Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hıristiyanlık
-
Markos, Roma rejimini temize çıkarmak ve yaptıklarını örtbas etmek için Mesih’in ölümünden sorumlu olarak bazı Yahudileri tutmuş olabilir. Bu icat sadece diğer İncillerin yazarları tarafından kabul edilmekle kalmamış, ilk Hıristiyan kiliseleri de böylesi bir düzenleme yolunu âlimlerin belirttiğine seçmişlerdir. Böyle bir icat olmaksızın ne kilise ne de İncil hayatta kalabilirdi. Luka İncili, göre M.S. 80’li…
-
M.S. 6. yılında durum daha da kritik hale geldi, ülke idari olarak Yahudiye (Judaea) ve Celile (Galilee) olmak üzere ikiye ayrıldı. Celile’nin kralı, Herod Antipas oldu. Fakat Yahudi’ye ruhani ve dünyevi bir merkez olarak, Kayseri’de Roma’lı bir vali tarafından direkt olarak Roma kanunlarıyla yönetildi. Roma rejimi zalim ve despottu. Rejim, Yahudiye’nin kontrolünü ele geçirmek için…
-
İncil kitaplarından ikisi olan Matta ve Luka; İsa’nın soyu ve doğuşu hakkında biri diğerine göre açıkça söylemek gerekirse tuhaflık sunar. Neredeyse belirgin hiçbir şey yoktur, mesela; Matta’ya göre, İsa Davud’dan Süleyman’a geçen bir soydan gelmiyorsa, krallığa yasal hakkı olmayan bir aristokrattı. Diğer yandan Luka’ya göre, Hz. İsa’nın soyu Davud’dan geldiği için statüsü bir dereceye kadar…
-
Dört İncillerde geçen uğursuz anlaşılmaz kadın Magdalena belki de gerçekte İsa’nın karısıydı. Belki de onların evliliğinden çocukları oldu. Çarmıha gerilmeden sonra, Magdalena belki de en azından bir çocukla beraber Fransa’ya kaçırıldı. O sıralar Fransa’da bazı Yahudi topluluklar yerleşmişti. Ve Magdalena orada mülteci olarak kabul edildi. Belki de İsa’dan direkt olarak gelen bir kan bağı mevcuttu.…
-
“Dul kadının oğlu” Bu unvan bazı idealist ve gnostik sapkınlar tarafından daha önce kullanılmıştı, gnostik sapkınlar bazen kendi kâhinleri, peygamberleri, bazen de İsa için bu lakabı kullanmışlardır. Sonradan bu lakap Farmasonlukta üstün tutulan bir unvan olmuştur. Sf. 333 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln,…
-
Bazı anlatımlara göre, Kâse; İsa ve havarileriyle Son Akşam Yemeğinde içtikleri bardak veya kâseydi. Diğer geleneksel söylemlere göre ise Kâse; İsa’nın çarmıhtan cesedini alarak kendi mezarına koyan engin havari Arimethea’lı Yusuf’un çarmıhta iken İsa’nın kanını doldurduğu kâseydi. Bir diğer söylenceye göre de Kâse her ikisini birden kapsıyordu. Sf. 329 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı,…
-
“Gizli Evraklar” da büyük harflerle yazılmış hayret verici bir not vardır: . “Bir gün Bünyamin’in nesli topraklarını terk etti; bazıları kaldı. İki bin yıl sonra VI. Godfroi (de Bouillon) Kudüs kralı oldu ve Sion tarikatını kurdu. Sf. 319 Hıristiyanlık devrinin başlamasıyla Bünyamin Kabilesi Tuna ve Ren yöresine yerleşti. Buradaki bazı Toton kabilelerle evlendiler Ve sonunda…
-
Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra Merovenj hükümdarları Tevrat’taki hahamlar gibi birden fazla karıya sahiptiler. Sf. 281 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 281 kitabından birebir alınmıştır.
