Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hukuk
-
5 Haziran 1920 tarihinde 24. İçtima 1. Celse, Memuriyet Ve Mebusluk Sıfatlarının Ayrılması Hakkındaki Kanunun Görüşülmesi; Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “- .. kuvvetin bir tarafta toplanması daima istibdat (baskı rejimi) tevlit eder (doğurur). Efendim kuvvet bir tarafta toplanacak olursa bu sefer hükümet istibdadı, imparator istibdat yerine Meclis istibdadı kaim olur (yerine konur). Millet bilmeyerek istibdada…
-
13 Mayıs 1920 tarihinde 15. İçtima 3. Celse Yarı Açık Yerlerde Kadın Oynatanların Kürek Cezasına Çarptırılması İle İlgili Kanun Teklifi Görüşülüyor: .. Konya Mebusları Postnişin Cenabı Mevlana Abdülhalim ve Refik Beyler bu kanun teklifini veriyor, adliye encümeni ise reddediyor: Besim Atalay Bey (Kütahya) (Çok İlginç); … Sultan Muradı Râbi (Sultan Dördüncü Murat), sigara içen…
-
29 Nisan 1920 tarihinde 7. İçtima 2. Celse Ali Şükrü Bey Milli Muhafız Müfrezesi Teşkili hakkında kanun teklifi yapıyor ve bu kanun kabul ediliyor: Ali Şükrü Bey (Trabzon) bir takrir (önerge) veriyor; “Halkımızın cehaleti ve düşmanların pek melanetkârâne (kötü niyetli) iğfalâtı (aldatmaları) nazarı dikkate (göz önüne) alınınca Meclis’in her an elinin altında… bir müfrezenin (koruma…
-
29 Nisan 1920 tarihinde 7. İçtima 1 ve 2. Celse Hıyaneti Vataniye Kanunu görüşülüyor. Hüseyin Avni Bey’in İstanbul’un İşgalinden Sonraki Kararların Geçersizliği hakkındaki kanun teklifi komisyona gönderiliyor. Konya Mebusu Mevlana Postnişini’nin Kadın Oynatanlara ve Oynayan Kadına Ceza Verilmesi ile ilgili kanun teklifi görüşülüyor: Konya Mebusu Postnişini Hazreti Mevlana Abdülhalim Efendi bu teklifi sunuyor. “… icrayı…
-
27 Nisan 1920 tarihinde 5. İçtima 2. Celse Hıyaneti Vataniye Kanunu görüşülüyor: Necati Bey (Erzurum); “-.. muhalefet kelimesine haini vatan kelimesi ismi verilemez. Fiilen ortaya çıkıp da bir şey yapmaz, bitaraf (tarafsız) bir vaziyette kalabilir. Hıyaneti vataniyeden addedilebilmek için her halde fiile inkılâb etmiş (fiile dönüşmüş) olan şekiller olması lâzımdır.” (1) Mehmet Şükrü Bey: “-…
-
26 Nisan 1920 tarihinde 4. İçtima 2. Celse Ceza Kanunu’nun Hıyaneti Vataniye Kanunu ile ilgili maddesi görüşülüyor: Madde 56;… Kaziyei fesat (fesatlık yapma isteği) tamamıyla fiile çıkar veyahut maddei fesadın icrasına (fesatlığın maddi olarak uygulanmasına) başlanmış olursa, ol kimse kezalik (böylece) idam olunur.” (3. Celsede de görüşme devam ediyor:) Mehmet Şükrü (Karahisarısahip) (Hıyaneti Vataniye Kanunu…
-
25 Nisan 1920 tarihinde 3. İçtima 6. Celse Afyon Mebusu Mehmet Şükrü Bey’in Hıyaneti vataniye kanunu teklifi görüşülüyor: Mehmet Şükrü Bey (Karahisarısahip); “-… Görüyoruz ki her tarafta ifsadat (fesatlıklar) var, bu ifsadata bilmeyerek peyrev olanlar (uyanlar) var, .. bilerek peyrev olanlar elbette haini vatandırlar ve haini vatanların cezası da kanunu mahsusunda (özel kanunda) idamdır. Hıyaneti…
-
25 Nisan 1920 tarihinde 3. İçtima 3. Celse Beypazarı olayı görüşülüyor: (Beypazarı’nda bazı kişiler “Komünizm geliyor!” diye ayaklanmış. Silah kullanılarak müdahale edilmiş ve mahkûm edilmişler. Sonra, oranın ileri gelenleri bu kişilerin affedilmelerini istiyorlar. Mustafa Kemal bu celsede de konuşarak aftan yana olduğunu söylüyor. Sinop Mebusu Hakkı Hami Bey af işini Osmanlının da çokça sulandırdığını, idarenin…
-
24 Nisan 1920 tarihinde yapılan 2. İçtima, 1. Celse: (24 Nisan 1920 tarihinde 2. İçtima ve 1. Celsede Encümen (komisyon) seçiminde bir mebus ile ilgili tereddüt oluşuyor, Mustafa Kemal’den durum soruluyor. O da seçilen Mebuslardan gelmek istemeyenlerin yerine, ondan sonraki oyu alanı çağırttık diyor. İlk muhalefetle karşılaşıyor:) Haydar Bey (Kütahya); “Bugün İntihabı Mebusan Kanunu (Milletvekili…
-
Nâzım Bey sorgusunda (İstiklâl Mahkemesi sorgusunda) … eskiden İttihatçı olduğunu, Yeşilordu Avrupa emperyalizmine karşı savaştığı için de kurucusu olduğunu belirtir. Yeşilordu Cemiyetini tümü Milletvekili olan on dört arkadaşıyla birlikte kurduklarını ve bunların üç tanesinin bakan olduklarını belirtir. Kendisinin Yeşilordu Cemiyetinin Genel Sekreteri seçildiğini söyler. Böyle bir girişimden TBMM Reisi Mustafa Kemal Paşa’nın haberinin olmamasının mümkün…
-
Hâlbuki suç tamamen siyasi niteliktedir. Bir jenosit suçudur. Alıntı: Orgeneral Muğlalı Olayı (Otuz Üç Kurşun) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2 Baskı 1992 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türk sömürge yönetimi “Doğu” ya tayin ettiği yüksek dereceli memurlara daima geniş yetkiler vermiştir. Bu memurların “astığı astık, kestiği kestik” tir. Alıntı: Orgeneral Muğlalı Olayı (Otuz Üç Kurşun) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2 Baskı 1992 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.
