Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • Kemalizm, doktrinal değil, pratik ve eklektik bir sürecin adıdır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öz­gürlük endeksinin yükseldiği zamanda siyasî kan akıtmanın da artması çok üzücü olmakla birlikte, teorik düzeyde, hiç de şaşırtıcı görünmemektedir. Çünkü özgür­lük, eninde sonunda, devlet zoru ile temas alanlarındadır; devlet zorunun ortadan kalkması ile özgürlük arasındaki sınırı tanımlamak da çok zordur. Öyleyse ve eğer özgürlük, devlet zoru ile zıtlık ilişkisi içindeyse, iç savaş ile yakınlık hâlindedir;…

  • Burada kullandığım “özellik” sözü de tesadüf olmamıştır; özellik, tanımı zor bir sözcüktür ve bu açıdan “hürriyet” sözcüğüne benzemektedir. Hürriyet de, mutlak tanımı imkânsız sözcük ve kavramlar arasında ve belki de başında yer alıyor; taş’ın hem özgür ve hem de esir olduğunu söylemek mümkündür ve bu hürriyetin anlatılmasındaki zorluğa işaret etmektedir. Hareket istek veya alışkanlığını kaybet­miş…

  • Türkoloji ile ilgili şu kuralı formüle edebiliriz; bir sorun ne kadar az inceleni­yorsa, o ölçüde tahrifat var demektir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.          

  • Bütün nasyonalist hareketlerde az veya çok, bir dinsel boyut olmuştur.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Bütün putlaştırma çabalarında bilmekten bir korku vardır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.         

  • … İleri sürdüğüm “Osmanoğlu Cumhuriyeti” nitelemesi bir ipucudur ve Osmanlı düzeni, sanıldığından daha çok bir Cumhuriyet niteliği taşıyordu. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.    

  • Kemal Paşa liderliğindeki yeni otorite, Ön Kafkasya’nın, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ın sovyetizasyonu konusunda, Bolşeviklerle net iş birliğine girmiş ve aynı zamanda, şaşırtıcı bir diyalektik ile kendi içindeki, her türlü sol gücü tasfiye etmiştir. Bu, bir anlamda Anadolu rezistansından İngiliz karşıtlarının kırılması anlamına da gelmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002,…

  • Eleştiri anlamaktır ve yorum, anlamanın ifadesi olmaktadır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 588) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bölünmekten korktuğumuz için hiç “bâtınî” (derinlikli) olamıyoruz ve hep sathiyat (yüzeysellik) ile yetiniyoruz. Bizde “bölünme” içgüdüsü çok güçlü ve “red” refleksi ise olağanüstü zayıftır; red’den korkumuz, sadece yüzeye bakmakla kendisini belli etmekte ve aynı anlama gelmek üzere gizlemektedir. Bu gerçekten korku anlamındadır ve olgulara yiğitçe bakamadığımız için hep yüzeyde kalıyoruz; derin, bizim ürperti alanımız olmaktadır.…

  • Eğer bilim maddeyi anlamaksa, sezgi, maddenin içine girebilmektir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 548) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın yaşamı ikilidir; birisi aklının içindedir. Aklının içinde yaşayan insan, dünyevî yaşamdan çok daha kalabalık, çok daha zengin ve hiç kuşkusuz çok daha gerçektedir ve ölümü duyması imkânsızdır; çünkü her “an” biraz daha gençleşiyor…  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’nin bütün değerleri ülke dışında yaratılıyor ve Yahudi eli değmedikçe, değer değer olamıyor; buna isyan etmek durumundayız.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim, somut’ta gizli soyut’u görebilmek değilse nedir; herhâlde “zâhirî olanla değil “batınî” ile ilgilidir. Mutlaka, bilim, eninde sonunda bir görüş ve “bakış” hüneri olmalıdır; bunun için pek çok somut olguyu yan yana getirebilmek gerekir. … bazı zaman kesitleri var, tekil somut olgu bile, çok büyük soyut kavram ve ilişkileri, derhal haber verebiliyorlar; sanki somut olgu…

  • Gelişme, birikimdir; birikim olmadan gelişmeyi görmemiz ve birikime değer vermeyen bir toplumun gelişebileceğine inanmamız zordur. Sf. 426 Özal’dan bilgisizini hiç düşünemeyiz. Sf. 434  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 426 ile 434 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Descartes’ın felsefesinin büyüleyici özü burada olmalıdır, doğruya engellenemez ve durdurulamaz bir yayılma gücü yüklüyordu. Marks, bunu kütleye içerilme hâliyle, daha da uç noktaya çıkarıyordu; bu, bir başka düşünme ve insan türüdür. Kütleyi ve partilileri öylesine yozlaştırıyorlar, öylesine sürü hâline getiriyorlar ki, sonunda kendileri de kontrol edemiyorlar.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı…

  • Her yeni bilgi, bir yeni sorudur ve soramayan toplumlar, cehâletin karanlığındadırlar.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 359) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir emperyalist her zaman büyük tehlike ile yatıp kalkandır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 340) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplum yapısında firmalar büyürken insanın küçülmesi zorunlu olmaktadır; evrenin en hârika yaratığı olan insanı, bir kez yükselmişse, ne yazık, pisletmeden küçültmek imkânsız oluyordu, kir imalatı bu nedenledir. Bir insan topluluğunu alçaltmak, onu sürü ve her türlü alçaklığın alıcısı hâline getirmek için, tariflerini yıkmak yeterlidir. Sf. 299, 300 Bunun için medyamız çok uygun enstrümandır. Sf. 300…

  • İdeoloji eninde sonunda, birikmiş şiddettir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 267) kitabından birebir alınmıştır.