Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
“Köycülük, kapitalizmin fideliğidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kemalist restorasyon, Kemalist devrimin yarattığı zenginlere, arazi kanunun ilgasından (kaldırılmasından) sonra, yeni Medeni Kanun ile büyük toprak sahipliklerinin tesciline, bu yolla yaratılan büyük toprak sahiplerine, ordu müteahhitlerine, savaş zenginlerine dayandı. Yunus Emre ile açılan kapıdan Mevlana edebiyatı ile mistisizm ile dinsellik koyulaştırıldı. Büyük Fransız Devrim’i feodaliteyi kaldırdı; köylüler feodal boyunduruktan kurtarıldı. Ancak Napolyon’dan başlayarak…
-
“Kemalizm, dinci ve tekkecidir; daha önceleri kapatmayı düşündüğü yönünde hiçbir işaret ve belgeye rastlanmıyor. Kemalizm’in tekke düşmanlığı, Şeyh Sait’in rejimi tehdit etmesinden sonrasına rastlıyor. Kemalizm, ilk fırsatta kapattığı tekkelerle bir sevgi bağı kurmaya başlıyor. Yunus’u (Yunus Emre) politika sahnesine çıkarıyor. Yunus, Cengiz istilasının yıkımında yeşermiş bir renksiz ve cansız çiçektir.” Tüm Yunus mensupları hedonist…
-
“Mustafa Kemal, Tanzimat düşmanlığından ve İttihat ve Terakki siyasetini kötülemekten bir adım geri kalmıyor. (1) Geriye gitmek için önündekini itmek gerekiyor. Bir; Tarih içinde Tanzimat programı, Kemalist plandan çok daha radikaldir. … (Kemalizm) Çok daha geri bir doğu toplumuna kapitalist üstyapı biçimlenmesinin köktenci bir biçimde transplantasyonunu öngörüyor. Sultan Mecit ve Büyük Reşit Paşa ikilisi, Mustafa…
-
“Cumhuriyet dönemi, Türkiye aydınının zavallılığıdır; hem Sultan Hamit düşmanlığı yaptı ve hem de Sultan Hamit ideolojisinin sahipliğini üstlendi. Cumhuriyet dönemi Türkiye aydınının dramıdır; Kemalizm’in, Hamitizim olduğunu pek anlayamadı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkçeyi ve dili seviyorum. Türkçenin gelişmesi için, yapısının geliştirilmesi ve daha esnek ve boğumlu yapılması gerekiyor; buna ek olarak kavramlaştırmayı ve soyutlamayı çok arttırmak gereği ortaya çıkıyor. Bilimsel gelişme, dilin kurgusuna, diyalektik bir nitelik veriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 12, 13) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“Tarihi değiştirmeden, talihi değiştirmek te mümkün değil. Tarihi bilimsel olarak yaşayamayanlar sorunu da çözümünü de… dışarıda görüyorlar. Çünkü Türkiye aydını tercüme odasında doğdu. Yabancı dil öğrenip dış olayları incelemek Türkiye’de aydının kökeninde var. Türkiye’de aydın ilk önce dış faktörleri öğrendi, ilk önce dış faktörleri önemsedi.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…
-
“Yeni aydın, teori ile eylemi aynı şiddette sevmelidir. Yaşama sevincini hiç yitirmemelidir. Her gün bir süre direnmeli ve bir süre gülmelidir. Yiğit uçlarda gezendir. Uçlarda, bilimin, sanatın, dönüşümün ipuçları aynı filizde yaşar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Copernicus 1543 Yılında, ölüm zamanında, De Revolituonibus’u yayınlarken eklediği bir epilogda, keşfine inanmadığını söylüyor ve inanılmamasını istiyordu…. Mustafa Kemal bir revolüsyonerden daha çok bir restoratör olarak ortaya çıktı. Her revolüsyon, kanatlarını taşır; uçlarını besliyor. Her devrim, kendisini ileriye götüren, geçmiş ile hesabını şiddet yoluyla kesen uçlarıyla birlikte gelişiyor; Hesaplaşma daha arkadan geliyor. Vesvese ölçüsünde kuşkucu,…
-