-
“33 Kişi alınmış, bir kadın bırakılmış, 32 kişi kurşuna dizilmiş biri kurtulmuş 31 kişi ölmüş. Mahalli idare makamları, silahları jandarma tarafından verilmiş bir çete kurarak bu olaylara müdahalede bir sakınca görmemişlerdir.” Van valiliğinin ve o sırada İçişleri Bakanı olan Recep Peker’in de onayı ile böyle bir çete (İranlıların sürülerini gasp etmek için kurulmuş bir çete!)…
-
Daha 1921 yılında Kürdistan, Ermenistan olmasın diye, Kürtleri Ermenilere ve Fransızlara karşı örgütleyen Kürt Ali Saip Ursavaş, daha sonra Şeyh Sait ve arkadaşlarını asan mahkemenin bir üyesi, bir ara da başkanı olmuştur. .. bu ihanetlerine karşı Kemalistler tarafından Çukurova’da geniş bir çiftlik ve Kozan Mebusluğu ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca Şeyh Sait ve arkadaşlarını yargılarken 60.000 altın…
-
Muğlalı aylarca bu olayda emir verdiğini inkâr ediyor, en sonunda kabul ediyor. Topu Asteğmenlerin üzerine atıyor. Alıntı: Orgeneral Muğlalı Olayı (Otuz Üç Kurşun) – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2 Baskı 1992 – Sf. 85) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Cesetler üst üste yığılmış, altta kalan İbrahim Özay kurtulmuş. İbrahim’in kardeşi İsmail Özay cezaevinden çıktıktan bir buçuk ay sonra TBMM Başkanlığına müracaat ediyor:) Bu arada .. 38 kişiden tevkif edilen 5 kişi yargılanıyor ve sonunda berat ediyor. İsmail 30.12.1943’te TBMM’ye bir dilekçe daha vererek bu beş kişi gibi kardeşinin de berat etmesini istiyor. Beş…
-
Kemal Yürükoğlu (Van); “Sene 1945, 33 vatandaşın öldürülmesinin üzerinden iki sene geçmiş. İnönü ziyarete geliyor, kiminle geliyor? Mustafa Muğlalı’yı koluna takarak Van’a geliyor.” (1) “.. Kanaatim, arkadaşlar, bu hadiseden zamanın Devlet Reisinin haberdar olduğudur.” Tahir Taşer (Kırşehir); “.. bu 33 vatandaşın elleri, kolları ve gözleri bağlanarak makineli tüfeklerle biçiyorlar.” Aziz Köksal (İçel); “Arzuhal Encümenindeki üye…
-
Yüzbaşı Dr. Reşit Ersezer; “Olaylar sırasında Özalp’te askeri doktordum. .. Milan Aşiretinin Reisi Mehmet Mısto (Mustafa) Türk dostu ve milli …setimizin adamıdır. Rus kuvvetlerinin miktarı, silahları, konuşları, hareketleri hakkında sık sık bize haber gönderirdi. O sırada Kuzey İran Sovyetler Birliğinin, Güney kesimi ise İngilizlerin işgali altındadır. O sıralar bizim tarafta gaz ve çay yoktu, İran’da…
-
1943 Yılında kurşuna dizilen otuz üç kişiden ikisinin kardeşi tarafından verilen dilekçeye beş yıl müddetle hiçbir cevap verilmemiştir. Fakat bu olay 1948 yılının sonlarına doğru TBMM’nde sözlü bir sorunun sorulmasına neden olmuştur. Meclis’in 15 Ağustos 1956 günü yapılan oturumunda ise olayın cereyan şekli kaba hatlarıyla açıklığa kavuşturulmuştur. Alıntı: Orgeneral Muğlalı Olayı (Otuz Üç Kurşun) –…