskânı (Bilim Yöntemi Türkiye’deki Uygulama) – İsmail Beşikçi (Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan’ın Kürt çözümlemesi:) “Kürtlerin, din, felsefe, sanat gibi çeşitli alanlardaki durumu, hem var hem yok arasıdır. .. Demek ki Kürt gerçekliği kaygandır. Demek ki bir yerden bir başka yere akıyor. Ve henüz oturmamıştır. İşte burada, bu çözümlemede, sınır tanımaz Kürt ihanetinin çıkması kaçınılmaz ve bunu tartışmak mümkündür. Halkım için; “Kendisine en çok ihanet eden halk!”…
-
(Yalçın Küçük anlatıyor:) Tembellik inançsızlıktır. Tembellik, yeni düzene inanmamaktır. Tembellik, eski düzene bağlılıktır. Az çalışkan, ufku dar, sınırlı çalışkan, güvensiz olandır. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 358) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Öcalan anlatıyor:) “Kemalizm, Türk halkını, aynı anda dev yapan ve aynı anda pire gösteren bir aynadır.” “Türk Halkı her gün, dev’lik ile pirelik arasında gidip gelmede sonsuz yorulan bir halktır.” “Kemalist formülasyonların motoru korkudur. .. Bir şahsı bu kadar abartacaksın, ondan sonra Türk insanının büyüklüğünden bahsedeceksin. Bu, büyük bir çelişkidir. … Eğer kurtarılacak bir Türklük…
-
Mülkiyetin tabanında korku vardır. Korkunun kaldırıldığı toplumda cimri de özel mülkiyet de olmaz. Korkak mutlaka cimridir. Özel mülkiyet, biriktirilmiş cimriliktir. Evlilik, en gizli özel mülkiyettir. İki cinsin bir olması ancak, yaklaşımda sonsuzluk varsa, insana layıktır. Güvenli olmayanın sevme gücü yoktur. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1.…
-
(Yalçın Küçük:) Hegel’de maddenin saflaşması ancak kavrama dönüşmesiyle mümkündür. İnsan aklının algılama, anlama ve kavramlaştırma süreci, aslında, somutun çözümlemesi demektir. Kavram, bu çözümleme sürecinin en üst aşamasıdır. Bilimsel bilginin hareketi, Hegel’de en az diyalektik olandır. Marks düşüncesinin en zayıf yanı, Hegel’in hiç te diyalektik olmayan anlayışına tümüyle bağlı olmasıdır. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi –…
-
(Kürt Bahçesinde Sözleşi kitabının önsözünden, Yalçın Küçük;) Şimdilik iki halklı bir insan oldum. Kürt cephesinde yaptıklarım bir mecburi hizmettir. Türklük adına bir borç ödemesi içindeyim. Borcumu emeğimle, yüreğimle, sevgimle ödemeye çalıştım. Ben kardeşlik duygularıyla yüklüyüm; İnsanların kardeşlerini güzel görmeleri en insani niteliktir. En mutlak, mutlak bilgidir. Tanrı’nın kendisi eninde sonunda bir bilgidir. Tanrı yapmak eninde…
-
(Yalçın Küçük;) Dil ve bilim, insanlığın, en büyük ve en yaratıcı basitlemesidir. Burada basitleştirme, aynı zamanda, yoğunlaştırma anlamına geliyor. “Portakal, elma, armut sepeti” demek yerine “meyve” sepeti diyebilmek büyük bir sıçramadır. Hepsini, elma, portakal ve armudu, bir başka düzlemde, aynı sayabilmek büyük bir soyutlama düzeyini gösteriyor. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah…
-
Ekonomiyi piyasa mekanizmalarına bırakmaya doktriner nedenlerle karşı çıkmıyorum. Bu, var. Ancak bundan daha önemlisi, kontrol etmemeyi, insanlığa bir hakaret sayıyorum. Ekonomik yaşamı, insanoğlunun iradesi dışında düzenlemeyi, insanlığın yüz karası sayıyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bizim kuracağımız yeni düzen, hem tüketim alışkanlıkları ve hem de tüketmeme eğilimleri açısından, şimdiye kadar görülen ve bilinenlerden çok ayrı olmalıdır. Ben bunun için çalışıyorum. Sonunda koka kola için yanan, caz ile sıçrayan, kovboy filmlerine bayılan, piyasa mekanizmasına tapınan, gece – gündüz içki içen, yoz burjuvalar türünden çapkınlığa özenen insanlar yetiştireceksek, hiç devrim yapmayalım; bunları…
-
Filozof Kant da söylüyor; “İnsanoğlu için iyiyi dilemek kadar büyük bir iyilik ve erdem yoktur.” Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Yalçın Küçük’ün Devlet Güvenlik Mahkemesindeki savunması;) “Artık sanık olmayı bir kamu görevi saymaya başlıyorum. Artık bundan sonra toplumsal bir görevim olduğunu, bundan böyle bir mesleğimin bulunduğunu düşünüyorum. Eğer böyle iddianameler hazırlanabiliyorsa, bu toplumun bana ve benim türümden bir sanığa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra da, bir kamu görevlisi düzenliliğiyle huzurunuza geleceğime ve görevimi yapacağıma inanıyorum.”…
-
Kürtlerde dağ insanının kahramanlığı kadar, çöl insanının ihaneti iç içe gidiyor. Kürtler kahramanı kadar haini de çok bir halktır. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.