Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Hukuk
-
(Yıl 1920, Hint asıllı İngiliz ajanı Mustafa Sağir, İstiklâl Mahkemesi tarafından yargılanıp idama mahkûm ediliyor. Genelkurmay Başkanı olan İsmet Paşa, Ankara Emniyet Müdürü Dilaver Bey’i göndererek bu infazın (ceza kararının uygulanmasının) Gazi ile görüşülmesi sonucuna kadar geciktirilmesini istiyor. Kel Ali hemen Gazi’nin yanına gidiyor, Gazi telefonla hemen İsmet Paşa ile konuşuyor;) Gazi’nin hali sıkkın ve…
-
Mahkemelere Millet Mahkemesi ismini vermek isteyenler olduğu gibi Terreur Mahkemesi denilmesini ileri sürenler de olmuştu. Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel yayınları 1955- Sf. 7) kitabından birebir alınmıştı.
-
İsmet Paşa İstiklâl Mahkemelerinin kaldırılması dolayısıyla bir parti (CHP) toplantısında yaptığı açıklamada; “-Samimi olarak parti huzurunda ve iki gün sonra da Meclis huzurunda söyleyeceğim ki; BMM, İstiklâl Mahkemelerini seçip ve oluştururken büyük bir isabet ve hüsnü intihap (güzel seçim) göstermiştir. Mahkemeler seçmiş olduğu arkadaşlar, her türlü tesirden azade olarak, yalnız büyük ve aziz mefkûrelerinin (fikirlerinin)…
-
Keyfi idarelerin milli yapıda yapacağı tahribatı bilen adamlarız… İnkılabın ve memleketin kurtuluşu, ordunun takviyesi, milli davanın her etkiden korunması başlıca hedefimizdi. İnkılap kurtları, her cins haşere, milletin kurtuluşunu engellemeye, inkılabın aleyhindeki harekâta hâkim olmaya çalışıyorlardı. Mahkeme heyeti olarak çalışırken daha çok bu gibilerin gizli emellerini, gizli ihtiraslarını meydana çıkarmaya çalışmak gerekiyordu. Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları…
-
Asker, sivil bütün devlet memurları İstiklâl Mahkemelerinin verdikleri hükümleri derhal infaz etmekle (uygulamakla) mükellefti. İstiklâl Mahkemelerinin verdikleri hükümlerin temyizi (bir üst mahkemeye itirazı) kabil değildi (mümkün değildi). Hükümler derhal infaz edilirdi. Memlekete zararlı ve fesat olduklarına kanaat getirdikleri kimselere karşı da amansız davrandığına dair örnekler pek çoktur. Alıntı: İstiklâl Mahkemesi Hatıraları – Kılıç Ali (Sel…
-
(9 Şubat 1925’te Başbakanlık bütçesi görüşülürken, Elazığ Mebusu Hüseyin Bey (Deveci), baytarların (Veterinerlerin) terfileri hakkında bir önergeyi imza ettirmek için Ardahan Mebusu Halit Paşa’ya gidiyor. Tersliği üstünde olan Deli Halit Paşa bunu imzalamıyor ve tartışıyorlar. Halit Paşa Hüseyin Bey’i vurmak istiyor ama bırakmıyorlar. Rize Mebusu Rauf Bey, Bozok Mebusu Salih Bey, Antep Mebusu Kel Ali…
-
Ve Meclis’e bir önerge veriliyor; ” … yapılan çatışma sonucunda yaralı olarak ele geçirilen ve sonradan geberen, hunhar katil Kaymakam (yarbay) Topal Osman’ın Meclis’in kapısı önünde asılarak teşhir edilmesini teklif ederiz.” İttifakla (herkesin katılımıyla) kabul edilen bu teklif de Topal Osman’ın cesedi Meclis önündeki sehpada sallandırılmak sureti ile yerine getirildi. Fakat ceset başsızdı. Alıntı:…
-
“Hilmi Bey idam hükmünü şaşılacak bir soğukkanlılıkla dinlemiş, masanın önünde durarak; “İzninizle bir-iki söz söyleyeceğim, veda sözü.” demiş. Fakat bir türlü sözünü derleyip toparlayamamış. “Allahaısmarladık” diye boynunu cellâda vermiş ve asılmıştı. Fakat sehpa ile birlikte yere yuvarlandığı görülmüştür. Sağdan- soldan duyulan “Eceli gelmemiş!” “Allah’ın işine bak!” sesleri arasında yüzükoyun yere serilmiş olan Hilmi Bey’in üstüne…
-