-
Frank tarihçiler ve anlatılanlara göre Merovenj iki babalı olarak doğmuştu. Merovenj’in annesi Kral Clodio’dan hamile kaldığı zaman denildiğine göre okyanusta yüzmeye gitti. Kadın, suda bilinmeyen deniz ötesi yaratık “Quinotaur” a benzer, dört ayaklı Neptün tarafından ya baştan çıkarıldı ya da tecavüze uğradı. Bu yaratık kadını ikinci defa hamile bıraktı. Merovenj doğduğu zaman damarlarına bir Frank…
-
Bu mektup Papa XII. Clement tarafından ve ismi bilinmeyen bir haberciye hitaben yazılmıştı. Mektubun içeriğinde papa, masonik düşüncenin sapkınlık üzerine kurulduğunu ve daha önce bizim de defalarca rastladığımız gibi Hz. İsa’nın ilahi vasfını kabul etmediklerini açıklamaktaydı. Ve papa biraz daha ileri giderek, Farmasonluğun arkasındaki yol gösterici “dolap çevirenler” ile Luther’ci reformizmi kışkırtanların aynı olduğunu söylemiştir.…
-
Aşağıdaki kişiler Gizli Evraklarda sırasıyla belirtilen Sion Manastırının Büyük Üstatlarıdır. Bunlara resmi olarak eski Fransızca’da ‘dümenci’ veya ‘denizci’ manasına gelen ’Nautonnier’ denirdi. Jean de Gisors 1188-1220 Marie de Saint – Clair 1220-66 Guillaume de Gisors 1266-1307 Edouard de Bar 1307-36 Jeanne de Bar 1336-51 Jeanne de Saint Clair 1351-66 Blanche…
-
Hıristiyan halk geleneğinde Magdalalı Meryem kendisini Hz. İsa’ya çırak olarak sunup, rehinden kurtulan bir fahişedir. Dördüncü İncil’de bahsedilen hikâyede Magdalalı Meryem kıyametten sonra Hz. İsa’yı görecek ilk kişidir. Magdala, Fransa’da bir aziz gibi övülen ve Ortaçağ menkıbelerine göre Kutsal Tası getirdiği söylenen kişidir. Sf.107 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) –…
-
Vasco de Gama da tarikatın üyesi, Hz. İsa’nın şövalyelerindendi ve denizci Prens Henri tarikatın Büyük Üstatlarındandı. Hz. İsa’nın Şövalyeleri tarikatının gemileri, bilinen kırmızı haçlı bayraklarıyla denize açıldılar. Ve yine aynı Haçlı bayrak altında Christof Kolomb’un üç tane kadırgası Atlantik’i geçerek Amerika’yı keşfettiler. Kolomb’un kendisi tarikatın emekli bir üstadının kızıyla evlendi ve kayınpederinin günlük ve özel…
-
Şövalyeler zaman içinde en büyük sarraflardan olmuştu. Paris onların sayesinde Avrupa’nın finans merkezi olmuştur. Büyük olasılıkla bugün kullandığımız çek daha o devirlerde Şövalye Tarikatı tarafından bulunmuştu. Tapınak Şövalyeleri tahmin edileceği gibi sadece parayla çalışmıyorlardı. Şövalyelerin Yahudi ve İslam kültürü ile olan sıkı münasebetleri dolayısıyla, yeni buluşlar ve yeni fikirlerde odak haline gelmişlerdi. Gerçekten o çağın…
-
Tarikatın politikayla olan ilgisi Hıristiyanlığın amaçları doğrultusunda belirlenirdi. İslam dünyası ile sahte bir ilişkileri mevcuttu. Müslüman liderlerden gördükleri ilgi Avrupalılardan gördüklerinden fazlaydı. Tapınak Şövalyeleri Batılıların Haşhaşın dediği Hasan Sabbah’ın fanatik esrarkeş tedaileriyle gizli ilişkilerini sürdürdüler. Haşhaşinler şövalyelere vergi ödediler ve onların hizmetlerini gördükleri Tapınak Şövalyeleri herhangi bir politik uyuşmazlık anında hakem görevi üstlendiler ve krallar…
-
1127’de bu dokuz şövalye Avrupa’ya döndüler ve Aziz Bernard tarafından görkemli bir şekilde karşılandılar. Ocak 1128’de Troyes’de kilise konseyi toplandı. Champagne kontu, Hugues de Payen’e ait mahkemede Bernard önemli bir mevkie sahipti. Bu konsilde, Tapınak Şövalyeleri resmen tanındı ve dini-askeri bir tarikat olarak tanındı. Hugues de Payen’e Büyük Üstat lakabı verildi. Hugues de Payen ve…
-
Guillaume de Tyre’ye göre, Hz. İsa’nın yoksul şövalyelerinin oluşturduğu tarikat ve Süleyman Tapınağı 1118’de kuruldu. Kuran kişi ise denildiğine göre Champagne kontunun bağlılarından bir asilzade olan Hugues de Payen idi. Bir gün Hugues ve sekiz arkadaşı kendilerini Kudüs Kralı I. Baudouin’e sundular. Kralın büyük kardeşi Godfroi de Bouillon, doksan yıl önce Kutsal Şehir Kudüs’ü fethedenlerdendi.…
-
1209’da Kuzey Avrupa’dan 30.000 kişilik şövalyeler ve yaya askerlerden oluşan ordu kasırga gibi güneye, şimdiki Güney Fransa olarak bilinen Prienelerin kuzey-güney eteklerine, indiler. Yapılan savaşta bütün topraklar dağıtıldı, ekinler yok edildi, kasaba ve şehirler yerle bir edildi, tüm halk kılıçtan geçirildi. Bu imha hareketinin hacmi o kadar büyük, o kadar dehşetliydi ki, bu olay modern…
-
Doğu dendiğinde o zamanda akla ilk önce Antakya geliyor, İmparatorluk’un Roma ve İskenderiye ile birlikte üç büyük kentinden birisi idi, ayrıca Hristiyanlık’ın ilk kutsal kentidir; “hristianoy” sözü, “Christ Taraftarı”, daha sonra “christian” sözü, ilk kez Antakya’da kullanılmaya başlanmıştı. Hristiyanların bir Yahudilik hizbi olmaktan kurtulmaya başlamaları ve evlerde ibadetten “kilise” aşamasına geçmeleri de Antalya’da çıktı. Germanicus,…
-
Vatikan arşivlerine inmedim, ancak çok ciddi kaynaklarda buldum, Vatikan, on beşinci yüzyılda, Anadolu’da çift dinli olgusunu kabul ediyor. Her cuma camiye giden, orucunu tutan, görüntüsü Müslüman, ancak gece geç vakit, evinde gizli İncil’ini okuyanları Hristiyan olarak kabul ediyor ve bunlara “kripto Hristiyan” adını veriyor. Şu günlerde Iran uygarlığıyla boğuşuyorum, çeşitli kaynaklar, bir zamanlar Anadolu’da bir yanı…