Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • Hammurabi Kanunları, Babil toplumunun düzeninin tanrılar tarafından belirlenmiş evrensel ve ebedi adalet ilkeleri temelinde olacağını öne sürer. Hiyerarşi ilkesi muazzam önemdedir. Kanunlara göre insanlar iki cinsiyete ve üç sınıfa ayrılırlar: üst insanlar, sıradan insanlar ve köleler. Her bir cinsiyetin ve sınıfın farklı değerleri vardır. Sıradan vatandaş olan bir kadının hayatının değeri 30 gümüş şekel, köle…

  • İnsanlar “ilkellerin” toplumsal düzenlerini hayaletlere ve ruhlara inanarak oluşturduklarına ve her dolunayda bir araya gelerek kamp ateşinin etrafında dans ettiklerine inanırlar. Genelde anlamakta zorlandığımız şey ise modern kurumlarımızın da tamamen aynı prensip üzerine kurulu olduğudur. Örneğin özel şirketlerin dünyasını ele alalım. Modern çağın çalışan insanları ve avukatlar, aslında güçlü sihirbazlardır. Onlarla kabile şamanları arasındaki asıl…

  • Bazı toplumlar -örneğin aşırı İslami teokrasiler- çok fazla eşitliğin, serbestliğin, özgürlüğün, zenginliğin ve sosyal refahın ahlaksızlığa, hovardalığa, önüne gelenle yatmaya, pornografiye fuhuşa, küçük yaşta gebe kalmaya, intiharlara, kürtajlara, zührevi hastalıklara, uyuşturucu bağımlılığına ve rock n’roll müziğine yol açtığına inanıyor. Ed Husain, Britanya’da İslami aşırılığı ve beyninin yıkanmasıyla Müslüman Kardeşler örgütüne katılışını konu alan İslamcı adlı…

  • Mayıs 2015’te bilim camiasında yön değiştiren rüzgâr karşılığını buldu. Yeni Zelanda “Hayvan Hakları İyileştirme Yasası”nı onaylayarak dünyada hayvanların hissedebilen duyarlı varlıklar olduğunu yasal olarak tanıyan ilk ülke oldu. Yasa; hayvanların duygusal varlıklar olduğunu tanımayı zorunlu kılarak, hayvan yetiştiriciliği gibi alanlarda hayvanların refahı için uygun koşulların sağlanmasını şart koşuyor. Koyun nüfusunun insan nüfusundan daha yoğun olduğu…

  •   Hatırlanacağı üzere, şeriatçı TV kanalları dışında hemen tüm TV kanallarında teşhir edilen bir kasetinde, müritlerine hitaben tavsiyelerde bulunan Fethullah Gülen, Türkiye’deki tüm yargı mensuplarına yapılabilecek en ağır hakaret suçunu işlemiştir:   “… Belki bizim aczimiz bu yani orada icabında Mahkemenin altını üstüne getireceksin, avucuna alacaksın, arkadaşlara diyorum ki ben bin döktürecektim, belki geriye biri…

  • Gerek 4. Hukuk Dairesi’nde ve gerekse Hukuk Genel Kurulunda yer alan üyelerin laik hukuk sisteminden yana çoğunluğu oluşturmaları, Fethullahçılar için bir talihsizlik olduğu kadar, Cumhuriyet rejimi açısından da bir şans olarak nitelendirilmelidir. Normali de budur. Zira hiçbir onurlu hâkim ve savcı, Fethullahçılarla, Fethullahçılara karşı mücadele verenler arasında “tarafsız” konumunda yer alamaz. Nedenine gelince, hâkim ve…

  • Mülkiyet hakları yoktur maliklerin hakları vardır: yani mülk sahibi insanların hakları vardır. Benim arabama dair haklarım vardır ama arabamın hakları yoktur. Sf. 43 Alıntı; Halk Üzerinden Kazanç (Neoliberalizm ve Küresel Düzen) – Noam Chomsky, Ç; Süreyya Evren (Çok kötü çeviri), (Everest Yayınları,  1. Basım, Ekim 2014 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nürnberg Mahkemeleri’ndeki ABD’li başsavcı ve Yüksek Mahkeme Yargıcı Robert Jackson, eğer mahkemenin ilkelerini kendimize de uygulayamazsak mahkemenin sadece bir komedi olacağını ısrarla söylemişti. Iraklıların aksine ABD, hatta genel olarak Batı dünyası, Nürnberg’de ilan edilen yüce değerleri reddediyor. Bu da, meşhur “medeniyetler çatışması”nın özünde yatan düşüncenin ilginç bir belirtisi. Sf. 49 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam…

  • Bunun bir sebebi var. Bir ülke ne kadar zayıf ve yoksul ise, bir örnek olarak o kadar tehlikelidir. Eğer Grenada gibi küçücük, yoksul bir ülke, halkına daha iyi bir yaşam sunmayı başarıyorsa, daha zengin kaynakları olan başka bir yerde insanlar şunu soracaktır: “Biz neden yapmayalım?” Bu durum, çok büyük ve önemli kaynaklara sahip olan Hindiçin’de…

  • “Nikâhtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size mehir zorunluğu yoktur. Bu durumda onlara müt’a (hediye cinsinden bir şeyler) verin. Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre vermelidir. Münasip bir müt’a vermek iyiler için bir borçtur.” Sf. 135 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an…

