Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Hukuk
-
Bir: Türk Ceza sisteminde “faili” övme suçu bulunmuyor. Türk Ceza sisteminde “fiili” övmek, suç sayılıyor. Kişiyi övmek suç olamaz; bir eylemi veya eylemler bütününü övmek suçu var. Sf. 206 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.
-
Benim evim bir kütüphanedir. Ben evimde aradığımı bulamıyorum. DGM Savasının emriyle evime gelen siyasi şube ekipleri benim evimde ne arayacaklarını bilmiyorlar. Emir, neyi arayacaklarını emretmiyor. Benim aradığımı bulamadığım evimde, ne aradıklarını bilmeyen polisler ne bulabilirler? Sf. 144 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bu tür iddianameler yazılabildiği sürece, ben Değerli Mahkemenizin önüne daha çok gelirim. … Önünüze bu kadar çok gelmekten utanıyordum. Artık hiç utanmıyorum. … Artık sanık olmayı bir görev saymaya başlıyorum. Eğer böyle iddianameler hazırlanabiliyorsa, bu toplumun bana ve benim türümden bir sanığa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra da, bir kamu görevlisi düzenliliğiyle huzurunuza geleceğime ve…
-
(Yalçın Küçük’ün Devlet Güvenlik Mahkemesindeki savunması;) “Artık sanık olmayı bir kamu görevi saymaya başlıyorum. Artık bundan sonra toplumsal bir görevim olduğunu, bundan böyle bir mesleğimin bulunduğunu düşünüyorum. Eğer böyle iddianameler hazırlanabiliyorsa, bu toplumun bana ve benim türümden bir sanığa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra da, bir kamu görevlisi düzenliliğiyle huzurunuza geleceğime ve görevimi yapacağıma inanıyorum.”…
-
Herhangi bir kimsenin veya herkesin bir fiili, bir sözü suç sayılmıyorsa, demek ki suç yoktur. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.
-
İbrahim Arvâsi de 1964 yılında Ankara’da yayınlanan “Tarihi Hakikatler” isimli kitabında, Şeyh Sait Kürt Ayaklanmasıyla ilgili olarak olayın farklı bir yönüne değinmektedir; “.. Bu işin neticesi ve kötülüğü safha safha meydana çıkıyordu. Şark Mebuslarından İsmet Paşa’ya itimat edenlerle etmeyenler ve korkudan kaçıp ta reye iştirak etmeyenler ve kaçınıp ta rey vermeyenler dâhil hepsinin bütün akraba…
-
Tesadüf düzeni, hukuk ve yönetim düzeni ve düzeyi değildir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 619) kitabından birebir alınmıştır.
-
Suriye, Lübnan ve Ürdün’de Osmanlı eğitimi almış personel bu ülkelerin yönetimini üstlenmiş, daha az ölçüde de olsa … Irak’ı da benzer bir kadro yönetmiş, hatta sık sık mandater Fransız ve İngilizlerle anlaşmazlığa düşmüştür. Osmanlı ordu geleneği tüm Ortadoğu ülkelerinin ordularında varlığını güçlü biçimde sürdürmüştür. Mısırdaki milliyetçi başkaldırının çekirdeğini oluşturan “özgür Subaylar Komitesi” nde bile aynı…
-
Bazı bakımlardan inanılmaz gibi görünse de, Jöntürkler savaşın ilk üç yılı boyunca, inkılap girişimlerini sürdürmeye çalıştılar. 1913 Nisanında çıkarılan bir kanunla, dinsel kurallara göre çalışan Şeriye mahkemelerinden alınan kararların Mahkemei Temyiz adı verilen laik bir itiraz mahkemesine götürülebilmesi ve böylece laik hukukun ulemaya önceliği sağlanmıştı. Müslüman hiyerarşik otoritesinin adım adım kırılması, Sait Halim Paşa’nın Sadrazamlık…
-
Parlamentonun 1908 Ağustosunda aldığı kararlarla değişen 1876 Anayasası onun güçlerini çok azaltmıştı. Bundan böyle Sultan yalnızca Sadrazamla Şeyhülislamı seçebilecekti. Bakanları ve iki meclisin başkanlarını seçme yetkisi kaldırılmıştı. Meclisler kendi başkanlarını seçecekti. Sultanın özel hizmetine bakanlar bile parlamento tarafından seçilip görevlendirilecekti. … bakanlar sadrazamdan çok mebuslara karşı sorumlu olacaktı. Sultan’ın Meclislerin hazırladığı yasalar üzerinde ancak geciktirici…
-
Kont Leon Ostrorog’a yeni yetkiler verildi. Ondan, Osmanlı hukuk sistemleriyle bağdaşır hale getirmesi istendi. İki yıl sonra .. Gelenekçi dinsel gurupların karanlık baskıları Kont’u pes ettirdi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu (Bir Çöküşün Yeni Tarihi) – Alan Palmer (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 335) kitabından birebir alınmıştır.
-
“..baba Mektup elinize geçtiği zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum. … oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, Türkiye’de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum…. ” Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 299) kitabından birebir…
-
Osmanlı medeni kanunu olan Mecellenin bir ilkesi var; sıkışırsa genişler. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yargının hassaslaşmak özgürlüğü yoktur. Hassaslaşmak ölçüyü kaçırmak olarak gerçekleşiyor. Yargı hep ölçü içinde olmak zorundadır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sanık olmak, özgürlük alanını genişletmenin yollarından birisidir. Berat etmek, alanı genişletmek anlamına geliyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mahkeme Heyeti Mustafa Kemal Paşa’nın emrine kul olan zatlardı. Fındıklı sarayı salonunda münevver kadın – erkek İstanbul halkını hayli güldürdüler. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): 8 Aralık 1923’te İstanbul basınının sesini kesmek için İstiklâl Mahkemesi Heyeti İstanbul’a geliyor. Kolordu Kumandanı Şükrü Naili Paşa…
-
“..Bazı eşhasın (şahısların, kişilerin) ifadelerine nazaran ikisi asker ve biri sivil elbiseli ve müsellah (silahlı) olduğu anlaşılan üç şahsın taarruzuna duçar olarak, Yahya Kahya Efendi ile misafiri İzzet Bey ve Şoför Mustafa maktulen (katledilerek, öldürülerek) terki hayat etmişlerdir (dünyayı terk etmişlerdir). .. Maktelin (katledilen yerin) tahminen iki yüz metre üst tarafında cephanelik ve topçu parkı…
-
“Şark Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa Hazretlerine; (1) Trabzon vaziyetini, Hükûmeti mülkiye (siyasi hükümet) vaziyet (durum) ve vesaiti (araçları) ile takip ettirmek daha münasiptir (uygundur). TBMM Reisi Başkumandan Mustafa Kemal” Sami Bey’den Yahya hakkında bilgi geldi; “Şark Cephesi Kumandanlığına 26.11.1337 Trabzon Kâhya’nın, malum olan siyasi cereyandan başka suiistimalâtı (kötülükleri), Trabzon’da bir…
-
(Kâzım Paşa’nın Trabzon Mebusu Hilmi Bey hakkında yazısı:) “Erkânı Harbi Umumi Riyasetine (Genelkurmay Başkanlığı’na) Kars 23.11.1337 .. Hilmi Bey hakkında hiçbir fena muamele yapılmadığı halde, bir takım iftira ve yalanları havi (içeren, ihtiva eden) telgraf keşidesi ile memlekete bir fesat tohumu saçmaya başlamış ve bilhassa ordu hakkında, aleti şer (kötülük aleti) tabirini…