Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hıristiyanlık

  • Bu yüzden pek çok kültür, çok para kazanmanın günah olduğuna ikna oldu. İsa’nın dediği gibi, “Bir devenin iğne deliğinden geçmesi, bir zenginin Tanrı’nın krallığına girmesinden daha kolaydır” (Matta 19:24) Sf. 306 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.

  • Oysa dünyada din tarihi tanrıların tarihi anlamına gelmez. Milattan önceki bin yılda Afrika ve Asya’da bütünüyle yeni dinler yayılmaya başlamıştı. Hindistan’da Jainizm ve Budizm, Çin’de Daoizm ve Konfüçyüsçülük, Akdeniz havzasındaysa Stoacılık, Sinizm ve Epikürcülük, en belirgin özellikleri tanrılara inanmamak olan dinlerdi. Bu inançlar dünyayı yöneten insanüstü düzenin, ilahi irade ve kaprislerin değil, doğa yasalarının bir…

  • Katolikler ve Protestanlar arasındaki din savaşları Avrupa’yı özellikle 16. ve 17. yüzyıllarda kasıp kavurmuştu. Bu savaşlara katılanların hepsi İsa’nın ilahi özelliğini, sevgi ve şefkat hakikatini kabul ediyor ama bunları yaşama biçiminde anlaşamıyorlardı. Protestanlar, tanrının oğlunun insan bedeninde dünya geldiğini, insanlık için çarmıhta canını feda ettiğini, böylece kurtuluşun ve ölümsüzlüğün yolunu açarak kendisine inanan ve bu…

  • Seksin kurtuluşa dönmesi bile mümkündür. 15. yüzyıldaki hayat kadınlarının erkeklerle para için yatıp, kazandıkları parayı da Katolik Kilisesi’nden endüljans satın alırken yaptıkları gibi. Sf. 183  Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kare biçimli paralar Hıristiyan fatihler tarafından yapılmıştı ve üstündeki Arapça yazılar, “Allah’tan başka tanrı yoktur, Muhammed Allah’ın elçisidir,” anlamına gelmekteydi. Güney Fransa’daki Melgueil ve Agde’nin Katolik piskoposları bile bu Müslüman paralarını bastılar ve tanrıya bağlı Hıristiyanlar da bunları seve seve kullandılar. Öteki yakada da hoşgörü doruklardaydı. Kuzey Afrika’nın Müslüman tüccarları Floransa florini, Venedik dukası…

  • Bakireden doğma efsaneleri aynı şekilde bütün zamanlarda ve coğrafyalarda karşımıza çıkar. Bir erkeğin bildik yardımı olmaksızın anne rahmine düştüğü ileri sürülenler arasında Dionysos, Perseus, Buda, Attis, Krişna, Horus, Mercury, Romulus ve haliyle İsa sayılabilir. Antik Yunan Şarap Tanrısı Dionysos ile Nasıra’lı İsa arasındaki paralelliklere bir bakalım. Her ikisinin de bakire bir fani kadından doğduğu söylenir,…

  • Bir İslam gücü değil, Avrupa gücü olarak kurulmuştu. İslam coğrafyasına geçişi ve İslam toplumlarım hâkimiyet altına alışı çok sonraki bir dönemdedir. Kuruluş yılları boyunca gerçekleşen bir Türk-İslam Sentezi değil, bir Türk-Rum Sentezi oldu. İmparatorlukta sözcükler Osmanlı’nınsa da, cümleler ve dilbilgisi Bizans’ındı. Bütün yollar hâlâ Roma’ya, başka deyişle, Konstantiniye’ye çıkıyordu. Sf. 265 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış…

  • Gibbons’ın Bitinya’daki yeni oluşuma ve Osmanlıya ilişkin tezi Türk tarihçilerinin tam tersi olmakla şöyleydi: “… bir medeniyeti tahrip eden bir Asyalı ırkın coşkun istilası mevzu-u bahis değildir. Belki, bizim meşgul olduğumuz yeni bir ırkın doğduğu yerde mevcut unsurların kaynaşmasından müteşekkil bir ırkın tarihidir.” Gibbons Osmanlı’yı tek başına Asyalı göçebelerden müteşekkil bir kitle olarak görmüyordu; Gibbons’ın…

  • Babai Ayaklanması tarih sahnesine iki “babanın” yönetimi altında çıkar. Bu babaların isimleri Baba İlyas ve onun halifesi Baba İshak olarak biliniyor. Ayaklanan kitleyi ise yerli Hıristiyanların yanında, heteredoks Türkmenler oluştururlar. İsyan oldukça geniş bir bölgeyi etkisi altına alır; Rum Selçuklu düzeni üzerindeki yıkıcılığıyla da Anadolu’ya ilerleyen Moğolların yolu üzerindeki taşları temizler. Anadolu’yu kasıp kavuran ve…

