Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya

  • Bağdat’tan kovulan bilim, İspanya’daki Cordoba’da barınak buldu. Bilim nerede saygı görse, orası evi olmuştur hep. Cordoba tüccarları, halifelerin bir yazma kitap için bin altın dinar ödedikleri zamanları daha unutmamışlardı. Bağdat’ta, insanlardan uzak yaşayan filozof Gazali, bilginin gereksiz, akim güçsüz olduğunu söylerken, Cordoba’da, aynı X. yy. da, bir Aristoteles hayranı olan filozof İbni Rüşt, bilimi cesaretle…

  • Mustafa Kemal Paşa Türkçe kelimeler ve Güneş Dil Teorisi üzerinde devamlı çalıştı. Geceleri sofrasında çok zaman bir kara tahta bulundurur, dil kurumu Umumi Kâtibi İbrahim Necmi Bey (Dilmen) Türkçe kelimeleri tahtaya yazar, Güneş Dil Teorisi’ne göre uygulamalar yaparak, kelimenin kökünü bulmaya çalışırdı. Bu çalışmalar çok zaman sabaha kadar devam ederdi. Bulunan kelimeye karşı görüşleri dikkatle…

  • (12.09.1949 Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Vâlâcığım, İşte böyle canım kardeşim, üzülme. Hapishane de memleketimin, Türkiye’min hapishanesi, o da benim; taşı, toprağı, ağacı, suyu, bütün namuslu, çalışkan, harikulâde Türk insanları gibi, bütün insanlığın bu en cana yakın çocukları gibi benim. Sf. 203 Alıntı; Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar – Nazım Hikmet, (Cem Yayınevi,  2. Baskı 1993 –…

  • (Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû’ya Mektup) Vâlâ Dünyanın en iyi insanlarından biri olan Türk halkının ve dünyanın en güzel dillerinden biri ve belki de en başta gelenlerinden olan Türk dilinin yabancı diyarlarda tanınmasına vesile olabilmek ömrümün en büyük sevinci ve şerefi olur. Bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse ben de Türk…

  • (Bursa Mapushanesinden Vâ-Nû Mektup) Vâlâcığım, Millet mecmuasının bir sayısını ben de okudum. Üstüme pislik sürülmüş gibi bir şey oldum. Çok yalancı, aşağılık herifler. s. 82 On yıldan beri kanunsuz yere hapislerde yattığım halde hâlâ beni baş düşmanları sayıp saldırmaları tuhaf bir kederle de olsa hoşuma gidiyor. Yaşasın, büyük, ölmez ve uğrunda hapislerde yatılmağa değer Türk…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Hapis adamın bundan başka yapabileceği bir şey daha var. Biz sevgili memleketimize ve namuslu milletimize, hapiste ancak ona layık eserler vermekle sevgimizi ispat edeceğiz ve memleketimizin, halkımızın düşmanlarına da, burda, indirebileceğimiz en kuvvetli tokat da yine namuslu Türk halkına layık eserler vermek olacaktır. Sf. 337 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar –…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) İşte böyle, Kemal’ciğim. Çalışmak. Türk halkı, sevgili memleket ve bütün namuslu insanlar için, onlara layık büyük, namuslu eserler vermek lazım. Sf. 308 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 308) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Hep aklımda fikrimde sana, “Edepsiz komünist,” diyen Sertabip Bey. Bizler kadar yurtsever, halksever, namuslu olmak kolay iş değildir ve bizler yurdumuzu, milletimizi, insanlarımızı sevmeyi, namuslu olmayı çok ağır ve acı emekler sarfıyla, çok defa hayatımız, hürriyetimiz pahasına elde ettiğimiz, öğrendiğimiz için,. birçokları, yurtları ve milletlerini sevmeyen birçok baylar bu sevgiden mahrum…

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Güzel şeyler konuşalım ve mektubumu öyle bitirelim. Çalış, kardeşim, namuslu, çalışkan Türk halkı senden kendine layık eserler beklemekte haklıdır. Sf. 295 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Mapushaneden Kemal Tahir’e Mektup) Bu seferlik bu kadar yeter. Öfkem yine bastırmaya başladı. Her şeye rağmen Türk halkı, memleketim güzel günlere kavuşacaktır. Ve bu memlekette bütün tarih boyunca hiç kimse bizler kadar memleketini ve onun namuslu, çalışkan insanlarını sevmedi. Sf. 282 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 –…

  • (Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Hikâyelerin hakkında verdiğin bilanço beni bahtiyar etti. Yaşa, Kemal’ciğim, bu canım Türk halkına en güzel, en gerçek sanat eserlerini vermek bizim, bilhassa bizim boynumuzun borcudur. Şu Malatya romanını da artık bir düzene koy. Sf. 239 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf.…

  • (8.08.1944 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Onları en büyük yurt haini olarak Cumhurreisi resmen ilan etti. Bu böyle olduğu halde, demek oluyor ki bu yurt hainlerinin yalnız Maarif’teki unsurlarının bir kısmı ortaya çıkarılmış ve bunların daha birçok hempaları başka vekâlet ve makamlarda el altından Ve komünistlere eziyet bahanesiyle Cumhuriyet ve demokrasi düşmanlıklarını devam ettirmektedirler. Bu…

  • Velhasıl bu mesele etrafında bana tafsilat ver. İsmet Paşa’nın nutkuyla Turancıların, faşistlerin, Türkiye Cumhuriyetinin baş düşmanlarının, şifa bulmaz yurt ve halk düşmanlarının Maarifte çocuklarımızı nasıl zehirlediklerini resmen öğrendik. Sf. 238 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları,  2. Baskı 1975 – Sf. 238) kitabından birebir alınmıştır.

  • (17 İkinciteşrin, Kasım ayı 1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Hapishane idareleri tarafından kontrol edilen ve bir hapisteki arkadaşıma yazdığım mektuplardan neyi öğrenmek istiyorlar? Bu hususta neler düşündüğümü vaktiyle Adliye Vekiline, hatta bizzat Reisicumhura yazmıştım ve nasıl rezilce bir gadre uğratıldığımı ve uğratıldığımızı, Türkiye’nin her namuslu kanun adamı bilir. Yoksa mektuplarımdan öğrenilmek istenen şey, memleketime…

  • (1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Gelelim Behçet Kemal’in hakkımda yazdıklarına, gülerek okudum. Ne tuhaf şey, İslamcılık kusur, Osmanlıcılık kusur, bunu anlamayacak, takdir etmeyecek kimse yoktur, çünkü ikisi de zamanlarını yaşamıştır ve memleketim için yeniden canlandırılmaları asırlarca gerilemek arzusuyla birdir. Fakat sosyalist şair olmak, yani memleketini ve halkını en çok seven, memleketinin ve halkının en…

  • (1943 Bursa Mapushanesinden Kemal Tahir’e Mektup) Her ne sebepten olursa olsun, Kemal Tahir, tembelliği bırakalım, ayıptır, dört elle kaleme sarılıp işimize, yazımıza devam edelim, sevgili Türk halkının bizden, bugün, bu şartlar içinde, beklediği budur. Ona en güzel romanları, hikâyeleri ve şiirleri yazmak zorundayız. Sf. 198 Alıntı; Kemal Tahir’e Mapushaneden Mektuplar – Nazım Hikmet, (Adam Yayınları, …

  • Üç kıtanın insanının genlerini burada görmek mümkündür. Bu nedenle biyolojik ırk tanımının peşine düşülmesi en çok Anadolu’ya zarar verir. Eğer gerçek sosyolojik bir birlik oluşturmak isteniyorsa, bunun en kolay yolu Türk diline ağırlık vermek olabilir. Sf. 120 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018…

  • Bu sayfaları yazanın derdi, birilerinin inançlarıyla, yaşam tarzlarıyla, dogmalarıyla, mitleriyle uğraşmak değildir; bu sayfalan yazanın derdi, taşıdığı Türk kimliğinin dünyanın sanat, bilim ve uygarlık alanında saygın bir üyesi olabilmesinin yolunu göstermektir. Bunun yolunun da ancak ve ancak yeni koşullar karşısında değişebilmekle sağlanacağını bilmektedir. Bunun bilim dilindeki karşılığı evrimdir. Sf. 21, 22 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan…

  • Yine daha sonra, eyer ve üzengi bulunduktan sonra atlar sayesinde Hunlar ve onların arkasından Asya steplerinin başka halkları dalgalar halinde gelip Roma İmparatorluğu’nu, ondan sonra kurulan devletleri titrettiler, en sonunda da MS 13. ve 14. yüzyıllarda Moğollar Asya ile Rusya’nın büyük bir bölümünü istila ettiler. Sf. 99 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi)…

  • Bir yerde yerleşik olmak doğum aralıklarının kısalmasını sağlayarak nüfus yoğunluğunun artmasında rol oynar. Yaban hayvan ve bitkilerle geçinen toplumun üyesi bir anne, bir yerden bir başka yere göçülürken birkaç eşyasının yanı sıra ancak tek bir çocuk taşıyabilir. Çocuğu göç sırasında kabileye ayakbağı olmayacak kadar hızlı yürümeye başlamadan ikinci bir çocuk sahibi olmayı göze alamaz. Sf.…