“Türkiye aydını bu düzenin nimetlerinden hoşnuttur. Düzenle cilveleşmesini muhalefet sanıyor ve göstermek istiyor. Bugün var olanla, eninde-sonunda hoşnut olanlar, geleceğe yönelik risk almıyorlar ve inatçı olmuyorlar. Belki de Türkiye üniversitelerinden en çok kovulmuş bir öğretim üyesi olduğum için, bilimi topluma akıtmaya çalışmaktan başka çarem kalmıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları…
-
“Tarihin tekerinin önüne takoz olup durdurmak isteyenler hiçbir zaman duramıyorlar. Başlangıç noktasının gerisine kayıyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Yazmak, disiplindir….Yazmak, yaratmaktır. Yaratmak, yaşamaktır ve disiplinli yaşamaktır….. Yazmak, nesnel olmaktır. Max Planck, kuantum fiziğinin kurucusu; İnsan aklının, ancak kendisine nesnel olamayacağını yazıyordu; Planck, iradeye ve özgür davranışa, felsefi yeri, buradan çıkarıyor. Yakın dönemleri yazarken, aklımı kendimden bağımsızlaştırarak, kendime de bir olgu olarak bakmaya çalıştım. Aklıma nesnellik kazandırdım ve çok öğrendim.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler…
-
“Türkiye aydını düşünce korkağıdır. Tabularını yıkan bir aydın yaratmaya çalışıyorum. Aydın, kafasının içindeki bin bir kerpiç duvarını yıkıp atabilmelidir. Toplumun, ortalama değerler düzenine taassupla bağlı bir kümeyi aydın sayamıyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Neden tek başıma aydın tarihinin altını üstüne getiriyorum? Bir iman’dır; geçmişi doğru olmayanın geleceğinin sağlam olacağına inanmıyorum. Geleceğe güveniyorum ve geleceği istiyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basım – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Yalnızca Türkiye’ye bağlıyım. Türkiye’yi seviyorum….. Türkiye’yi sorunlarıyla birlikte seviyorum. Türkiye’yi iyi ve kötü zamanlarında seviyorum. Türkiye’de adaletsizlikle karşılaşsam, işsiz olsam da seviyorum. Türkiye’den ayrılmayı düşünmüyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 719) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türk yenilikçilerinin mücadelesi, gericilere yatkın halkı ilerici yapmaktır. Halk doğru değildir; en büyük doğrulayıcıdır….Halkımızın her yaptığını beğenmeyiz; ancak her yaptığımızı halkımıza beğendirmeye çalışırız.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 744) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir; Silahlı müdahale ile iktidarı ellerine alanlar, yalnız geliş tarihini belirleyebiliyorlar. Gidiş zamanı iradelerinin dışına düşüyor…. İki; Askeri müdahalenin başlattığı temel siyasal davalar sona ermeden, silahlı müdahalenin etkisinin sona erdiğini ileriye sürmek mümkün görünmüyor…. Üç; İktidar hırsı nedir? Devlet Başkanlığı, Hükümet, genel müdürlüklerin çok büyük bir bölümü, yasama organı askerileştirilmiş, davaların çok büyük bir bölümü…
-
(Yalçın Küçük, Barış Davası duruşmasında mahkeme heyetine anlatıyor; 1867 Yılında Mustafa Fazıl Paşa’nın Fransız’ca olarak kaleme aldığı ve Sultan Abdülaziz’e sunduğu dilekçe bir aydınlar dilekçesidir. Dilekçeyi yazan Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik ise tekrar Fransızcadan Türkçeye çevirip bastırıyor. Halka elli bin adet dağıtılıyor. Bu dilekçeden örnek;) “… Padişahların sarayına en güç giren şey doğruluktur. Onların etrafındaki…
-
“Bilmemek taraf tutmaktır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 708) kitabından birebir alınmıştır.