Gibbons’ın Bitinya’daki yeni oluşuma ve Osmanlıya ilişkin tezi Türk tarihçilerinin tam tersi olmakla şöyleydi: “… bir medeniyeti tahrip eden bir Asyalı ırkın coşkun istilası mevzu-u bahis değildir. Belki, bizim meşgul olduğumuz yeni bir ırkın doğduğu yerde mevcut unsurların kaynaşmasından müteşekkil bir ırkın tarihidir.” Gibbons Osmanlı’yı tek başına Asyalı göçebelerden müteşekkil bir kitle olarak görmüyordu; Gibbons’ın yazdığı, Rumlar ve Hıristiyanların da olduğu bir tarihtir. Çalışmasının devamında ise uzun sayılamayacak bir zamanda Osman’ın etrafına toplanmış Asyalı maceracıların sayısının yarım milyona çıktığını, bu artışın tabii sayılamayacağına işaret ediyordu. Bunun, “şarktan gelen göçebelerin iltihakıyla [katılımıyla]” gerçekleşmesinin mümkün olamayacağını yazmaktadır. Sf. 252
Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 252) kitabından birebir alınmıştır.
Yorum bırakın