“… her işin Zafer Bayramı arifesinden önce bitirilmesi zorunluluğu duyulmuş olduğundan, acele edilmiş ve tam saat 22’de hazırlık tamamlanmış. Ve Cavit Bey hücresinden alınarak Cezaevi Müdürü’nün odasına götürülmüştü. Odada Müdür, İstiklâl Mahkemesi savcısı Müşaviri, Jandarma Komutanı ve birde İmam efendi vardı. Savcı Müşaviri Cavit Bey’e yaklaşarak hüküm özetini ağır ağır okurken, Cavit Bey sarardıkça sararıyor,…
-
“Yok! Vallahi yok! Bu meselede hiçbir alakam yok, kusurum yok. Masumum!” diyor. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 3) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Nail “Bey’in son dakikaları; “Hatıra defterinde, oğluna hitaben; “.. Bu mesele ile katiyen hiçbir alakam yoktur!” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Nihayet 26 Ağustos 1926 günü karar veriliyor. Cavit, Dr. Nazım ve Nail Beyler, duruşma salonuna getirilmedi. Reis kararı okuyor; “Cavit Bey’in gizli heyetin başkanlığını üstüne almış olduğuna yönelik kanaatleri güçlendirmektedir.” (1) “Nail Bey;… Cavit Bey’in evinde İttihat ve Terakki adına ayrı bir proje düzenleyen gizli heyete dâhil bulunduğu tayin edilmiş olduğundan …. İdamlarına. Rauf Bey’in,…
-
Reis’in, “Savunmanızı dinlemeye hazırız !” Sözü üzerine, gayet sakin ve vakur bir vaziyette ayağa kalkan eski Maliye Bakanı Cavit Bey; “-Hâkim Efendiler! Savaş yapanlara, Mısır’ı alacağız diyenlere, bizim ruhumuzda biri Adana diğeri Irak gibi iki Mısır vardır dedim. Kafkasya’yı istila edeceğiz diyenlere, toprak almakla ne kazanacaksınız dedim. …Ziya Gökalp’in hazır bulunduğu bir mecliste, harbi istemediğim…
-
Hüseyin Cahit (Yalçın) Bey, mahkûmiyet yeri olan Çorum’a gitmeden önce, mahkeme heyetini ziyaretle, hakkındaki karardan dolayı şükranlarını sunuyor. Hatta Çankaya’ya giderek ziyaretçi defterini de imzalamış bulunuyordu. Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 119) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Hüseyin Cahit gazeteci, aydın adam, İstiklâl Mahkemesi…
-
“Dr”. Nazım Bey, Şükrü Bey’e bir mektup yazmış, içinde suç unsurları varmış. Reis; “Bu mektubu şimdi tutanağa geçiriyorum, ilan da edeceğiz, millet okusun görsün. Hele şu elim cümle! Bak ne diyorsun; “Milletin Yunan çizmeleri altından kurtuluşundan dolayı Mustafa Kemal’e karşı beslediği mihnet daha azalmamıştır.” Bunu nasıl söylersin? Milletin faziletkâr duygusunu bile kıskanıyorsun, yazıklar olsun! Bunu…
-
“Hüseyin Cahit Bey daha önce, Terakkiperver Partinin hükûmet tarafından kapatılması haberini gazetelerinde “Basıldı” diye verişinden dolayı, yine aynı kişilerden kurulu İstiklâl Mahkemesi tarafından ömür boyu sürgün edildiği Çorum’dan getirilmişti.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 70 ile 79 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Türkçeye…
-
Reis; “Durumunuz ne sanık ne tanık sıfatıdır. Sorgulamanız sonucunda durumunuz anlaşılacaktır. Şimdi Rauf Bey’le ilginizi anlatınız.” Alıntı: İzmir Suikastının İçyüzü II – Feridun Kandemir (Ekicigil Matbaası 1. Baskı 1955 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Mahkeme, Rauf Bey’i suçlayabilmek için gazeteci Velit Ebuzziya ve Ahmet Emin (Yalman) Beyleri de duruşmaya alıyor. Onları…
-
“Mahkeme salonu… Muazzam bir kalabalıkla hınca hınç dolmuştu. Saat 14’e doğru süngüler arasında getirilen Cavit Bey bir süre arkasını dönerek dinleyicilere uzun uzun baktı. Gözüne ilişen tanıdık çehrelere acı acı gülümseyerek baktı. Fakat her göz göze gelen bir an şaşkınlık geçirerek görmemezlikten gelmeyi unutmuyordu. (1) Reis, 1. Maddeyi okuyor; “İttihat ve Terakki bütün hürriyetlere taraftar…