Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • Orgeneral Muğlalı olayını Meclis’in gündemine getiren Eskişehir Mebusu İsmail Hakkı Çevik ve Fikri Apaydındır.  Kemal Yörükoğlu (Van); Bendeniz o zaman Van Cumhuriyet Müddeiumumisi (savcısı) olarak bulunuyordum. … Cumhuriyet Halk partisi iktidarı bilhassa Şark Vilâyetleri için gıdasını, zulmün, işkencenin, kahrın nusgundan (özsuyundan) almıştır.    Özalp hududunda sık sık İran’dan bazı hayvan gaspları oluyordu. İran hududundan geliyorlar ve…

  • 142/1 den 6 yıl ağır hapis,  142/5 ten 8 yıl ağır hapis,  Madde 80 den 10 yıl, 59/2 den 8 yıl 4 ay, 173/3 ten 3 yıl Çanakkale’de gözetim altında tutulma, 31 maddeden kamu hizmetlerinden yararlanamama.  Yine aynı davadan, 142/3 ten 3 yıl ağır hapis, 142 /6 dan 4 yıl 6 ay, 80 den 5…

  • “Kanun insanca yorumlanmalıdır.”     Hâkim Moknard; “İyi kurulmuş bir toplumda, kendi kusuru olmaksızın, insanın yaşama olanağını kaybetmesi, teessüf edici bir haldir.”  Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1997): İsmail Beşikçi’nin aleyhine yalancı şahitlik yapanlardan biri de Yılma Durak, 1970’li yıllarda Erzurum’un Başbuğu dedikleri kişi!.   Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 95) kitabından not alınmıştır.

  • Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi İsmail Beşikçi’yi 25.6.1971’de tevkif etti, karar tarihi 14.08.1972 Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1992 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Toplumsal kanunlar parlamentolarda yapılanlardan daha ağır basar ve önemli olan bu kanunları saptayabilmektir.  Bu sosyal anlaşmazlıklar yani toplumsal kanunların parlamentolarda yapılan kanunlardan daha ağır basması, toplumsal yapının parlamentolarda yapılan kanunlarla bütünleşmesine kadar devam eder.  Alıntı: Bilimsel Yöntem Üniversite Özerkliği ve Demokratik Toplum Açısından İsmail Beşikçi Davası III – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap Yayın 2.…

  • Anayasa Hazırlık Komisyonu Üyeleri; Yunus Nadi Başkan, Feridun Fikri kâtip – Ali Rıza (Kırşehir), İlyas Sami (Muş), Avni (Bozok), Ebubekir Hazım (Niğde) .. Esbabı Mûcibesi (gerekçesi); “Devletimiz milli bir devlettir. Çok milletli bir devlet değildir. Devlet, Türk’ten başka bir millet tanımaz. .. Başka ırktan gelen kimseler de vardır. Fakat bunlara da ırki durumlarına uygun olarak…

  • Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi başkanı, sonra Yargıtay Başkanı, Ahmet Coşar, Atatürk’le ve Atatürkçülükle ilgili görüşlerini açıklamaktadır. … fakat biz Ahmet Coşar’ın ve resmi ideolojinin bu görüşlerine katılmıyoruz. Ve bu görüşleri eleştiriyoruz. Eleştirilerimiz cezai müeyyide ile karşılaşıyor, Ahmet Coşar da bizi yargılayan mevkide yer alıyor. Böylece, Yargıç Ahmet Coşar’la aynı düşünmediğimiz, O’nun Atatürk ve Atatürkçülük görüşüne…

  • .. Her resmi ideoloji kuşkusuz egemen ideolojisidir. Fakat her egemen ideolojinin resmi ideoloji olduğu söylenemez. Bu farklılıktaki en önemli kriter cezai müeyyide kriteridir. Resmi ideoloji cezai müeyyide içerir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • 2510 sayılı İskân Kanunundan önce de Kürtlerin toplu halde veya azar azar sürgüne gönderildiklerini unutmayalım. Bu kanunların önemlileri şunlardır.  1- Mahalli İskânlarını İzinsiz Terk Eyleyen Muhacir ve Mültecilerle Aşiretler Hakkında Kanun.  10. Kânunuevvel. 1925 tarih ve 675 sayılı.    2- 31 Mayıs 1926 tarihli ve 885 Sayılı İskân Kanunu.   3-10 Haziran 1927 Tarih ve 1097 sayılı…

  • Bu kanun gerçekte iskân kanunu değil mecburi iskân kanunudur.                                             Mukaddeme (giriş) İskân Mıntıkaları (Yerleşim Bölgeleri)        Madde1- Türkiye’de Türk kültürüne bağlılık dolayısıyla nüfus, oturuş ve sayılışının bu kanuna uygun olarak icra vekillerince yapılacak bir programa göre, düzeltilmesi Dâhiliye Vekâletine verilmiştir.   Madde 2- Dâhiliye Vekilliğince yapılıp, İcra Vekilleri Heyetince (hükümetçe) tasdik olunacak (onaylanacak) haritaya…