  • Bu ayette özellikle koyulaştırdığımız cümleler öylesine farklı yorumlanmış ki, İslamiyet’in iki önemli kolu olan Ehli Sünnet ve Şia mezhepleri arasında oldukça önemli bir uygulama farklılığı yaratmıştır: Mut’a nikâhı. Ayette, “Evlenmek sûretiyle faydalanılan kadınlar” kendileriyle “müt’a” yapılan kadınlardır. “Mut’a”, zamanı ve ücreti muayyen olmak şartıyla, soy-sop, sütanne yahut herhangi bir sebeple alınması haram olmayan bir kadını…

  • Ayetin sonraki bölümünde şöyle deniliyor: “Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz Allah (fuhşa) zorlanmalarından sonra (o kadınlara karşı) bağışlayıcı, esirgeyicidir.” (S. Ateş) Bu ifadelere göre “namuslu kalmak isteyen cariyeler” fuhuşa zorlanmamalı. Peki, cariye fuhuşa istekliyse fuhuş yaptırılabilir mi? Daha önemlisi parantez içi ifadeler…

  • Suat Yıldırım Mealinde 33. Ayetle ilgili şu açıklama vardır: Köle veya cariye efendisine başvurup hürriyetini satın almak istediğini söylerse, efendisi ona ödemesi gereken meblağı bildirip bunu ödemesi halinde hür olacağına dair onunla bir akit imzalar. Bu akde, “mükatebe’ denilir. Bu durumda çalışıp para kazanma imkânı bulması için efendisi ona vakit imkânı da verir. Sf.100 Alıntı;…

  • Çağımızda İslâmcılık, İslâmî yönetim, Şeriat vb. adlarla bir ideolojiye dönüştürülmüş olmasına rağmen Mushaf’ta apaçık bir devlet sistemi, bir yönetim şekli yer almaz. Mushaf’ta miras hukukuyla ve kadınları boşamayla ilgili oldukça ayrıntılı ayetler vardır; ama insan hak ve özgürlüklerine ilişkin olarak açık ve net hükümler yer almaz. Sf. 57 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir?…

  • İnsanın putlara kul olmaması istenir; ama insanın insana kulluğu sayılabilecek kölelik ve cariyelik sisteminin tümüyle kalkmasına ait hükümler Mushaf’ta yer almaz. Özellikle cariyelerle evlenme konusuyla ilgili olarak negatif ayrımcılık Mushaf’ta çok nettir. Sf. 57 Alıntı; Mushaf (Bugünkü Kur’an) Kur’an’ı Kerim midir? (Kur’an Tarihine Metin Odaklı Eleştirel Bir Bakış) – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları,  1. Basım,…

  • Kework Gregoryan (Mehmet Balcı) Anlatıyor; “Giderken at arabasında, bir su gördüm ben. Göl gibi… Nasılsa çocuğum ya, suyu görünce babama, “baba” dedim. Ermenice ama “Ne büyük bir deniz!” dedim. Arabacı anladı onu. “Bir daha böyle konuşma!” dedi. “Bu dili” dedi. “Dilini keserler.” O günden sonra… Bak yazacaksın… O günden sonra Ermeniceyi unuttuk biz. Ya!”  Sf.…

  • (Sırrı’nın sözünü keserek yeniden araya girdi) “Vatandaşlık maddesini sana yazdırıyorum: “Özgür iradesiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlılığını ifade eden her birey Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.” Sf. 242 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.

  • Doğa durumunda adalet ve ahlakın bulunmadığını savunan Hobbes, devlet/ yasayı ve özel mülkiyeti de ahlakın temelinde görme eğilimdedir. Şu anlamda öyledir, mülkiyet hakkının yasa ile güvence altına alınmadığı, insanlar birbirlerinin can ve mal güvenliğini güvence altına alan yasalar üzerinde uzlaşmadığı sürece, Hobbes’a göre ahlaksızlık da ahlak da yoktur. Demek ki, devlet/yasa ile mülkiyet hakkını, akıl…

  • Doktor Barış Erman’ın çalışması pek açıklayıcıdır ve çok kısa aktarmalar yapmak istiyorum. Mucid Jakobs’a göre, “düşman ceza hukukunun özelliklerinden biri, bakışını gelecekteki fiillere yöneltmesi ve toplumun tehlikeli failden korunma amacını gütmesi nedeniyle, failin kişi olmaktan çıkarılması sonucunu öngörmesidir.” Peki, bunlar kimler mi, “vatan hainleri, teröristler”, ayrıca, “hukuk düzeninin diğer ilkel düşmanları” böyle sayabiliyoruz. Bunlar “düşman”…

  • İsmail Canbolat nazırlık yapmıştı, İzmir İstiklal Mahkemesinde sürgün cezası aldı ve hapishanede “10 yıl sürgünü hak etmiyorum” yollu bağırıp çağırıyordu, o sırada mübaşir dolaşıyor ve “itirazı olan var mı” diyerek koğuş koğuş adam topluyordu. Koğuş arkadaşları Canbolat’ı tutmaya çalıştılar, suçsuzdu, kendine güveniyordu, itiraz ederse beraat edeceğine inanıyordu, önleyemediler. Gitti, bu kez idama mahkûm ettiler ve…