Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
Güzeli anlama kabiliyetimizi, alıyorlar. Teneke gürültüsünü ses sanıyorlar ve kabul ediyorlar. Bunu da üstelik solculuk adına yapıyorlar. Bu yıkıcılıktır, bir toplumun, güzel, doğru, ahlaklı tarif ve kabiliyetlerini bozmak en büyük bozgunculuktur. Sf. 424 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 424) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mutluluk, an’dır. Mutlu, saate bakmaz ve zamanın sonsuz olmasıdır. An, ebedi ise, insan mutludur. Mutluluk, coşku’dur. Bende hep coşku var; demek ki mutluluğa yatkın bir doğam var. Depresyona girecek organlarım yok. Umutsuz olmayı bilmiyorum. Kötümserliğe karşı dilsizim. Konuşurken hep yanımdakileri tutmam ve zaman zaman masayı veya yanımdakileri yumruklamam, içimdeki umut ve enerji’yi geçirmek içindir. Sf.…
-
Bu düzen ayakta kalmak için putlar yapıyor, ben de bütün gücümle onları kırıyorum. Şimdi ben bir put kırıcısı’yım ve tek put kırıcısı oldum. Bu halk düşmanı düzen, var olan bütün değerleri yok ediyor ve hiçbir değer yaratamıyor. Sadece put imal ediyor ve ben put’ları kırıyorum. Sf. 401 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11.…
-
Eğer kendilerine Kürt diyorlarsa, “bizim Türklerle ayrımız, gayrımız yoktur” dedirtmek bize düşer. Bu politikada önemli bir aşama kat edilmiştir. Dillerini ve türkülerini, yetmişli yıllarda biz yasaklamıştık. Bir mücadele yaptık ve bunlardan geri dönülmüştür, önemli sayıyorum. Bir: Şehit edebiyatı ile hiçbir yere gidemeyiz. Artık “kalan sağlar bizimdir” demek zorundayız, iki: Dağdakileri, Barzani ve Talabani’ye karşı konuşlandırmamız…
-
Benim bir tespitim var, hapiscilik insanı ikiyüzlü yapar. Bunu önce Nâzım Hikmet’te teşhis ettik. Sonra kendimde arazını gördüm, kendimi tedavi etmeye çalıştım Şimdi bu sendromu net bir biçimde Leyla’da görüyoruz. Ben mert bir Kürt Köylü kızı olarak biliyordum, şimdi “mert” tarafı gitmiş, ne kalmış pek göremiyorum. Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı…
-
Bu kadar mı, idam edilenlerin bir bölümü yakınıydı ve bir bölümü ise çok yakındır. Albay Arif, “Ayıcı Arif” de derler, belki de ev halkından daha yakındı, görenler hep Mustafa Kemal ile kol kola hatırlıyorlar; hiç beklemiyordu, en son ana kadar en yakın arkadaşının bir şakası sayıyordu, çok neşeliydi, asıldı. Yakınlarını ölüme yollamak; sevgi fakültelerini söndürdüğünü…
-
Kurtuluş mücadeleleri her zaman halk hareketidir ve hiç kimseyi beklememektedir. Mustafa Kemal’i de beklememiştir; Büyük Kurtarıcı bu mücadeleyi bir savaşa çevirmiş ve zafere götürmüştür. Sf. 209 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır.
-
Din ve ideoloji de huzur vericisidirler; doğayı ve toplumu sistematize etmek, elemanlar arasında bir mantıklı uyum kurabilmek, huzur vermektedir, ideolojinin rahatlatıcı ilacını buradan çıkarıyoruz. İdeoloji sahibi olan insan, iç huzuru olandır; yüzünü gördüğümüzde hemen huzurunu görüyoruz, çünkü iç huzur, dışa varabilendir ve dışa vurmasıyla fark ediyoruz. Şöyle de söyleyebiliriz. Huzur, hazır olanlarla uyum içinde olmaktır;…
-
Çöküş varsa övgüler ölçüsüzdür, bunun tersi de anlamlıdır, övgüler ölçüsüz ise, çöküş var demektir. Sf. 95 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.
-
1591 yılı, Hicri millenium’a denk düşüyordu ki, kıyamet beklentisinin çok yükselmiş olduğunu anlıyoruz, iki uzun ve maliyeti çok yüksek savaşın enflasyonu körüklemiş olması doğaldır. Bunlar bir yana; 1592 yılında, İstanbul, çok büyük bir veba salgını yaşamıştı, yüksek oranda ölümler, yıkım ve yoksulluk, her zaman ahlaksızlığı da beraberinde taşımaktadır; bu ve hemen izleyen dönemde “ahlak” kitaplarının…
-
İlkokullardaki yurttaşlık ve üniversitelerdeki tarih dersleri de hutbe okumaktır; bu nedenle cami ve üniversite, resmi tarihi kurumsallaştırma mekanizmalarıdır, bir ve aynı idiler, Arap dünyasında “üniversite” hâlâ ‘cami” sözcüğünden gelmektedir, ayrıştılar ve şimdilerde tekrar birleşmelerine tanıklık ediyoruz. Şart değil, ancak Cuma camilerinde nümayişleri, aslında ve Arabide “cami”. Cuma mescidi demektir, “cem” ile ilgilidir, “nümayiş” de numune…
-
Resmi tarih din’dir. Üniversite kürsülerinde ve cami minberlerinde okunuyor ve okutuluyor, hutbedir. Sf. 15 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.
-
Düzen, artık ancak sürüleştirebilirse ve o ölçüde ayakta kalabileceğini anlamıştır. Sf.10 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
İstanbul’dan İtalya’ya Rönesans yaratacak türden bilgin ve edebiyat adamı da gitmiyor. Sf. 222 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
Reklamcılık, tekelciliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Reklamcılığın temeli bilgisizce seçmektir. Sf. 208 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dinler, dağlara giremiyorlar, dağlarda bütün dinler ortodoksisini kaybetmiş, büyük ölçüde bozulmuş ve birbirine son derece yaklaşmış bir biçimde ve yan yana yaşıyorlar. Sf. 158 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.
-
Musa, Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman Türk’ten bir yeni halk yaratmak istedi… Uç’larda insanlar hoşgörülü oluyorlar, uç’larda ırklar ve dinler etkisini yitiriyor. Sf. 152 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ağlamak hep, insanın kendisine acımasıdır. Sf. 36 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.