  • Tuncay Özkan Sendromu: İspanya Engizisyonunda, Elvira del Campo, “Tell me what l have to say” suçumu bana söyleyin, ben size söylerim, diye inliyordu. Bizimki bir Engizisyon’dur. Sf. 51 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Düşünceme göre, 6/7 Eylül, özünde, bir çapulcu işi değil, Hıristiyanları kovma savaşıdır. Ve Erdoğan döneminde, Trabzon, İstanbul ve Malatya’da hep Hıristiyanların öldürülmesini de tesadüfe bağlamıyorum; savaşı sürdürdüler. Yazılmayı beklemektedir. Ve Hıristiyanları kovmak, Hıristiyanları katletmek, adım adım, Türkiye’yi yobazlaştırmak demektir. Hep bunu yaptılar. Sf. 34 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım,…

  • Peki, bu kadar mı, veba, “Büyük Salgın”, Yüzyıl Savaşlarından on bir yıl sonra, 1348 yılında başladı ve aralıklarla en az yüz elli yıl sürdü; nüfusun çeşitli hesaplara göre, üçte biri ile yarısı kırıldı, aynı nüfus düzeyine ancak yüz elli yıl sonra ulaşıldığını biliyoruz. Bu dönemde Katolik Kilisesi, Papalık da diyebiliriz, o kadar öyle ki, 1378…

  • “Evanjelistler, Eski Ahit’in, Yahudilerin, Tanrı’nın seçilmiş halkı olduğunu, Kutsal Toprakların Yahudilere ait olduğunu, Yahudiler’in Mesih’in gelişi ile birlikte dünyanın egemeni olacağı gibi hüküm ve kehanetlerini tamamen kabul etmektedirler.” Mustafa Karaca, Evanjelizm ve Vahhabillk, İstanbul, 2005. s.17 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 1. Baskı 2010, Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ne yazık, Karaylar hakkında bilimsel bilgileri, sadece Rusça dilinde buluyoruz. Bunlardan birinde, Anan öğretisinin zorunlu ve temel ilkesi olarak, vera v edinogo Boğa i v to, şto Moisey, Yisus i Magomet bili ravnoapostol’unu prorokami ego, tek Tanrıya inanmak ve Musa, Yisus ve Muhammed’i eşit değerde peygamber kabul etmek gösteriliyor. İslam’a yakın ve bazı açılardan daha…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Bedel-i Askeriye vergi konusunda Hristiyanlarla Müslümanlar arasındaki tek farktır. Bu fark da, Hristiyanların lehinedir. Bütün Müslüman erkekler, askerlik görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Kanunlara göre, ailenin 15-70 yaş arasında tek bir destekçisi (oğul, kardeş, yeğen veya diğer akrabalardan biri) varsa, bunlar askere alınmıyordu. Hristiyan…

  • Yine Porikli dervişe göre Ali, ay; Hasan ile Hüseyin de Şehper, Şehper diye belirtilen yıldızlar olduğuna göre gün’ün yani güneşin de açıklanması gerekir. Bu da her halde Sünni akidelere aykırı geldiği ve Kur’an’ın açık anlamında adı geçmediği ve Hristiyanlıktaki teslis (üçleme) şüphesini uyandıracağı korkusu ile adı gizlenen Hızır’dır. Aralarında “Ah Muhammed, Hızır” diye adlandırılan bu…

  • Dersimlilerin kendine özgü, hiçbir kitaba bağlı kalmadan, sözlü olarak aktardıkları bir dinleri vardır. Ama bu dine ne ad verilir bilemiyoruz. Ne Hıristiyan, ne Müslüman ne de Musevi. Hepsinin karışımı; eski ve yeni tüm dinlerin karışımı. Görünüşe göre Museviliğe daha yönelimlidirler. Museviliğe ait dini ritüeller hemen büyük ölçüde onlarda da görülür ama Tanrı tarafından gönderilen tek…

  • Yahudi dili hakkında: Bu Yahudiler eski bir toplumdur. Gayet mutaassıb olup, yüz yirmi dört bin Peygamberin dört bini Allah Teâlâ’nın sevgisi sebebi ile rahat döşeklerinde vefat etmemiştir. Hepsini bu Yahudi taifesi şehid etmişlerdir. Yahya, Zekeriyyâ ve Cercis gibi binlerce resûl ve resûl olmayan nebileri şehid ettikleri bütün tefsir ve tarihlerde yazılıdır. Hiçbir millete iki kitap…

  • 1844’te nüfus, 21 milyonu Müslüman, 14 milyonu gayrimüslim olmak üzere toplam 35 milyondur. İstanbul’un nüfusu ise 475 bini Müslüman, 416 bini gayrimüslim olmak üzere 891 bindir. Sf. 215 Alıntı; Osmanlı’nın Düzeni (Türklerin Tarihi, Altıncı Kitap) – Doğan Avcıoğlu, Yayına Hazırlayan; Doğan Yurdakul, (Kırmızı Kedi Yayınevi 1. Basım 2013 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sivas sarayında yaşamış Fars edebiyatçısı Aziz Ibni Ardaşır Âstarabadi, “Bazn ve Razm” (Ziyafet ve Savaş) eserinde Murat I için “bilgi ve düşüncesi açık basit bir Moğol” der. Chalkokondyles ise ‘Kana susamış saldırgan. Onun için önemli olan ganimet isterisi değil, kan” der ama Hıristiyan beylerine ölçülü ve soylu davrandığını belirtir. Ona karşılık Gibbons, “Bizans Kilisesi mensuplarının…