Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hıristiyanlık

  • Hıristiyan halk geleneğinde Magdalalı Meryem kendisini Hz. İsa’ya çırak olarak sunup, rehinden kurtulan bir fahişedir. Dördüncü İncil’de bahsedilen hikâyede Magdalalı Meryem kıyametten sonra Hz. İsa’yı görecek ilk kişidir. Magdala, Fransa’da bir aziz gibi övülen ve Ortaçağ menkıbelerine göre Kutsal Tası getirdiği söylenen kişidir. Sf.107 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) –…

  • Vasco de Gama da tarikatın üyesi, Hz. İsa’nın şövalyelerindendi ve denizci Prens Henri tarikatın Büyük Üstatlarındandı. Hz. İsa’nın Şövalyeleri tarikatının gemileri, bilinen kırmızı haçlı bayraklarıyla denize açıldılar. Ve yine aynı Haçlı bayrak altında Christof Kolomb’un üç tane kadırgası Atlantik’i geçerek Amerika’yı keşfettiler. Kolomb’un kendisi tarikatın emekli bir üstadının kızıyla evlendi ve kayınpederinin günlük ve özel…

  • Şövalyeler zaman içinde en büyük sarraflardan olmuştu. Paris onların sayesinde Avrupa’nın finans merkezi olmuştur. Büyük olasılıkla bugün kullandığımız çek daha o devirlerde Şövalye Tarikatı tarafından bulunmuştu. Tapınak Şövalyeleri tahmin edileceği gibi sadece parayla çalışmıyorlardı. Şövalyelerin Yahudi ve İslam kültürü ile olan sıkı münasebetleri dolayısıyla, yeni buluşlar ve yeni fikirlerde odak haline gelmişlerdi. Gerçekten o çağın…

  • Tarikatın politikayla olan ilgisi Hıristiyanlığın amaçları doğrultusunda belirlenirdi. İslam dünyası ile sahte bir ilişkileri mevcuttu. Müslüman liderlerden gördükleri ilgi Avrupalılardan gördüklerinden fazlaydı. Tapınak Şövalyeleri Batılıların Haşhaşın dediği Hasan Sabbah’ın fanatik esrarkeş tedaileriyle gizli ilişkilerini sürdürdüler. Haşhaşinler şövalyelere vergi ödediler ve onların hizmetlerini gördükleri Tapınak Şövalyeleri herhangi bir politik uyuşmazlık anında hakem görevi üstlendiler ve krallar…

  • 1127’de bu dokuz şövalye Avrupa’ya döndüler ve Aziz Bernard tarafından görkemli bir şekilde karşılandılar. Ocak 1128’de Troyes’de kilise konseyi toplandı. Champagne kontu, Hugues de Payen’e ait mahkemede Bernard önemli bir mevkie sahipti. Bu konsilde, Tapınak Şövalyeleri resmen tanındı ve dini-askeri bir tarikat olarak tanındı. Hugues de Payen’e Büyük Üstat lakabı verildi. Hugues de Payen ve…

  • Guillaume de Tyre’ye göre, Hz. İsa’nın yoksul şövalyelerinin oluşturduğu tarikat ve Süleyman Tapınağı 1118’de kuruldu. Kuran kişi ise denildiğine göre Champagne kontunun bağlılarından bir asilzade olan Hugues de Payen idi. Bir gün Hugues ve sekiz arkadaşı kendilerini Kudüs Kralı I. Baudouin’e sundular. Kralın büyük kardeşi Godfroi de Bouillon, doksan yıl önce Kutsal Şehir Kudüs’ü fethedenlerdendi.…

  • 1209’da Kuzey Avrupa’dan 30.000 kişilik şövalyeler ve yaya askerlerden oluşan ordu kasırga gibi güneye, şimdiki Güney Fransa olarak bilinen Prienelerin kuzey-güney eteklerine, indiler. Yapılan savaşta bütün topraklar dağıtıldı, ekinler yok edildi, kasaba ve şehirler yerle bir edildi, tüm halk kılıçtan geçirildi. Bu imha hareketinin hacmi o kadar büyük, o kadar dehşetliydi ki, bu olay modern…

  • Doğu dendiğinde o zamanda akla ilk önce Antakya geliyor, İmparatorluk’un Roma ve İskenderiye ile birlikte üç büyük kentinden birisi idi, ayrıca Hristiyanlık’ın ilk kutsal kentidir; “hristianoy” sözü, “Christ Taraftarı”, daha sonra “christian” sözü, ilk kez Antakya’da kullanılmaya başlanmıştı.  Hristiyanların bir Yahudilik hizbi olmaktan kurtulmaya başlamaları ve evlerde ibadetten “kilise” aşamasına geçmeleri de Antalya’da çıktı. Germanicus,…

  • Vatikan arşivlerine inmedim, ancak çok ciddi kaynaklarda buldum, Vatikan, on beşinci yüzyılda, Anadolu’da çift dinli olgusunu kabul ediyor. Her cuma camiye giden, orucunu tutan, görüntüsü Müslüman, ancak gece geç vakit, evinde gizli İncil’ini okuyanları Hristiyan olarak kabul ediyor ve bunlara  “kripto Hristiyan” adını veriyor. Şu günlerde Iran uygarlığıyla boğuşuyorum, çeşitli kaynaklar, bir zamanlar Anadolu’da bir yanı…

  • 1600 yılı başındaki İstanbul’da vaki (meydana gelen) Yahudi katliamından sonra tekrar kripto hayata çekilenler olduğunu mütalaa etmek durumundayız. Bu arada, İkinci Mahmut’un en büyük Yahudi zenginlerini bir çırpıda asmasından sonra da kripto yaşamın canlandığını biliyoruz. Ayrıca pek çok halde, bu yeni Hristiyanlar, eski dindaşlarını kolluyor ve destekliyorlardı. Üstelik sokakta Hristiyan ve evde Yahudi olduklarına inanılıyordu;…

  • (Moltke’nin Mektubundan 28 Aralık 1837, İstanbul) Eski Grek kiliselerinden birçoğu bugün de durmaktadır. Fakat bunlar cami yapılmışlardır. Türkler bunlara kilise camii derler. (Yani Ayazma) Sf. 132 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 132) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Moltke’nin Mektubundan; 28 Aralık 1837, İstanbul) Ayasofya kilisesinin kubbesi birkaç defa çökmüştür. Binanın içini yangın harap etmiştir. Kubbeyi dışından sağlamlaştırmak için muazzam payandalara ihtiyaç hâsıl olmuştur. Türkler üç ayrı devrede kiliseye birbirlerine benzemeyen dört minare ilâve etmişlerdir. Bunlar hiç de, daha sonra yapılan camilerinkiler kadar narin ve zarif değillerdir. Her ne kadar hemen hemen bütün…

  • Batı Avrupa’yı İbni Rüşt’ün etkilediğini söylemiştik. Endülüs’te astronomi tabloları yapıldı. Bunlar hızla Latinceye çevrildiler. Bitki bilim, insan vücudunu kuvvetlendirecek bilimler, tarım bilimi, hekimlik Doğu’da inişe geçerken, Endülüs’te yükseliyordu. İbni Zühre gibi hekimler, İbni el-Avram, gibi tarım bilimciler, İbni Baytar gibi derman vericiler bu yükselişi taçlandırdılar. Alıntı; Bizimkiler XI (Cengiz Han) – Evin Esmen ve Arda…