  • Tek parti döneminde CHF’nin Doğu ve Güneydoğudaki görevlilerinin tümü istihbarat ajanıydı.  Örneğin Elazığ’da, Diyarbakır’da, Bitlis’te, Hakkâri’de, Mardin, Ağrı, Tunceli, Muş, Bingöl, Urfa, Siirt’te parti teşkilatı bile yoktu. CHF’nin Genel Başkanı Büyük Şef Gazi Mustafa Kemal Paşa, TBMM’nin yenilenme zamanı geldiğinde buralara da mebus tayin ediyordu. Bu tayin işlemi, daha sonra Milli Şef ve değişmez genel…

  • Tunceli Tenkil Harekatında Ayaklanan Halka Dördüncü Müfettişlikçe Yazılan Bildirge;  “Ovacık Kazasının Lertik, Mercan ve Birman mıntıkalarında oturan Kalan’lı (Dersimli, Tuncelili) halka; 1-Halkı cahillikten ve fukaralıktan kurtarmak için, Hükûmetin Tunceli’de yapmakta olduğu iyi işleri her gün öğreniyorsunuz   … Bu sebeple Hükümet, zalimlerin zulümlerine son vermek ve masum halkı onların elinden ve şerrinden kurtarmak için asker getirmiş…

  • (Yalçın Küçük’ün savunmasından:) Ben Türkiye’de Darülfünunun (üniversitenin) ilk emini (rektörü) Hoca Tahsin Efendiden geri kalamam. Hoca Tahsin Efendi, canlıların Tanrı yoluyla değil de, örnek olsun havasızlıktan öldüklerini gösterebilmek için bir deney yaptığı gerekçesiyle, darülfünundan kovuldu. Fakat kovulduğu yere yakın bir oda kiralayarak derslere serbestçe ve buradan devam ediyordu.   Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük…

  • Bir: Türk Ceza sisteminde “faili” övme suçu bulunmuyor. Türk Ceza sisteminde “fiili” övmek, suç sayılıyor. Kişiyi övmek suç olamaz; bir eylemi veya eylemler bütününü övmek suçu var. Sf. 206 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Değerli Kurul,    Çalışkan birisi olduğum biliniyor; dürüstüm. Aptal olduğum söylenmiyor. Bana bütün kariyerler açıldı. Hepsini reddettim. Çünkü bu düzene itirazım var.    Bütün sınıfları birincilikle geçtim. Bütün mektepleri geride bıraktım, şimdi benim bir mektebim var; sosyalizm.  Bu ülkede sosyalizmin kurulduğunu görmek istiyorum. Suç işlemiyorum. İşimi suç işlemeden yapıyorum. Bana tahammül etme zorunluluğu var. Alıntı: Kürtler Üzerine…

  • Benim evim bir kütüphanedir. Ben evimde aradığımı bulamıyorum. DGM Savasının emriyle evime gelen siyasi şube ekipleri benim evimde ne arayacaklarını bilmiyorlar. Emir, neyi arayacaklarını emretmiyor. Benim aradığımı bulamadığım evimde, ne aradıklarını bilmeyen polisler ne bulabilirler? Sf. 144 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 144) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bu tür iddianameler yazılabildiği sürece, ben Değerli Mahkemenizin önüne daha çok gelirim.   … Önünüze bu kadar çok gelmekten utanıyordum.  Artık hiç utanmıyorum. …  Artık sanık olmayı bir görev saymaya başlıyorum.  Eğer böyle iddianameler hazırlanabiliyorsa, bu toplumun bana ve benim türümden bir sanığa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.  Bundan sonra da, bir kamu görevlisi düzenliliğiyle huzurunuza geleceğime ve…

  • (Yalçın Küçük’ün Devlet Güvenlik Mahkemesindeki savunması;) “Artık sanık olmayı bir kamu görevi saymaya başlıyorum. Artık bundan sonra toplumsal bir görevim olduğunu, bundan böyle bir mesleğimin bulunduğunu düşünüyorum. Eğer böyle iddianameler hazırlanabiliyorsa, bu toplumun bana ve benim türümden bir sanığa ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bundan sonra da, bir kamu görevlisi düzenliliğiyle huzurunuza geleceğime ve görevimi yapacağıma inanıyorum.”…

  • Herhangi bir kimsenin veya herkesin bir fiili, bir sözü suç sayılmıyorsa, demek ki suç yoktur. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır.