Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya

  • Yine daha sonra, eyer ve üzengi bulunduktan sonra atlar sayesinde Hunlar ve onların arkasından Asya steplerinin başka halkları dalgalar halinde gelip Roma İmparatorluğu’nu, ondan sonra kurulan devletleri titrettiler, en sonunda da MS 13. ve 14. yüzyıllarda Moğollar Asya ile Rusya’nın büyük bir bölümünü istila ettiler. Sf. 99 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi)…

  • Bir yerde yerleşik olmak doğum aralıklarının kısalmasını sağlayarak nüfus yoğunluğunun artmasında rol oynar. Yaban hayvan ve bitkilerle geçinen toplumun üyesi bir anne, bir yerden bir başka yere göçülürken birkaç eşyasının yanı sıra ancak tek bir çocuk taşıyabilir. Çocuğu göç sırasında kabileye ayakbağı olmayacak kadar hızlı yürümeye başlamadan ikinci bir çocuk sahibi olmayı göze alamaz. Sf.…

  • Orta Asya’dan gelen bu fetih akınlarının sonuncularından biri de Türklerdi. Dilleri Hint-Avrupa ailesine ait değildi, daha çok bir diğer Asyalı süvari halkı olan Moğolların diline yakındı. Yaklaşık bin yıl önce Orta Asya’dan gelen Türk süvariler Anadolu’ya ve Hindistan’a saldırmaya başladılar. Bildiğiniz gibi Anadolu’yu fethettiler ve tarihin en ünlü kuşatmasından sonra Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u…

  • Ancak doğuda, Orta Asya’nın geniş bozkırları yerleşik tarımdan ziyade göçebe hayvancılık için uygundu. Hint-Avrupalı çiftçiler Avrupa’ya yerleştikten hemen sonra veya aynı zamanda, yine kimisi Anadolu’dan çıkan diğer Hint-Avrupalılar sadece Avrupa’ya değil, Orta Asya’ya da yayıldılar. Orta Asya’ya geldiklerinde hayat tarzlarını değiştirip göçebe çobanlar oldular. İki yaşından itibaren gününüzün büyük bir bölümünü koyun ve sığır peşinde…

  • Antik Avrupa’nın Türkiye’ye olan borcu sadece antik Anadolu dilleri değildir, aynı zamanda çiftçilerin güç öğeleridir. Metal aletler, yazı ve imparatorluklar orijinal olarak Türkiye ve Bereketli Hilal kökenlidir. Tüm bunlar sonrasında çiftçiler tarafından Avrupa’ya, Mısır’a ve Hindistan’a taşınmışlardır. İnsan yaratıcılığının yönü neredeyse 10.000 yıl boyunca Bereketli Hilal’den Avrupa’ya doğrudur. Orta Çağ’da Avrupa’da su değirmenlerinin icadına dek…

  • Meselâ üçkâğıtçı bir nalbant tespit edildiği zaman, “Nalbantların yiğitbaşına söyleyin, herifi üç gün meslekten men etsin” deniliyor. Herif de burada zanaatkâr demektir, “hifret”ten geliyor; “aşağılık herif ifadesindeki gibi bir anlamı yok. Sf. 294 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 294) kitabından birebir…

  • Osmanlı’da sadece asker değil, saraydaki Enderunlu da çamaşırını yıkamayı bilmek zorunda… Şehirdeki halk için de temizlik önemli; neredeyse hamamsız mahalle yok. Bunlar, vebayı azaltan sebeplerdir. Son tahlilde şunu söyleyebiliriz; Osmanlı’da veba var ama kırıcı olmuyor. Devlet-i Âliyye karantina sistemine de geçmiştir. Sf. 294 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş…

  • Osman Gazi’den bahsetmişken, kendisi halkla da bütünleşen bir yapıya sahip… Aynı zamanda da Selçuklularla bağlantıyı devam ettiren bir yönetim algısı var. Osman Gazi’nin önemli icraatlarından biri pazar kurması olmuştur. Nitekim pazar kurmak çok önemli; çünkü geleneksel devletlerde pazar yeri kurmak, belediye encümeni kararıyla olmaz. Mahallî halk izin ister, başlarında şeriat adamı olarak mutlaka kadı bulunması…

  • Neticede I. ve II. Haçlı seferlerinde Küçük Asya’nın batısını kaybettik. II. Kılıçarslan ise, III. Haçlı Seferiyle karşılaştığında daha kurmayca bir strateji izleyerek, Haçlıları yol üstünde durdurup Kudüs’e yönlendirmiştir. Onlar da bu şekilde Kutsal Topraklara ulaştılar. İşte Anadolu, Haçlı meselesini o dönemde böyle halletti. Sf. 231 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber…

  • 1960’ların başında Türkiye’ye gelen İtalya’nın ünlü sanat tarihi ve restoratörü Sanpaulesi, Halil İnalcık Hocamıza unutulmaz bir mukayese yapmıştı: “Konya yolu üzerindeki ünlü Sultan Hanı, Alaeddin Keykubad tarafından 1220’lerde yaptırıldı diyorsunuz, bu tarihlerde İtalya’da böyle büyük bir eser yoktur.” Profesörün mukayesesi doğruydu, ne var ki Selçuklu İmparatorluğu’nun da bu hanların büyüklüğünde bir sultan sarayı bile yoktu.…

  • Şunu unutmayalım, Türkler girdikleri yerden pek çıkmıyorlardı. Sf. 214 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • Saymakla bitmez. Dediğim gibi, Türkler kadar din değiştiren ve farklı mesleklere mensup başka bir millet bulunmaz. Sf. 201 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Azerbaycan diline, dil denilmesi resmî bir meseledir. Evet, Azerbaycan Türkçesini neden severiz? Çünkü bizim dilimizin gençliğidir. Herkes gençliğini sever. Azerbaycan Türkçesindeki Farsça kelime kullanımı bizdekinden çok daha yaygın ve oturaklıdır. Biz bir dil devrimi yaptık, onlar yapmadılar. Ayrıca hiçbir zaman onlar gibi konuşamazsınız, çünkü lehçenin en büyük özelliği taklit edilememesidir. Kök aynıdır. Sf. 193 Alıntı;…

  • Popüler tarihçi Yılmaz Öztuna şu vakayı nakleder: Miryokefalon Zaferi’nden sonra Kılıçarslan’ı tebrik için gelenler arasında ruhani reisler var, Ermeni Patriği de aralarında… Patrik, Sultan’a, “Muzaffersiniz, Tanrı mübarek etsin” diyor. Sultan da, “Dualarınız sayesinde” diye cevap veriyor. Anadolu Hıristiyanlarıyla da bir simbiosis söz konusu, yerli unsurla kaynaşılıyor. Olay, bir Müslüman komutanın, Roma ismine yakışır şekilde diğer…

  • O yüzden Iran şiiri, Türk dili ve edebiyatı için büyük bir kazanç ve dönemeçtir. Biz Farsçayı kabul etmekle Fars olmayız. Kelimelerinin yüzde doksan beşi Farsça da olsa şiir Türkçedir ve bir İranlı kelimeleri bilse de o metinden hiçbir şey anlamaz. Dahası İran-Türk tarihi boyunca idarede ana unsur Türk askerî sınıfının elinde olduğuna göre, Farslaşma söz…

  • At yetiştirmek, bir topluma süratli hareket, organizasyon ve güçlü bir disiplin yeteneği kazandırır. Sf. 152 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hilafetin yanında sultanlık, İslam devletini bağımsız olarak yöneten ve meşruiyeti hilafet çerçevesinde tartışılamayan bir kurum olarak ortaya çıktı. Şu kadarını belirtmek gerekir ki, Selçuklu Devleti bu sayede İslam ülkeleri üzerinde ilk defa gayri-Arap bir imparatorluk mesabesine yükseldi ve Miladî 11. asırdan itibaren İslam tarihi artık Türk dönemi diye nitelendirilir oldu. Sf. 143 Alıntı; Türklerin Tarihi…

  • Gayri-Türk olan kalabalıkların arasındaki Türk devletlerinde dili yaşatan tek unsur ordudur. Bu durum çok yaygındır. İran’daki Türk monarşilerinde göreceğimiz keyfiyet, Türkçenin saf hâliyle orduda yaşamasıdır. Sf. 128 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 128) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kesin olan şudur ki bize İslam’ı öğretenler İranlılardır, Araplar değil. Kabul ettiğimiz Arap alfabesindeki ek harfler, bazı dinî terimler (peygamber, namaz, oruç) Farsçadan gelir. Sf. 114 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı  (Timaş Yayınları,  1. Baskı Mart 2015 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8. ve 14. yüzyıllar arasında yalnızca Uygurlar tarafından değil, Orta Asya’nın diğer Türk toplumları tarafından da kullanılan Uygur alfabesi kültür tarihimizde Göktürk alfabesine oranla daha çok yaygınlık kazanmıştır. Öyle ki bu yazıyı Nasturî Hıristiyanlar ve Budistler de kullanmışlardır. Özellikle Moğol İmparatorluğu döneminde Uygur alfabesi, resmî yazışmalarda daha çok kullanıldı. Bunun nedeni, Türk ve Moğol ses…