  • Eyyub ve Şirkuh Kuzey Azerbaycan’daki Kürt Revadi kabilesindendi. İki kardeş, Bağdat’a gelip, Selçuklu komutanı Bihruz’un hizmetine girmişlerdi. Bihruz onları Tekrit (Tıkrit)  kalesi muhafızı yaptı. Orada Musul egemeni Zengi’nin kaçışına yardımcı oldular. Daha sonra da iki kardeş Zengi’nin Şam Selçuklularından aldığı Baalbek kalesi muhafızlığına atandılar. Eyyub saf değiştirip, kaleyi Şam’a geri verdi. Mükâfat olarak da Şam…

  • 1119 yılında Kudüs Latin Kralı II. Baudouin’di. Baudouin, Kudüs’e gelmiş olan “İsa’nın Fakir Askerlerini” Süleyman Tapınağını korumakla görevlendirdi. Hatırlanacağı gibi M.S. 540 yılında İüstinianus (Justinyen), yıkılmış olan Süleyman tapınağı yerine bir kilise inşa ettirmişti. İsa’nın Fakir Askerleri bu kiliseye yerleştirildi ve adları değiştirilerek “Templiers“ Şövalyeleri (Knights Templar, Mabet Şövalyeleri, Tapınak Şövalyeleri) dendi. Şövalye De Payens…

  • 1096 yılı geldiğinde ilk haçlı seferleri başlamıştı. Haçlı seferlerinin organize edilmesinde en önemli nedenlerden biri Selçuklu fetihleriydi. Selçuklular önce Anadolu’yu, sonra Filistin’i ve en önemlisi Kudüs’ü ele geçirmişlerdi. Doğu Roma İmparatoru Alexios Komnenos’da 1091 yılında Papa II. Urbanus’e mektup yazarak yardım istemişti. Aslında onun istediği asker yardımı idi. Çünkü Alexios görüyordu ki Türklerin bu gelişi…

  • Kervanlarla birlikte, Muhammed durmadan seyahat ediyordu. Suriye’de, manastırların birinde Bahira adlı bir keşişle tanışmış ve Bahira, onun ile yakın ilişki kurmuştu. Hıristiyanlar, Bahira’nın Muhammed’e Tanrı kavramı üzerinde bilgilerini aktardığını ve ona Kutsal kitabın pek çok bölümünü öğrettiğini söylerler.. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 107) kitabından…

  • Daha önce de bahsettiğimiz gibi, Lazlar, Kafkasya üzerinden gelmiş, kuvvetli olasılık ile Gürcü kökenli bir halktı. Çerkezlerin baskısı sonucu, Karadeniz’in kuzeyinden güneye doğru göçmek zorunda kaldılar. Söz konusu tarihlerde Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Lazlar Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra, Hıristiyanlığa öyle sahip çıkmışlardır ki, çevre topluluklara dahi papaz yetiştirip, göndermeye başladılar. Alıntı; Bizimkiler VI (Müslümanlık) – Evin…

  • Ortodoksluk dışında da çeşitli doğu kiliseleri oluşmuştur. Bu kilise öğretilerini, mezhepler olarak kabul edebiliriz. Bunlardan biri, V’ci yüzyılda Constantinopolis patriği Nestorius’un adına izafeten adlandırılan Nesturiliktir. Nesturilere göre, İsa, Meryem’den doğduğu sırada Tanrı değildi; “Söz” sonradan, ondaki insan tabiatı ile birleşti. Bu durumda İsa’nın çektiği acılar mutlak gerçektir, Tanrısal nitelikten ayrıdır. Bunun tam tersine inananlar, Evtikhes’in…

  • Ortodokslar, Araf’ı, Meryem’in bir erkekle münasebette bulunmadan gebe kalışını ve Papanın yanılmazlığı fikrini de ret ederler. Ortodoks din adamları evlenirler. İlk Hıristiyanlarda olduğu gibi, her toplum kendi dilinde ibadet ve ayin yapar. Ekmek ve şarapla yapılan Komünyon ayinlerine tüm inananlar katılabilirler. Alıntı; Bizimkiler V (Hıristiyanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 –…